{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2023/304 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/450<br><br>DAVA\t: İtirazın İptali <br>DAVA TARİHİ\t: 10/05/2017<br>KARAR TARİHİ\t: 18/07/2024 <br>        <br>Mahkememizin 12/06/2019 tarih, 2017/593 esas 2019/560 karar sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 19/04/2023 tarih 2019/3230 esas ve 2023/453 karar sayılı ilamı ile kaldırılarak gelmekle yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA    : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı şirkete verdiği servis, bakım onarım hizmetleri sebebiyle takibe konu;12.04,2016 Tarihli ... No.lu 8.452,95-TL Tutarlı, 12,04.2016 Tarihli ...No.lu 19.729,00-TL Tutarlı 16.04.2016 Tarihli ... No.lu  4 .303,32 TL Tutarlı 16.04.2016 Tarihli ... No.lu 3.329,95-TL Tutarlı 12.04.2016 Tarihli ...No.lu 4.599,80-TL Tutarlı12.04.2016 tarihli ... No.lu 472,00-TL Tutarlı olmak üzere toplam 40.887,02-TL bedelli 6 adet faturayı keşide ettiğini ve tayfların ticari defterlerine işlendiğini, işbu fatura bedellerinin tahsil edilememesi üzerine davalıya ... 57.Noteriiği'nin ... tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesi keşide edilerek fatura bedellerinin ödenmesinin talep edildiğini, Davalı tarafın ihtarnameye cevap vermediği gibi fatura bedellerini de ödemediğini, Akabinde alacağın tahsili amacı ile ... 8.icra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı nedeniyle icra takibinin durdurulduğunu beyan ederek borçlunun haksız olan itirazının iptalinı, takibin devamını, davalı aleyhine % 20 icra inkar tazminatına hükmetmesinı, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine  karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP  :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının tüm iddialarını ve delil olarak belirttiği bilgi ve belgeleri kabul etmediklerini, dava dilekçesinde ve delil listesinde belirttiğini, ekli veya eksiz belge ve delillerin onaylı suretlerinin taraflarına tebliği akabinde ek cevap verme haklarını saklı tuttuklarını, Davacının takip konusu ve dava dayanağı faturaları tek taraflı ve sanal olarak cüzenlediğini, Davacıdan fatura içeriğinde görülen nitelik ve tutarda mal/hizmet alınmadığını, Davacının davasında haksız ve kötü niyetli olduğunu, beyan ederek yukarıda açıklanan nedenlerle, davanın reddini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmilini, karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67/1. maddesi uyarınca iptali ile İİK 67/2.maddesi uyarınca icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir.<br>Mahkememizin 12/06/2019 tarih, 2017/593 esas 2019/560 karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili kararı istinaf etmiş, karar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 19/04/2023 tarih 2019/3230 esas ve 2023/453 karar sayılı ilamı ile \"...Davacının, davalı hakkında ... 8. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 6 adet faturaya dayalı toplamda 41.416,04 TL'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, davalının takibe ve borca karşı itirazda bulunduğu, davacının ise İİK 67. maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır.<br>Bilirkişi tarafından sunulan 10/07/2018 tarihli raporda, her iki tarafın incelemeye sunulan ticari defterlerinin yasal olarak usulüne uygun tutulmuş olduğu, davacının kendi defterlerine göre 40.887,02 TL alacaklı olduğu, davalının ise, davacıya bir borcunun bulunmadığı, taraflar arasındaki cari hesap farkının, takibe konu 6 adet faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığı bildirilmiştir.<br>Mahkemenin 12/12/2018 tarihli celsesinde, davacı vekili, yemin haklarını kullanacaklarını beyan etmiş olup celse arasında hazırlanıp sunulan yemin metninin davalı vekilince, müvekkili şirket yetkilisi olduğu bildirilen ...'e tebliğ edildiği, adı geçen tarafından, davacıdan hizmet alınmadığına ilişkin eda edilen yemin ve dosya kapsamı da gözetilerek davanın ispatlanamadığından bahisle reddine karar verilmiştir.<br>İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 19/04/2023 tarih 2019/3230 esas ve 2023/453 karar sayılı ilamı ile\"...HMK'nın 232/2 maddesinde \"Taraflardan biri tüzel kişi yahut ergin olmayan veya kısıtlı bir kimse ise onlar adına yapılmış bir işleme ilişkin vakıanın ispatı için yemin, tüzel kişiyi temsile yetkili kişi veya organ yahut kanuni mümessil tarafından eda ya da iade olunabilir.