{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/404 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/1180 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ : 31/03/2021<br>NUMARASI\t: 2017/1147 Esas - 2021/252 Karar <br>DAVA: BANKA TEMİNAT MEKTUBUNUN İADESİ VE DEPO EDİLMESİ <br>KARAR TARİHİ: 04/07/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkili banka ile davalılardan ... Tic. A.Ş. arasında Genel Alacaklı Cari Hesap Sözleşmesi imzalanarak davalıya gerekli tetkikatlar yapılmak suretiyle çek karnesi teslim edildiği ve yine davalı lehine teminat mektupları düzenlenerek kredi kullandırıldığını, keşide edilen Beyoğlu ... Noterliği'nin 29.06.2017 tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarname ile muhataplara tedavülde olan çek yaprakları için toplam 100.200,00 TL ve mer'i teminat mektuplarından kaynaklanan 71.137.88 TL'lik gayrinakdi kredi borcu bulunduğu ve bu bedelin hesaba yatırılması, aksi halde kanuni yollara başvurulacağının ihtar edildiğini, ancak söz konusu bedelin sözleşme hükmüne rağmen yatırılmadığını beyanla çek sorumluluk bedeli olan 100.200,00 TL ve mer'i teminat mektup bedelleri olan 71.137,88 TL gayrinakdi kredi borcunun müvekkili banka nezdinde faiz getirmeyen bir hesapta bloke edilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı  ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili yönünden husumet itirazlarının bulunduğunu, davanın usul ve yasaya aykırı olduğu ve dava dilekçesinde açıklık ve somut bir delil de bulunmadığını, asıl muhatapların diğer davalı şirketler olduğunu, müvekkilinin ise gerçek kişi olduğunu, müvekkilinin malvarlıklarına İstanbul Anadolu 2. Sulh Ceza Hakimliği'nin, şirketlerine ise İstanbul Anadolu 4. Sulh Ceza Hakimliği'nin kararları ile el konularak TMSF tarafından atanan kayyumlara devredildiğinden tasarruf yetkisinin bulunmadığını, varsa sorunların kayyum tarafından çözülmesi gerektiğini, kefaletin asli unsurlarının oluşmadığını, alacağın müvekkili yönünden kat edilmediğini, davacı alacağının ispata muhtaç olduğunu ve neye göre hesaplandığının belli olmadığını, davacı talebinin hakkın kötüye kullanımı ve sebepsiz zenginleşme olarak da değerlendirilebileceğini beyan ederek davanın reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; yetkili mahkemelerin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olması nedeniyle yetki itirazında bulunduklarını, müvekkili şirketler TMSF gözetimine alındıklarından kayıtlarına sağlıklı olarak ulaşılmasının zor olduğunu, davacı yanca belirtilen sözleşmenin tarihi ve içeriğinin ne olduğunun bilinmediğini, gerçekten mer'i mektup bulunup bulunmadığının, sürelerinin dolup dolmadığının ve kime karşı düzenlenmiş hangi mektuplar olduklarının anlaşılamadığını, tedavülde olduğu belirtilen çek yapraklarının ne kadar bedelli olarak kime karşı düzenlendiklerinin belirli olmadıklarını, tek taraflı genel işlem şartları içeren sözleşmenin geçersiz olması nedeniyle borca itiraz ettiklerini, kayyum atanan TMSF tarafından tüm boş çek yapraklarının bankaya iade edildiğini, 678 sayılı Kanun Hükmündeki Kararname gereğince müvekkili şirket borçlarından ötürü öncelikle kefil olan diğer borçlulara müracaat edilmesinin zorunlu olduğunu beyanla davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 31/03/2021 tarih 2017/1147 Esas - 2021/252 Karar sayılı kararında;\"Dava,  çek sorumluluk bedellerinin ve mer'i teminat mektubu bedellerinin depo edilmesi istemine ilişkindir. Yapılan yargılama neticesinde ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Mahkememizce görülüp karara bağlanan davanın, tedavülde bulunan çek yaprakları ile ilgili bankanın yasal sorumluluğunda bulunan bedellerin ve meri teminat mektuplarından kaynaklı gayrinakdi kredi borçlarının depo edilmesi talebine ilişkin olduğu, davacı banka ile davalı ... Tic. A.