{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>13. HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2022/434 <br>KARAR NO\t: 2024/1158 <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A <br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I <br>İNCELENEN KARARI VEREN <br>MAHKEME  : İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ  <br>TARİHİ  : 27/10/2021 <br>DOSYA NUMARASI : 2018/35 Esas - 2021/743 Karar <br>DAVA: Tazminat(Rücuen Tazminat) <br>KARAR TARİHİ : 04/07/2024 <br>İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... A.Ş'nin 6475 sayılı Pasta Hizmetleri Kanununun  Tanımlar Başlıklı  3. maddesinde; ğ) Evrensel posta hizmet sağlayıcısı: Evrensel posta hizmetini yetki belgesi uyarınca yürütmekle yetkili kılınan hizmet sağlayıcısını, h) Evrensel posta hizmet yükümlüsü: Evrensel posta hizmetini görev sözleşmesi uyarınca sağlamakla yükümlü kılınan hizmet sağlayıcısını, 1) Görev sözleşmesi: PTT'nin posta hizmetlerini sunmak üzere hak ve yükümlülüklerini belirleyen sözleşmeyi, .. ifade edeceğinin belirtildiğini, bu çerçevede; Bilgi Teknolojileri ve iletişim Kurumu ile müvekkil şirket arasında 23/07/2013 tarihinde yukarıda belirtilen “Posta Hizmetlerinin Yürütülmesi için görev sözleşmesinin akdedildiğini ve müvekkili şirketin “Evrensel Posta Hizmetleri Yükümlüsü “ olarak belirlendiğini, 6475 Sayılı Posta Hizmetleri Kanununun “Posta Tekeli\" başlıklı 6. maddesindeki düzenlemede MADDE 6 - (1) Aşağıdaki hizmetler evrensel posta hizmet yükümlüsünün tekelindedir: a) Temel ücret göz önünde bulundurularak Kurumun önerisi ve Bakanlığın teklifi ile Bakanlar Kurulu tarafından ağırlığı veya ücreti belirlenen yurt içi ve yurt dışı haberleşme gönderilerinin kabulü, toplanması, işlenmesi, sevki, dağıtımı ve teslimi. b)4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun elektronik tebliğe ilişkin hükümleri saklı kalmak kaydıyla, 7201 sayılı Kanun ve diğer kanunlar kapsamındaki elektronik ortam dâhil her türlü tebligatın kabulü, toplanması işlenmesi, sevki, dağıtımı ve teslimi. c) Barışta Türk Silahlı Kuvvetlerinin posta hizmetleri. ç) Postada alınacak ücretleri gösteren posta pulları, kişisel pul, anma pulları, posta kartları ve ilk gün zarflarının bastırılıp satışa çıkarılması. (2) Birinci fıkranın (a) bendine göre belirlenmiş olan ağırlık ve ücret limiti gönderi içerisindeki haberleşme mahiyetindeki maddeye ilişkindir. Reklam, tanıtım, broşür gibi maddelerin ilavesi suretiyle ağırlığın aşılması veya değişik promosyon ve iskonto usulleri uygulanarak ücret limitinin dışına çıkılması posta tekelinin ihlali sayılacağını, (3) Posta tekelini ihlal edenlerin, bu ihlal kapsamındaki gönderiler için evrensel posta hizmet yükümlüsünce belirlenen posta ücretinin on katı tutarında meblağı evrensel posta hizmet yükümlüsüne tazminat olarak ödemekle yükümlüdür. Bu tazminat, evrensel posta hizmet yükümlüsüne irat kaydedilir. Bu kapsamda tespit edilen gönderiler, evrensel posta hizmet yükümlüsü tarafından gecikmeksizin alıcısına sevk edilir. Posta tekeli ihlali hakkındaki yaptırımlara ilişkin diğer mevzuat hükümleri saklıdır...denilmek suretiyle anılan kanun ve müvekkili idare lehine tekel hakkı tanındığının açıkça belirlenmiş olduğunu,  6475 sayılı kanunun Geçici 8.maddesinde ;Ağırlık ve ücret belirlenmesi GEÇİCİ MADDE 8 -(1) 6 ncı maddenin birinci fıkrasının (a) bendine göre Bakanlar Kurulu tarafından yurt içi ve yurt dışı haberleşme gönderileri ile ilgili ağırlık ve ücret belirleninceye kadar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki mevzuatın ilgili hükümlerinin uygulanmasına devam olunur... .denilmek suretiyle yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar mülga: 5584 sayılı Posta Kanununun ilgili maddelerinin de yürürlükte olacağını, Yerleşik yargı kararları gereğince de müvekkilinin idareye tanınan posta tekeli hakkı uyarınca açılan davaların müvekkili lehine sonuçlandığını, davalı şirketlerin posta tekelini ihlal niteliğindeki faaliyetleri nedeniyle müvekkili şirket zararının belirlenmesinin icap ettiğini, BTK Posta Sektöründeki İdari Yaptırımlar Yönetmeliği” - Yetkilendirmeye ilişkin İhlaller “ Başlıklı 5.ci maddesinin 3.fıkrası a) bendinde “ Hizmet sağlayıcısı tarafından , evrensel posta yükümlüsüne tahsis edilen posta tekelinin ihlal edildiğinin kurum tarafından veya mahkeme kararıyla tespit edilmesi “.. denilmek suretiyle, tekel ihlalinin Mahkeme kararı ile tespit edilebileceğini hüküm altına aldığını,   Bilirkişi tespit raporunda görüldüğü ZİP Lojistik firmasınca,  gönderilerin ayrım ve işlenmesinin yapıldığı bölümün incelenmesi ve gönderilerin sayımına çeşitli bahaneler ileri sürülerek izin verilmediğini, bu nedenle gönderilerin adedinin tespit edilemediğini, davanın belirsiz alacak davası olarak kabulü ile Davalının hizmet aldığı dava dışı ... A.