\" hükmü yeralmaktadır. 5393 sayılı Belediye Kanunun 37 maddesine göre Belediye tüzel kişiliğinin temsilcisi belediye başkanıdır. Tüzel kişilerin taraf olduğu davalarda tüzel kişiye teklif edilen yemin, tüzel kişinin yetkili organı tarafından eda edilir. Bu temsilci, yemin konusu işlemin yapıldığı tarihteki değil, yemin teklif edildiği zamandaki temsilcidir. Bu nedenle mahkemece, davacı kurumun temsilcisi olarak yemin teklif edildiği tarihteki belediye başkanına yemin teklif edilmesi gerekirken davacı kurumu temsil sıfatı kalmayan belediye eski başkanına yemin teklif edilerek sonucuna göre karar verilmesi doğru değildir...\" (Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2013/7260 Esas 2014/30 Karar sayılı ilamı).<br>Kesin deliller arasında sayılan \"Yemin\" 6100 sayılı HMK'nun 225 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Kanunun 232/2 maddesinde \"Taraflardan biri tüzel kişi yahut ergin olmayan veya kısıtlı bir kimse ise onlar adına yapılmış bir işleme ilişkin vakıanın ispatı için yemin, tüzel kişiyi temsile yetkili kişi veya organ yahut kanuni mümessil tarafından eda ya da iade olunabilir.\" hükmü yer almaktadır. Buna göre tüzel kişilerin taraf olduğu davalarda tüzel kişiye teklif edilen yeminin, tüzel kişinin temsile yetkili organı tarafından eda edilmesi gerekir. Bu temsilci, yemin konusu işlemin yapıldığı tarihteki değil, yemin teklif edildiği zamandaki temsilcidir. Somut olayda, davalı vekilince, müvekkili şirketin yetkilisi olarak bildirilen ve yemini eda eden ...'in beyanına göre, davalı şirketin muhasebe müdürü olduğunun anlaşıldığı, adı geçenin, davalı şirketin, yemin teklif edildiği zaman ki temsilcisi olup olmadığı belli olmadığı gibi kendisiyle birlikte davalı şirketi temsile yetkili başka kişilerin bulunup bulunmadığı da belli değildir. Temsile yetkisi bulunmayan bir kişi tarafından eda edilen yemine, kanunun bağladığı hukuki sonuçların doğması mümkün değildir. O halde davalı vekilinin, müvekkili şirketin yetkili temsilcisi olarak bildirdiği ...'in, davalı şirketin yemin teklif edildiği zamanda ki yetkili temsilcisi olup olmadığı, onun dışında davalı şirketi temsile yetkili başka kişi yada kişilerin bulunup bulunmadığı hususları araştırılarak buna dair kayıtların getirtilmesinden sonra yasal hüküm doğrultusunda işlem yapılarak sonuca gidilmesi gerekir. Mahkemece eksik inceleme ile verilen karar isabetli değildir. <br>Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince eksik inceleme neticesinde yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmadığından davalının istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına\" şeklinde karar verilmiştir. <br>... Ticaret Sicili Müdürlüğüne tekrar müzekkere yazılarak yemin teklif tarihi olan 26/12/2018 tarihi itibariyle davalı şirketi temsile yetkili kişilerin listesi celbedilmiştir.<br>Davalı şirketi temsile yetkili kişilerin ... ile ... olduğu tespitiyle 26/12/2018 tarihi itibariyle davalı şirketi temsile yetkili kişilere yemin metninin ve duruşma davetiyesi gönderilmiş ve 18/07/2024 tarihli celsede;<br>Davalı şirket yetkilisi ... yeminli beyanında; \"Uyuşmazlık konusunu bu sene yeni öğrendim. Konunun başından sonuna kadar olan süreçle ilgili birebir yaşadığım ve bildğim bür süreç yoktur. İnandığım etik değerler doğrultusunda doğrudan şahitlik yapmayı etik bulmuyorum. İlgili şirket yetkililerimizden edindiğimiz bilgiler doğrultusunda beyanda bulunacağım. Taraflar arasındaki uyuşmazlık dolapların tamir, bakım servisi ile ilgili hizmet  alınıp alınmadığına ilişkindir. Şirket yetkililerimizden edindiğimi bilgiye göre dava konusu tamir, bakım servisi hizmetleri alınmamıştır. Biraz önce de zikrettiğim gibi olayla ilgili doğrudan bilgi sahibi değilim. Beyanımda aynen sebat ediyorum içeriği doğrudur.