{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2023/554 Esas\t\t\t\t\t\t\t\t<br>KARAR NO\t: 2024/409<br><br>DAVA\t: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>DAVA TARİHİ\t: 31/08/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 09/07/2024 <br><br>Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM\t\t/<br>Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; Müvekkilinin ortağı olduğu davalı ... 2022 yılına ait olağan genel kurul toplantısı 06/06/2023 tarihinde yapıldığını,yapılan toplantıda yönetim kurulunun yeterli bilgiden uzak, üstün körü bilgilendirme ile 2022 yılı yıllık faaliyet raporu, finansal tablolarının müzakere edildiğini ve davacı müvekkilin hayır oyuna karşılık yönetim kurulunun ibra edildiğini, genel kurulda müvekkilinin muhalefet şerhi kullandığını ve bu durumun toplantı tutanağına yazıldığını, davalı şirketin genel kurulda şirketin mali durumuna yönelik detaylı bilgi vermediğini, üstün körü bilgilendirme yapıldığını, şirketin faaliyet alanının gayrimenkul hizmetleri olduğunu, şirket bünyesinde birçok taşınmazın bulunduğunu, taşınmazların semeresi olan kira bedellerinden gelir elde edildiğini, Genel Kurula katılan müvekkiline şirket bünyesinde kaç adet taşınmazın olduğu, taşınmazların kime kiralandığı, ne kadara kiralandığı, fatura düzenlenip düzenlenmediği, ne kadar vergi ödendiği, masraflar ve ödemeler çıktığında şirketin ne kadar kar elde ettiği, bu süreçte taşınmazların başkasına satışının yapılıp yapılmadığı ve benzeri konularda bilgi verilmediğini,  Şirket yönetim kurulunun şirket üzerinden menfaat sağladığını, ayrıca şirkete ait olan birtakım taşınmazları akrabalarına şirkete zarar verecek şekilde devrettiği bilgisi haricen öğrenildiğini, Şirket Yönetim Kurulu Başkanının, şirkete ait olan bir veya birkaç taşınmazı değerinin çok altında muvazaalı olarak oğlu ...'na devrettiğinin öğrenildiğini,  2021 ve 2022 genel kurullarında Yönetim Kurulu herhangi bir taşınmaz satışı veya devri yapılmadığını beyan ederek Genel Kurulu yanıltıcı bilgilendirme bulunduğunu, Yönetim Kurulu tarafından, gerçek değerinin çok çok daha altında şirkete ait taşınmazlar satılmış olup şirket ciddi manada zarara uğratıldığını, ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasında 23/11/2022 tarihli bilirkişi raporuna göre; şirkete ait taşınmazların sadece arsa değerine göre, metkekare fiyatı 15.000,00 TL değer biçilmiş iken, metkekare fiyatı 4.000,00 TL'den genel kurulun bilgisi dışında satıldığını, yakın zamanda ise yönetim kurulu taşınmazları metkekare fiyatı 2.000,00TL'den satmaya çalıştığını,bu durumlarla ilgili  ayrıca savcılığa suç duyurusunda bulunulacağını, satışların engellenmesi için şirketin gayrimenkulleri üzerine ihtiyati tedbir kararı verilmesini gerektiğini belirterek,  davanın kabulüne, genel kurul kararının iptaline, genel kurulca şirkete zorunlu organ olan denetçi görevlendirilmediğinden mahkemenizce denetçi atanmasına ve şirketin 5 yıllık mali tablolarının incelenerek TTK 402. maddesi gereğince denetim raporu düzenlenmesine, mahkeme aksi kanaatte ise şirketin son beş (5) yıllık mali tablolarının incelenmesi için bilirkişi görevlendirilmesine, şirketin sermaye ortaklığının/hisse oranlarının tespiti davası ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında 12 yıldır derdest olup; davalı şirkete ait aktif ve muvazaalı pasif taşınmazların üçüncü kişiye satışının dava sonuçlanıncaya kadar engellenmesi için tapu kayıtlarına ihtiyati tedbir konulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>SAVUNMA\t\t\t/<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, Genel