{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ... 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ     <br>                        T.C.<br>\t...<br>\t2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>GEREKÇELİ KARAR<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br><br>ESAS NO                                    : 2022/524 <br>KARAR NO                               : 2023/89<br><br><br>Dava\t\t: YİDK Kararının İptali ve Marka Hükümsüzlüğü <br>Dava Tarihi\t\t: 13.12.2017<br>Karar Tarihi\t\t: 16.03.2023<br>Gerekçeli Kararın <br>Yazıldığı Tarih\t\t: 17.03.2023<br>\tDavacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan YİDK Kararının İptali ve Marka Hükümsüzlüğü istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>\tDAVA\t:<br>\tDavacı vekili dilekçeleriyle özetle, müvekkilinin \"İ.Ş.F. SEDEF+şekil\" ibare ve biçimli 5, 29, 30 ve 31.sınıftaki ürünleri içeren 2000/6959 sayılı tanınmış markanın sahibi olduğunu, davalının 12.01.2016 tarihinde \"özsedef\" ibareli, 29.sınıftaki \"Yenilebilir bitkisel yağlar\" ürünlerini içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, 2016/1895 kod numarası verilen başvurunun Resmî Marka Bülteni'nde ilân olunduğunu, bunun üzerine kötüniyet, iltibas ve tanınmışlık vakıasına dayanarak başvurunun reddi istemi ile itirazda bulunduklarını, itirazların önce Markalar Dairesi ve nihai olarak YİDK tarafından 2017/M-8546 sayılı kararla reddedildiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, \"özsedef\" ibareli kötüniyetli başvurunun tescilinin müvekkilinin \"İ.Ş.F. SEDEF+şekil\" esas ve ayırt edici unsurlu tanınmış markası ile iltibasa sebebiyet vereceğini ifade ederek, YİDK kararının iptaline ve davalı markasının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tCEVAP\t:<br>\tDavalı Türk Patent vekili cevabında özetle; tescilli markalarla başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının tespitinde işaret ve markanın görsel, sescil ve anlamsal unsurları itibariyle bütünsel olarak analiz edilmeleri gerektiğini, \"özsedef\" ibareli başvuru ile redde mesnet alınmaya çalışılan \"İ.Ş.F. SEDEF+şekil\" ibare ve biçimli markaların kapsamlarında bulunan ürün ve hizmetler için, ortalama düzeydeki tüketicilerin davacı markalarıyla başvuru konusu işareti karıştırmasının mümkün olmadığını, zira markaların farklı olduğunu ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>\tDavalı şirketin yargılamaya katılımı olmamıştır.<br>\tDavanın açılmasını müteakip davacı ve davalıların dava, cevap, cevaba cevap, ikinci cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını ve bilirkişi raporu alınmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.<br>\tGEREKÇE\t:\t<br>\tDavacı ve davalılar arasındaki uyuşmazlık, davacının \"İ.Ş.F. SEDEF+şekil\" ibare ve biçimli markası karşısında, davalının \"özsedef\" ibareli marka tescil başvurusunun tescil edilip  edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır. <br>\tCelp olunan tescil dosyaları kapsamından davacının  \"İ.Ş.F. SEDEF+şekil\" ibare ve biçimli yenilebilir yağ ürünleriyle birlikte 5, 29, 30 ve 31.sınıftaki ürünleri içeren 2000/6959 sayılı markaların sahibi olduğu gözlenmektedir.