{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>37. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/399 <br>KARAR NO: 2024/1770<br>KARAR TARİHİ: 25/06/2024<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 08/11/2023<br>NUMARASI: 2023/239 2023/785<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi)<br>Taraflar arasındaki davada İstanbul 32. Asliye Hukuk Mahkemesi ile  İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik  kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:<br>K A R A R Dava, menfi tespit (abone sözleşmesi) istemine ilişkindir. İstanbul 32. Asliye Hukuk Mahkemesince, \"...davacı tarafından dava dilekçesinde davaya konu yerin açıkça ticari işletme olduğunun beyan edildiği, davalının ise sermaye şirketi olduğu, ibraz edilen faturalara göre kaçak elektrik kullanım yerinin ticarethane olarak belirlendiği görülmektedir. Buna göre davanın nispi ticari dava olduğu...\" gerekçesiyle görevsizlik  kararı verilmiştir. İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi ise, \"...Somut olayda davanın ticari dava olup olmadığının tespiti için uyuşmazlığın vasıflandırılması gerekmektedir. Dava, davacının dava konusu kaçak elektrik faturasından ötürü davalı tarafa borçlu olup olmadığına ilişkindir. TTK'nun 4/1. maddesi kapsamında uyuşmazlığın esası dikkate alındığında iş bu menfi tespit davası mutlak ticari dava niteliğinde değildir. Nisbi ticari dava yönünden yapılan incelemede ise, Mersin Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 14/07/2023 tarihli davacının herhangi bir mükellefiyet kaydı bulunmadığı yalnızca  potansiyel mükellef (gelir getirici kazanç olmaksızın bazı iş ve işlemlerde kullanılan potansiyel vergi kimlik numarasına haiz mükellef) kaydının bulunduğu anlaşılmıştır. Yani davacının ticari işletmesi bulunmamaktadır. Davacı tarafın tacir olmaması ve bu kapsamda ticari işletmesinin de bulunmaması dikkate alındığında TTK'nun 4/1. Maddesi uyarınca iş bu davanın her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğmadığı ve nisbi ticari dava mahiyetinde olmadığı kanaatine varılmıştır...\" gerekçesiyle görevsizlik  yönünde karar vermiştir. Davacının ticaret siciline kaydı veyahut vergi mükellefiyet kaydı olmaması , tacir olmadığını, esnaf olduğunu göstermediği gibi işletme hesabına göre defter tutuyor olması da esnaf olduğunu göstermemektedir. Davacının esnaf sayılabilmesi için kazanç unsuru yanında, iktisadi faaliyetlerinin nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmalarına dayanması, kazançlarının ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olması ve esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil(berber, terzi gibi) olması gerekmektedir. Abonelik sözleşme grubu ticarethaneye ilişkin olduğu gibi tespit anındaki güç bilgilerine göre bu iş yerinde 13 adet makine tespit edildiği ve ayrıca, aksi yönde bir delil olmayan davacının dava dilekçesindeki açıklamalarına göre de, aboneliğe konu iş yerinde bir çok işçi çalıştırdığı ve ticaret ile iştigal ettiği anlaşılmakta olduğuna göre, aboneliğe konu iş yerinin TTK anlamında ticari işletme olduğu ve bu iş yerini işleten davacının da tacir olduğu görülmektedir. Bu durumda nisbi ticari davaya bakmak görevi asliye ticaret mahkemesine ait bulunmaktadır.<br>SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince  İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 25/06/2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"504d8ccc63880e38","SID":"a46031f2e3d9d393"}}