{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/34 Esas<br>KARAR NO: 2024/704<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 07/06/2022<br>NUMARASI: 2021/297 Esas, 2022/585 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın iptali<br>KARAR TARİHİ: 06/06/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:  Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'ün kooperatifte müdür olarak çalışmakta iken Fetullahçı terör örgütü ile iltisakı ve irtibatı tespit edilerek iş akdinin 15.07.2016 tarihinde bildirimsiz ve tazminatsız olarak fesh edildiğini, bu davalının görev yaptığı dönemde Tarım Kredi Kooperatifleri Otomasyon sistemine gerçekte var olmayan sahte teminat (ipotek) bilgileri girerek bir takım ortaklara usulsüz, mevzuata aykırı kredi kullandırdığının tespit edildiğini, kredi kullanan ortaklar aleyhine Hayrabolu İcra Müdürlüğü'nün ...-... -...-...-...-...- ... -... dosyaları ile alacağın tahsili işlemlerinin devam ettiğini, ancak icra dosyalarında borcu karşılamaya yetecek seviyede mal ve emtia bulunmadığını, davalının kullandırdığı usulsüz kredilerin Bölge Müdürlüğü Kontrolörü İsmail Erdoğan tarafından tespit edilerek raporlaştırılması akabinde Merkez Birliği Genel Müdürlüğü Müfettişi ... tarafından 30.11.2016 tarih ve 4 sayılı Kanuni, 5 Sayılı İdari Soruşturma raporu ve ekleri ve Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği Genel Müdürlüğü Yönetim Kurulunun 27.03.2017 tarih ve 66 sayılı kararına doğrultusunda kullandırdığı usulsüz kredilerin Türk Ceza Kanununa göre suç teşkil etmesi nedeniyle davalı ... hakkında Hayrabolu Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu, usulsüz kullandırılan kredilerin tespit edilen belirli kısmından müşterek ve müteselsilen kooperatif müdür Yardımcısı ...'in de sorumlu olduğunu, davalılar aleyhine Tekirdağ ... İcra Müdürlüğü ... dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalılar tarafından borca itiraz edildiği ve söz konusu itirazların iptali ile takibin devamına karar verilmesi talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; İcra takibine konu tarım kredi borçlarının mesnedi olan borçlanma senetlerinin davalı ...'in görevde bulunmadığı dönemlere ait olduğunu, bu ortaklık borçlarından davalının sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, yine kredilerin mesnedi olan borçlanma senetlerine ilişkin olarak taşınmaz teminatlarının alındığı, öncelikle alınan ipotek ve diğer teminatların paraya çevrilmesi gerektiğini, bakiye alacak kalması halinde ise yasalar gereği sorumlulara rücu edilmesi gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... tarafından süresinde cevap dilekçesi sunulmamıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; Tekirdağ .... İcra Dairesi'nin ... İcra sayılı dosyasında davalılar hakkında icra takibi yapıldığını ve ödeme emrinin tarihinin 13/10/2016 olduğu, davalıların icra dosyasında tebliğ edilen ödeme emrine itiraz ettiklerinden yapılan ödeme emrine yapılan itirazın iptaline karar verilmesini talep ederek 21/11/2017 tarihinde vaki davayı açtığı, ancak davacı ...'ne yazılan 20/04/2022 tarihli müzekkereye verilen 21/04/2022 tarihli cevabında Hayrabolu İcra Dairesi'nin ... İcra ve ... İcra sayılı dosyasında borçlusu 2657 nolu ortak ... ile ilgili olarak 13/04/2017 tarihinde ... İcra sayılı dosya için 44.870,60 TL ve ... İcra sayılı dosya için 93.703,54 TL tahsilat yapılarak toplam 138.574,14 TL tahsilat ile ilgili iki dosyanın fek edildiği, Hayrabolu İcra Dairesi'nin ... İcra sayılı dosyasında borçlu 2779 nolu ortak ... ile ilgili olarak 13/04/2017 tarihinde ... İcra sayılı dosya için toplam 136.866,76 TL tahsilat yapılmış olup dosyanın fekk edildiği, ... ile alakalı olarak Hayrabolu İcra Dairesi'nin ... İcra, ... İcra, ... İcra, ... İcra, ... İcra sayılı dosyalarının haricen tahsil nedeniyle fekkedildiği, ilgili dosyalara ait borçların tamamının ödendiği, ilgili dosyalara ait herhangi bir borç bakiyesinin bulunmadığı bildirildiğinden dava tarihinden önce icra takibine dayanak olan tüm borçların ilgili kredi borçluları tarafından ödendiği, bu nedenle de davacının işbu davaya dayanak icra dosyası kapsamında davalılardan alacağının olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; Yerel Mahkemenin Hayrabolu İcra Müdürlüğüne yazmış olduğu müzekkeresine verilen cevap üzerine, ... Esas sayılı icra dosyalarının kapanma tarihlerinin 13/10/2021 olduğunun belirtildiğini, akabinde Yerel Mahkemece, davacı Kooperatife