{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/778 Esas<br>KARAR NO: 2024/1237<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 22/03/2021<br>NUMARASI: 2014/482 E. - 2021/253 K.<br>DAVALI: Yapı Kredi Finansal Kiralama Anonim Ortaklığı<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/07/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA DİLEKÇESİ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle;   davalı ... Kiralama A.Ş. tarafından İstanbul .... İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyasından kendileri aleyhine icra takibi başlatıldığını, takibin 6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu hükümlerine göre sözleşme feshedilmeden ve bu konuda kendilerine ihtarname gönderilmeden icra takibi başlatıldığını, davalının İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011 / 63 D. İş sayılı dosyasında gösterilen alacak miktarı ile icra dosyasında gösterilen alacak miktarının birbirinden farklı olduğunu, Beyoğlu ... Noterliğinin 22.10.2010 tarih ve ... sayılı ihtarnamesinin taraflarına ulaşmadığını, ihtarnamede tebliğ şerhinin de bulunmadığını, davacı ... icra takibi öncesinde ve sonrasında yaptığı ödemelerle borçlarının kalmadığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmede yazılı olan faiz hükmünün genel işlem koşulu hükmünde olması nedeniyle geçerli olmadığını ve bu nedenle de sözleşmede yazılı olan faiz koşulunun uygulanamayacağını, yürürlükte bulunan kanun hükümlerine göre faizin hesaplanmasının gerektiğini belirterek borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP DİLEKÇESİ:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ... Ltd. Şti. ile iki finansal kiralama sözleşmesi yaptıklarını, bunlardan birincisinin 55907 sayılı sözleşme olduğunu, ikincisinin ise 54857 sayılı sözleşme olduğunu, ikinci sözleşmenin daha sonradan tadil edildiğini, diğer iki davacının ise müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak sözleşmeyi imzaladıklarını, sözleşmelere konu borcun ödenmemesi nedeniyle sözleşmenin o tarihte yürürlükte bulunan 3226 sayılı eski Finansal Kiralama Kanunu kapsamında feshedildiğini ve davacılar aleyhinde  İstanbul ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davacıların taksitleri eksik ödemesi ve zamanında ödememesi nedeniyle ödenen kısımların ana kira borcuna mahsup edildiğini ancak temerrüt faizinin biriktiğini, davacılardan talep edilen temerrüt faizinin sözleşmeye ve kanuna uygun olduğunu, icra takibinden sonra yapılan kısmi ödemelere ilişkin vekâlet ücreti alacağının da mahsup edildiğini, bu gerekçelerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; İstanbul ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasının örneği getirtilerek mahkememiz dosyası içerisine alınmıştır. İcra dosyasında davalı tarafın 54857 sayılı sözleşme için 7.260,40 TL asıl alacak ve 62.762,74 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 70.023,14 TL talepte bulunduğu, % 94,50 oranında faiz işlettiği, 55907 sayılı sözleşme için ise 9.487,80 USD asıl alacak ve 20.805,25 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 30.293,05 USD talepte bulunduğu, % 30 oranında faiz işlettiği görülmektedir. Bu durumda davacıların   54857 sayılı sözleşme yönünden 26.949,42 TL (Takip miktarı 70.023,14 TL - son ödeme tarihine göre tespit edilen borç miktarı 43.073,72 TL = 26,049,42 TL); 55907 sayılı sözleşme yönünden ise 12.618,83 USD (Takip miktarı  30.293,05 USD - son ödeme tarihine göre tespit edilen borç miktarı 17.674,22 USD = 12.618,83 USD); borçlu olmadıkları anlaşılmaktadır. Bu hesaplama