Ş arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiği, sözleşmeye diğer davalı şirketlerin ve davalı ... müteselsil kefil oldukları, genel kredi sözleşmesi kapsamında davalı şirkete çek karnesi verildiği ve davalı şirket lehine teminat mektupları düzenlendiği, davacı yanca davalılara Beyoğlu .... Noterliğİ'nin 29/06/2017 tarihli ve ... yevmiye sayılı kat ihtarnamesi gönderildiği, ihtarnamenin tebliğ şerhlerinin dosyaya ibraz edildiği, kat edilen bedellerin yatırılmaması üzerine eldeki davanın açıldığı, 678 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 37. maddesi gereğince TMSF tarafından kayyım atanan şirketler hakkında yapılacak taleplerdeki özel düzenlemem gereğince asıl borçlu dışındaki kefillere gidilmesi gerektiği, fakat asıl borçlu dışındaki şirketlere de TMSF tarafından kayyım atandığı, gerçek kişi kefil olan ... da tutuklu olduğu, TMSF eliyle tüm malvarlığına ve şirketlerine el konulduğunun bildirildiği, davalı ... A.Ş ve  ... A.Ş vekili tarafından bankaya iadesi yapılan çeklere ilişkin bir kısım tutanakların dosyaya ibraz edildiği, ancak dosyada yaptırılan bilirkişi incelemesinde taraflar arasındaki sözleşmede çek yaprakları sorumluluk bedellerinin asıl borçlu ve kefiller tarafından karşılanacağı ve bankaca talep edilmesi halinde de bedellerinin depo edileceğine dair açık bir sözleşme hükmü bulunmadığının tespit edilmesi karşısında davacının çek yaprakları sorumluluk bedellerinin depo edilmesi yönündeki taleplerinin yerinde olmadığı, öte yandan sözleşmenin 8.04-g maddesinde teminat mektubu bedellerinin depo edilmesi talebine ilişkin açık düzenleme bulunması karşısında davacının meri teminat mektubundan kaynaklı 71.137,88 TL depo talebinin yerinde olduğu sonucuna ulaşılmış, bu bağlamda, davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, dava konusunun gayri nakdi alacakların depo edilmesi istemine ilişkin olması nedeniyle maktu karar ve ilam harcına ve yine kabul ve reddolunan dava değerleri dikkate alınarak tarafların leh ve aleyhlerine maktu vekalet ücretine hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur...\"gerekçesi ile; '' 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, teminat mektuplarından kaynaklanan 71.137,88 TL gayrinakdi kredi borcunun davacı bankanın gelir getirmeyen bir hesabına davalılarca DEPO EDİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı ve davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı ... A.Ş vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi'nin davanın kısmen reddine yönelik kararı usul ve yasaya aykırı olup, dava konusu uyuşmazlığın çözümünde eksik inceleme yapıldığını, sözleşmede çek yaprakları sorumluluk bedelinin depo edilmesine dair açık bir hüküm bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini ancak davalı şirkete çek karnesinin teslim edildiği, çek yapraklarından kaynaklanan gayri nakdi kredi borcunun bulunduğu, diğer davalı kefilin kredi sözleşmesinden kaynaklanan nakdi ve gayri nakdi kredi borcuna kefil olduğu dosyadaki belgelerle sabit olmasına rağmen, davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasa hükümleri ile bağdaşmadığını; Kredi Sözleşmesi ve Kefalet Sözleşmesi'nde yer alan düzenlemelerin dava konusu gayri nakit alacağın depo edilmesi isteminin haklılığını gösterdiğini, Genel Kredi Sözleşmesinin 8.04. maddesinin, Gayrinakdi