<br>\tİşlem dosyasının tetkikinde; davalının 12.01.2016 tarihinde \"özsedef\" ibareli, \"29.sınıftaki ..., ... ezmeleri, yenilebilir yağlar ürünlerini içeren marka tescil başvurusunda bulunduğu, 2016/1895 kod numarası verilen başvurunun Resmî Marka Bülteni'nde ilân olunduğu, bunun üzerine davacının kötüniyet, iltibas ve tanınmışlık vakıasına dayanarak başvurunun reddi istemi ile itirazda bulunduğu, bununla birlikte dava dışı ... Ltd. Şti.'nin de sedef ibareli 2009/7129 ve 208819 sayılı markalarına dayanarak başvurunun reddi isitmiyle  itirazda bulunduğu, Markalar Dairesi tarafından davacının itirazının reddedildiği, buna karşın dava dışı muterizin itirazının kısmen kabul olunduğu ve başvurunun ... ve ... ezmeleri ürünleri bakımından reddedildiği, bu karara başvurucu ile dava dışı muterizin itirazda bulunmadıkları, davacının ise itirazının reddi kararına karşı başvurunun tümden reddi istemiyle itirazda bulunduğu, YİDK tarafından 2017/M-8546 sayılı kararla davacının itirazının reddedildiği, red kararının 13.10.2017 tarihinde davacıya tebliğ olunduğu, başvurunun sicile marka olarak tescil edilmediği ve yasal süre içerisinde iş bu davanın açıldığı belirlenmiştir.<br>\tToplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre; <br> YİDK kararının hukuka uygun olmadığı, ve\tD a v a n ı n   K a b u l ü n e <br>\tDair karar verilmiştir.<br>\tKararı davalı kurum  vekili istinaf etmiştir.<br>\tBölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi 24.03.2020 gün ve E:2018/2084, K.2020/302 sayılı kararıyla mahkememiz kararını,<br>\t\"Somut uyuşmazlıkta, dava konusu başvurunun kapsamında 29. sınıftaki \"..., ... ezmeleri, yenilebilir bitkisel yağlar\" ürünleri bulunmakta olup, davacı ve dava dışı şirket tarafından bu başvuruya itiraz edilmiş, Markalar Dairesi Başkanlığı'nca davacının itirazının reddine, diğer muterizin itirazının kısmen kabulü ile \"..., ... ezmeleri\" mallarının başvuru kapsamından çıkarılmasına karar verilmiş, davacı tarafça bu karara yapılan itiraz ise YİDK'in 09.10.2017 tarih, 2017-M-8546 sayılı kararıyla reddedilmiş ve bu kararın iptali istemiyle eldeki dava açılmıştır. Buna göre, başvuru kapsamında yer alan tüm mallar yönünden davacının itirazı reddedildiğinden, işbu davanın konusu da başvuru kapsamındaki tüm mallar bakımından YİDK kararının iptali koşullarının oluşup oluşmadığıdır. Diğer bir deyişle, dava dışı şirketin itirazı üzerine \"..., ... ezmeleri\" mallarının başvuru kapsamından çıkarılması, davacının itirazı yönünden bir etkiye sahip olmayıp, bu mallar yönünden de davacının itirazının yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Mahkemece ise yalnızca \"yenilebilir bitkisel yağlar\" bakımından markalar arasında iltibas bulunup bulunmadığı değerlendirilmiş ve iltibas tehlikesinin bulunduğu hükmün gerekçe kısmında açıklanmış olup, hüküm kısmında ise dava konusu YİDK kararının \"..., ... ezmeleri\" mallarını da kapsayacak şekilde tümden reddine karar verilmiştir.  <br>\tBu durum, az yukarıda açıklanan kararın gerekçesi ile hükmün birbirine uyumlu olması gerektiğine ilişkin ilke ve yasa hükümlerine aykırıdır. O halde anılan İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince, gerekçe ile hüküm arasındaki çelişki giderilecek şekilde yeniden bir karar verilmesi zorunlu olduğundan, usul ve yasaya aykırı olan hükmün kaldırılması gereklidir.