basit matematik işlemini gerektirdiğinden ve yapılan hesaplama tarafların 6100 sayılı HMK m. 107'ye göre bedel artırımında bulunmalarını ya da HMK m. 176'ya göre ıslah da bulunmalarını gerektirmeyeceğinden 6100 sayılı HMK m. 30 usul ekonomisi uyarınca ikinci kez bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı,\" gerekçeleriyle, Davanın kısmen kabulüne, davacıların İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasına konu 54857 sayılı Finansal Kiralama Sözleşmesi yönünden 26.949,42-TL borçlu olmadıklarının tespitine ve takibin 54857 sayılı Finansal Kiralama Sözleşmesi yönünden 43.073,72-TL toplam alacak üzerinden aynı koşullarla devamına, davacıların İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasına konu 55907 sayılı Finansal Kiralama Sözleşmesi yönünden 12.618,83-USD borçlu olmadıklarının tespitine ve takibin 55907 sayılı Finansal Kiralama Sözleşmesi yönünden 17.674,22-USD toplam alacak üzerinden aynı koşullarla devamına, karar verilmiştir. <br>İSTİNAF: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkilleri aleyhine Finansal Kiralama Sözleşmesinden kaynaklandığı iddia edilen borçlar nedeniyle icra takibi başlatıldığını, sözleşme feshedilmeden, bu hususta ihtarname gönderilmeden fahiş faiz talebiyle başlatılan icra takibi nedeniyle müvekkilleri menfi tespit davası açtığını, mahkemece haklı davalarının kısmen reddedildiğini, icra takibi dayanağı ihtarnamelerin tebliği usulsuz olduğunu, tebliğ şerhlerinde müvekkili şirketin tevziat saatlerinde adreste bulunmadığını, kapıya 2 nolu haber kağıdı bırakılarak diğer müvekkili ...’a haber bırakıldığı izlenimi yaratıldığını, şirketin tevziat saatlerinde adreste bulunmamasının mümkün olmadığını, şirketi gerçek kişi gibi değerlendirerek tebligat usulsuz şekilde muhtara teslim edildiğini, TK. 35.e göre yeniden tebligat yapılması gerektiğini, Yargıtay içtihatları tebligat yapılacak muhatabın adreste bulunmaması halinde tebliğ memurunun muhatabın adreste bulunmama sebebini araştırması ve tebligat zartında bu durumu belirtmesi gerektiğini, komşulardan bilgi alması gerektiğini ve bilgisi alınan kişinin de tebligat zarfında belirtmesi gerektiğini , dosya kapsamında alınan bilirkişi kök raporunda da tebligatın usulsuz olduğunun yer aldığını, 20.08.2015 ve 07.03.2016 tarihli bilirkişi raporlarında davalı şirketin finansal sözleşme hükmü gereği kira bedellerin tutarı ve vadelerine ilişkin belgeleri dava dosyasına sunmadığını, kira ödeme planı olmadığını, davalının davacıyı temerrüde düşürmek için kira ödeme planı tebliğ ettirmek zorunda olduğunu, ancak ödeme planı tebliğ ettirilmediği gibi dava dosyasına davalı tarafından sunulmuş bir ödeme planının olmadığının da tespit edildiğini, davalı tarafından yapılan faiz talebinin hukuka aykırı ve fahiş olduğunu, tüm bunlara rağmen mahkemece usulsüz yapılan tebligatların usulüne uygun kabul etmesinin hatalı olduğunu,  mahkemece davalı tarafından icra takibinde talep edilen fahiş faiz oranları esas alınarak hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, davalıların icra takibinde faiz talep etmesi mümkün olmadığını müvekkili ...’