{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>37. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1108 <br>KARAR NO: 2024/1733<br>KARAR TARİHİ: 21/06/2024<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 06/02/2024<br>NUMARASI: 2024/73 2024/90<br>DAVANIN KONUSU: Reddi Hakim/Hakimin Çekinmesi İncelemesi<br>Taraflar arasında görülen dava sırasında  davalılar ... ve ... vekili Av. ... tarafından reddi hâkim yoluna başvurulmuştur.Ret  talebini inceleyen merci tarafından verilen kararın Bölge Adliye Mahkemesince incelenmesi davalılar ... ve ... As vekili Av. ... tarafından istenilmiş olmakla,  süresi içerisinde verilen istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:<br>K A R A R Taraflar arasında görülen  dava sırasında davalılar ... ve ... vekili Av. ...tarafından sunulan ret dilekçesinde özetle;Dava dosyasının 29/12/2023 tarihli tensip zaptının 11 nolu ara kararı ile davacı vekilince müvekkili şirketin 2022 ve 2023 yılı yıl sonu nizamlarının, faaliyet raporlarının sunulmasına, sunulduğunda adli yardım talebinin  gelecek bu belgelerde nazara alınarak suretiyle incelenmesine, ancak o aşamaya kadar yapılacak yargılama masrafları ve teminattan davacıların muaf tutulmasına, 12 nolu ara kararı ile davacıların  ihtiyati tedbir talebinin kabulüne; İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... E., İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... E., Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ... E., İstanbul Anadolu ... Müdürlüğü ... E. (Eski ...E.) /Tefrik ... E., Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ...E., Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyalarında yapılan icra takiplerinde icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmesinin ihtiyati tedbir yoluyla önlenmesine, davacı taraf şimdilik adli yardım sebebiyle teminattan muaf olacağından, adli yardım talebinin ileride reddine karar verilmesi halinde teminat alınmasına karar verildiğini, verilen kararı haksız ve hukuka aykırı olduğunu, ihtiyati tedbir talebinde bulunabilmek için öncelikle talep dilekçesine dayanak delillerin eklenmesinin zorunlu olduğunu, Yargıtay uygulaması ve doktrinde ifade edildiği üzere nihai hükmün çözümleyeceği hususlarda davanın esasını çözer nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğini, HMK.m.392 uyarınca ihtiyati tedbir talep edenin, haksız çıktığı takdirde, karşı tarafın ve üçüncü kişilerin ihtiyati tedbir sebebiyle uğrayacakları muhtemel zararlara karşı teminat göstermek zorunda olduğunu, bu sebeple ihtiyati tedbir kararının, teminat verilmesi şartına bağlı olduğunu, bunun tek istisnasının, davacının iddiasının resmi bir belgeye ya da kesin bir delile dayandırması olduğunu, bu türden bir delil yoksa teminat alınmaksızın tedbir kararı da verilemeyeceğini, somut olayda ihtiyati tedbir kararının verilebilmesi için karşı taraflarca teminat gösterilmesi gerektiğini, ileri sürülen ve işbu menfi tespit davasına konu hakkının varlığını kuvvetle muhtemel gösterecek delilleri mahkemeye sunarak yaklaşık ispat koşulunun yerine getirilmesi gerekirken karşı taraflarca dilekçelerinin ekinde sunduğu evrakların hiçbirinin ihtiyati tedbir iddiasının varlığını kuvvetle muhtemel gösterecek nitelikte olmadığını, yaklaşık ispat koşulununun sağlanmadığını, buna rağmen mahkeme hakimleri tarafından bahsi geçen hususların varlığı aranmadan hukuka aykırı olarak karşı tarafların soyut adli yardım talebinin dayanak gösterildiğini, teminat gösterilmeden ihtiyati tedbir kararı verildiğini,   kimlerin adli yardım talebinde bulunabileceklerinin HMK 334’de yer aldığını, buna göre, öncelikle gerçek kişilerin adli yardım talebinde bulunabileceğini, tüzel kişilerin adli yardımdan yararlanması bakımından HMK 334/II’de önemli bir sınırlandırma yapıldığını, bu düzenlemeye göre, kamuya yararlı dernek ve vakıflar, iddia ve savunmalarında haklı göründükleri ve mali açıdan zor duruma düşmeden gerekli giderleri kısmen veya tamamen ödeyemeyecek durumda oldukları takdirde adli yardımdan yararlanabileceğini, tüzel kişilerden sadece kamuya yararlı dernek ve vakıflara belli şartlar altında adli yardımdan yararlanabilmek hakkı tanındığını, bunlar dışındaki tüzel kişilerin, özellikle anonim ve limited ortaklıkların, adli yardımdan yararlanabilmesinin olanaklı olmadığını, karşı tarafların gerçek kişi, kamuya yararlı dernek ve vakıf olmamasına rağmen mahkeme hakimlerinin kanun dışına çıkarak limited şirket olan karşı tarafları, adli yardım talebinin incelenmesine kadar yargılama masrafları ve teminattan muaf tutarak açıkça hukuka aykırı karar verdiklerini, mahkeme hakimlerince  29/12/2023 tarihli tensip tutanağıyla  