{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>37. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1723 <br>KARAR NO: 2024/2057<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 20/05/2024<br>NUMARASI: 2024/191 2024/202<br>DAVANIN KONUSU: Reddi Hakim/Hakimin Çekinmesi İncelemesi<br>Taraflar arasında görülen dava sırasında davacı vekili tarafından reddi hâkim yoluna başvurulmuştur. Ret  talebini inceleyen merci tarafından verilen kararın Bölge Adliye Mahkemesince incelenmesi  davacı vekili tarafından istenilmiş olmakla,  süresi içerisinde verilen istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:<br>K A R A R Taraflar arasında görülen  dava sırasında  davacı vekili tarafından sunulan ret dilekçesinde özetle;yargılama boyunca ...'ın hiçbir taleplerini dikkate almadığını, alanında uzman ve dava konusunu aydınlatma niteliğine sahip bilirkişi atanması taleplerinin ve duruşmalardaki sözlü taleplerinin cevapsız bırakıldığını, ...'ın idaresinde ve yönetiminde olan yargılamada alenen taraflar arasında ayrım yapıldığını, hakim tarafından delillerinin hiçbir şekilde dikkate alınmadığını, iddialarını ispatlayıcı her türlü haklarının hiçbir sebep yokken kısıtlanmış olduğunu, müvekkilinin haklarının tamamen el birliği ile yok sayıldığını, hakimin görüşünü açıklamış olduğunu, yargılamanın hukuki ve gereği gibi yürütülmediğini, hakimin ilk duruşmadan itibaren davayı reddetmeye yönelik olarak hareket ettiğini ve son celsede de tanık ve bilirkişi incelemesine yönelik talepleri reddedilerek sözlü yargılamaya geçilmesine karar verildiğini, dosyadaki hiçbir talep ve delillinin dikkate alınmadığını, hakimin yargılama yapmadan kararını vermiş şekilde hal ve hareketler sergileyerek yargılamanın tarafsız ve bağımsızlığına gölge düşürmekte olduğunu beyanla dosyada görevli ...(Sicil: ...)'ın reddini talep ederek dava için bir başka hakim görevlendirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Hakimin reddi HMK'nın 36. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup,  HMK 36.maddesi hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebebin bulunması halinde  taraflardan birinin hakimi reddedebileceğini, hakimin de bizzat çekilebileceğini hükme bağlamıştır. Yine aynı maddede, davada iki taraftan birine öğüt vermiş ya da yol göstermiş olması, davada iki taraftan birine veya üçüncü kişiye  kanunen gerekmediği helde görüşünü açıklamış olması, davada tanık veya bilirkişi olarak dinlenmiş veya hakim ya da hakem sıfatıyla hareket etmiş olması davanın dördüncü derece de dahil yan soy hısımlarına ait olması, dava esnasında iki taraftan birisi ile davası veya aralarında bir düşmanlık bulunması hallerinde hakimin reddi sebebinin varlığının kabul edileceği düzenlenmiştir. Yukarıda belirtilen red sebepleri sınırlı olmayıp, HMK 36.maddesinde belirtilmeyen ancak hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren başka sebeplerin de hakimin reddini gerektireceği açıktır. Dosya kapsamına göre, somut olayda  HMK'nın 36. Maddesinde öngörülen hakimin reddi  ve çekilmesini  gerektirecek sebeplerinin  bulunmadığı, reddeden davacılar tarafından mahkemece hiç bir taleplerinin dikkate alınmadığı,  beyan ve talep dilekçeleri ile bilirkişi incelemesi yapılmasına dair taleplerin  cevapsız bırakıldığı,  tarafsız davranılmadığı, hızlı şekilde karar verilme gayreti içerisinde olunduğu delillerin toplanmadığı ve diğer red sebebi olarak ileri sürülen hususların işin esası yönünden isitinaf ve temyiz sebebi olup,  beyan edilen hususların hakimi tarafsızlığından şüphe edilmesini gerektiren neden olarak değerlendirilmeyeceği,  tahkikatın yürütülmesi ve delil toplanması bakımından mahkeme hakimin taktir hakkının bulunduğu yönündeki merci değerlendirmesi yerindedir.Bu itibarla ilk derece mahkemesinin reddi hakim talebinin reddine ilişkin kararı hukuka uygundur. Ancak İlk derece mahkemesince HMK'nın 42/4 maddesi gereğince  davacılar aleyhine  para cezasına hükmedilmişse de, tüm dosya kapsamına göre  red talebini kötü niyetle yaptığına ilişkin bir olgu veya bilgi söz konusu olmadığından  para cezası ile tecziyesi yasaya uygun değildir.  Bu husus yeniden yargılamayı gerektiren bir eksiklik olmadığından ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında aşagıdaki şekilde yeniden hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince,  İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 2024/191 D/iş esas 2024/202 karar sayılı kararın KALDIRILMASINA2-Davacılar vekilinin reddi hakim talebinin  reddine, 3-HMK’nın 42/4 maddesinde öngörülen koşullar mevcut olmadığından davacılar hakkında disiplin para cezası tayinine yer olmadığına,4-Kararın yerel mahkemece taraflara tebliğine, 5-İstinaf giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 17/07/2024  tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"605e4a72607e82be","SID":"bd1881e0c097071e"}}