{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/266 <br>KARAR NO: 2024/823<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25/09/2020<br>NUMARASI: 2017/1169 Esas -  2020/612 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/05/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Sigortalı ... San ve Tic. A.Ş. firmasına ait plastik karıştırma makinesi emtiasının Slovakya’dan Türkiye'ye taşımasının 1. davalı tarafından üstlenildiği, 2. davalının sorumluluk sigortacısı olduğunu, emtiaların davalı ... tarafından ...-... plakalı araçlarla nakliyesi sonrası  antrepoda tahliye öncesi yapılan kontrollerde hasar tespit edildiği, sigorta ekspertiz raporu ve sigortalı teknik raporu ile de hasarın tespit edildiği, sigortacılık Kanunu hükümlerine uygun hazırlanan ekspertiz raporunun zarar bakımından ispat vasıtası olduğunu, hesaplanan 240.893,37 TL zararın müvekkili şirket tarafından tanzim edilmiş olup, ödeme dekontu ve sigortalı temlik belgesi uyarınca sigortalısının haklarını devralan müvekkilinin rücu hakkının doğduğunu,  icra takibin 21.12.2016 tarihli olup, davalıların itirazı ile takibin durduğunu belirtilerek haksız itirazların iptali ile takibin devama, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı ... Dış. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle: davalının sorumluluğunun hasarlı kg birimi başına 8,33 SDR ile sınırlı olduğu, davalının 2. davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluk sigortası tahtında taşımacılık yaptığı ve hükmolunacak tazminattan onun sorumlu olacağını 1. davalı bakımından davaya itiraz edildiğini, yargılama giderlerinin ve yasal vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılması talep ederek davanın reddini istemiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle: 1. davalının sorumluluk riski için ...2952 numaralı sorumluluk sigorta poliçesi ile 16.06.2016-16.06.2017 tarihleri arası taşımalar için CMR sorumluluk teminatı verildiği, davacının sigortalısının zararının ispat edilmesi gerektiği, ayrıca zararın davalının taşıma sürecinde meydana geldiğinin ispatı gerektiği, taşıma sürecinde olduğu sabit olmayan davanın reddi gerektiği, esasen hasarın ambalaj zaafından kaynaklandığı, bundan taşıyıcının değil davacının sigortalısı yük ilgilisinin sorumlu olduğu, davalının sorumlu tutulabileceği tazminatın 1.330 kg makine gözetilerek CMR m.23/3 kapsamında sınırlı sorumluluk olduğunu, sigorta şirketleri arasında rücu için beklemek ve 3 ay geçilmeden dava ikame edilmemek gerektiği hususları ileri sürülmüştür.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"...Davacının dava dışı ... San. Tic A.Ş. 'nin emtia nakliyat sigortacısı olduğu, davacı sigortalısına ait emtianın ... ve ... plakalı araçlar ile davalı ... Dış. Tic. Ltd. Şti. tarafından  taşındığı, antrepo girişinde emtianın hasarlandığının anlaşıldığı, hasarın sürücü ve antrepo görevlisi tarafından tutanak altına alındığı anlaşılmıştır. Söz konusu taşıma uluslararası karayolu ile taşıma olup CMR konvansiyonu hükümleri uygulanacaktır. Taşıyıcının mesuliyeti, CMR' nin  17 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre taşıyıcı yükü teslim aldığı andan, teslim edilinceye kadar malların kısmen veya tamamen kaybından veya hasarından veyahut da gecikmesinden dolayı sorumludur. Taşıyıcının kusurlu olduğu karine olarak kabul edilmiştir. Taşıyıcının sorumluluktan kurtulabilmesi için kusurlu olmadığını ispat etmesi gerekir. Dava konusu taşınan yükün yükleme- istifleme- sabitleme- aktarma kaynaklı olarak hasarlandığı bu nedenle taşıyıcı ... firmasının  ve sigortacısı olan davalı ... Sigorta A.Ş. 'nin (... Sigorta) zarardan sorumlu olduğu, CMR senedinde yükün ambalajı ile ilgili bir ihtirazı kaydın bulunmadığı, taşıyıcıya teslim edilen yükün ambalaj bakımında iyi olduğunun kabulünün gerekeceği bu nedenle davalının ambalaj kusuru iddiasının sabit olmadığı, hasarlı emtianın 1.455 kg olup, davalıların sorumluluğunun kg başına 8,33 SDR ile sınırlı olduğu, sınırlı sorumluluk tavanının 12.120,15 SDR olduğu, karar tarihinde 1 SDR'nin 10,7722 TL olup, karar tarihi itibariyle davalıların 130.560,67 TL (10,7722x12.120,15) tazminat sorumluluğu altında oldukları kanaatine varılmıştır. Davacı sigorta şirketinin sigortalısına yaptığı ödemenin sabit