{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/776 <br>KARAR NO: 2024/817<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 10/11/2020<br>NUMARASI: 2017/706 Esas - 2020/674 Karar<br>DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/05/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket nezdinde (... poliçe no) makine kırılması sigorta poliçesi bulunan ... Nak. İnş. San, ve Tic. Ltd. Şti.'ne ait ... paletli ekskavatör ile 07/05/2016 tarihinde meydana gelen hasar sebebiyle doğan zararın tamamının poliçe kapsamında müvekkil sigorta şirketince giderildiğini, davalı ... İnşaat şirketinin zarar gören makineyi sigortalı şirketin kiralayan ve Ümraniye’de bulunan dava dışı ... şantiyesinde taşeron sıfatıyla makineyi kullanan olarak davalı konumda bulunduğunu, diğer davalı ...'nun davalı şirkette sigortalı olarak çalıştığını, meydana gelen kazanın dava dilekçelerinde ekli olarak sunulu \"Beyandır\" başlıklı yazılı belgeden de anlaşılacağı üzere davalı iş makinesi operatörünün kusuru sonucunda hasarın meydana geldiğini, zira ilgili beyanda da ifade edildiği üzere hafriyat kazası yapılırken sahada bulunan atıl bina duvarına kova pistonu çarparak makinenin hasarlanmasına sebep olunduğunu, dilekçeleri ekinde ekli ekspertiz raporunda da görüleceği Üzere hasarın makine kırılması sigorta genel şartlan 1.madde K bendinde de belirtildiği üzere '\"işletme personelinin veya üçüncü şahısların ihmali kusuru hatası neticesinde meydana gelmiştir\" denildiğini, müvekkil şirketin bu sebeple meydana gelen hasarın giderilmesi için belirlenen bedel mukabilinde sigortalısının zararım tazmin ettiğini, dava öncesinde hasar tazminatının ödenmesi hususunda sorumlu kişilere ihtar gönderildiğini, ancak her türlü ihtar ve uyanlara rağmen davaya konu bedel ödenmemiş olduğu için işbu davayı açma zorunluluğu hası) olduğunu, haksız fiilin meydana geldiği yerin Ümraniye olması hasebiyle işbu davanın yetkili mahkeme sıfatıyla mahkemelerinde açıldığını, yukarıda izah ettikleri tüm bu gerekçelerle fazlaya ilişkin haklan saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne, 11.318,00 TL tazminat alacaklarının ödeme tarihi olan 10/05/2016 tarihinden İtibaren hesap edilecek TC Merkez Bankasından kısa vadeli kredilere uygulanan en yüksek reeskont faizi ile birlikte tahsili ile şirket üzerinde kayıtlı araçların mahkemece tespiti ve üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi bakımından tedbir konulmasına, mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde özetle dava dışı ... Hafriyat’a ait ekskavatörde ... idaresinde iken 07.05.2016 tarihinde uğradığı hasar nedeniyle uğranılan 11.318,00 TL’nin tazminini talep ettiğini, davacı yanın iş bu iddia ve taleplerinin kabul edilebilir olmayıp davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, öncelikle davacı yan davasının zamanaşımına uğramış olup anılan nedenle reddi gerektiğini, davacı yanın işbu davada müvekkil ve diğer davalının üçüncü şahıs olarak nitelendirdiğini ve kasko sigortacısı olarak ödediği zararın rücuen tahsilini talep ettiğini, ancak bu noktada talebinin hukuken korunabilir olmadığını, zira diğer davalının müvekkilin çalışanı olmasının tek başına müvekkile kusur atfetmesine imkan veremeyecek olup neticeten diğer davalı dava dışı sigortalının talimat ve rızası dahilinde iş makinesi kullandığını, bu hususun dava dışı sigortalı şirketin davacıya başvurusu içeriğinde açıkça orta olduğunu, dava dışı sigortalının aracını teslim ettiği sürücünün karıştığı kaza nedeniyle bu sürücünün ve sürücü işverenin 3. şahıs olarak nitelenmesi ve rücu talebinde bulunulmasının kabul edilemeyeceğini, her koşulda işbu davada müvekkile atfedilecek bir kusur bulunmadığını, müvekkilin dava konusu kazayı önlemek için alabileceği bir tedbir bulunmadığını, zaten diğer davalının da iş makinası kullanma sertifikasına sahip bir operatör olduğunu, inşaat sahasında hafriyat kazası yapılırken dava konusu gibi bir kazanın meydana gelmesinin olağan dışı bir durum olmayıp müvekkil kusurundan bahsedilemeyecek olduğu gibi tek başına operatör kusurunun da söz konusu olmadığını, her koşulda işbu davada ispat yükünün davacı yan üzerinde olduğunu, hangi gerekçe ile müvekkile husumet yönelttiğini açıklayarak ispatlaması gerektiğini, anılan nedenle müvekkile yönlendirilen husumet ve atfedilen kusuru hiçbir suretle kabul etmediklerini