Ş tarafından, 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanununun yürürlüğe girmesinden itibaren ,posta tekel hakkını düzenleyen ilgili maddelere aykırı faaliyet gösterilerek , gerek diğer davalı firmalara ait , gerekse dava dışı firmalara ait posta tekeline tabi gönderilerin kabulü, taşınması, dağıtımı vs. İşlemlerinin yapılması nedeniyle ,her bir gönderi için müvekkil kuruluş nezdinde belirlenen ücret tarifesindeki posta ücretinin on katı tutarında olmak üzere, doğan tazminat alacaklarına ilişkin olarak, fazlaya ilişkin hakları ve davalının hizmet aldığı dava dışı ... A.Ş firmasına gönderi taşıtan, taraflarınca ticaret unvanı belirlenemeyen diğer firmalara karşı her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davanın belirsiz alacak davası olarak kabulü ile, şimdilik 100.000,00 TL nin ihlal tarihinden itibaren işlemiş ve işletecek Ticari Avans faizi ile birlikte ... firmasından tamamının ,diğer davalılardan sorumlulukları oranında ve ... firması ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsiline, diğer davalılarca, davalının hizmet aldığı dava dışı ...  firmasına kabul, dağıtım ve taşıma işi yaptırılan ihlal kapsamındaki tüm gönderilerin gerçek adedinin objektif olarak belirlenebilir nitelikte olmadığından Ticari kayıt ve defterlerin incelenmesi suretiyle Bilirkişi marifetiyle tetkiki ile alacağı belirlenebilir hale getirilmesine ve her bir gönderi için müvekkili kuruluş nezdinde belirlenen ücret tarifesindeki posta ücretinin on katı tutarında tazminatın ihlal tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek ticari avans faizi ile ... firmasının tamamının, diğer davalılardan sorumlulukları oranında ve ... Lojistik firması ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsiline, davalı ... firmasınca Posta Tekel Hakkının ihlali niteliğinde gönderi kabul taşıma ve dağıtımı yaptıran , ancak taraflarınca Ticaret unvanı belirlenemeyen dava dışı diğer firmaların Ticaret unvanlarının ve bu firmalara ait gönderilerin gerçek adedinin Ticari kayıt ve defterleri incelenmesi suretiyle Bilirkişi marifeti ile tespiti ile alacağın belirlenebilir hale getirilmesine ve her bir gönderi için müvekkili kuruluş nezdinde belirlenen ücret tarifesindeki posta ücretinin on katı tutarında tazminatın ihlal tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek ticari avans faizi ile davalıdan tahsiline, muarazanın meni ile müdahalenin önlenmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yüklenilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı müvekkili ile dava dışı ... Lojistik arasındaki hizmet ilişkisinin, davalı müvekkili tarafından müşterilerine satılan ve  \"mektup, haberleşme niteliği taşımayan \" emtianın ... Kurye tarafından toplanması ve dağıtımına ilişkin olduğunu, alınan hizmetin PTT tarafından sunulan bir hizmet olmadığını, davalı müvekkilin diğer davalı ... ile kurduğu ilişkide T.C BTK tarafından verilen “Posta Hizmetleri Yetki Belgesi “ referans alarak ,bu belgeye duyduğu güvene istinaden ... Lojistikten Hizmet sağlayıcı olduğu alanda hizmet almasının davalı müvekkili Tekel Hakkını İhlal eden taraf yapmayacağını, davaya dayanak gösterilen İstanbul 8.Sulh Hukuk Mahkemesi 2016/122 D.İş dosyasında tanzim edilen 15/09/2016 tarihli raporun kabulünün mümkün olmadığını, söz konusu raporun somut ve ölçülebilir hiçbir tespit içermediğini, “kapalı zarf içerisinde gönderi “ olduğundan bahsedilmiş olsa da gönderilerin ne olduğunu, ne kadar olduğunu, içeriklerinde ne bulunduğunu, mektup yada haberleşme niteliği taşıyıp taşımadığı hususlarında hiçbir değerlendirme yapılmadığını, iş bu afaki rapora dayalı olarak müvekkilin sorumlu olduğunun düşünülemeyeceğini, müvekkilince diğer davalıdan alınan hizmetin Resmi mercilerce verilen “Yetki Belgesi” ne dayandığını, somut olayda Davacının tekel hakkının ihlali nedeniyle ileri sürdüğü taleplerinin müvekkile yöneltilemeyeceğini, husumet itirazları dikkate alınarak müvekkil yönünden davanın  reddine ,yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:  İlk Derece Mahkemesi 27/10/2021 tarih ve 2018/35 Esas - 2021/743 Karar sayılı kararı ile; \" Mahkememizin 2017/68 esas sayılı dosyasının 29/12/2017 tarihli celsesinin ara kararı gereği; davalılardan ... A.Ş  yönünden dosyanın  tefrik edilmesi sonucu tefrik edilen dosya mahkememizin yukarıdaki  esasına kaydı  yapılmıştır. Deliller;  Dava dışı ... Şirketince kesilen tüm faturaların suretleri, Vakıf kayıtlarında tutulan listeler, Genel Muhasebe Fişleri, Bilirkişi Heyet Raporu Davacı vekili 08.01.2018 tarihli dilekçe ile; 2017/68 E sayılı dosyasında davalı ... A.Ş ve diğer davalılar yönünden ikame etmiş olduğu davada her bir davalı yönünden talep sonucunu açıklamıştır. Bu davanın davalısı yönünden talep sonucunun fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla ve belirsiz alacak davası olarak tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla şimdilik 10.000,00-TL'nin ihlal tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsilinden ibaret olduğunu beyan etmiştir. Mahkememizce dosyanın taraflar arasındaki uyuşmazlıkla ilgili olarak bu konuda uzman olduğu anlaşılan bilirkişi ... tevdii ile Bilirkişi Raporu aldırılmıştır.  