Kredi Kullandırımına İlişkin Hükümler başlıklı kısımda gayrinakdi kredinin kullandırımına ve ihtilaf halinde izlenecek sürece  ve tarafların yükümlülüklerine dair düzenleme yapıldığını, 8.04-g maddesinin; \"Mektup Bedelinin Depo Edilmesi; banka sebep göstermek zorunda olmaksızın,(i) üç günlük süre içerisinde mevcut kefillerin değiştirilmesini veya yeni kefil ve teminat gösterilmesini, (ii) ödemeye davet edilmemiş ve komisyon müşteri tarafından düzenli olarak ödenmiş olsa dahi göreceği lüzum üzerine, teminat mektubu ve kontrgaranti muhteviyatının o tarihteki ana para, faiz, komisyon, gider vergisi, ve diğer masrafları ile birlikte nakten ve defaten faiz getirmeyen bir hesapta bloke edilmek üzere 3 gün içinde Bankaya depo edilmesini talep etmeye, bu talebin yerine getirilmemesi halinde ihtiyati haciz ve diğer kanun yollarına başvurmaya yetkili olduğunu Müşteri şimdiden kabul eder.\" şeklinde olduğunu;<br>Keza Dosya kapsamından asıl kredi kullanan ... Tic. A.Ş  ile müvekkili banka arasında imzalandığı ihtilafsız olan Genel Kredi sözlemesinin geri ödeme başlıklı 2.10. maddesinin 2. paragrafında; \"Cari hesap şekliden işleyen krediler ise; bankanın geri ödeme talebinin Müşteriye ulaşmasını izleyen bir (1) gün içinde nakden ve tamamen ödenecektir. Bu çerçevede kullandırılan gayri nakdi  krediler karşılığı nakit tutarlarında asgari yine aynı süre içinde Bankaya teminat olarak teslimi şarttır.\" şeklinde düzenleme yapıldığını, dolayısıyla Genel Kredi Sözlemesinde  bankanın talebini izleyen 1(bir) gün içinde gayri nakti krediler tutarını teminat olarak bankaya yatırılmasının tahahhüt edildiğini, madde hükmünden de anlaşılacağı üzere müvekkili bankanın gayri nakit alacak için depo talep hakının bulunduğunun tartışmasız olduğunu, buna rağmen çek yaprakları yönünden sözlemede açıkça bir hüküm bulunmadığı gerekçesi ile bu talep yönünden davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu;Kefilin sorumluluğu ise Kefaletnamelerde düzenlenmiş olup söz konusu kefaletnamelerde açıkça kefilin kredi kullananın nakdi ve gayrinakdi kredilerinin tamamınından doğmuş ve doğacak tüm borçlarından sorumlu olduğunun düzenlendiğini, nitekim bu durum müşterek borçlu müteselsil kefil tarafından taahhüt ve kabul edilmiş olup  imza altına alındığını, dolayısıyla kefillerin de  müşterek ve müteselsil borçlu sıfatı ile davaya konu  nakdi/gayrinakdi alacağın tamamından sorumlu olduklarını;Sözleşmenin Konusu\" başlıklı Kefalet Sözleşmesinin 2. maddesinin\"...Müşteri ... A.Ş.'nin (\"Kredi Alan\") Banka ile akdetmiş olduğu; Kredi Alan'ın kullandığı ve/veya kullanacağı nakdi ve/veya gayri nakdi kredilerden kaynaklanan doğmuş ve/veya doğacak tüm borçlar ile her ne surette olursa olsun asaleten ve kefaleten doğmuş ve doğacak tüm borçlara Kefil'in Kredi Alan ile beraber kefil olması işbu sözleşmenin konusunu oluşturmaktadır. Kefil, aşağıda belirtilen kefalet tutarı ile sınırlı olmak üzere işbu kefalet sözleşmesinde belirtilen taahhütlerinin yukarıda yer alan sözleşme/sözleşmeler kapsamında Banka tarafından Kredi Alan'a bir defadan fazla kullandırılan ve/veya kullandırılacak nakdi ve/veya gayrinakdi kredilerden doğmuş ve doğacak tüm borçları da kapsadığını kabul, beyan ve taahhüt eder.\" şeklinde olduğunu, bu hükümlerin davalıların gayri nakit kredi borcuna ilişkin olarak hukuki sorumluluk ve yükümlülüklerini ifade ettiğini beyanla Yerel mahkemenin usul ve yasaya aykırı kararının kaldırılmasını ve davalılar aleyhindeki davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... Tic. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı banka tarafından, ... Tic. A.Ş. ile aralarında Genel Alacaklı Cari Hesap Sözleşmesi imzalanarak çek karnesi teslim edildiği ve teminat mektupları düzenlenerek kredi kullandırıldığı, keşide edilen ihtarname ile tedavülde olan çek yaprakları için toplam 100.200,00 TL ve mer'i teminat mektuplarından kaynaklanan 71.137,88 TL gayri nakdi kredi borcunun ödenmesinin bildirildiği ancak bu bedelin yatırılmadığı bu nedenle çek sorumluluk bedeli olan 100.200,00 TL ve teminat mektup bedelleri olan 71.137,88 TL gayri nakdi kredi borcunun faiz getirmeyen bir hesapta bloke edilmesi amacıyla dava açıldığının öğrenildiğini, davacının çek yaprakları sorumluluk bedellerinin depo edilmesi yönündeki taleplerinin reddi yönündeki Mahkeme kararına herhangi bir diyeceklerinin olmadığını, kararın bu yönüyle usul ve yasaya uygun olduğunu; Öte yandan, davacının mer'i teminat mektubundan kaynaklı 71.137,88 TL depo talebinin yerinde olduğu gerekçesi ile teminat mektuplarından kaynaklanan 71.137,88 TL gayrinakdi kredi borcunun davacı bankanın gelir getirmeyen bir hesabına davalılarca depo edilmesine ilişkin Mahkeme kararının ise usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafından sunulan genel kredi sözleşmesinin mektup bedelinin depo edilmesi hükmünün bulunduğu sayfada müvekkili şirketin imzasının bulunmadığını, sözleşmenin son sayfası dışında müvekkili şirketin sözleşme tarihindeki yetkilisinin imzası ya da parafının bulunmadığını, davacı banka tarafından sunulan Genel Kredi Sözleşmesi'nin davalı müvekkili şirket tarafından imzalanmayan bölümlerinin sonradan eklenmiş de olabileceğini, ilgili sözleşme hükmünün taraflarınca kabul edilmediğini; Öte yandan, davacı bankanın sunmuş olduğu Genel Kredi Sözleşmesi'nin son sayfasının ise sadece davalı ... Tic. A.Ş. tarafından imzalanmış olup, ... A.Ş. tarafından imzalanmadığını, bu nedenle de ... A.Ş. yönünden davanın tamamen reddedilmesi gerektiğini; Kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte; bir an için sözleşmenin 8.04-g maddesinin geçerli olacağı kabul edilse dahi sözleşmedeki bu hükmün genel işlem koşulu niteliğinde olduğunun nazara alınması gerektiğini, davacı tarafın müvekkili şirketleri sözleşme öncesinde bilgilendirdiğine dair delil ibraz etmediğini, TBK’nın 21. maddesi uyarınca genel işlem koşulu niteliğindeki sözleşmelerde koşullar hakkında karşı tarafı bilgilendirme yükümlülüğü mevcut olup, davacının sözleşmenin tarafı ve kefillerine sözleşme koşullarına ilişkin bilgilendirmede bulunduğunun ispat edilemediğinin açık olduğunu, dolayısıyla bahse konu Genel Kredi Sözleşmesi öncesi Bilgi Formunun imzalandığına ilişkin herhangi bir belge sunulamadığı gözetildiğinde TBK m. 21. uyarınca genel işlem koşullarının yazılmamış sayılmasının kabulü gerekmekte olup, işbu işlem koşuluna dayalı olarak teminat mektuplarından kaynaklanan 71.137,88 TL gayrinakdi kredi borcunun davalı müvekkili şirket tarafından depo edilmesi yönünde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu;Davacı banka tarafından, davalı asıl borçlu şirket lehine ve ... Gümrük Müdürlüğü'ne hitaben düzenlenerek verildiği belirtilen teminat mektubuna ilişkin Sayın Mahkemece hiçbir araştırma yapılmadığını, davacı bankanın bahse konu teminat mektubunun tüm bilgilerini (ilgili banka şubesi, tarihi vb.) belirtmediği gibi, söz konusu teminat mektubunun davalı asıl borçlu şirkete teslim edildiğine ve/veya dava konusu teminat mektubunun nakde çevrilip çevrilmediğine dair herhangi bir evrak da sunmadığını, hal böyle iken, bu hususlar araştırılmaksızın, teminat mektubu bedelinin