{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/723 <br>KARAR NO: 2024/1169<br>İNCELENEN ARA KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 28/03/2024<br>NUMARASI: 2024/4 E. <br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/06/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dilekçesinde özetle,müvekkilinin  \"...\" esas unsurlu tanınmış  markalar üzerinde tek ve gerçek hak sahibi olduğunu, davalının internet ortamında  iş yerinde , alan adı (domain name) olarak hem de bu internet sitelerinin içeriğinde sosyal medyadaki  hesaplarında da hem hesap adı olarak hem de içerik olarak, ticaret unvanı yoluyla  müvekkilinin markadan kaynaklı haklarını ihlal ederek markaya tecavüz ve  haksız rekabet ettiğini, beyanla   davalı tarafça bilirkişi raporu ile de tespit edilmek üzere markaya tecavüz ve haksız rekabet durumunun söz konusu olduğundan bahisle,   teminatsız olarak, HMK m.389 vd. ve SMK m.159 uyarınca  ihtiyati tedbir kararı verilerek, Markaya tecavüz, haksız rekabet eylemlerinin   durdurulması ve önlenmesine,Markaya tecavüz ve haksız rekabete konu konu iş yeri tabelalarının indirilmesine, bulundukları yerden sökülmesine ve tabelalara el konulmasına, Markaya tecavüz ve haksız rekabete konu, ticari evrak, iş evrakı, antetli fatura/makbuz, katalog, tanıtım ve reklam malzemesi/evrakı, afiş, broşür ve sair her türlü ticari evraka el konulmasına, Markaya tecavüz ve haksız rekabete konu, ürün, cihaz, mal, malzeme, ambalaj, araç-gereç, dekor, eşantiyon ürünlere; markaya tecavüz ve haksız rekabet eyleminde kullanılan bilgisayar, telefon ve araçların  bulundukları yerden sökülmesine ve bunlara el konulmasına;El konulan mal, malzeme, tanıtım evrakı ve sair ticari evrakın toplatılarak yediemine bırakılmasına,  vedilikle, markaya tecavüz ve haksız rekabet eylemlerinin internet ortamında işlendiği davalının aşağıdaki internet sitesi ve sosyal medya hesaplarına, davalıya tebligat yapılmaksızın ERİŞİM ENGELLENMESİ KARARI verilmesine,  erişim sağlayıcıları birliğine yazı yazılması, kullanımın gerçekleştiğin yukarıdaki tüm internet sitesi ve sosyal medya hesaplarının kapatılmasına, (http://.../, https://.../ https://.../, https://.../.../, https://.../..., https://.../.../ https://.../.../.../) karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı yanın davaya konu ettiği iddiaların  haksız ve mesnetsiz olduğunu, davalı  şirketin kuruluşu esnasında, davacı şirket tarafından  \"...\" markasının marka ve ticari unvan olarak kullanılmasına muvafakat edildiğine dair Beyoğlu ... noterliği'nin ... yevmiye numaralı, 16.05.2012 tarihli muvafakatnamesi kapsamında marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet şartlarının oluşmadığını , kullanımlara karşı 5 yıllık sessiz kalınma süresinin geçtiğini,   kötü niyetli şekilde ikame olunan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.  İlk Derece Mahkemesi Kararı:Mahkemece  08/02/2024 tarihli ara kararı ile; \"...Davacının ihtiyati tedbir talebinin KABULÜNE, İleride muhtemel zarar ve ziyanlara karşılık olmak üzere ihtiyati tedbir talep eden tarafça takdiren 200.000,00 TL (İkiyüz Bin Türk Lirası) nakdi teminat yatırılması veya muteber bir bankaya ait kesin ve süresiz teminat mektubu ibraz edilmesi halinde; ... ... internet adreslerine  ERİŞİMİN ENGELLENMESİNE, Erişim engeli yönünden verilen ihtiyati tedbir kararının uygulanması için Erişim Sağlayıcıları Birliği'ne Mahkememizce müzekkere yazılmasına, Markaya tecavüz ve haksız rekabete konu konu iş yeri tabelalarının indirilmesine, bulundukları yerden sökülmesine ve tabelalara el konulmasına, Markaya tecavüz ve haksız rekabete konu, ticari evrak, iş evrakı, antetli fatura/makbuz, katalog, tanıtım ve reklam malzemesi/evrakı, afiş, broşür ve sair her türlü ticari evraka el konulmasına, Markaya tecavüz ve haksız rekabete konu, ürün, cihaz, mal, malzeme, ambalaj, araç-gereç, dekor, eşantiyon ürünlere; markaya tecavüz ve haksız rekabet eyleminde kullanılan bilgisayar, telefon ve araçların  bulundukları yerden sökülmesine ve bunlara el konulmasına,l konulan mal, malzeme, tanıtım evrakı ve sair ticari evrakın toplatılarak yediemine bırakılmasına,  26/01/2024 tarihli bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına, Kararın yetkili ve görevli İcra Müdürlüğünce İCRASINA...