Kargo, Kurye, Lojistik ve Dağıtım Uzmanı ...  hazırlamış olduğu Bilirkişi Raporuna göre özetle; \"...Raporumuzda detaylı biçimde açıklandığı ve ana dava konusu raporda da etraflıca ifade edilmeye çalışıldığı üzere dava konusu gönderilerin salt “kapalı zarf içerisinde gönderiler” olarak içeriği belirtilmeden, sayısı belirle meden posta tekelini ihlal eden gönderi niteliğinde kabul ekilmesi tarafımızca müspet olarak değerlendirilmemektedir. Sektörde uygulanan ve Posta Hi: metleri Kanununda açıklanan posta gönderisi, posta kolisi: niteliğindeki gönderiler özel sektör firmalarınca ve posta tekeli dışında sürekli taşınmaktadır,...\" hususlarında görüş bildirilmiştir. Bilirkişi Raporu taraflara  usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.Mahkememizce dosyanın taraflar arasındaki uyuşmazlıkla ilgili olarak bu konuda uzman olduğu anlaşılan  Müşavir Bilirkişi ... ve Lojistik Bilirkişi ...  tevdii ile Bilirkişi Raporu aldırılmıştır. Mali Müşavir Bilirkişi ... ve Lojistik Bilirkişi  ... 'nin  hazırlamış olduğu 22.02.2021 tarihli Bilirkişi Heyet Raporuna göre özetle; \"...1. 6475 Sayılı Posta Hizmetleri Yasasının 5. Maddesi uyarınca posta gönderilerinin kabulü, toplanması, işlenmesi, sevki, dağıtımı ve teslimini kapsayan posta hizmetlerinin bu Kanununa göre faaliyet gösteren hizmet sağlayıcıları tarafından yerine getirileceğinin düzenlendiği, 2. Posta hizmetlerin ...A.Ş. ile bu 6475 Sayılı Kanun hükümlerine göre posta sektöründe faaliyet göstermek üzere yetkilendirilmiş 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 124 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan sermaye şirketleri tarafından yerine getirileceği,3. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından yetkilendirilmiş olan (yetki belgesi sahibi) Davalı .... A.Ş'nin kurum tarafından PHS-ULS-019 sayılı Ulusal kapsamlı 27.05.2015 tarihinden itiharen 26/05/2030 tarihine kadar yetkilendirildiği , 4. Belge sahibinin 6475 sayılı kanunun 15. Maddesine göre posta hizmetlerinden elde etmiş oldukları net satış hasılatları üzerinden “Evrensel Posta Hizmeti Katkı Payı” ödediği de dikkate alındığında;Davalı ...  A.Ş 'nin ,Dava dışı -Diğer davalı ... A.Ş tarafından aldığı hizmet ile, 6475 sayılı yasanın 6. Maddesi ile ....A.Ş” ne tanınan “Posta Tekeli” hakkını ihlal etmediği,...\" hususlarında görüş bildirilmiştir. Bilirkişi Raporu taraflara  usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Bilirkişi Raporları hüküm kurmaya uygun bulunmuştur. <br>GEREKÇE; Taraflar arasındaki ihtilaf; Dava dışı ... 'in 6475 sayılı yasanın tekel hakkını düzenleyen ilgili maddelerine aykırı olarak davalıya ait ürünleri taşıyıp taşımadığı, davacının zararının oluşup oluşmadığı, ve davalının sorumlu olup olmadığı  hususlarındadır. Tüm dosya kapsamından;  6475 Sayılı Posta Hizmetleri Kanununun “Posta Tekeli\" başlıklı 6.Maddesindeki düzenlemede:  MADDE 6 - (1) Aşağıdaki hizmetler evrensel posta hizmet yükümlüsünün tekelindedir: <br>a) Temel ücret göz önünde bulundurularak Kurumun önerisi ve Bakanlığın teklifi ile Bakanlar Kurulu tarafından ağırlığı veya ücreti belirlenen yurt içi ve yurt dışı haberleşme gönderilerinin kabulü, toplanması, işlenmesi, sevki, dağıtımı ve teslimi. b)4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun elektronik tebliğe ilişkin hükümleri saklı kalmak kaydıyla, 7201 sayılı Kanun ve diğer kanunlar kapsamındaki elektronik ortam dâhil her türlü tebligatın kabulü, toplanması işlenmesi, sevki, dağıtımı ve teslimi. c) Barışta Türk Silahlı Kuvvetlerinin posta hizmetleri.ç) Postada alınacak ücretleri gösteren posta pulları, kişisel pul, anma pulları, posta kartları ve ilk gün zarflarının bastırılıp satışa çıkarılması. <br>(2) Birinci fıkranın (a) bendine göre belirlenmiş olan ağırlık ve ücret limiti gönderi içerisindeki haberleşme mahiyetindeki maddeye ilişkindir. Reklam, tanıtım, broşür gibi maddelerin ilavesi suretiyle ağırlığın aşılması veya değişik promosyon ve iskonto usulleri uygulanarak ücret limitinin dışına çıkılması posta tekelinin ihlali sayılacağını, (3) Posta tekelini ihlal edenlerin, bu ihlal kapsamındaki gönderiler için evrensel posta hizmet yükümlüsünce belirlenen posta ücretinin on katı tutarında meblağı evrensel posta hizmet yükümlüsüne tazminat olarak ödemekle yükümlüdür. Davacı Posta ve Telgraf Teşkilatı, yurt içi ve yurt dışında posta hizmetlerini yürütmeye ve gerekli altyapıyı kurmaya yetkili olup, Kurumun; her türlü taşımacılık hizmetlerini de içerecek şekilde posta, koli, kargo ve lojistik hizmetleri, pul basımı ve satımı, bankalara destek hizmeti, parasal posta hizmeti, ödeme hizmeti sunma, adres bilgi kayıt sistemi ve elektronik sertifika hizmet sağlayıcılığı, tebligat ve telgraf hizmeti yürütmektedir. 