{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t<br>ESAS NO\t: 2022/685 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/349<br><br>DAVA\t: Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı)<br>DAVA TARİHİ\t: 23/02/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 27/03/2024<br>KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 28/03/2024<br>Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan açık yargılama sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br> Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalılar ile müvekkili arasında adi ortaklık kurulduğunu, davalı şirketin büyümesi ve yüksek oranda kar elde etmesi sonrasında diğer davalı ...'ın müvekkilin hisse sahipliğini kabul etmemeye başladığını, taraflar arasında adi ortaklık kurulduğundan bu yana kar payı dağıtılmadığını, müvekkil kendisi 2019 ve 2020 mizanları ile  kar payı seviyesinde pay hesaplamalarını hazırlamış ve mizanlar üzerinden kar payı toplantısı yapmayı davalıdan ısrarla istemiş  ancak davalı buna yanaşmadığını ve  herhangi bir kar payı ödemesi yapmadığını, ... müvekkilin zararına sebepsiz olarak zenginleştiğini belirterek, adi ortaklık payının tespiti ile ortaklığın feshine karar verilerek tasfiye edilmesine, tasfiye payına karşılık olarak fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000 TL tazminatın yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak müvekkile verilmesine, davalıların banka hesaplarına mal kaçırma ihtimaline binaen tedbir konmasına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacı ve davalı ...'ın tacir olmadığından bahisle davaya bakma görevinin AHM'ye ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, iş bu kararın istinaf edilmesi üzerine İBAM ....HD .... E.K sayılı ilamıyla;<br>\"Buna göre ;davacının ve davalı tarafın  ticaret sicil kayıtlarının, esnaf oda kayıtlarının, vergi kayıtları ve vergi matrahlarının getirilmesi, hangi usule göre defter tuttuğunun, Bakanlar Kurulu kararnamesindeki gelir sınırına göre işletmelerinin esnaf işletmesi veya tacir kapsamında kalıp kal- madığının  araştırılması, buna dair delillerin toplanarak karar yerinde tartışılması, neticede tarafların  tacir vasfı taşıması halinde Ticaret Mahkemesi'nde yargılamaya devam olunması,  tacir vasfının bulunmaması halinde de Asliye Hukuk Mahkemesi'ne görevsizlik kararı verilmesi  gerekmektedir.<br>Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacı ve davalılardan biri gerçek kişidir. Tarafların ticaret sicil kayıtları dosyaya celp edilmemiş,  usulünce tacir araştırması yapılmamıştır.\" gerekçesiyle yerel mahkeme kararını kaldırmıştır.<br>İBAM kaldırma kararı kapsamında yapılan araştırmada Sultanbeyli Vergi Dairesi Müdürlüğü ve İkitelli Vergi Dairesi Müdürlüğünün cevabi yazıları ve ayrıca Ticaret Sicil Müdürlüğünün cevabi yazısına göre davacı ile davalı ...'ın tacir olmadığı, ilgililerin sermaye iradı gelirinden dolayı vergi mükellefi olduğu anlaşılmıştır.<br>Her ne kadar davacı ile davalı ... dava dışı .... LTD ŞTİ'nin ortağı iseler de; bir kişinin şirket ortağı olması tek başına tacir olmasını gerektirmediği (Yargıtay 19.HD 2015/944- 11623 E.K sayılı ilamında da belirtildiği üzere), bu bağlamda davacı ile davalı ...'ın tacir olmaması nedeniyle davaya bakma görevinin İBAM kaldırma kararında da belirtildiği üzere AHM'ye ait olduğu mahkememizce değerlendirilmiştir.<br>Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; İBAM kaldırma kararı kapsamında yapılan araştırmada adi ortaklığın ortakları olan davacı ... ile ...'ın tacir olmadıkları, ilgililerin gayrimenkul sermaye iradı mükellefi veya şirket ortağı olmaları kendilerinin tacir olarak kabul edilmesini gerektirmediği, adi ortaklığın TBK'da düzenlendiği, adi ortaklığın tasfiyesine ilişkin ihtilafın da genel hükümlere göre AHM tarafından çözümlenmesi gerektiği, davacı tarafından davalılar aleyhine açılan davanın TTK 4.md kapsamında mutlak veya nispi ticari dava olmaması nedeniyle açılan davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan davanın HMK 114/1-c ve 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİNE,<br>2-Karar kesinleştiğinde ve istek halinde dosyanın görevli Bakırköy AHM'ye gönderilmesine,<br>3-Davacı tarafın tedbir talebinin görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine,<br>4-Harç ve yargılama giderlerinin mahkemesince değerlendirilmesine, <br>Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.  28/03/2024<br><br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır <br>Katip ...<br>¸e-imzalıdır <br><br><br>*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"69e95f31d19b2789","SID":"59be6fca1c8cfd4f"}}