davacı bankanın hesabında depo edilmesine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla davanın kısmen kabulüne dair kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Gayri nakdi kredinin depo edilmesi talebinin kefillere yöneltilmesi için bu durumun ayrıca ve açıkça kefalet sözleşmesinde belirtilmesi gerektiğini, dava konusu sözleşmelerde bu hususta açık hüküm bulunmadığından davacı yanın taleplerinin müvekkiline yöneltmesinin hukuken mümkün olmadığını, bu hususta Yargıtay tarafından da kabul görülen birçok emsal kararın mevcut olduğunu;Bu emsal kararlardan da anlaşılacağı üzere; Yargıtay'ın, gayri nakdi kredinin depo edilmesi talebinin kefillere yöneltilmesi için bu durumun ayrıca ve açıkça kefalet sözleşmesinde belirtilmesine gerek duyulduğunu belirttiğini, ancak dosyada mübrez olan kefalet sözleşmelerinden de görüleceği üzere bu hususun sözleşmede açıkça düzenlenmediğini, buna rağmen Yerel mahkemece bu hususun göz ardı edilerek kısmen kabul kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini;Ayrıca; müvekkilinin İstanbul Anadolu 5. Sulh Ceza Hakimliği'nin 2016/183 D.İş sayılı kararı ile 26/08/2016 tarihinden itibaren yaklaşık 4 yıla yakın tutuklu kaldığını,  ayrıca müvekkilinin tüm şahsi mal varlığına tedbir konulduğunu ve tasarruf yetkilerinin de kısıtlandığını, davacı tarafın dava konusu teminat bedelinin rehnedilmediğini iddia ettiği tarihlerde kendi mal varlığı üzerinde yönetim ve temsil yetkisinin bulunmadığını, bu nedenle cezaevinde bulunan, hiçbir tasarruf ve temsil yetkisi bulunmayan müvekkilin TMSF yetkililerince yapılmayan ödemeden sorumlu tutulmasının hakkaniyet ilkelerine de sığmadığını beyanla Yerel mahkemenin vermiş olduğu kısmen kabul kararının kaldırılmasına, açılmış olan haksız davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamında açılan çek hesabına bağlı olarak verilen çek karnesinden iade edilmediği iddia edilen çeklerin bankaca ödenecek yasal sorumluluk bedeli ile sözleşme uyarınca verilen teminat mektubu bedelinin depo edilmesi talebine ilişkindir. Dosya kapsamından; davacı banka ile davalı ...Tic. A.Ş. arasında 25.07.2012 tarihli ve 16.000.000 TL bedelli genel kredi ve cari hesap kredi sözleşmesinin imzalandığı, diğer davalıların söz konusu sözleşmeye 76.384.000 TL miktar ile müşterek ve müteselsil kefil oldukları, davalı asıl borçlu şirketin talebi ile tarafına çek karnesi verildiği ve lehine ... Kargo Gümrük Müdürlüğü'ne hitaben süresiz ve 71.137,88 TL bedelli teminat mektubunun düzenlendiği, bu şekilde davalı şirkete toplam 171.247,88 TL tutarında gayri nakdi kredi kullandırıldığı, davalı kefil şirketler ... A.Ş.'nin, diğer davalı asıl  borçlu ... A.Ş.'ye devredildikleri, devralan davalı borçlu şirket ile diğer davalı kefil ... A.Ş.'ye İstanbul Anadolu 4. Sulh Ceza Hakimliği'nin 26.10.2016 tarihli kararı ile TMSF'nin kayyım olarak atandığı, davacı banka tarafından Beyoğlu .... Noterliği'nden davalılara keşide edilen  29.06.2017 tarihli ihtarname ile \"çek yaprakları ile ilgili yasal sorumluluk miktarı için toplam 100.200 TL gayri nakit, teminat mektubundan kaynaklanan 71.137,88 TL gayri nakit kredi borcunun bulunduğu,... muhatap banka hesabına 3 günlük süre içerisinde yatırılması\"nın ihtar edildiği, ihtarnamenin tebliğine dair tebliğ şerhleri ile genel kredi ve kefalet sözleşmelerinin dosyada mübrez olduğu, Mahkemece alınan bilirkişi raporu ile davacı bankanın teminat mektubu bedelinin depo edilmesini talep edebileceği ancak taraflar arasındaki sözleşmelerde davacı bankanın, davalı asıl borçlu şirket ile kefillerden gayri nakdi çek taahhüt bedelini talep edebileceğine dair bir düzenleme olmadığından davacının, davalılardan çek depo talebinde bulunamayacağının tespit edildiği, Mahkemece söz konusu rapor esas alınarak davanın teminat mektubu bedelinin depo edilmesi talebi yönünden kabulüne, çek yasal sorumluluk bedellerinin depo edilmesi talebi yönünden ise reddine karar verildiği, karara karşı taraf vekillerinin ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulundukları anlaşılmıştır. Davacı banka ile davalı asıl borçlu ...Tic. A.