olup, sigortalısı haklarına halef olduğunun dosya kapsamından anlaşıldığı, taşıyıcı davalının CMR 29. maddesi kapsamında ağır kusurlu olduğunun tespit edilememesi nedeniyle sınırlı sorumluluk uyarınca davanın kısmen kabulüne\" karar verilmiştir.Bu karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi nezdinde ikame edilen davada, taraflar arasında akdedilmiş olan sigorta sözleşmeleri açısından CMR Konvansiyon hükümlerinin uygulanması kararlaştırıldığını, bu kapsamda CMR kurallarına göre herhangi bir sorumluluk inceleme ve değerlendirmesi yapılmaksızın ödenen hasar tutarlarının müvekkil Sigorta Şirketine yöneltilmesi gerek anlaşma hükümlerine gerek yasa ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini yine aynı şekilde ilk derece mahkemesi kararında hükme esas alınan bilirkişi raporlarında, CMR Konvansiyon hükümlerinin yanlış yorumlanması sonucunda taşıyıcının kusurlu olduğunun karine olarak kabul edilmesi gerektiğini ifade etiğini ve taşıyıcının bu sorumluluktan kurtulabilmesi için sorumsuzluğunu ispat etmesi mükellefiyetinden bahsedildiğini, tarafça bizzat dosyaya sunulmuş olan fotoğraf ve belgeler ile iddia konusu hasarın yanlış yükleme ve yetersiz ambalajlama neticesinde oluşmuş olduğu sabit hale gelmiş olmasına ve böylece kararda bahsi geçen sorumluluk karinesinin tarafa çürütülmüş olmasına karşılık, hükme esas alınan bilirkişi raporlarında yanlı ve eksik bir inceleme yapıldığını ve böylece davalı şirketinin sorumlu olduğu kanaatine varıldığını, bahse konu yasal düzenlemeler ışığında somut olay incelendiğinde, dava konusu hasarın yetersiz ambalajlama, yükün gönderici tarafından yanlış yüklenmiş olması sebepleri ile davacı taşıma şirketinin hasardan herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığının kabul edilmesi gerektiğini, somut olayda yalnızca ekonomik bir fayda sağlanması amacıyla parsiyel taşıma yönteminin tercih edilmiş olmasına rağmen hükme esas alınan bilirkişi raporlarında yalnızca parsiyel taşıma esas alınarak davalı taşıma şirketinin özen yükümlülüğünün derecesi arttırılmış ve bu sorumluluğun genişletilmesi hususunda herhangi bir yasal dayanağa, anlaşma hükmüne veya içtihada başvurulmadığını, aynı zamanda, herhangi bir şekilde sorumluluğu kabul anlamına gelmemek kaydıyla, somut olayda esas teşkil eden ilgili CMR poliçesinde, nakliyecinin konvansiyon’dan kaynaklanan sınırlı sorumluluğu sigorta edilmekte olduğundan teminatın sınırlandığı bedel CMR Konvansiyonunun 23. maddesinde öngörülen ve aynı zamanda Türk Ticaret Kanunu’nda da kabul edilmiş olan ‘’hasarlanan malın eksik brüt ağırlığın kilogramı başına 8.33 SDR hesap birimini aşamayacaktır.”  ilkesi gereği, sadece poliçe bazında değil CMR Konvansiyonu tarafından da sınırlandırıldığını, dosyada mübrez deliller tahtında, dosyada yer alan ve hükme esas alınmış olan bilirkişi raporlarının konusunda uzman olmayan kişilerce eksik ve yetersiz bir inceleme neticesinde farazi olgu ve tespitler çerçevesinde tanzim edildiği ortada olduğunu, bilirkişi heyetinde mutlak suretle uzak yol karayolu taşımacılığı ve istif ve ambalajlanması konusunda uzman sektör bilirkişilerin bulunması gerektiğini, önceki raporların tekrarı niteliğinde oluşturulan raporların hükme esas alınmaya elverişli olmadığının kabulü ile davacının iddia ettiği olguların ispat edilememiş olması nedeniyle davanın reddi gerekirken; hükme esas alınmaya elverişli bulunmayan raporlara dayanılarak ve delillerin incelenmeksizin verilen ilk derece mahkemesi kararının hukukun güvenilirliği ilkesi gereğince incelenmesi ve bozma konusu edilmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle, tehir-i icra kararı verilmesine, duruşma günü tesisi ile davet edilmesine, istinaf talebinin kabulü ile davanın kısmen kabulüne dair ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak Taşıma Şirketinin somut olayda herhangi bir kusur veya sorumluluğunun bulunmamasından bahisle, davacı tarafın, fahiş ve haksız dava tutarını içerir taleplerinin esastan reddine, gerekiyor ise, bilirkişi incelemesi yapılmasına veya uzman kişilerin dahil edilmesi ile ek rapor alınmasına, işbu yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına, karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. <br>Davalı ... Dış Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; Hükme