{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/802 <br>KARAR NO: 2024/1214<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 19/10/2020<br>NUMARASI: 2019/263 E. - 2020/572 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/07/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;   davalı ... tarafından ... Bankası Perge Şubesinin 150.000,00 TL bedelli 31/12/2018 keşide tarihli çekin Bakırköy ... İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine konu ettiğini, ancak dava konusu zayi olan çekin müvekkili tarafından kargo şirketine verildiğinde kaybolduğunu, çeklerin zayi olduğundan bahisle çek iptali  davası açıldığını, bu nedenle müvekkilinin anılan çek nediyle borçlu olmadığının tespitine karar  verilmesini, takibin İİK 73. Maddesi gereğince ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına karar verilmesini, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalıların kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini,  talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP DİLEKÇESİ:  Davalı ... cevap dilekçesinde özetle, dava konusu çekte meşru hamili olduğunu ve iyi niyetli olduğunu, zayi olan çeke ilişkin olarak açılmış olan davanın müvekkilinin taraf olmadığını bu nedenle müvekkilini bağlamayacağını, davacı yanın iddiasına göre çeklerin kargo şirketi kuryesinin gasp edilmesi neticesinde elde ediliğini ifade etmiş ise de bilindiği üzere çek ve diğer kıymetli evrakların kargo yoluyla taşınmasının kanunen mümkün olmayacağını belirtmiş, müvekkilinin  davaya konu çeki keşide tarihinde muhatap bankaya ibraz ettiğini, ve karşılığı olmaması nedeniyle işlem yapılmadığını çek yaprak bedelinin müvekkiline ödendiğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini, davacının %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu çekin arkasında bulunan imza müvekkillerinin murisine ait olmadığını, müvekkillerinin  davacı nezdinde herhangi bir alacağı bulunmadığını, bu nedenle kabul beyanları gereği olarak davanın müvekkilleri yönünden tefrik edilerek kabulüne, HMK m.312/2 uyarınca müvekkilleri aleyhine yargılama gideri, vekalet ücreti ve kötüniyet tazminatına hükmedilmemesine, aksi halde ise A.A.Ü.T. m.6 ve Harçlar Kanunu m.22 uyarınca karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesince; \"Kambiyo senedini hükümden düşürmeye yönelik olarak açılan menfi tespit davasında; ispat yükü davacı yanda olup ,menfi tespiti istenilen çek incelendiğinde ciro silsilesinin kopuk olmadığı ve de davacının imzasını inkar etmediği anlaşılmakatadır. İmzaların istiklali prensibi sebebiyle kambiyo senetlerindeki her imza sahibi kendi imzasından sorumlu olup, başkasının imzalarının sahte olması imzasını inkar etmeyenlerin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacaktır, davacı yan iddiasıı ispat edemediği,\" gerekçeleriyle,\"Davanın REDDİNE\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece dava dilekçesindeki beyanlarının incelemeden, delillerin toplanmadan eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu çekte davalıların hiçbirinin iyiniyetli ve yetkili hamili olmadığını, mahkeme sadece ciro silsilesinin kopuk olmadığı ve imzanın inkâr edilmediğini gerekçe göstererek, müvekkilden sonra gelen cirantaların yetkili hamil olup olmadıklarını, müvekkilinin çek bedelini cirantalara ödemekle yükümlü olup olmadığını araştırmadan davanın reddine karar verdiğini, çek müvekkili tarafından ciro edildiğini, müvekkilinin borçlu olduğu ...  Limited Şirketi’ne (...) teslim olunmak üzere ... Kargo’ya teslim edildiğini, çekin yolda kargoda kaybolduğunu, çekin çalındığını, ... ulaşmadığını, çek incelendiğinde çek ciro silsilesinde ... “...” tarafından, Erzurum’da ticaret yapan “...” adındaki gerçek kişiye, bu kişi tarafından İstanbul’da ticaret yapan “... -  ...” adındaki gerçek kişiye, bu kişi tarafından Fethiye’de ticaret yapan “...”ya ciro olunduğunu, güya iyiniyetli ve yetkili hamil de İstanbul’da ticaret yapan “...” olduğunu, çek bu kişi tarafından icra takibine konu edilmeden önce avukatı  ..., müvekkilini arayarak Çek ile ilgili icra takibi başlatacağını söylediğini, davalı avukatı davacı avukatına çekin ön ve arka yüzünün fotoğrafını gönderdiğini, ...'nin avukatı, çekin iptali için açılan davada mahkeme tarafından verilen ödemeden men yasağı yazısı, ...’