yazılan 20/04/2022 tarihli müzekkere ile ... sayılı icra dosyalarının tahsil edildiği tarihlerin sorulması üzerine, cevabi yazıda ... sayılı icra dosyalarının 13.04.2017 tarihinde tahsil edildiğinin belirtildiğini, dava konusu edilen Kooperatif alacaklarının tamamı, İcra Müdürlüğü müzekkeresi ile de sabit olduğu üzere, 11.10.2021 tarihinde tahsil edildiğini, bu nedenle davanın esastan reddi yerine davanın konusuz kalmasına ve haklılık durumuna göre yargılama giderleri hakkında karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının açık bir yargılama hatası olduğunu, davalılar tarafından verilmiş usulsüz krediler ve mevzuata aykırı işlemler nedeniyle kurumlarını uğrattığı zararların, idari ve kanuni raporların yanı sıra Hayrabolu Asliye Ceza Mahkemesinin kesinleşmiş olan 2018/382 Esas 2022/132 Karar sayılı Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına ilişkin ilamla sabit olduğunu, davaya konu borçların 2017 ve 2021 tarihlerinde ödenmiş olması sonucu davanın konusuz kalmasına ve davacı Kooperatif lehine yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekirken dosyada ve dilekçemiz ekinde mevcut hususlar dikkate alınmadan davanın reddine ve ayrıca nispi vekalet ücretine hükmedilmesi hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava, kooperatifin müdür ve müdür yardımcısı olarak görev yaptığı döneme ilişkin, usulsüz veya yasaya aykırı işlemleriyle kooperatifi zarara uğrattığı iddiasına dayalı olarak kooperatif zararının tazmini istemiyle başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.  Mahkemece, dava tarihinden önce icra takibine dayanak olan tüm borçların ilgili kredi borçluları tarafından ödendiği, bu nedenle dava tarihi itibariyle davacının davalılardan alacağının olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde, dava dışı kredi borçluları tarafından icra dosyalarının 2017 ve 2021 tarihlerinde ödenmiş olması sonucu davanın konusuz kalmasına ve davacı Kooperatif lehine yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Tarım Kredi Kooperatifler ve Birlikler Yönetmeliğinin 40-k maddesinde;\" Personelin görev sebebiyle meydana gelen zarar, Borçlar Kanunun haksız fiil hükümleri gereğince kendisinden tazmin edilir.\" düzenlemesi yer almaktadır.Bilirkişi heyeti tarafından dosyaya sunulan 14/11/2018 tarihli bilirkişi raporunda; davalıların davacıya bu aşamada herhangi bir borçlarının bulunmadığı, dolayısıyla icra takibini gerektiren ana para ve faiz tutarının da var olmadığı, davacı kooperatif tarafından kredileri kullanan asıl borçlular hakkında başlatılan icra takipleri sonucunda kooperatif alacaklarından tahsil edilemeyen tutarların kalması ve bu tutarların tahsil edilememesinde davalıların kasıt, kusur veya ihmallerinin sabit olması durumunda o aşamada oluşacak kooperatif zararının, sorumlulukları oranında davalılardan talep edilebileceği, kredileri kullanan asıl borçlular hakkında başlatılan icra takipleri sonucunda kooperatif alacağının tamamının tahsil edilememesi ve tahsilatın yapılamamasında davalıların kasıt, kusur veya ihmallerinin sabit olması durumunda 415.991,45 TL'lik borcun tamamından davalı ...'ün, 197.437,00 TL'lik bölümünden diğer davalı ...'in sorumlu olduğu bildirilmiştir.Bilirkişi tarafından dosyaya sunulan 06/03/2019 havale tarihli ek bilirkişi raporunda; davalılar tarafından gerçekte var olmayan sahte ve hayali teminat bilgileri sisteme girilerek kredi kullandırıldığı, davalıların bu eylemleri sebebiyle davacı ... zarara uğrattığına kanaat getirilmesi halinde Tarım Kredi Kooperatifler ve Birlikler Yönetmeliği'nin 40/k maddesi gereğince davacının toplam 415.591,58 TL zararının 217.705,28 TL'sinden davalı ...'ün tek başına sorumlu olduğu, geri kalan 197.886,30 TL'sinden davalılar ... ve ...'in müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, davalıların eyleminin haksız fiil şartlarını taşımadığı, asıl borçlular hakkında başlatılan icra takipleri sonuçlanmadan davacıların bu aşamada bu tutarları talep edemeyeceği ve davacıların aksini ispatlayamadığı yönünde kanaat getirilmesi halinde ise davalıların davacıya borcunun bulunmadığı bildirilmiştir. Dairemizce Hayrabolu Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/382 E. -2022/132 K sayılı dosyasının Uyap üzerinden yapılan incelemesinde, dosyanın 16.02.2022 tarihinde karara çıktığı, sanık ...'