\" şeklinde karar verilmiştir.Tedbire itiraz üzerine, Mahkemece  28/03/2024 tarihli ara kararı ile; \"İhtiyati tedbire itirazın KABULÜ ile 08.02.2024 tarihli ara karar gereği hükmedilen tedbir kararının KALDIRILMASINA,  http://.../ https://.../ https://..../https://.../.../ https://.../...https://.../.../https://.../... internet adreslerine ERİŞİMİN ENGELİNİN KALDIRILMASINA\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından verilen ihtiyati tedbirin kaldırılmasının hukuka aykırı olduğunu, 28/03/2024 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılması kararının gerekçesini somut olaya uygun olmadığını, davalının tedbire itirazlarının kabul edilemeyeceğini, davalının itirazında müvekkilinin markasal kullanımına muvafakat ettiği iddiası ile ticaret sicile 2012'de şirket açılışı için verildiğini iddia ettiği bir belgeye dayandığını, söz konusu belgenin geçersiz olduğunu ve hukuka uygunluk sebebi olarak kabul edilemeyeceğini, kabul anlamına gelmemekle muvafakatnamenin geçerli olduğu düşünülse dahi belgede açıklanan iradenin TPMK nezdine tescilli \"...\" markasına ilişkin olup 2012 yılında henüz doğmamış markasal hakları kapsamadığını, ancak 2012 yılı itibariyle geçerli olan tesciller için söz konusu olabileceğini, müvekkilinin davalının markasal kullanımına rızasının bulunmadığı ve belgenin geçersiz olduğu hususunun Madrid Büyükelçiliği'nin 84(A) yevmiye numaralı muvafakatnameden rücu ve muvafakatnamenin iptaline ilişkin belge ile de ortaya konduğunu, davalının erişimin engellenmesi yönündeki tedbire itirazlarından bir diğerinin de markasal kullanımın gerçekleştiği \"internet sitelerinin\" kime ait olduğunun tespit edilemediği iddiasının yerinde olmadığını, davalının taraf şirket yetkilileri arasındaki şahsi ilişkiye dayanan itirazlarının gerçeğe aykırı dava konusu ile ilgisiz olduğunu, müvekkilinin markasal kullanıma sessiz kaldığı iddiasının kabul edilemeyeceğini, sessiz kalma nedeniyle hak kaybının şartlarının gerçekleşmediğini, davalının kötü niyetli olduğunu, markaya tecavüz eylemlerinin dolandırıcılık eylemlerinin bir parçası olduğunu, müvekkili şirket yetkilisi ...  ... şikayetçi olduğunu ve ...   hakkında dolandırıcılık ve sahtecilikten İstanbul Anadolu CBS ... Sr numara ve ... Sr no'lu dosyaların açıldığını ve devam ettiğini, davalının kullanımını ihtiyati tedbir kararına rağmen  sürdürdüğünü ve tedbire muhalefet ettiğini, ihtiyati tedbir kararının kaldırılması yönündeki kararının kaldırılmasına ve istinaf taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>İstinafa Cevap: Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından tesis edilen karardaki gerekçenin hukuka ve somut olaya uygun olduğunu, davacı yanın davalı şirkete noterlikte verdiği muvafakatnamenin geçersiz olduğuna dair iddialarının ciddiyetten uzak olduğunu, davacı şirket yetkilisinin davanın ikame edilmesinden ve dahi ihtiyati tedbir kararının kaldırıldığı tarih olan 28/03/2024 tarihinden çok daha sonra 08/04/2024 tarihinde muvafakatnamenin iptaline dair sunduğu irade beyanının hukuken geçersiz olmakla birlikte davacı şirketin kötü niyetli şekilde hareket ettiğini de gösterdiğini, tedbir kararına konu edilen internet siteleri ve sosyal medya hesaplarının davalı müvekkil şirkete ait ve davalı müvekkil şirket kullanımında olduğu ispatlanamamışken ve tedbir kararına konu edilen internet sitelerinden www...com.tr ve ...com.tr internet sitelerinin davacı şirkete ait olduğunu, www...com.tr'nin kime ait olduğunun belirlenemediğinin bilirkişi raporunda tespit edilmiş olduğundan tedbir için yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığını, davacı tarafın davalı müvekkil şirket yetkilisine suç isnat eden ve gerçeğe aykırı ithamlarda bulunarak yargılama ve ihtiyati tedbir kararıyla alakası olmayan hususları ileri sürdüğünü, davacının davalı müvekkilin uzun yıllardır ... ibaresini ticari unvanında kullanımına dair herhangi bir hukuki girişimi olmamak suretiyle var olan kullanıma eylemli muvafakati sebebiyle de taleplerinin SMK md. 25/6 hükmü kapsamında reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın istinaf taleplerinin gerçeği yansıtmadığını belirterek istinaf taleplerinin reddine,  karar verilmesini talep etmiştir.