Ş. arasında imzalanan 25.07.2012 tarihli genel kredi sözleşmesinin \"Geri Ödeme\" başlıklı 2.10. maddesinin 2. paragrafında, bankanın talebini izleyen bir gün içinde gayrı nakit krediler tutarının teminat olarak bankaya yatırılmasının taahhüt edildiği, yine davacı banka ile davalı kefiller arasında imzalanan kefalet sözleşmelerinin \"Taahhütler\" başlıklı 3. maddesinde, kefilin, kredi alana kullandırılmış ve/veya kullandırılacak nakdi ve gayri nakdi kredilerden doğmuş ve doğacak tüm borçlarından sorumlu olduğunun kabul edildiği anlaşılmış olup Mahkemece genel kredi sözleşmesinde açık bir hüküm bulunmadığından bahisle davalıların çek depo bedelinden sorumlu olmadıklarına yönelik gerekçesi isabetsiz olmuştur.678 Sayılı KHK'nın, TMSF'nin kayyım olarak atandığı şirketlerin kefaleti başlıklı 37.maddesinin 1.fıkrasında TMSF'nin kayyım olarak atandığı şirketlerde, şirketin doğrudan veya dolaylı borçlarının ödenmesi için öncelikle şirket lehine kefil olan ortak, yönetici veya bunlarla bağlantılı üçüncü gerçek veya tüzel kişilerin mal varlığına müracaat edilmesi gerektiği, ikinci fıkrasında ise TMSF'nin kayyım olarak atandığı şirketlerin müşterek müteselsil borçluluğu kapsayan kefaletler dahil kefil olduğu borçlarda ise kayyımlık devamı süresince borcun öncelikle asıl alacaklıdan ya da diğer kefillerden tahsili yoluna gidileceğinin hükme bağlandığı görülmüştür.   Buna göre Mahkemece, davacı vekilinin, davalıların çek depo bedelinden sorumlu olmadıkları tespitini içerir bilirkişi raporuna itirazları da nazara alınarak bilirkişiden, dava tarihi itibariyle davacı bankanın çek yaprakları nedeniyle yasal sorumluluk bedellerini ödeyip ödemediği, talep edilen alacağın nakdi alacağa dönüşüp dönüşmediği ve davacı bankanın, depo edilmesini talep edebileceği tutar yönünden ek rapor alınması ile alınacak raporun az yukarıda açıklanan 678 sayılı KHK'nın 37. maddesi ile birlikte değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.Bu itibarla; davacı vekili ile davalılar ... A.Ş. ve ... Tic. A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine, Dairemizce verilen kararın mahiyeti itibariyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı ... A.Ş ve davalılar ... A.Ş. ile ... Tic. A.Ş.'nin  istinaf başvurusunun KABULÜ ile;  İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 31/03/2021 Tarih 2017/1147 Esas - 2021/252 Karar sayılı kararının HMK'nın 297, 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Davalı ... istinaf başvuru sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 3-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf talep edenler tarafından yatırılan istinaf karar harçlarının talep halinde taraflara iadesine, 5-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 6-Artan gider avansı olması halinde  yatıran tarafa iadesine, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 04/07/2024 tarihinde HMK'nın  362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. <br><br>\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9c1ab59b56ff72b7","SID":"e7f2ea66206a4811"}}