belirtmek istediklerini, ayrıca davacı yanın sigortalısına yaptığı ödemenin hukuka uygun ve somut olaya uygun olduğunu ispata da mecbur olup bu hususlarda incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, hasar miktarına da itirazları olduğunu belirttiklerini, son olarak davacı yanın faiz talebinin dc hukuken korunabilir olmayıp müvekkile işbu dava öncesinde ulaşan herhangi bir başvurusu bulunmadığını, anılan nedenle faiz talebinin reddi gerektiğini, yukarıda açıklanan ve resen göz önünde bulundurulacak nedenlerle davacı yanın hukuki dayanaktan yoksun davasının reddi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalı usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" ... ... San, ve Tic. Ltd. Şti.'ne ait ... paletli ekskavatörün davalı  ... İnşaat şirketi tarafından Ümraniye’de bulunan dava dışı ... şantiyesinde taşeron sıfatıyla makineyi kullanıldığı sırada diğer davalı ...'nun  kullanımında iken hasara uğradığı, davacı şirketin sigortalısına ödediği bedelin rücuen tazmini için eldeki davanın açıldığı, davalı ...'nin davalı şirkette sigortalı olarak çalıştığının SGK kayıtlarından anlaşıldığı, davalı ...’nin TBK m 49, diğer davalı ...'un TBK m. 66 uyarınca sorumlu tutulabileceği, yapılan ödemenin kadri marufunda olduğu anlaşılmakla, davacının davasının kabulüne\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 10.11.2020 tarih ve 2017/706 E.- 2020/674 K.2020/674 K. Sayılı kararında; \"... İnş. San ve Tic. Ltd. Şti'ne ait ... paletli ekskavatörün davalı ... İnşaat şirketi tarafından Ümraniye'de bulunan dava dışı ... şantiyesinde taşeron sıfatıyla makineyi kullanıldığı sırada diğer davalı ...'nun kullanımında iken hasara uğradığını, davacı şirketin sigortalısına ödediği bedelin rücuen tazmini için eldeki davanın açıldığını, davalı ...'nin davalı şirkette sigortalı olarak çalıştığının SGK kayıtlarından anlaşıldığını, davalı ...'nin TBK m. 49, diğer davalı ...'un TBK m. 66 uyarınca sorumlu tutulabileceğini, yapılan ödemenin kadri marufunda olduğu anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile; 11.318,00-TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine  karar verildiğini, mahkeme tarafından, müvekkil ... Sigorta şirketinin dava dışı sigortalısı ... Nak. İnş. San ve Tic. Ltd. Şti' nin uğramış olduğu zarar nedeniyle ödediği 11.318,00-TL tazminat talebinin kabulüne karar verilmesi hukuka uygun olduğunu, ancak mahkeme tarafından ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi hatalı olduğunu, müvekkil kurum sigortalısı olan ... San ve Tic. Ltd. Şti'ye ait  ... paletli ekskavatörün davalı ... İnşaat şirketi tarafından Ümraniye'de bulunan dava dışı ... şantiyesinde taşeron sıfatıyla makineyi kullanıldığı sırada diğer davalı ...'nun kullanımında iken hasara uğraması sebebiyle müvvekil kurum tarafından dava dışı sigortalının zararı olan 11.318,00-TL 11.08.2016 tarihinde ... Nak. İnş. San ve Tic. Ltd. Şti'ye ödendiğini, işbu rücuen tazminat davasında davalılar; müvekkil kurumun zararın sigortalıya  ödeme tarihinden itibaren faizle sorumlu olduğunu, yargıtay kararından da görüleceği üzere ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, mahkeme tarafından faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olarak hüküm kurması hatalı olduğunu, yapılan inceleme ile 11.318,00-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizine hükmedilmesi için mahkeme kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğunu, istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 10.11.2020 tarih ve 2017/706 E.- 2020/674 K.  sayılı kararında İstinaf incelemesi yapılarak davanın kabulü ile 11.318,00-TL tazminat alacağının ödeme tarihi olan 11.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek T.C. Merkez Bankasının kısa vadeli kredilere uygulanan en yüksek reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini, yargılama masrafları ve karşı vekil ücretlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava; makine kırılma sigorta Poliçesi'ne dayanarak ödenen hasar bedelinin, hasara neden olduğu iddia edilen davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ve  bilirkişi raporu esas alınarak davanın  kabulüne karar verilmiş, karara karşı  davacı vekili tarafından faizin ödeme tarihinden itibaren başlatılması gerektiği iddiasıyla istinaf başvurusunda bulunmuştur. İstinafa konu uyuşmalık temelde; faizin başlangıç tarihinin belirlenmesi  noktasındadır. Davacı sigorta şirketi ile dava dışı sigortalısı ... İnşaat Ltd. Şti arasında, makine kırılması sigorta poliçesi düzenlendiği, sigorta konusu makinenin davalı ... İnşaat Ltd.