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu : MADDE 5 - (1) Posta gönderilerinin kabulü, toplanması işlenmesi, sevki, dağıtımı ve teslimini kapsayan posta hizmetleri, bu Kanun hükümlerine göre faaliyet gösteren hizmet sağlayıcıları tarafından yerine getirilir... Posta hizmetlerinin Posta Hizmet Sağlayıcıları tarafından yerine getirileceği hüküm altına alınmıştır. Yine aynı kanunun MADDE 9 - (1) Posta hizmeti verilebilmesi veya bunun için gerekli alt yapının kurulup işletilebilmesi için Kurum tarafından bu hususta yetilendirilmiş olmak gerekir. (2) Yetkilendirme, yetki belgesi verilmesi yoluyla yapılır. Yetki belgesi almak isteyen şirketler faaliyete başlamadan önce Kurum düzenlemeleri çerçevesinde Kuruma başvuruda bulunur.03/06/2014 tarihli 29019 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Posta Sektörüne ilişkin Yetkilendirme yönetmeliğine göre: Hizmet Sağlayıcı : Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketini ve Kanun hükümlerine göre posta sektöründe faaliyet göstermek üzere yetkilendirilmiş 13/01/2011 tarihli ve 6102 sayılı TTK nun 124. Maddesinin ikinci fıkrasında sayılan sermaye şirketlerini, Posta Hizmeti: Posta gönderilerinin kabulü, toplanması, işlenmesi, sevki dağıtımı ve teslimini, Yetki Belgesi : Posta hizmetlerinin tamamının veya bir kısmının sunulması veya yürütülmesi için gerekli olan altyapının sağlanması ve işletilmesine yetki tanıyan posta hizmetlerine özel belirli hak ve yükümlülükleri içeren ve Kurul tarafından belirlenen bedel karşılığında verilen belgeyi, İfade etmektedir.   Dava dışı davalının hizmet aldığı ... A.Ş. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından PHS-ULS-019 sayılı Ulusal kapsamlı 27.05.2015 tarihinden itibaren 26/05/2030 tarihine kadar Posta Hizmet Sağlayıcısı olarak yetkilendirilmiştir. 29/02/2016 tarih 29639 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan \"Evrensel Posta Hizmetleri Yönetmeliği\" nin  \" Evrensel Posta Hizmet Gelirleri ve Tahsil Esasları \" başlıklı 10.maddesine göre : 1-a)Hizmet sağlayıcılarınca; cari yılda üçer aylık dönemlerde geçici kurumlar vergisi kapsamında vermiş oldukları beyanname ekinde yer alan ve gelir tablosunun net satışlar kısmında belirtilen tutardan şirketin posta hizmetlerinden  elde ettiği net satış hasılatına isabet eden miktarın %2 si geçici kurumlar vergisi beyannamesinin  verildiği ayı takip eden ayın sonuna kadar, 1-b)Kurumca, Kanun uyarınca posta hizmetlerine ilişkin verilen idari para cezalarının %20 si tahsil edildiği ayı takip eden ayın sonuna kadar, Bakanlığa bildirildiği bu meblağlar aynı süre içinde, Bakanlığın Merkez Muhasebe birimi hesabına aktarılır ve Bütçeye Evrensel posta hizmetleri gelirleri adı altında gelir olarak kaydedildiği, ...\" Evrensel posta hizmeti gelirleri ve tahsil esasları belirtilmiştir.Davalının hizmet aldığı  dava dışı .... A.Ş.'nin 3'er dönemlik periyotlarda geçici kurumlar vergisi beyannamesi verdiği ve 6475 sayılı kanunun 15. Maddesine göre posta hizmetlerinden elde etmiş oldukları net satış hasılatları üzerinden “Evrensel Posta Hizmeti Katkı Payı\" ödediği,  Mevzuat hükümleri uyarınca ağırlığın aşılması veya ücret limitinin dışına çıkılması hallerinin, posta tekelinin ihlali sayıldığı gözönünde tutularak;  davalının hizmet aldığı dava dışı ... A.Ş'nin yaptığı hizmet ile, 6475 sayılı yasanın 6. Maddesi ile ... A.Ş” ne tanınan “Posta Tekeli” hakkını ihlal etmediği, davalı şirketin de yetki belgeli dava dışı şirketten kanuni sınırlar çerçevesinde hizmet aldığı kanaatine varılmış olmakla, davanın reddine dair karar verilmiştir.\" gerekçeleri ile; <br>\" 1-)Davacının davasının REDDİNE, ... \" karar verilmiş ve verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dava dışı ... A.Ş. tarafından, 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanununun posta tekel hakkını düzenleyen ilgili maddelerine aykırı faaliyet gösterilerek, çeşitli firmalara ait posta tekeline tabi gönderilerin kabul, taşıma ve dağıtım faaliyetlerinde bulunulduğu hususlarının, İstanbul 8.Sulh Hukuk Mahkemesi' nin 2016/122 D.İş sayılı dosyası üzerinden  bilirkişi marifetiyle  yapılan inceleme ile tespit edildiğini, bunun üzerine gerek ... firması ve gerekse bu firmaya posta tekeli kapsamında gönderi verdiği tespit edilen aralarında davalı ... A.Ş. nin de bulunduğu  onbeş şirket hakkında İstranbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin E. 2017/68 E. sayılı dosyası üzerinden belirsiz alacak ve muarazanın menni müdahalenin önlenmesi talebi ile  dava açıldığını, Mahkemece ... firmasına gönderi veren diğer davalılar hakkında tefrik kararı verilmesi üzerine davalı  ... A.