esas alınan hasar tespit raporu davacının tek taraflı olarak yaptırmış olduğu ve GIYAPTA yapılan bir tespit olduğunu, hasarın ne şekilde meydana gelmiş olacağı somut ve açık bir şekilde ortaya konulmadığını, GIYAPTA yapılan hasar nedenine ilişkin eksper raporları davacının tek taraflı olarak aldırdığı bir belge olduğunu, bu nedenlerle objektif sınırlar çerçevesinde hazırlanmış olup olamayacağı bilinemeyeceğini, ayrıca müvekkil şirketin şoförünün imzasının bulunduğu iddia edilen tutanakta yükün hasara uğramış olduğu yönündeki tutanakta sadece yükün hasarlı olduğu yazılmış olup, hasara sebebiyet verecek nedenler belirtilmediğini, bu nedenlerle tek taraflı olarak kulaktan dolma bilgi ve fotoğraflar üzerinden bir kısım eksperler tarafından tutulan tutanakları kabul etmediğini, kaldı ki bu tespitlere dair tutanaklar dava öncesinde müvekkile gönderilmediğini, yükün ambalajının hatalı olduğuna dair bir kayıt olmadığı gibi yükün ambalajının düzgün olduğuna dair bir kayıt da bulunamadığını, ayrıca tutulan tutanakta istifleme yada taşımadan kaynaklı bir hatanın olduğu da yazmadığını, hal böyle olunca söz konusu hasarın sadece taşıma yada istif hatasından olabileceği varsayımı ile müvekkil aleyhine hüküm kurulduğunu, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için hasarın müvekkil kusurundan kaynaklı olduğunun kabulü halinde dahi hasara uğrayan yükün tamiri, tadili veyahut hurdaya ayrılacak ise hurda değeri göz önünde bulundurulmadığını, tamiri yada tadili mümkün ise bu bakımdan oluşacak zararın sorumluluk kapsamında olması gerektiğini, ancak eğer tamiri mümkün bir yük ise bu durumda hem tamiri ile kullanıma başlanabilecek bir makine davacının sigortalısına teslim edilmiş hem de mükerrer olarak aynı yükün değeri kendisine ödenmiş bulunduğunu, bu ihtimaller hiç araştırılmadan davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olduğunu, CMR md.27 uygulanacak faiz oranını yıllık %5 olarak sınırlandığını, bu kapsamda her ne kadar bilirkişi raporlarında TL üzerinden talep edilen tazminlerde %5 oranı yerine avans faizinin uygulanacağı belirtilmişse de CMR md.27'de bu yönde açık bir ibare bulunmadığını, bu nedenlerle açık düzenleme hilafına verilen hükmün bozulması gerektiğini, kaldı ki talep miktarının TL üzerinden olmasının herhangi bir önemi bulunmadığını, zira hükmedilen tazminat CMR kapsamında sınırlı sorumluluk üzerinden SDR karşılığı Dolar ve Dolar karşılığı TL olmak üzere hesaplandığını, yani hükmedilen miktar SDR olup SDR karşılığı da dolar olduğu için tazminata uygulanacak faiz oranının %5 üzerinden hesaplanması gerektiğini, bu bakımdan da davacının talebinin TL olmasının herhangi bir önemi kalmadığını, öncelikle istinaf yargılaması boyunca davacının icra takibine ilişkin teminat yatırılmak suretiyle mehil vesikası getirdiğimizde icranın geri bırakılmasına karar verilmesini, ardından sunulan istinaf itiazlarının kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına,yargılama giderleri ve ilam vekalet ücretlerinin net olarak davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve istinaf  etmiştir.  <br>GEREKÇE: Dava; ''nakliyat abonman poliçesi'' kapsamında ödenen hasar bedelinin, davalı taşıyıcı ve  onun sorumluluk sigortasını yapan sigorta şirketinden rücuen tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ve  bilirkişi raporu esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı  davalılar yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. İstinafa konu uyuşmalık temelde; Hasarın oluşmasına yetersiz ambalajlanmanın etkisinin bulunup bulunmadığı, davalıların sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, hükmedilen alacağa avans faizi yürütülmesinin yerinde olup olmadığı, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olup olmadığı noktalarındadır. Davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısı ... A.Ş. Nin 'nin Slovakya  ülkesinden ithal ettiği  plastik karıştırma makinesinin kara yolu ile Türkiye'ye taşıma işinin davalı ... Ltd.Şti.  tarafından üstlenildiği, diğer davalı ... sigorta A.Ş. Nin (eski unvanı ... Sigorta A.