ın icra takibinden önce ve sonra finansal kiralama sözleşmesine istinaden yaptığı ödemelerle finansal kiralama sözleşmesinden doğan borcun kapandığının kabulü gerektiğini, istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın tümden kabulünü talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı şirket arasında finansal kiralama sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmede diğer iki davacının müşterek müteselsil kefil olduğunu, sözleşmeye konu makine ve ekipmanlar davacı şirkete teslim edildiğini, davacı şirket borcunu ödemediğinden müvekkilince , Beyoğlu ... Noterliği’nden keşide edilen 22.10.2010 tarih ve ..., ... yevmiye sayılı ihtarnameler ile Finansal Kiralama Sözleşmeleri’nin feshi ihtar edildiğini, ihtarnameler borçlulara tebliğ edildiğini, davacılar tebliğe rağmen malları iade etmediğini ve borcunu ödemediğini müvekkili davacılar aleyhine icra takibi başlattığını, icra sonrası dava açıldığını, davanın kısmen kabul kısmen red edildiğini, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlara ile de müvekkilinin talep ettiği faiz oranlarının uygun olduğunun tespit edildiğini, mahkemece icra takibindeki alacak rakamları bakımından kısmen kabul kararı vermesinin usulsüz olduğunu, davanın tümden reddi gerektiğini, dosyada 9 tane bilirkişi raporu alındığını raporlar ayrı ayrı değerlendirildiğinde uyuşmazlık çözüme kavuşacak ve hükme esas alınacak nitelik taşımadıklarını, davacı şirket sözleşmede belirlenen kira taksitlerini gününde ve tam ödemediğini, davaya konu takipte talep edilen temerrüt faiz miktarı ve oranlarının yasal mevzuata ve usule uygun olduğunu, hükme esas alınan son bilirkişi raporunda toplam 66.356,22-TL alacağının bulunduğunu tespit edildiğini, davaya konu icra takibi ile 9.487,80-USD + 20.805,25-USD = 30.293,05-USD ve 7.260,40-TL  + 62.762,74-TL = 70.023,14-TL alacağın tahsili talep ettiklerini, raporda hesap hatası yapıldığını,  mahkeme kararında davacıların borçlu olmadıkları rakamı tespit ettikten sonra ... no.lu sözleşme yönünden 43.073,72-TL ve ... no.lu sözleşme yönünden 17.674,22-USD toplam alacak üzerinden takibin devamına karar verdiğini, bu rakamlarının hangi tarih itibariyle tespit edildiğine, bu alacak kalemlerine hangi tarihten itibaren faiz işletilebileceğine yer verilmediğini, kararın icra dairesine ibrazı ile infazında tereddüt yaşanacağını, tüm bu nedenlerle istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasını davanın tümden reddini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu İİK 72.maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır. İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında alacaklı ... tarafından borçlular ... Ltd Şti  ..., ...  aleyhine ... ve ... finansal kiralama sözleşmelerine istinaden 06/10/2011 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmıştır. ... sayılı Finansal Kiralama Sözleşmesine ilişkin olarak 7.260,40 TL asıl alacak, 62.762,74 TL temerrüt faizi toplam 70.023,14 TL alacağın tahsili, ... sayılı Finansal Kiralama Sözleşmesine ilişkin olarak 9.487,80 USD asıl alacak, 20.805,25 USD işlemiş temerrüt faizi olmak üzere 30.293,05 USD'nin tahsili talep edilmiştir. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, 17.10.2014 tarihli mali müşavir bilirkişi ... tarafından hazırlanan raporda; 06/06/2014 tarihi itibari ile  davacıların ... sayılı sözleşmeye ilişkin olarak 3.785,00 TL borçlarının bulunduğu, ancak davalı şirketin defterlerine göre 7.030,81 TL gecikme bedeli bulunduğunun tespit edildiği, 55907 sayılı sözleşme nedeniyle 26.12.2012 tarihine göre davacıların borcunun bulunmadığı, hesap bakiyesinin sıfır olduğu,  ancak davalı şirketin defterlerine göre 2.159,50 USD nakit teminat iadesi bedeli ile 1.763,05 USD gecikme bedeli bulunduğunun tespit edildiği, davalı şirket avukatı Av. ...'ya verilen 5.000,00 TL avukatlık ücretine ilişkin bir kayıt bulunmadığı belirtilmiştir.09/02/2015 tarihli ek raporda temerrüt bedellerinin hangi bedel ve hangi faiz oranı üzerinden hesaplandığını, davalının ispat