Ş.  aleyhine açılan davaya da Mahkemenin 2018/35 sayılı dosyası üzerinden devam edilerek, tüm itirazlarına rağmen dava konusunda ihtisas sahibi olmayan bilirkişilerce, sübjektif inceleme ve değerlendirmelerle hazırlanan ve hukuki kanıt değeri bulunmayan bilirkişi  raporuna dayalı olarak davanın reddi yönünde karar verildiğini, Gerçekten de karara esas alınan 22.2.2021 tarihli bilirkişi raporunun, dosyaya mübrez önceki rapor gibi, subjektif inceleme ve değerlendirmeye dayanmakta olup, posta tekeli kavramına ilişkin olarak kanuni dayanaktan yoksun değerlendirmeler içermekte olduğunu, zira raporun içeriğinden  bilirkişi tarafından posta tekeli kavramının ortaya konulamadığı, posta tekeline tabi gönderiler ile posta tekeline tabi olmayan gönderiler arasındaki ayrımın dikkate alınmadığı, BTK tarafından yetki belgesi verilen tüm dağıtım şirketlerinin her türlü gönderiyi taşıma hakkı varmış gibi hukuka aykırı tespit ve değerlendirmelerde bulunulduğu hususlarının görülmekte olduğunu, ancak tüm haklı itirazlarının Mahkemece dinlenmediğini ve tamamen mevzuata aykırı değerlendirmelerle dolu raporun hükme esas alındığını, şöyle ki; A- Mahkemece verilen kararda, davalının hizmet aldığı ... firmasının, -BTK tarafından verilen yetki belgesine sahip olduğu, -3'er dönemlik periyotlarda geçici kurumsal vergisi beyannamesi verdiği, -6475 sayılı yasanın 15.maddesine göre posta hizmetlerinden elde etmiş olduğu net satış hasılatı üzerinden \"Evrensel Posta Hizmeti katkı Payı\" ödediği Gerekçesi ile faaliyetlerinin tekel hakkını ihlal etmediğine karar verildiğini, bu kararın \"posta tekeli\" kavramının düzenleniş amacına tamamen aykırı bir değerlendirmeye dayanan yasaya ve mevzuata aykırı bir karar olduğunu, zira; -Müvekkil ...  A.Ş.' nin kuruluşu, yapılanması, faaliyet konuları ve hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin usul ve esasların belirlenmesine ve posta sektörünün düzenlenmesine ilişkin 6475 Posta Hizmetleri Kanunu’nun 3. maddesi uyarınca;  Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ile müvekkil şirket arasında 23/07/2013 tarihinde  “Posta Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Görev Sözleşmesi” akdedildiğini ve müvekkil şirketin Evrensel Posta Hizmetleri Yükümlüsü olarak belirlenmiş olduğunu,-Evrensel Posta Hizmetleri Yükümlüsü olarak belirlenen müvekkil Kuruluşun görev ve hizmet alanına ilişkin TEKEL HAKKI  (POSTA TEKELİ) 6475 Sayılı Posta Hizmetleri Kanunu’nun 6’ncı maddesinde,  \" Temel ücret göz önünde bulundurularak Kurumun önerisi ve Bakanlığın teklifi ile Bakanlar Kurulu tarafından ağırlığı veya ücreti belirlenen yurt içi ve yurt dışı haberleşme gönderilerinin kabulü, toplanması, işlenmesi, sevki, dağıtımı ve teslimi..'' posta tekeli kapsamında kabul edilmiş olup, bu kapsamdaki gönderilerin PTT haricinde kabul, taşıma, dağıtım vs faaliyetlerinin yapılması ve yaptırılması posta tekeli hakkının ihlali sonucunu doğurmakta olduğunu, -6475 Sayılı Kanun gereği BTK tarafından hizmet sağlayıcılarına, posta tekeline tabi olmayan gönderiler için yetki belgesi verilmekte olup, bu yetki belgesinin posta tekeline tabi gönderileri kapsamadığı hususunun kanunun açık hükmü ile sabit olduğunu, Dolayısıyla, davalının hizmet aldığı dava dışı ... şirketine BTK tarafından verilen yetki belgesinin de posta tekel hakkına tabi gönderileri kapsamadığı, zira kanun gereği posta tekeline tabi gönderilerin kabul, sevk, işleme, dağıtım vs faaliyetlerinin münhasıran ... A.Ş.'ye ait olduğu hususunun yasal düzenleme ile sabit olduğunu, Bu sebeple, davalının hizmet aldığı ... firmasının yetki belgesine sahip olmasının huzurda görülen dava konusu ile hiçbir ilgisi bulunmadığını, Şayet BTK tarafından yetki belgesi verilmesi, yetkilendirilen firmaya her türlü gönderiyi kabul, sevk, işleme, dağıtım vs. hakkı tanındığı anlamına gelse idi, bu durumda kanun koyucu tarafından 6475 Sayılı Yasada ''posta tekeli hakkının'' düzenlenmesine ihtiyaç duyulmayacağı hususunun aşikar olduğunu, posta tekel hakkının ayrı bir madde olarak kanunda düzenlenmesi, bu madde kapsamında sayılan gönderilerin kabul, sevk, işleme, dağıtım vs işlemlerinin münhasıran evrensel posta hizmet sorumlusu olan müvekkil ... A.Ş.' ye tanınan bir yetki olmasından kaynaklı olduğunu, -Anılan hükümler gereğince, BTK tarafından davalının hizmet aldığı ... şirketine ve diğer evrensel posta hizmet sağlayıcılarına tanınan yetkinin, 6. maddede öngörülen posta tekeli hakkına tabi gönderileri kapsamadığı,  posta tekeline tabi gönderilerin taşıma dağıtım vs işlerin yapılması ve yaptırılmasının mutlak suretle ihlal anlamı taşıdığı hususlarının açık olduğunu, B-Ayrıca Mahkemece,  \"Mevzuat hükümleri uyarınca ağırlığın aşılması veya ücret limitinin dışına çıkılması hallerinin, posta tekelinin ihlali sayıldığı\" kabul edilerek hüküm verilmiştir olduğunu, ki bu değerlendirme ve kabulün tamamen hatalı olduğunu, Zira 6475 Sayılı Yasanın geçici 8. maddesinde; \"6 ncı maddenin birinci fıkrasının  ( a) bendine göre  bakanlar Kurulu tarafından yurt içi ve yurt dışı haberleşme gönderileri ile ilgili ağırlık ve ücret belirleninceye kadar, bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki mevzuatın ilgili hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.