\"  şeklinde beyanda bulunmuştur. <br>Davalı şirket yetkilisi ... yeminli beyanında; \"Dosyaya son olarak sunduğumuz yazılı beyanımızı tekrar ediyorum. Bu beyanda da belirttiğim üzere biz yönetim kurulu üyesi olarak taraflara arasındaki olayları doğrudan ilk el olarak yürütmüyoruz. Firmamızı temsil eden kişiler tarafından bu ilişkiler görülmektedir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığı dava vesilesi ile öğrenmiş durumdayım daha önce bilgi sahibi değlidim. Öğrendiğim kadarıyla taraflara arasındaki uyuşmazlık dolapların tamir bakım ve serviz hizmetlerinin sağlanıp sağlanmadığına ilişkindir. Şirketimizin konuyla ilgili yetkilisi olan ... beyden öğrendiğim kadarıyla sözleşmeye konu hizmetler davacı tarafça alınmamıştır. Bu konuyla ilgili zaten Cihat bey de mahkemenizde yemin etmiştir. Beyanımda aynen sebat ediyorum içeriği doğrudur.\" şeklinde beyanda bulunmuştur. <br>Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, ... 8. İcra Dairesinin... E. sayılı takip dosyası,  yazı cevapları, tarafların ticari defter ve kayıtları, bilirkişi ...'ın 10/07/2018 tarihli raporu, taraf vekillerince sunulan beyan dilekçeleri, tarafların duruşmada alınan beyanları, mahkememizin 2017/593 Esas ve 2019/560 Karar sayılı ilamı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 19/04/2023 tarih 2019/3230 esas ve 2023/453 karar sayılı ilamı, davalı şirket yetkilileri ... ile ...'nin 18/07/2024 tarihli celsede yeminin edasına dair beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; mahkememizin 2017/593 Esas ve 2019/560 Karar sayılı ilamı ile davacı tarafça davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anılan dosyada davalı şirketin muhasebe müdürü olan ... tarafından yeminin eda edildiği ancak ...'in davalı şirketi temsile yetkili kişi olup olmadığına dair araştırma yapılmadığı gerekçesiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 19/04/2023 tarih 2019/3230 esas ve 2023/453 karar sayılı ilamı ile mahkememiz kararının kaldırıldığı, kaldırma kararı uyarınca yeminin teklif edildiği dönemde davalı şirketi temsile yetkili kişilerin tespiti için ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazıldığı, cevabi yazı ile tüm kayıtların mahkememize gönderildiği ve kaldırma ilamı gereği davalı şirketi temsile yetkili kişilere dair tüm kayıtların dosyaya kazandırıldığı, ticaret sicil kayıtlarında davalı şirketi temsile yetkili kişilerin  ... ile ... olduğu, 26/12/2018 tarihi itibariyle davalı şirketi temsile yetkili kişilere yemin metninin ve duruşma davetiyesinin usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği ve 18/07/2024 tarihli celsede ... ile ...'nin yasaya uygun olarak yemin ettikleri, davacı tarafça iddialarını ispata elverişli yeter derecede delil sunulmadığı ve sunulan delillerin davacı iddialarını ispata yeter nitelikte bulunmadığı değerlendirilerek yemin delilinin davanın çözümünde önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalara ilişkin olduğu hususuna dikkat edilerek davacının davasını ispatlayamadığına kanaat getirilmiştir. Saptanan ve hukuksal durum karşısında; HMK m. 222/ 3 ve m. 225-239 ve İİK m. 67 gereğince davalı kayıtlarında alacak- borç kaydı bulunmamakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 19/04/2023 tarih 2019/3230 esas ve 2023/453 karar sayılı ilamı uyarınca davalı şirketi temsile yetkili kişilere dair kayıtları getirtilerek usulüne uygun şekilde yemin edası gerçekleşmekle ve başkaca delillerle de alacak somutlaştırılmadığından davacının davasını ispatlayamadığı anlaşılmakla ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş, dava konusu hizmetin verilip verilmediğine dair çekişmeyi içermekle dosyada mübrez belge ve kayıtlardan alacak iddiasına ilişkin davacının kötü niyetli olduğuna dair delil yahut emare bulunmadığından davacı aleyhine tazminata hükmolunmamış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;<br>1-Davanın REDDİNE, <br>2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 502,15-TL harcın mahsubu ile artan 74,55-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, <br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,<br>5-Artan gider/delil avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde yatırana iadesine,<br>Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.18/07/2024 <br><br><br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır <br> <br> <br> <br>Hakim ...<br>  ¸e-imzalıdır <br><br><br><br><br>*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5714d7e60c6168f2","SID":"95fd561d204b851f"}}