<br>\tHer ne kadar bölge adliye mahkemeleri, hukuki denetimin yanında aynı zamanda maddi vakıa incelemesi de yaparak, tahkikat sonucuna göre yeniden esas hakkında hüküm kurabilir ya da yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde, veyahut kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında karar verebilirse de somut olayda, mahkemece kurulan hükmün gerekçesi ile sonuç kısmı arasında çelişki olduğundan, ortada hukuki ve maddi vakıa denetimine elverişli bir hüküm de bulunmamaktadır. Bu nedenle, HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca, davanın yeniden görülüp yeni bir karar verilmesi için ilk derece mahkemesine ait kararın esası incelenmeden kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. \"<br>\tŞeklindeki gerekçeyle mahkememiz kararının kaldırılmasına yönelik hüküm tesis etmiştir. <br>\tMahkememizce kaldırma kararı gereğince işlem yapılmış ve yeniden yapılan yargılamada<br>\tDosya kapsamına göre, dava konusu başvurunun kapsamında 29. sınıftaki \"..., ... ezmeleri, yenilebilir bitkisel yağlar\" ürünlerinin, davacı markalarının kapsamında yer alan  ürünlerle aynı türden olduğu, <br>\t zira ürün ve hizmetlerin birbirini tamamladığı, aynı dağıtım kanallarından geçtikleri, aynı işyerlerine sunuldukları, birbirleri yerine ikamet edilme ve rekabet etme olanaklarının bulunduğu, <br>özellikle işletmesel bağlantılandırma ihtimalinin de iltibas kavramı içerisinde değerlendirilmesinin gerekli olmasının da bu sonucu zorunlu kıldığı,  <br>\tzira bu tip durumlarda incelenmesi gerekenin tarafların mallarının ve hizmetlerinin birbirleriyle karıştırılıp karıştırılmayacağının değil, bunun ötesinde ortalama alıcıların malların ve hizmetlerin aynı ticari kaynaktan geldiği inancına kapılıp kapılmayacağı olduğu,<br>zira karıştırılma ihtimalinin, somut olayın koşullarıyla alakalı tüm faktörlerin göz önüne alınması suretiyle, geniş çaplı olarak değerlendirilmesinin gerektiği,<br>karıştırılma ihtimalinin değerlendirilmesinin bilhassa, markanın piyasadaki tanınırlığı, halkın iki marka arasında ilişkilendirme yapabilmesi ve işaretler ile mallar arasındaki benzerlik düzeyi olmak üzere pek çok unsura bağlı olduğu,<br>karıştırılma ihtimaline ilişkin genel değerlendirme, özellikle markalar arasındaki benzerlik ve mal veya hizmetler arasındaki benzerlik olmak üzere ilgili faktörlerin birbirine karşılıklı bağımlılığını beraberinde getireceği, mallar/hizmetler arasındaki düşük benzerlik düzeyinin, markalar arasındaki daha yüksek benzerlik ile (veya tam tersi) dengelenebileceği,<br>yargılama konusu olup aynı türden olan anılan ürün ve hizmetlerin alıcısı ve yararlanıcısı konumundaki ortalama tüketici ve yararlanıcı kitlesinin özellikle marka ve başvuru konusu işaretlerin asıl ve ayırt edici unsurlarının ayırt edilemeyecek derecede benzer olması da göz önüne alındığında bu iki markayı ilişkilendirmesinin kaçınılmaz olduğu, <br>normal düzeyde bilgilendirilmiş, makûl ölçüde dikkatli, işaret ve markayı aynı anda görüp detaylarını karşılaştıramayan ve daha önce yararlandığı ürünlerle ilgili markanın göz ve kulağında kalan izine dayanarak sonraki belirtilen aynı tür hizmetlerin alımlarında aynı markayla sunulan mallardan ve hizmetlerden yararlanmak isteyen ortalama düzeydeki alıcı ve yararlanıcıların bu marka ve işaretin farklı işletmelere ait iki ayrı marka olduğunu algılamalarının mümkün olmadığı, <br>anılan aynı tür sayılan ürün ve hizmetlerle ilgili satın alma süresi içersinde davacının \"İ.Ş.F. SEDEF+şekil\" ibareli markasıyla sunulan anılan aynı tür ürün ve hizmetleri satın almak veya yararlanmak isterken davalının \"özsedef\" işaretini taşıyan aynı tür ürün ve hizmetleri satın alma veya yararlanma yönünden tercihte bulunabilecekleri, <br>bir kısım alıcıların iki farklı marka karşısında bulunduğunu algılayabilse bile marka ve işaretin birbirleriyle idarî ve ekonomik olarak bağlantılı şirketlere ait olduğu yönünde algılamada bulunulmalarının kaçınılmaz olduğu, <br>bu hâlin öteden beri kullanılan davacı markalarının tüketiciler nazarında tesis ettiği imajın transferi sonucunu doğuracağı, <br>davacı markasının tanınmışlık vasfına sahip olmadığı, zaten böyle bir iddia ve ispat olmadığı, bu sebeple tüm mal ve hizmetler yönünden YİDK kararının hukuka uygun olmadığı, kanaatine varılmıştır.