karşı tarafların sadece 2022 ve 2023 yılı yıl sonu nizamları, faaliyet raporlarının sunulması istenilerek sunulduğunda adli yardım  talebinin de gelecek bu belgelerde nazara alınmak suretiyle incelenmesine ve  o aşamaya kadar yapılacak yargılama masrafları ve teminattan karşı tarafların muaf tutularak haklarında ihtiyati tedbir kararı verildiğini, işbu kararın borcunu ödemeyerek müvekkilini senelerce mağdur eden karşı tarafların müvekkilinin daha da mağdur edilmesine sebebiyet verdiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için karşı tarafların adli yardım talebinin ve mahkeme hakimlerince karşı taraflardan istenilen belgelerin sunulması sonrası değerlendirilmesinde ve o aşamaya kadar karşı tarafların teminattan muaf tutularak haklarında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği göz önünde bulundurulsa dahi mahkeme hakimlerince işbu dava konusu icra takiplerine dayanak belgelerin 2020 yılının başında tanzim edildiği göz önüne alınarak karşı tarafların sadece 2022, 2023 değil 2019, 2020, 2021,2022, 2023 yılı yıl sonu nizamlarının, faaliyet raporlarının, ticari defterlerinin, aktif ve pasif taşınmaz kayıtlarının, aktif ve pasif araç kayıtlarının, banka dökümlerinin sunulmasının istenilmesi gerektiğini, dosyadaki 23/01/2024 ve 24/01/2024 tarihli talepleriyle de işbu dava konusu icra takiplerine dayanak belgelerin 2020 yılının başında tanzim edildiği göz önüne alınarak karşı tarafların sadece 2022, 2023 değil 2019, 2020, 2021,2022, 2023 yılı yıl sonu nizamlarının, faaliyet raporlarının, ticari defterlerinin, aktif ve pasif taşınmaz kayıtlarının, aktif ve pasif araç kayıtlarının, banka dökümlerinin sunulmasının istenilmesi talep edilmiş ise de mahkeme hakimlerince taleplerinin göz ardı edildiğini, ısrarla hukuka aykırı davranılarak karşı tarafların sadece 2022 ve 2023 yılına ait yıl sonu nizamlarının ve faaliyet raporlarının sunulmasının istenildiğini, somut olayda HMK.'nun 36. Madddesinde belirtilen hakimin reddi koşullarının gerçekleştiğini, izah edilen nedenlerle, hakimin reddi taleplerinin kabulü ile işbu dava dosyasında yargılama yapan mahkeme hakimlerinin tamamının davadan reddini talep etmiştir.Hakimin reddi HMK'nın 36. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup,  HMK 36.maddesi hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebebin bulunması halinde  taraflardan birinin hakimi reddedebileceğini, hakimin de bizzat çekilebileceğini hükme bağlamıştır. Yine aynı maddede, davada iki taraftan birine öğüt vermiş ya da yol göstermiş olması, davada iki taraftan birine veya üçüncü kişiye  kanunen gerekmediği helde görüşünü açıklamış olması, davada tanık veya bilirkişi olarak dinlenmiş veya hakim ya da hakem sıfatıyla hareket etmiş olması davanın dördüncü derece de dahil yan soy hısımlarına ait olması, dava esnasında iki taraftan birisi ile davası veya aralarında bir düşmanlık bulunması hallerinde hakimin reddi sebebinin varlığının kabul edileceği düzenlenmiştir. Yukarıda belirtilen red sebepleri sınırlı olmayıp, HMK 36.maddesinde belirtilmeyen ancak hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren başka sebeplerin de hakimin reddini gerektireceği açıktır. Dosya kapsamına göre, somut olayda  HMK'nın 36. Maddesinde öngörülen hakimin reddi  ve çekilmesini  gerektirecek sebeplerinin  bulunmadığı, reddeden davalılar  tarafından  mahkemece şartları oluşmaması ve yaklaşık ispat koşulu sağlanmamasına rağmen karşı tarafın soyut iddiaları kapsamında teminatsız  tedbir kararı verildiği, şirket olan karşı tarafın adli yardım talebinin yasaya aykırı şekilde değerlendirilmeye alındığı, bir kısım kayıtların getirtilmesi talebin  eksik yerine getirildiği ve diğer red sebebi olarak ileri sürülen hususların işin esası yönünden isitinaf ve temyiz sebebi olup,  beyan edilen hususların hakimi tarafsızlığından şüphe edilmesini gerektiren neden olarak değerlendirilmeyeceği,  tahkikatın yürütülmesi, delil toplanması ve tedbire ilişkin değerlendirmede delil taktiri gibi hususlar bakımından mahkeme hakimin taktir hakkının bulunduğu yönündeki merci değerlendirmesi yerindedir.Bu itibarla ilk derece mahkemesinin reddi hakim talebinin reddine ilişkin kararı hukuka uygundur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince,İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 2024/73 D.İş, 2024/90 karar sayılı kararına karşı istinaf başvuru talebinin REDDİNE,Kararın yerel mahkemece taraflara tebliğine, İstinaf giderlerinin davalılar Asbir İnşaat Emlak ve Kutbettin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 21/06/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"184eada756fb3f70","SID":"ce0391ed3c2a4c18"}}