<br>Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava, \".. \" esas unsurlu davacı  markalarına  tecavüz ve haksız rekabetin durdurulması ve tazminat istemlerine ilişkindir.Mahkemece  ihtiyati tedbir talebi kabul edilerek teminat karşılığında 08.02.2024 tarihli ihtiyati tedbir kararı verilmiş,  tedbire itiraz üzerine, 28.03.2024 tarihli ara karar ile  tedbire itirazın  kabulü ile   ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf talep etmiştir.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 159/1. maddesinde, sinai mülkiyet haklarına tecavüz olduğunu ispatlamak şartıyla ihtiyati tedbir talep edilebileceği, 159/3. maddesinde ise ihtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. HMK’nın 389/1. maddesindeki  düzenlemeye göre, tedbir kararına hükmedilebilmesi için; şartlara uygun tedbir kararı verilmemesi halinde mevcut durumda olabilecek değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin zor hatta imkansız hale gelmesine yönelik kuvvetli endişenin bulunması gerektiği, ayrıca HMK’nın 390/3. maddesinde, \"Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.\" şeklinde düzenleme yer aldığı, düzenleme gereği, ihtiyati tedbir kararının verilmesi için tam bir ispat aranmadığı, talebin yeterliliği hususunda mahkemeye kanaat verecek delilerin varlığının yeterli olduğu anlaşılmaktadır.Mahkemece alınan bilirkişi raporunda;  http://.../; https://.../ ve  https://.../ uzantılı internet siteleri ile https://.../.../ ; https://.../...; https://.../.../ ve https://.../.../.../ ibareli sosyal medya hesaplarında ve “... Mah. ... Cad. ... Plaza No:... İç Kapı No:...Maltepe/İstanbul” adresinde mukim işyerinde davalı tarafından ŞEKİL+ŞEKİL ve ŞEKİL ibarelerinin markasal olarak kullanıldığı,  davalı yanca marka hakkına tecavüz edildiğini iddia edilen  https://www...com.tr/ ve https://.../ alan adlı internet sitelerinin davacı ... A.Ş firması tarafından kayıt ettirilmiş olduğu; davaya konu diğer http://.../ url adresli internet sitesini kaydettiren firma bilgilerinin ise kullanıcının isteği ile gizli tutulmuş olduğu, Davacı adına tescilli ibareli  ŞEKİL +ŞEKİL markalar ile iş bu kullanımlar arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğu ve tüketicilerin markaların aynı işletmeye ait olduğunu düşünme ihtimallerinin yüksek olduğu,” belirtilmiştir. Dosya kapsamına göre,  davaya konu ...  ve medya.aptech.com.tr alan adlı internet sitelerinin davacı  firmaya ait olduğu, davaya konu diğer ... adresli internet sitesinin ise davalıya ait ve davalı kullanımında olduğuna dair somut delil bulunmadığı  tespit edilmiş,  ... esas unsurlu  markaların  davacı adına tescilli olduğu, dosyada mevcut  Beyoğlu .... noterliği'nin ... yevmiye numaralı, 16.05.2012 tarihli muvafakatnamesine göre davacı şirket tarafından  \"....\" markasının kuruluş aşamasındaki davalı şirket tarafından marka ve ticari unvan olarak kullanılmasına muvafakat edildiği,  dikkate alındığında  ihtiyati tedbir uygulanması bakımından  yaklaşık ispat koşulunun mevcut olmadığı, muvafakatin geçerli olup olmadığı, geçerli ise  hangi tarihte geri alındığı buna göre dava tarihi öncesinde davalı kullanımlarının ihlal oluşturup oluşturmadığı hususlarının esasla birlikte değerlendirilmesi gerektiği, bu aşamada mevcut delil durumu nazara alınarak,   tedbir amaçlarına, usul ve yasaya, hak ve yarar dengesine göre,  ihtiyati tedbir uygulanabilmesi bakımından yasal şartların mevcut olmadığı  tedbire ilişkin kararın kaldırılmasının dosya kapsamına uygun olduğu , tedbir ve teminata ilişkin kararların yargılamanın seyrine göre her zaman değiştirilmesinin mümkün olduğu dikkate alındığında,  tedbire itirazın kabulü  kararında bir isabetsizlik bulunmadığı,  davacı   vekilinin  istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı  sonucuna varılmıştır.Davacı  vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun  İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin  28/03/2024 tarih ve 2024/4 E., sayılı ara kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 13/06/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4225560ca7929b73","SID":"d814033f2d06e725"}}