kurulun bazı maddelerde davacı tarafça \"hayır\" oyu kullanıldığını,  Bilindiği üzere,  6102 sayılı TTK m. 446/1-a düzenlemesinde pay sahibinin, iptal davası açabilmesi için toplantıya katılarak karara olumsuz oy vermesi ve bu muhalefetini tutanağa geçirtmesi koşullarının arandığını, TTK m. 446/1-a düzenlemesinde hem karara olumsuz oy verme hem muhalefetini tutanağa geçirtme koşullarının aynı anda sayıldığını ve aralarındaki “ve” bağlacı bu iki koşulun birlikte aranmasını gerektiğini, bu nedenle pay sahibi, sadece olumsuz oy vermekle aynı zamanda muhalefet koşulunu da sağlamayacağını, öncelikle TTK 448. Madde gereği müvekkili şirketin muhtemel zararlarına karşı davacı tarafça teminat gösterilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, davacının çelişkili davaranış yasağına takıldığını, davacı taraf şirketin finansal verilerine vakıf olduğunu belirterek; davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini  talep etmiştir.<br>KANITLAR VE GEREKÇE\t\t/<br>Dava;davalı şirketin TTK'nın 445. maddesine istinaden 06/06/2023 tarihinde yapılan 2022 yılı olağan genel kurulunda alınan sermaye artırımına ilişkin kararının iptali istemine ilişkindir.<br>Mahkememizin 06/09/2023 tarihli tensip tutanağının 13.maddesi gereğince özel denetçi tayini istemi talebi yönünden yargılama usulü ve dava nevi farklı olduğundan bu talep yönünden dosyanın tefrik edilerek ayrı esasa kaydına karar verildiği, ara karar gereğince dosyanın tefrik edilerek 2023/577 esasa kaydedildiği görülmüştir.<br>Uyuşmazlığın; davacının davalı şirket hissedarı olup 2022 yılına ait olağan genel kurul toplantısına katıldığı, yapılan toplantıda davalı... A.Ş'nin yönetim kurulunun yeterli bilgiden uzak, üstünkörü bilgilendirme ile 2022 yılı yıllık faaliyet raporu, finansal tabloları müzakere edilerek davacının hayır oyuna karşılık yönetim kurulunun ibra edildiğinden bahisle genel kurul kararının iptaline karar verilmesi talebi olduğu uyuşmazlık konularının dava şartı koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği, iptal koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplandığı tespit edilmiştir.<br>Genel kurul kararını iptali istemiyle dava açan davacı, davalı anonim şirkette pay sahibi olup işbu dava iptali istenen genel kurul kararının alındığı   06/06/2023 tarihinden  itibaren 3 aylık hak düşürücü sürede  açılmıştır.<br>Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2017/2875 esas, 2019/1904 karar sayılı ilamı ile\"... tüm maddelerin görüşülmesi öncesinde muhalefet şerhi önergesi sunarak peşin olarak muhalefetlerini zapta geçirdikleri ancak oylamadan sonra muhalefet görüşü  beyan ederek muhalefet şerhlerini hiçbir maddenin altına yazdırmadıkları gibi genel kurul tutanağının son sayfasında da muhalif kaldıklarına dair şerh verip imzalamadıkları, TTK 381. maddesi gereğince toplantıda hazır bulunulup alınan kararlara muhalif kalan ve durumu toplantı tutanağına geçiren ortağın iptal davası açması hakkı olduğu, oylamadan önce ( karar alınmasından önce) muhalefet edilmesinin ( peşin muhalefet) dava hakkı vermediği, kararların alınmasından sonra muhalefet şerhi verilmesinin gerektiği gözetilerek anılan maddeler hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir... taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.... taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlaırnın reddi ile usul ve yasyaa uygun hükmün ONANMASINA,\"<br>Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2018/3433 esas, 2020/468 karar sayılı ilamı ile \"....Kararların iptalini düzenleyen anılan madde hükmüne göre toplantıda hazır bulunup da