etmesi gerektiği, ayrıcı temerrüt bedellerine ilişkin düzenlenen faturaların davacı tarafa tebliğ edildiğine dair herhangi bir tebligata rastlanmadığı belirtilmiştir.20/08/2015 tarihli Finansal Kiralama Uzmanı Bilirkişi  ... Ait raporda; iki adet finansal kiralama sözleşmesi tanzim edildiğini, ... ve  ... müşterek kefil sıfatıyla imzaladıkları 1. Finansal Kiralama Sözleşmesinde kiralamanın Beşiktaş .... Noterliğinin 12/07/2007 tarih ... yevmiye sayısında tadil edilerek kiralanan ekskavator sayısının ikiden bire düşüldüğü, davalı şirketin kira bedellerini tutarlarına ve vadelerine ilişkin belgeleri dosyaya sunmadığı, tadil sözleşmesi ekinde kira ödeme planları tesadüf edilmediği, davalının kira ödeme planının tebliğ ettirmek zorunda olduğunu, davacı tarafın TBK 7.maddesinin uygulanmasına yönelik talebinin Finansal Kiralama işleminin ticari bir iş ve her iki tarafın tacir olması ve sözleşmede temerrüt faizine ilişkin hüküm bulunması sebebiyle yerinde olmadığı davalı tarafından noterlik marifeti ile tebliğ ettirilen 60 gün ödeme süreli ihtarnamelerin tebligat kanununa göre usulüne uygun tebliğ edilmediğini, sözleşmelerin feshini, usulüne uygun gerçekleştirilmediğini, icra dosyasındaki ödeme emirlerinin usulüne uygun tebliğ edildiği, davacılar tarafından herhangi bir ödemenin tespit edilmediği, davalı şirketin ticari merkezinde inceleme gerçekleştirilmediğinden önceki bilirkişi tarafından düzenlenen raporlardaki hesaplamalar yönünden inceleme yapılamadığı belirtilmiştir. 07/03/2016 tarihli aynı bilirkişiye ait Ek raporda; icra dosyasında takip tarihi itibariyle davalının davacılardan 7.259,33 TL kira alacağının bulunduğunu buna karşılık davalının davacılardan 7.260,40 TL talep edildiği, yine takip tarihi itibariyle davalının davacıdan 9.486,73 USD kira alacağı bulunduğu, buna karşılık icra takibinde 9.487,80 USD talep ettiği, davacının temerrüt faize yönelik itirazlarının yerinde olmadığı, davalı tarafın davacı tarafa kesinleşmiş kira bedellerini içeren ödeme planlarını gönderdiği yönündeki itirazlarında incelemeye ibraz edilen noterlik marifeti ile gönderildiği anlaşılan tebliğ şerhi içermeyen kira ödeme planlarının dikkate alınmasını mahkemenin takdirinde olduğu belirtilmiştir.14/12/2017 tarihli Prof.  ... ve YMM ... tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda; kira borçlarının ödenmediği 60 gün ödeme süreli ihtarnamelerin tebligat yasasına göre usulüne uygun tebliğ edildiği, temerrütün gerçekleştiği, sözleşmede belirtilen faiz oranlarının geçerli olduğu, takip tarihi 06/10/2011 tarihi itibariyle asıl alacak 7.260,40 TL faiz olarak 6.480,00 TL toplam 13.740,00 TL USD cinsi sözleşmeye istinaden 9.487,80 USD 2.688,21 USD =12.176,01 USD olduğu belirtilmiştir.15/10/2018 tarihli aynı bilirkişilere ait ek raporda; davalı vekilince yapılan itirazda ödenmeyen kiraların vade tarihinden itibaren hesaplanması gerektiği, bu talebin haklı olduğu belirtilmek suretiyle yapılan yeni hesaplamada 7.260,40 TL asıl alacak, ihtarname tarihine kadar ve ihtarname tarihinden icra takibine kadar işlemiş faizin 72.346,80 TL USD cinsi sözleşmeden ödemeyen kira bedelinin 9.487 USD toplam işlemiş faizin 33.949,51 USD olduğu belirtilmiştir.17/02/2020 tarihli Bilirkişi yeminli Mali Müşavir ... tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda; davacı tarafından icra takip tarihi 06.10.2011 tarihinden sonra davacıların 21.10.2011 tarihinde 23.000,00 TL, 22.10.2011 tarihinde 8.000,00 TL ve 22.10.2011 tarihinde 4.000,00 USD ödeme yaptıkları, davalının davacılara ihtarname gönderdiği 22.10.2010 tarihine göre davalının davacılardan 55907 sayılı sözleşmeye göre alacaklı olduğu miktarın 7.260,40 TL olduğu, faizi ile birlikte ve davacıların yaptığı ödemeler düşüldükten sonra bu alacağın toplam tutarının 39.314,26 TL olduğu, 22.10.2011 tarihinde davacıların yaptığı 4.000,00 USD'nin 1 USD = 2,8942 TL kabul edilerek düşülmesi sonucunda dava tarihi 27/05/2013 tarihi itibariyle davalı alacağının 28.833,24 TL olduğu belirtilmiştir. 