Ş) CMR-Karayolu ile yapılan uluslararası emtia taşımaları için taşıyıcının mesuliyet sigorta poliçesi düzenlendiği,  yükün taşınma esnasında hasarlanığı, ekspertiz raporu, fotoğraflar ve bunlarla uyumlu bilirkişi raporlarına göre yükün parsiyel yük olduğu, yani araca bu yükün dışında taşıyıcı tarafından başka taşıtanlara ait  yüklerinde alındığı, nakliyeci firmanın araç içi sıkışık istif, araç içi emniyet almada yetersizlik ve sürücü hatası nedeniyle emtianın araç içinde değer yüklere teması, çarpması sonucu meydana geldiği, eksik-hatalı ambalajın söz konusu olmadığı, davalı tarafça da yükün taşıma esnasında hasarlanmadığına ilişkin bir savunmasının olmadığı gibi, cmr üzerine yükün hasarlı teslim alındığına  dair kayıt,  araç sürücüsünün de imzasını taşıyan hasar tutanağı ile hasarın taşına esnasında meydana geldiği hususları sabittir. Davacı ile sigortalısı arasında 11/08/2016-10/10/2016 tarihlerini kapsar spesifik nakliyat abonman  poliçesinin 18/08/2016 tarihinde düzenlendiği anlaşılmaktadır.  Davacı sigorta şirketi 10/10/2016 tarihinde 232.661,00 TL hasar bedelini sigortalısına ödendiği, takip öncesi ödeme talep edildiğine dair ise bir evrakın dosyaya sunulmadığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafça davalılar hakkında Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile 232.661,00 TL TL asıl alacak 8.232,37 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 240.893,37 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatılmış, davalıların borca itiraz ı üzerine takip durmuş ve eldeki itirazın iptali davası açılmıştır. TTK 1472. maddesi uyarınca sigortacının sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı; ancak sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır. Davaya konu taşıma Slovakya - Türkiye arasında gerçekleştiğinden somut uyuşmazlığın CMR Konvansiyonu hükümlerine göre çözümlenmesi gerekmektedir. CMR 17/1. maddesine göre taşımacı, yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur. 17/2. madde, \"Eğer kayıp, hasar veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlenmesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise, taşımacı sorumlu tutulamaz.\" şeklindedir. 17/3. maddede de; taşımacının, taşımayı yapmak için kullandığı kusurlu taşıtları, bu taşıtı kiraladığı kişinin veya vekilinin yahut çalışanlarının hata ve ihmallerinden dolayı sorumlu olduğu ifade edilmiştir.\tBu durumda kural olarak, taşıyıcı kendi kusurundan kaynaklanmayan bir sebepten ileri geldiğini ispat edemedikçe eşyaya gelen hasarı tazmin borcu altındadır. Bir başka deyişle taşıyıcının kusurlu olduğu karine olarak kabul edilir. Sorumluluktan kurtulabilmesi için taşıyıcının kusurlu olmadığını ispat etmesi zorunludur. CMR 18/2.maddesinde Taşımacı, durumun koşulları bakımından kayıp veya hasarın Madde 17 paragraf 4 de öngörülen özel risklerin bir veya daha fazlasına atfedilebildiğini belirlendiğinde, bunların bu nedenlerden ileri geldiği kabul edilir. Hak iddia eden kimse, kayıp veya zararın bu risklere kısmen veya tamamen bağlı olmadığını kanıtlamak hakkına sahiptir. Bu düzenleme ve  değerlendirmeler ışığında, somut olayda yükün hasarlanmasında yükleten veya taşıtanın herhangi bir kusurunun bulunmadığı, hasarın taşıyıcının kusurundan kaynaklandığı, ilk derece mahkemesince davalıların sınırlı sorumlulukları bulunduğu ilkesi de gözeterek hüküm kurduğu, davacı tarafın sigortalısına ödediği bedeli Türk lirası olarak ödemesi ve davalıdan Türk lirası olarak talep etmesi  karşısında  ticari işlere uygulanacak avans faizi yürütülmesinde de bir isabetsizlik bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.   (Emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin  2013/6266 E.  2013/21985 K HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalılar  vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun ayrı ayrı reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 2.284,05 TL harcın, alınması gerekli olan 8.918,59 TL harçtan mahsubu ile bakiye 6.634,54‬TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı ... Dış Tic. Ltd. Şti. tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 2.229,65 TL harcın, alınması gerekli olan 8.918,59 TL harçtan mahsubu ile bakiye 6.688,94‬ TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davalılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 23/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7189f21aca058793","SID":"1fd60397b5a6e918"}}