\" denilmek suretiyle, yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar 5584 Sayılı Posta Kanununun ilgili hükümlerinin yürürlükte olacağının düzenlendiğini, Buna göre, 5584 sayılı Yasanın \"Posta Tekeli\" başlıklı 2'nci maddesinde; açık ve kapalı mektuplar ile üzerinde haberleşme mahiyetinde yazı bulunan kartların PTT idaresinin tekeli kapsamında sayılmış olduğunu, Dolayısıyla 5584 Sayılı Yasanın anılan düzenlemeleri uyarınca; PTT İdaresinin tekeli altında olan hususların, -Açık ve kapalı mektuplar, -Üzerlerinde haberleşme mahiyetinde yazı bulunan kartlar olduğunu, mahkemece yapılan değerlendirme ve varılan sonucun tamamen hatalı olduğunu, Cevap dilekçesinde, davalı şirket tarafından müşterilerine satılan emtianın (sigorta şirketi olan davalının  müşterilerine sattığı emtianın ancak sigorta poliçesi olabileceğini ) katlama, harmanlama, zarflama, poşetleme, etiketleme, dağıtım, sevk ve teslim işlemlerinin  ... firmasına yaptırıldığı hususunun belirtildiğini, gerek davalı ile ZİP Lojistik arasında yapılan sözleşmede verilecek hizmetler arasında zarflama yapıldığı hususunun açıkça yazılı olup gerekse dava öncesinde İstanbul 8. Sulh Hukuk Mahkemesi' nin 2016/222 D.İş sayılı dosyasından yapılan tespit esnasında davalıya ait olduğu üzerinde davalı ... A.Ş. isminin yer aldığı kapalı zarflar tespit edilmiş olduğunu, -6475 Sayılı Kanun' un 6.maddesinin; Temel ücret göz önünde bulundurularak Kurumun önerisi ve Bakanlığın teklifi ile Bakanlar Kurulu tarafından ağırlığı veya ücreti belirlenen yurt içi ve yurt dışı haberleşme gönderilerinin kabulü, toplanması, işlenmesi, sevki, dağıtımı ve teslimi...'' şeklinde olduğunu, - Yine,  Mektup Postası Yönetmeliğinin, Posta tekelini düzenleyen 5. Maddesi; ''Mektup postası gönderilerinden açık veya kapalı mektuplarla, üzerinde haberleşme niteliğinde yazılar bulunan posta kartlarının kabul, taşıma ve dağıtımı PTT'nin tekeli altındadır'' şeklinde düzenlendiğinin görülmekte olduğunu, Dolayısıyla,  posta tekeline tabi gönderilerin dağıtımının yanı sıra kabul, işleme, sevk ve her türlü işleminin de münhasıran PTT tarafından yapılabileceğinin kabul edilmiş olup, bu hizmetlerin de evveliyetle posta tekeli kapsamında olduğunu, -Gerek Anayasa Mahkemesi' nin 04/12/2014 tarih ve 2013/84 e-2014/183 k. sayılı kararı, gerek yüksek yargı kararları, gerekse 6475 sayılı yasa, 5584 sayılı mülga yasa ve mektup postası gönderileri yönetmeliğinin ilgili maddeleri uyarınca; kapalı zarf ve kapalı ambalaj içerisindeki gönderilerin tümünün mektup sayılacağı ve yine mektup dışındaki herhangi bir gönderinin tanımına uymayanlar ile kapalı zarf yahut ambalaj içinde yollanan gönderilerin tümünün de mektup olarak işlem göreceği, tüm bu gönderilerin kabulü, toplanması, işlenmesi, sevki, dağıtım ve tesliminin tekel kapsamında olduğu  hususunun yasa ile güvence altına alındığını, a)-Öncelikle kanuni düzenlemeler incelendiğinde, gerek 6475 sayılı Yasanın 6.maddesi ile 5584 Sayılı Yasanın 2. Maddesi ve gerekse Mektup Postası Gönderileri Yönetmeliğinin 5. ve 21. Maddelerinde yer alan düzenlemeler uyarınca; her türlü kapalı zarfın içeriğine bakılmaksızın; posta tekeli kapsamındaki gönderilerden kabul edildiği hususunun yasa ve yönetmeliğin açık hükümleri ile sabit olduğunu, Şöyle ki; - Mektup Postası Gönderileri Yönetmeliğinin, Posta tekelini düzenleyen 5. Maddesi; ''Mektup postası gönderilerinden açık veya kapalı mektuplarla, üzerinde haberleşme niteliğinde yazılar bulunan posta kartlarının kabul, taşıma ve dağıtımı PTT'nin tekeli altındadır. kapalı zarf ve kapalı ambalaj içindeki gönderilerin tümü mektup sayılır'' şeklinde düzenlenmiş, <br>- Yine, Yönetmeliğin Mektuplar başlıklı II.Kısım 21.maddesinde mektubun; Madde 21- Güncel ve kişisel haber taşıyan kağıt ve benzerlerine \"Mektup\" denir. mektupların zarf içinde olup olmamaları veya zarfların açık veya kapalı olmaları niteliklerini değiştirmez. mektup dışındaki herhangi bir gönderinin tanımına uymayanlar ile kapalı zarf yahut ambalaj içinde yollanan gönderiler de mektup olarak işlem görürler'' şeklinde tanımlanmış olduğunu, -6475 Sayılı Posta Hizmetleri Kanunu’nun “Posta tekeli” başlıklı 6’ncı maddesinin 1.fıkrasının (a) bendinin; \" - (1) Aşağıdaki hizmetler evrensel posta hizmet yükümlüsünün tekelindedir: a) Temel ücret göz önünde bulundurularak Kurumun önerisi ve Bakanlığın teklifi ile Bakanlar Kurulu tarafından ağırlığı veya ücreti belirlenen yurt içi ve yurt dışı haberleşme gönderilerinin kabulü, toplanması, işlenmesi, sevki, dağıtımı ve teslimi...'' şeklinde düzenlenmiş olup, anılan düzenlemeden ağırlığı ve ücreti belirlenen yurtiçi ve yurtdışı haberleşme gönderilerinin kabulü, toplanması, işlenmesi, sevki, dağıtımı ve teslimi aşamalarının tamamının posta tekeline tabi olduğu hususunun açıkça görülmekte olduğunu, - Yine, 6475 sayılı Yasanın Geçici 8.maddesi delaletiyle, halen uygulanmaya devam olunan mülga 5584 sayılı Yasanın posta tekelini düzenleyen 2. Maddesinde,  açık ve kapalı mektuplar ile üzerlerinde haberleşme mahiyetinde yazı bulunan kartların, PTT İdaresinin tekeli kapsamında sayıldığı hususunun düzenlenmiş olduğunu, - Yukarıda bahsi geçen kanuni düzenlemelerden görüleceği üzere; içeriğine bakılmaksızın kapalı zarf içerisindeki her türlü gönderinin mektup olarak kabul edildiği hususunun görülmekte olduğunu, b- Nitekim; Yüksek yargı kararları incelendiğinde; Posta Tekelini ihlal ederek taşıma işi yapan bir başka şirket tarafından, posta tekeline ilişkin olarak Kuruluşları tarafından düzenlenen 07/10/1997 gün, PİG.0.08.00.01-265 sayılı Genelgenin iptali talebi ile Kuruluşları aleyhine açılan dava sonucu Danıştay 10. Dairesince verilen 20/11/2000 tarih ve 1998/1581E.