alınan karara muhalif kalan ve bu durumu toplantı tutanağına geçiren ortağın söz konusu kararlara karşı iptal davası açma hakkının olduğu belirtilmiştir. Somut olayda, davacı ortağın genel kurulda kendisini vekili aracılığıyla temsil ettirdiği, vekilin iptali istenen maddeye yönelik olarak daha karar alınmadan önce karşı çıktığı, bu şekilde muhalefet durumunun öneriye karşı olup, kararın alınmasından sonra yapılmış bir karşı çıkmanın (muhalefet) bulunmadığı, bu durumda iptal davası açabilmek için kanunun aradığı “alınan kararlara muhalif kalma” koşulunun yerine getirilmediği anlaşıldığından, dava konusu genel kurul kararı bakımından yapılan iptal isteminin dava koşulu yerine getirilmediğinden reddine karar verilmesi gerekirken,\"<br>Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2020/40 esas 2021/6549 karar sayılı ilamı ile \"...Dava konusu 26.06.2012 tarihli genel kurul toplantı tutanağının incelenmesinde,  genel  kurul toplantısına katılan davacıların iptali talep edilen kararlarda usulüne uygun muhalefet şerhini tutanağa yazdırmadıkları gibi dilekçe ile muhalefetlerini bildirmedikleri de anlaşılmıştır. Her ne kadar kararların bazılarında oylamadan önce muhalefet dilekçesinin  divana  sunulduğu  yazılmış  ise  de,  bunun  daha  karar  alınmadan  önce  karşı çıkma  şeklinde olduğu, karara karşı peşin muhalefette bulunulduğu, bu şekildeki muhalefetin öneriye karşı çıkma mahiyetinde olup, kararın alınmasından sonra yapılmış bir karşı çıkmanın, muhalefetin bulunmadığı, bu durumda iptal davası açabilmek için kanunun aradığı “alınan kararlara muhalif kalma” koşulunun yerine getirilmediği açıktır.\" şeklindedir.<br>TTK'nın 446/1. maddesinde genel kurul kararının iptali istemiyle dava açmak isteyen pay sahibinin iptalini istediği genel kurul kararlarına karşı olumsuz oy kullanması ve muhalefetini tutanağa geçirtmesi aranmaktadır. Bu husus  HMK'nın 114/2. maddesi gereği özel yasadan doğan dava şartı niteliğinde olduğundan re'sen gözetilmesi gerekmektedir. Ne var ki somut olayda iptali istenen  06/06/2023 tarihli olağan genel kurul toplantı tutanağında işbu toplantıda alınan kararlara ilişkin  hayır oyu kullanılmış olmasına rağmen açık bir muhalefet bulunmadığı gibi davacı pay sahipleri tarafından toplantıdan sonra verilmiş alınan bu kararlara muhalefet içerir ayrı bir dilekçe de ibraz edilmiş değildir. <br>Diğer taraftan TTK'nın 446/2. maddesi b) bendinde;  “Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri  süren pay sahipleri,”nin dava açabileceği de düzenlenmiş ise de somut olayda anılan madde kapsamında yer alan hallerin varlığı söz konusu olmadığı gibi bu yönde bir iddia da ileri sürülmemiştir.<br>Davacı tarafça dava dilekçesi ile ; 06/06/2023 tarihli genel kurul toplantısında 2022 yılı yıllık faaliyet raporu, finansal tabloları detaylandırmadan üstün körü bilgilendirme yapıldığı, Şirketin faaliyet alanı gayrimenkul hizmetleri olup, şirketin bünyesinde birçok taşınmazların semeresi olan kira bedellerinden  gelir elde edildiği, Genel Kurula katılan davacıya  şirket bünyesinde kaç adet taşınmazın olduğu, taşınmazların kime kiralandığı, ne kadara kiralandığı, fatura düzenlenip düzenlenmediği, ne kadar vergi ödendiği, masraflar ve ödemeler çıktığında şirketin ne kadar kar elde ettiği, bu süreçte taşınmazların başkasına satışının yapılıp yapılmadığı ve benzeri konularda bilgi verilmediği, Şirket yönetim kurulunun şirket üzerinden menfaat sağladığı, ayrıca şirkete ait olan birtakım taşınmazları akrabalarına şirkete zarar verecek şekilde devrettiği bilgisinin  haricen öğrenildiği, Şirket Yönetim Kurulu Başkanı şirkete ait olan bir veya birkaç taşınmazı değerinin çok altında muvazaalı olarak oğlu ...'na devrettiğini haricen öğrendiği, 2021 ve 2022 genel kurullarında Yönetim Kurulu herhangi bir taşınmaz satışı veya devri yapılmadığını beyan ederek Genel Kurulu yanıltıcı bilgilendirme bulunduğu iddia edilmiştir.