07/09/2020 tarihli Mali Müşavir tarafından düzenlenen raporda; taraf arasındaki 55907 sayılı Finansal Kiralama sözleşmesi için davalı tarafın % 30 oranındaki temerrüt faizinin 3095 sayılı kanunun 4/a maddesine uygun olduğunu, (her ne kadar sözleşmede %48 yazmakta ise de davalı talebinin %30 olduğu bağlılık ilkesi gereği bu talebe bağlı kalınması gerektiği,)55907 Finansal Kiralama Sözleşmesine göre davalı alacağının taleple bağlı olarak 9.487,80 USD asıl alacak 3.334,89 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam alacağın 12.822,69 USD olduğu belirtilmiştir.19/01/2021 tarihli Bankacı Bilirkişi ... Mali Müşavir-bağımsız Denetici ... , icra iflas nitelikli hesaplamalar uzmanı ... tarafından düzenlenen bilirkişi heyet raporunda; davacıların ödemeleri alacaklı vekili Av.  ... 13/06/2013 tarihli talebi ile 21.10.2011 tarihinde 23.000,00 TL 22.10.2012 tarihinde 8.000,00 TL 24.02.2012 tarihinde 5.000,00 TL, 22.10.2012 tarihinde 4.000,00 USD tahsilat beyanı olduğunun tespit olunduğu, davacıların 06.10.2011 tarihli takip tarihine göre 54857 Finansal Kiralama Sözleşmesi'nden kaynaklanan 7.259,33 ana para, 59.105,89 TL akdi faiz olmak üzere toplam 66.365,22 TL borçlarının bulunduğunu, davacıların son ödeme tarihi olan 22.10.2012 tarihine göre 54857 Finansal Kiralama Sözleşmesi'nden kaynaklanan yukarıda yapılan hesaba göre 43.073,72 TL borçlarının bulunduğunu, davacıların 06.10.2011 takip tarihine göre 55907 Finansal Kiralama Sözleşmesi'nden kaynaklanan 9.4686,73 USD ana para ve 19.437,27 akdi faiz olmak üzere toplam 28.924,00 USD borçlarının bulunduğunu, davacıların son ödeme tarihi olan 22.10.2012 tarihine göre 55907 Finansal Kiralama Sözleşmesi'nden kaynaklanan 17.674,22 USD borçlarının bulunduğunun tespit edildiği belirtilmiştir.Mahkemece en son alınan bilirkişi heyet raporunda, tespit edilen son ödeme tarihi itibariyle borç miktarı yönünden hesaplama yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Menfi tespit davasında dava tarihi olan 27/05/2013 tarihi itibariyle hesaplama yapılması gerekir iken, son ödeme tarihi 22/10/2012 tarihi itibariyle hesaplama yapıldığı, son ödeme tarihinin dava tarihinden öncesi olması sebebiyle sonuca etkisi bulunmadığı anlaşılmıştır.Davacılar tarafından temerrüt ihtarnamelerinin tebliğlerinin usulüne uygun olmadığını, bu nedenle temerrüte düşmediklerini ileri sürmüş iselerde, aralarındaki finansal kiralama sözleşmesinde işbu sözleşmede taraf olan kiracı ve kefillerin sözleşmede beyan ettikleri adreslerinin tebliğat adresleri olduğu, bu adreslere yapılacak her türlü tebligatın şahsına yapılmış tebligat sayılacağını kabul edeceği belirtildiğinden yapılan tebliğin yerinde olduğu, davacı tarafça yapılan ödemeler düşüldüğünde ise borcun tamamen kapanmadığı, davanın kısmen kabulü gerektiği, davacı tarafça yapılan ödemeler dikkate alındığında, davacıların İstanbul 5. İcra Dairesi'nin 2011/14484 sayılı dosyasına konu 54857 sayılı Finansal Kiralama Sözleşmesi yönünden 7.260,40-TL asıl alacak ve 35.813,32 TL işlemiş faiz toplam 43.073,72‬ TL,  55907 sayılı Finansal Kiralama Sözleşmesi yönünden 9.487,80-USD asıl alacak 3.131,03 USD