-2000/5799K. sayılı kararda; ''5584 sayılı posta Kanunun 2. maddesinde açık ve kapalı mektuplar ile üzerlerinde haberleşme mahiyetine yazı bulunan kartlar posta tekeli kapsamına alınmıştır. Bu sebeple kapalı bir mektup zarfının içinde fotokopi belge, mektup, gizli evrak veya bir fotoğrafın bulunması kapsamı itibari ile bu gönderinin mektup niteliğini bozmaz ve yukarda belirtilen yazılı kaynaklara göre böyle bir gönderi mektuptur'' denilmek suretiyle, bir mektup zarfının içeriğine bakılmaksızın mektup olarak kabul edileceğinin belirtildiğinin görülmekte olduğunu, - Yine, 6475 Sayılı Yasanın 6/1 maddesinin anayasaya aykırılığı iddiası ile yapılan başvuru neticesinde Anayasa Mahkemesinin 04/12/2014 tarih ve 2013/84 E-2014/183 K. sayılı aykırılık iddiasının reddine ilişkin kararda; ''...Kanun'un 6. maddesinde, PTT lehine getirilen tekel, evrensel posta hizmetinin ülkenin her tarafına kesintisiz ve makul ücretlerle götürülebilmesinin hem garanti altına alınması hem de bu hizmetin getirdiği mali yükün bu şekilde hafifletilmesi amacına yöneliktir.Bir başka ifadeyle, mülga 5584 sayılı posta kanunu'nda, ağırlık ve ücret limiti olmaksızın, tüm açık ve kapalı mektuplar ile haberleşme mahiyetinde yazı içeren kartlar üzerinde bulunan tekel hakkı bir kit olan PTT'ye ait iken; bu kez aynı tekel hakkı AB direktifleri doğrultusunda Bakanlar Kurulu tarafından belirlenecek belli ağırlık veya ücretlerle sınırlı olarak daraltılmak suretiyle yine kamu kurumu niteliği ağır basan anonim şirket statüsündeki PTT A.Ş'ye verilmektedir....'' denilmek suretiyle Anayasaya aykırılık iddiasının reddine karar verildiği ve tüm açık ve kapalı mektuplar ile haberleşme mahiyetinde yazı içeren kartlar üzerinde bulunan tekel hakkının 6475 Sayılı Kanunla da tekel kapsamında olduğu husununun  kabul edildiğinin görülmekte olduğunu, Gerek posta tekeline tabi gönderilerin kabul, sevk ve dağıtımını yapan gerekse yaptıran firmaların her iki tarafının da söz konusu ihtilafın tarafı olup, taşıtan firmanın söz konusu haksız eylemden muaf tutulmasının hukuken mümkün olmadığını, buna ilişkin yüksek yargı kararlarınında bu yönde olduğunu, Posta tekeline aykırı gönderilerinin,  kabulü, taşınması, dağıtımı vs. işlemlerin  dava dışı  ... Şti.ne yaptıran davalının, her bir gönderi için müvekkil Kuruluş nezdinde belirlenen ücret tarifesindeki posta ücretinin on katı tutarında tazminat ödemesi gereken davalı şirket hakkında, Mahkemece davalı şirketin dava dışı şirketten kanuni sınırlar içerisinde hizmet aldığı kanaati ile verilen kararın hatalı ve yasanın açık hükmüne aykırı olup kaldırılması gerektiğini, Belirtilen sebeplerle, bilirkişi raporunda yapılan tespit ve değerlendirmelerin bilimsel ve hukuki dayanağı bulunmadığı, posta tekeli hakkı hususunda değerlendirmeye yer verilmediği, bu haliyle hükme esas almaya elverişli olmadığı hususlarının açık olduğunu beyanla; Açıklanan nedenlerle; - Usul ve yasaya aykırı olan yerel mahkeme kararı hakkında, istinaf taleplerinin kabulüne ve davanın istinaf mahkemesinde görülmesine, - Netice itibari ile usul ve yasaya aykırı mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini, - Davanın istinaf mahkemesinde yeniden görülmesi mümkün değilse, “hükmün kaldırılmasına ve dosyanın yeniden karar verilmek üzere yerel mahkemeye gönderilmesine\" karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu kapsamında posta tekel hakkının ihlali nedeniyle muarazanın meni, müdahalenin önlenmesi ve tazminat talebine  ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı vekili, davacının 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu'nda ve iş bu Kanun'un geçici 8. maddesi uyarınca uygulanan mülga 5584 sayılı Posta Kanunu'nda sayılan ve tekel hakkına sahip olunan gönderilerin davalının dava dışı olan ve iş bu dosyanın tefrik edildiği dosyada davalı bulunan ... A.Ş. ile aralarında akdedilen kurye alım hizmet sözleşmesi uyarınca taşıttırıldığı, bu hususun İstanbul 8. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2016/122 Değişik İş dosyası ile tespit edildiğini, tekel hakkının ihlali sebebiyle muarazanın men'ine ve müdahalenin önlenmesi ile Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davada pasif husumetlerinin bulunmadığını, davalı ile dava dışı ... A.