Şti'ne kiralandığı ve diğer davalı ...nun operatörlüğünde çalışma esnasında operatörün kusuru sonucunda makinenin kova pistonunun çalışma alanında bulunan atıl binanın duvarına çarparak hasarlandığı, davacı tarafça zarar bedelinin dava dışı kişiye 11/08/2016 tarihinde 11.318,00 TL olarak ödendiği, davacı şirketçe dosyaya sunulan evraklardan davalı ...'na 22 Ağustos 2016 tarihinde ödeme ihtarı içeren yazı gönderildiği ancak tebliğe ilişkin bir evrakın bulunmadığı, dosyaya alınan bilirkişi raporuna göre hasarın davalı operatörün kusurundan meydana geldiği, diğer davalı ... İnşaat Ltd.Şti'nin operatörün işvereni olduğu belirlenmiştir. TTK 1472. Maddesi uyarınca sigortacının sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı; ancak sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır. Eldeki uyuşmazlıkta davacının TTK 1472 maddesi kapsamında halefiyet kuralı gereği rücu imkanı bulunmaktadır. İlk derece mahkemesince dosyaya alınan rapor doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş ancak davacı tarafça ödeme tarihinden itibaren faiz talep edilmiş olmasına rağmen dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmiştir. Davacı ödediği bedele ödeme tarihinden itibaren faiz talebinde bulunmuştur. Halefiyete dayanan rücu davalarında davacı, selefinin sahip olduğu tüm haklara halefiyet kuralı gereği sahiptir. Eldeki davanın dayanağı davalı ...'nun haksız fiiline dayalı tazminat istemidir. Diğer davalı ... Ltd.Şti yönünden ise sorumluluk TBK 66 maddesi gereği adam çalıştıranın sorumluluğu kapsamında kalmaktadır. TBK 117/2 maddesine göre “..haksız fiilde fiilin işlendiği… tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur.\" borçlunun temerrüde düşürülmesi için ayrıca TBK 117/1  maddesinde öngörülen ihtarın borçluya gönderilmesi gerekmez. Hasarın meydana geldiği tarih 07/05/2016 tarihi olmakla borçlu ... ve onun fiilinden TBK 66 gereği sorumlu olan diğer davalı bu tarihte temerrüde düşmüştür. Bu duruma göre zarar gören sigortalının 07/05/2016 tarihinden itibaren faiz talep edebileceği hususunda duraksama yoktur. Halefi olan sigortacının davalıların temerrüdünden daha sonraki bir tarih olan ödeme tarihinden itibaren faiz talebinde bulunması halefiyet kuralı gereği yerinde bir taleptir. (Emsal Yargıtay 17 HD’nin 2009/9879 esas 2010/3642 karar sayılı ilamı, Yargıtay 11 HD’nin 2020/1978 esas 2021/1569 karar sayılı ilamları) HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Mahkemece faizin başlangıç tarihinin dava tarihi olarak belirlenmesi isabetli  görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 1-Davacının davasının KABULÜ ile; 11.318,00 TL tazminatın 11/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen  alınarak davacıya verilmesine, 2- Alınması gerekli olan 773,13 TL harçtan, başlangıçta peşin olarak alınan 193,29TL harcın  mahsubu ile bakiye 579,84 TL karar ve ilam harcının  davalılardan müştereken ve müteselsilen  alınarakHazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafça yatırılan 193,29 TL peşin harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen  alınarak davacıya verilmesine, 3-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu  başvuru harcı 31,40 TL,  posta ve tebligat gideri 295,70 TL, bilirkişi ücreti 2.600 TL, olmak üzere toplam 2.927,10 TL yargılama masrafınıne davalılardan müştereken ve müteselsilen  alınarak   davacıya verilmesine, 4-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 11.318,00 TL avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen  alınarak  davacı tarafa verilmesine, 5-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider ve delil avansının HMK 333 .maddesi  ve  Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca yatırana iadesine 6-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak; a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, b-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 162,10 TL, posta ve tebligat gideri 135,50  TL olmak üzere toplam 297,6‬0  TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 23/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c96a5f3277751f32","SID":"49afd5a804c62bd1"}}