<br>Bilirkişi raporunda markaların birbirine benzemediği ve karıştırma ihtimalinin olmadığı belirtilmiş ise de raporun bu kısmına iştirak olunmamış, mal ve hizmet benzerliği, davacı markasının tanınmış marka olmadığı dolayısıyla tanınmışlıktan haksız yarar sağlanamayacağı\" biçimindeki gerekçe ile davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.<br>\tKarar davalı kurum vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi  24.11.2022 gün ve E:2021/24, K:2022/1504 sayılı kararıyla mahkememiz kararını;<br>\"Somut uyuşmazlıkta da mahkemece, kısa kararda hükümsüzlük davasına ilişkin olarak dava konusu markanın tescil edilmemiş olması nedeniyle hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği ve taraflara tefhim edildiği halde, gerekçeli kararda bu hususta bir karara yer verilmemiş, böylece kısa kararla gerekçeli karar arasında fark oluşmuştur.      Bu husus, az yukarıda açıklanan gerekçeli karar ve hüküm fıkrasının birbirine uygun olması gerektiğine ilişkin ilke ve yasa hükümlerine aykırıdır. O halde anılan İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince, önceki kısa karar ile bağlı kalınmaksızın, ancak kısa karar ile gerekçeli karar ve hüküm fıkrası arasındaki çelişki giderilecek şekilde yeniden bir karar verilmesi zorunlu olduğundan, usul ve yasaya aykırı olan hükmün kaldırılması gereklidir. <br>şeklindeki gerekçe ile mahkememiz kararını kaldırmıştır.<br>\tMahkememizce dosya tetkik edilmiş, neticede 9.07.2020 tarihli  2020/127 E  170 K sayılı  karardaki gerekçeler uyarınca  dosyadaki maddi hata da giderilerek davanın kabulüne ,Yidk kararının tüm hizmetler yönünden iptaline ve davaya konu marka tescil edilmediğinden hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>\tH Ü K Ü M \t                     :<br>\tDavanın Kabulüne,<br>\tTÜRKPATENT YİDK'nın 2017/M-8546 sayılı kararının tüm mal ve hizmetler yönünden iptaline,<br>\tDava konusu marka tescil edilmediğinden hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına,<br>\tAlınması gereken 179,90.-TL harçtan peşin alınan 31,40.-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 148,50.-TL maktu ilam harcının davalılardan alınarak hazineye irat kaydına,<br>Davacı kendisini vekille temsil ettirmesi sebebiyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 15.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,<br>Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü yazılı 2.025,40.-TL<br> yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, <br>Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333),<br>\tDair, davacı vekili ve davalı kurum vekilinin  yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.16.03.2023<br><br>\tKâtip\t\t\t\t  Hâkim ...<br>          ✍e-imzalıdır                                                                       ✍e-imzalıdır         <br>             <br>\t\t                     MASRAF DÖKÜMÜ\t\t  \t<br>\t\t       İlk Masraf\t:    67,40.-TL<br>\t\t       Bilirkişi Ücreti\t:1.500,00.-TL<br>\t\t        P.P\t\t:   458,00.-TL<br>\t\t        TOPLAM\t\t:2.025,40.-TL<br>\t<br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"83de530092834961","SID":"88a84af68fa2c737"}}