Ş. ile aralarında kurye alım hizmet sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmenin konusunun davacının tekel hakkına sahip olduğu gönderiler olmadığını, kaldı ki dava dışı şirketin BTK tarafından verilmiş posta hizmetleri yetki belgesi bulunduğunu, İstanbul 8. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2016/122 Değişik İş dosyasında alınan rapora itibar edilmesinin mümkün olmadığını, raporda kapalı zarf içerisinde gönderi olduğundan bahsedildiğini, ancak gönderinin niteliğinin tespit edilmediğini, davalının tekel hakkının ihlaline sebebiyet verecek haksız bir fiili bulunmadığından davanın davalıya yönetilemeyeceğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili istinaf sebebi olarak; Mahkemece posta tekeli kavramının ortaya koymayan, posta tekeline tabi gönderiler ile posta tekeline tabi olmayan gönderiler arasındaki ayrımın dikkate alınmadığı, BTK tarafından yetki belgesi verilen tüm dağıtım şirketlerinin her türlü gönderiyi taşıma hakkı varmış gibi hukuka aykırı tespit ve değerlendirmelerde bulunan bilirkişi raporunun hükme esas alındığı, bilirkişi raporuna itirazların dikkate alınmadığı, 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu ve iş bu Kanun'un geçici 8. maddesi uyarınca uygulanan mülga 5584 sayılı Posta Kanunu hükümlerinin doğru değerlendirilmediği, söz konusu mevzuat hükümlerinde sayılan gönderiler hususunda davacının tekel hakkına sahip olduğu ve tekel hakkının davalılar tarafından ihlal edildiği ve Mahkemece bu hususlar dikkate alınmaksızın eksik inceleme ile verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu hususlarını ileri sürmüştür.  Mahkemece dava dışı ... A.Ş.'nin BTK tarafından Posta Hizmet Sağlayıcısı olarak yetkilendirildiği,  3'er aylık dönemlik periyotlarda geçici kurumlar vergisi beyannamesi verdiği ve 6475 sayılı kanunun 15. maddesine göre posta hizmetlerinden elde etmiş oldukları net satış hasılatları üzerinden Evrensel Posta Hizmeti Katkı Payı ödediği ve  Mevzuat hükümleri uyarınca ağırlığın aşılması veya ücret limitinin dışına çıkılması hallerinin posta tekelinin ihlali sayıldığı, davalı şirketin yasal sınırlar çerçevesinde aldığı hizmet ile davacının posta tekel hakkını ihlal etmediği gerekçesi ile davanın reddine karar vermiş ise de; Mahkemece  6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu ve iş bu Kanun'un geçici 8. maddesi uyarınca uygulanan mülga 5584 sayılı Posta Kanunu hükümleri uyarınca davacının posta tekeline sahip olduğu gönderilerin açıkça tespit edilmediği, 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu ve iş bu Kanun'un geçici 8. maddesindeki \"6 ncı maddenin birinci fıkrasının (a) bendine göre Cumhurbaşkanı  tarafından yurt içi ve yurt dışı haberleşme gönderileri ile ilgili ağırlık ve ücret belirleninceye kadar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki mevzuatın ilgili hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.\" hükmü ve bu hususta Cumhurbaşkanlığı tarafından henüz bir belirleme yapılmadığı dikkate alındığında ve bilirkişi raporlarında bu hususta bir değerlendirme ve inceleme yapılmadığı gözetildiğinde Mahkemece ağırlığın aşılmadığı veya ücret limitinin dışına çıkılmadığı hususunun nasıl tespit edildiğinin anlaşılamadığı, davacı tarafından delil olarak dayanılmasına ve talep edilmesine rağmen davalı şirket ile dava dışı  ... Lojistik Kurye Dağıtım Danışmanlık Hizmetleri A.Ş.nin defter ve kayıtları, taraflar tarafından dayanılan ve sunulan deliller ve dosya üzerinde dava konusu alanda uzman sektör bilirkişisi ve mali müşavir bilirkişisinden oluşan heyet aracılığı ile inceleme yaptırılmak suretiyle dava konusu edilen gönderilerin tekel hakkının ihlali niteliğinde olup olmadığı, olması halinde mevzuat hükümleri uyarınca davacının talep edebileceği zarar miktarının tespiti hususunda rapor alınmadığı, davalının pasif husumet itirazı hakkında ara karar ve gerekçeli kararda bir değerlendirme yapılmadığı, davacının bilirkişi raporuna itirazlarını karşılar nitelikte rapor alınmadığı ve gerekçeli kararda da itirazların değerlendirilmediği anlaşılmakla, eksik inceleme ve değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi isabetli olmamış ve davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmüştür.Açıklanan nedenle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a6 maddeleri uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 27/10/2021 tarih ve 2018/35 Esas - 2021/743 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde  yatıran tarafa iadesine, 6-Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği İİK'nın 36/5 maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için yatırılan teminatın talep halinde yatıran ilgili tarafa iadesine,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,   Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 04/07/2024 tarihinde HMK'nın  362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.   <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"202f1f714dc923be","SID":"763b2a4188866a1f"}}