işlemiş faiz toplam 12.618,73‬-USD yönünden borçlu olmadıklarının tespiti gerektiği anlaşılmakla, davacılar vekilinin davanın tümüyle kabulüne yönelik istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.Davalı vekilinin bilirkişilerce raporda hesap hatası yapıldığının ileri sürüldüğü anlaşılıyorsa da, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu ancak davanın konusu menfi tespit davası olmasına rağmen mahkemece hükmün infazda tereddüt yaratıyor şekilde itirazın iptali gibi kurulduğu anlaşılmakla davalı vekilinin bu konuda yapmış olduğu istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kısmen kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, Davacıların İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasına konu 54857 sayılı Finansal Kiralama Sözleşmesi yönünden 7.260,40-TL asıl alacak ve 35.813,32 TL işlemiş faiz toplam 43.073,72‬ TL, 55907 sayılı Finansal Kiralama Sözleşmesi yönünden 9.487,80-USD asıl alacak 3.131,03 USD işlemiş faiz toplam 12.618,73‬-USD borçlu olmadıklarının tespitine. Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE karar verilmesi gerektiği, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği  kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacılar vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,3- İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 22/03/2021 tarih, 2014/482 E., 2021/253 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,-DAVANIN KISMEN KABULÜNE,-Davacıların İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasına konu 54857 sayılı Finansal Kiralama Sözleşmesi yönünden 7.260,40-TL asıl alacak ve 35.813,32 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 43.073,72‬ TL,- 55907 sayılı Finansal Kiralama Sözleşmesi yönünden 9.487,80-USD asıl alacak 3.131,03 USD işlemiş faiz toplam 12.618,73‬-USD borçlu olmadıklarının tespitine.- Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.554,28 TL karar harcından peşin alınan 1.863,15 TL'nin mahsubu  ile 2.691,13 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacılar tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 24,30 TL başvurma harcı, 1.863,15 peşin harç, 7,50 TL vekalet harcı  olmak üzere toplam 1.894,95‬ TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,4/c-Davacılar tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 5.850‬,00 TL bilirkişi ücreti, 287‬,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 6.137‬,00 TL'nin, davanın kısmen (% 61,11) kabul edilmiş olması sebebiyle, 3.7.50,32‬ TL'sinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, bakiye giderin davacıların üzerinde bırakılmasına,4/ç-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapmış olduğu yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davanın red edilen kısmı üzerinden 17.900,00   TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davalıya verilmesine,4/f- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davanın  kabul edilen kısmı üzerinden 17.900,00  TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacılara verilmesine, 5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 59,30 TL harcının mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 5/c-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf yoluna başvurma harcının davacılardan tahsiliyle davalıya verilmesine,5/ç-İstinaf yargılaması için davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 5/d-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 01/07/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"afabdb63a6aa93f9","SID":"44a5eb3bed5e97af"}}