<br> 06/06/2023 tarihli Genel kurulun 2 nolu kararı; \" Yönetim kurulunun 2022 yılı yıllık faaliyet raporu okundu ve müzakere edildi. ...'nun hayır oyuna karşılık çoğunlukla ibra edildi. Yönetim Kurulu oylamaya katılmadı \" şeklinde düzenlendiği,<br>Genel kurulun 3 nolu kararı; \" 2022 yılı finansal tabloları okundu ve müzakere edildi, onaylandı. <br>...'nun hayır oyuna karşılık onaylandı. Yönetim Kurulu oylamaya katılmadı \" şeklinde düzenlendiği, Genel kurulun 4 nolu kararı; \" Yapılan oylama sonucunda Yönetim Kurulu 2022 yılı faaliyetlerinden ötürü ibra edildi. Yönetim Kurulu oylamaya katılmadı. ... hayır oyu verdi.\" şeklinde düzenlendiği,  Genel kurulun 7 nolu kararı; \" Dilek ve Temenniler bölümünde söz alan ...;  Genel kurul üyelerine 5 yıllık kira ve satış raporlarının verilmesini talep etti. Şirketimize denetçi <br>seçilmesi hususunda bir sonraki genel kurulda gündem maddesine eklenmesini tavsiye ediyorum dedi. <br>... Ltd. Şti'nin iştigal ettiği yerlerle ilgili son durum hakkında bilgi istedi. \" şeklinde düzenlendiği İlgili kararlarda davacı tarafından  olumsuz oy kullanılmış olmasına rağmen muhalefet şerhinin bulunmadığı anlaşılmıştır. <br>Davacı tarafça  yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmesi yönündeki genel kurul kararının iptali için işbu davayı açmış ise de  dava dosyasında yer alan belgeler kapsamında davacının ilgili genel kurula katıldığı ve yönetim kuruluna sorularını yönelttiği, ayrıca davacının toplantı öncesinde kanun koyucu tarafından aranılan belgelerin içerik açısından eksikleri bulunduğu iddiası dışında  paylaşılmadığına ilişkin bir iddiasının söz konusu olmadığı, toplantıdan önce bilgi alma hakkını kullanmadığı, hatta  davalının da söz konusu belgelerin paylaşıldığını ifade ettiği davacı iddialarında ve toplantı tutanağı içeriğinde   TTK'nın 436/1 maddesine aykırı bir durumun söz konusu olmadığı bu kapsamda oylamadan önce ki muhalefete ilişkin açıklamalar öneriye karşı çıkma olup, kararın alınmasından sonra yapılmış bir karşı muhalefet bulunmadığından kanunun aradığı “alınan kararlara muhalif kalma” koşulunun yerine getirilmediği ve TTK 446 maddesinde belirtilen dava açabilme şartının gerçekleşmediği   anlaşılmakla davanın usulden reddine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M \t/Yukarıda açıklanan nedenlerle;  <br>1-TTK 446  md aranan dava şartı yokluğundan davanın REDDİNE,<br>2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 427,60-TL nispi karar ve ilam harcından 269,85-TL peşin alınan harcın mahsubuna, bakiye 157,75-TL nispi karar ve ilam harcının davacıdan  tahsili ile hazineye irat kaydına, <br>3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 17.900,00- TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>4-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br>5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından ve yatırılan avans bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/07/2024 <br><br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır <br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır <br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır <br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır <br> <br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"82e3b3f368fdf18c","SID":"85be54bcad8a341f"}}