ün\"5237 şayili TCK'nın 257. maddesinde belirtilen suçun oluşması İçin görevin gereklerine aykırı davranış veya ihmal ve gecikmenin yanında '\"kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olunması ya da kişilere haksız bir menfaat sağlanması” öğelerinden birinin de gerçekleşmesi gerektiği gözetildiğinde; sanık ... Küçüklün mevzuata aykırı olarak kredi genel sözleşmesi düzenlendiği, alınması gereken teminatları almadığı ve gerçekte var olmayan teminat tutarlarının alınmış gibi sisteme girilmesini sağlayarak kişilere haksız bir menfaat sağlayarak görevinin gereklerine aykırı hareket ettiği... \" gerekçesi ile sanığın üzerine atılı görevi kötüye kullanmak suçunu işlediği sabit görülerek neticeten 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, kararın 18.07.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331 inci maddesinin birinci fıkrası “Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde hakim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerine takdir ve hükmeder” şeklinde düzenlenmiştir.Anılan madde doğrultusunda, davanın açıldığı tarihte haksız olduğu tespit edilen taraf yargılama giderlerini ödemekle yükümlü olacaktır. Somut olayda, davanın, usulsüz olarak kullandırılan kredinin geri ödenmemesi nedeniyle açılan tazminat talebine ilişkin olduğu, davalıların, kooperatif yönetim kurulunun belirlediği limit ve teminatlar dahilinde üyelere kredi kullandırma hususunda yetkili müdür ve müdür yardımcısı oldukları, Türkiye Tarım Kooperatifleri Merkez Birliği müfettişi raporu, kesinleşen ceza dosyası içeriği ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, davalılar tarafından mevzuata aykırı olarak kredi genel sözleşmesi düzenlendiği, alınması gereken teminatları almadığı ve gerçekte var olmayan teminat tutarlarının alınmış gibi sisteme girilmesini sağlayarak davalıların bu eylemi sebebiyle davacı ... zarara uğrattığı anlaşılmıştır. Mahkemece aldırılan 27.02.2019 tarihli bilirkişi raporunda, kullandırılan krediler nedeniyle dava dışı ... kredisi 151.245,58-TL, ... kredisi 99.894,04-TL, ... kredisi 163.949,51-TL, 400,00-TL ilam vekalet ücreti, 102,45-TL ilam vekalet ücreti olmak üzere toplam 415.591,58-TL davacı kooperatifin zarara uğradığının tespit edildiği, yargılama aşamasında dava dışı kredi borçluları tarafından dava tarihinden sonra alacakların tahsil edildiği bildirildiği anlaşılmış, bu hali ile dava konusuz kalmıştır. Dava, konusuz kaldığından esas hakkında hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ve davacının dava tarihi itibariyle davasında haklı olduğu anlaşıldığından davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken Mahkemece davanın reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1.b.2 maddesi gereğince ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından esas hakkında aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜ ile, Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/297 Esas, 2022/585 Karar sayılı ve 07/06/2022 tarihli kararının HMK'nın 353/1b-2.maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE,2-a)Konusuz kalan davanın esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,b)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harcın davalılardan müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, c)Davacı tarafından yapılan 3.029,85 TL yargılama giderinin davalılardan (bu miktarın 1.440,99-TL'lik kısmından davalı ... müştereken müteselsilen sorumlu olmak üzere) alınarak davacıya VERİLMESİNE,d)Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,e)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince taktir olunan nispi 64.112,48 TL vekalet ücretinin  davalılardan (bu miktarın 30.491,89 TL'lik kısmından davalı ... müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak üzere) alınarak davacıya VERİLMESİNE,3- Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcının davalılardan müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,<br>4-Davacı tarafından istinaf yargılama gideri 185,15 TL'nin davalılardan (bu miktarın 88,06 TL'lik kısmından davalı ... müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak üzere) alınarak davacıya VERİLMESİNE,5-HMK'nun 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının hüküm kesinleştikten sonra yatıran tarafa İADESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 361/1.fıkrası gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde Temyiz Kanun Yolu Açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.06/06/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"45149d0e3e0706d9","SID":"4117382ebc80c07d"}}