ın Çek üzerindeki kaşe ve imzanın kendilerine ait olmadığı, ... ile aralarında hiçbir ticari ilişki olmadığını, davalının avukatına izah ettiğini, 10 Nisan 2019 tarihinde çeke istinaden kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, belirtilen bu kişilerden hiçbirinin şirket olmadığını, kaşelerinde adresleri olmadığını, adreslerinde farklı kişiler gözüktüğünü, çekte yetkili hamil olmayan kişiler, o kıymetli evrakın yetkili hamillere tanıdığı haklardan yararlanamayacağını, bu kişilerin bu miktarda bir kıymetli evrakı bu şekilde aralarında tedavül edebilmeleri ve belirtilen tedavül mekânları hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkili organize bir saldırı ile karşı karşıya kalarak çek bedelini ödemek zorunda bırakıldığını, kötü niyetli hamiller nedeniyle  zarara uğradığını, mahkemece gerekli araştırma yapılmadığını, tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmediğini, çekte ciro silsilesi koptuğunu, çekin kargoda çalındığını, ...’ın kaşesi taklit edilerek ve sahte imzalar atılarak ciro edildiğini, ... çeki hiçbir zaman cirolamadığını, çekteki kaşe ve imzaların kendilerine ait olmadığını, ciro edilmiş gözüken ... ile arasında hiçbir ticari ilişki olmadığını, ciro işlemleri ile ilgisinin olmadığını beyan ettiğini, davalı ... mirasçıları cevap dilekçesinde davayı kabul ettiklerini, çekteki imza ve kaşenin murislerine ait olmadığını, çekin kargoya verilmeden önceki tarihte murisin vefat ettiğini, ev hanımı olan murisin  hayatının hiçbir döneminde ticaretle iştigal etmediğini, murisin sağlığında Kayseri’de yaşadığını, çek’e bağlı bir alacağının ve borcunun bulunmadığını, beyan ettiklerini, bu beyanla davalılardan ... ’nin de cirosunun sahte olduğunu ispat olduğunu, açılan davada müvekkilinin haklılığının ispatlandığını, davalılardan ... çeki iktisap ederken kötü niyetli olduğunun ortada olduğunu, davalının aksini ispat edecek bir açıklama ve delil sunmadığını, davalı ...’un iyiniyetli ve meşru hamil olması, kanunun meşru hamile tanıdığı haklardan yararlanmasının mümkün olmadığını, tüm bu nedenlerle istinaf isteminin kabulü ile mahkemece verilen kararın kaldırılmasını, müvekkilinin çek nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasına konu borcu haciz tehdidi altında ödemek zorunda kaldığından, eldeki davaya istirdat davası olarak devam edilmesine, müvekkili tarafından icra dosyasına ödenen toplam tutarın müvekkiline iadesine, davalıların  haksız ve kötü niyetli olduğundan, müvekkilinin eldeki takip nedeniyle uğradığı veya uğrayacağı (asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere) zararın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu İİK 72. Maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır.Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında alacaklı ... tarafından borçlular  ... Ltd Şti ... A.ş, ... Ltd, ... - ... aleyhine çeke istinaden kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatılmıştır.Takibe konu çekte keşidecinin ... lehtarın ... Ltd Şti., ...  Ltd Şti ..., çekin yasal süresi içinde bankaya ibraz edildiği ve karşılığının olmadığının belirtildiği görülmüştür. Davacı tarafından icra takibine konu çekin ciro edilerek müvekkilin borçlu olduğu ... Ltd şti'ne teslim olunmak üzere ... kargoya teslim edildiğini çekin kaybolduğunu, belirterek menfi tespit davasının kabulüne talep ve dava etmiştir. Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nın 6. maddesi gereğince davacıya düşer. Örneğin; alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru-El Kitabı, s.370 ilâ 372).Davacı borçlu olmadığını ispat etmekte yükümlüdür. Davacı tarafından çekin ... Ltd Şti'ne gönderilmek üzere kargoya verildiğini ve orada kaybolduğunu ileri sürmüş ise de; alacaklının çeki ciro yolu ile devraldığı, ciro silsilesinin görünüş itibariyle düzgün olduğu, alacaklının iyi niyetli 3. Kişi olduğu, çeki iktisabında kötü niyetli olduğu ve zarara uğratmak kastı ile hareket ettiği davacı tarafından ispat olunamadığından  davanın reddine dair verilen karar dosya kapsamına göre uygundur. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla  yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/10/2020 tarih ve 2019/263 E., 2020/572 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 2.561,62 TL harçtan  fazla alınan 2.134,02‬ TL  harcın talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 01/07/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5c010dfc24f450cc","SID":"ed9ebcc3c15c3653"}}