{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/722 <br>KARAR NO: 2024/1020<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi <br>TARİHİ: 19.09.2023<br>NUMARASI: 2023/466 Esas - 2023/897 Karar <br>DAVA: Alacak<br>Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın açılmamış sayılmasına dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı/borçlu ... ile imzalanan kredi sözleşmesi çerçevesinde müvekkili bankadan büyük miktarda kredi kullanmış olduğunu, davacı/borçlu  ... tarafından konkordato tasdiki talepli olarak Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/980 Esas sayılı dosyası ile dava açılmış olduğunu, müvekkili banka tarafından 30.04.2019 tarihinde 489.515,45 TL alacak bildiriminde bulunulmuş olduğunu, davacı/borçlu ... tarafından haksız olarak alacak miktarına itiraz edilmiş olduğunu, davalı/borçlunun, müvekkili bankaya borçlu olduğunu bilmesine karşın haksız ve kötü niyetli olarak alacak bildirimine itiraz etmiş olduğunu ve müvekkili bankaya olan borcunu çekişmeli hale getirmiş olduğunu, davalı/borçlunun müvekkili bankaya borçlu olduğunu bilmesine rağmen, sırf alacağın tahsilini sürüncemede bırakmak amacı ile ve kötü niyetli olarak itiraz etmesi sebebiyle, İ.İ.K. 308/b maddesi gereğince müvekkili bankanın alacağının konkordato projesine dahil edilmesini engellemiş olduğunu beyanla; davanın kabulü ile, müvekkili bankanın alacağının tespitine, alacağın davalıdan tahsiline, çekişmeli hale gelen müvekkili banka alacağının konkordato projesine dahil edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı/borçluya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davalı  ... Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018-980 Esas sayılı dosyası ile açmış olduğu konkordatonun tasdiki talepli davada; İcra ve İflas Kanunu’nun 287. maddesi gereğince 3 aylık geçici mühlet kararı verilmesine ve gerekli görülmesi halinde işbu müddetin 2 ay daha uzatılmasını, geçici mühlet kararının İİK.’nın 288. maddesi çerçevesinde ilanına; geçici mühlet neticesinde İcra ve İflas Kanunu’nun 289. maddesi gereğince 1 yıllık kesin mühlet kararı verilmesine ve gerekli görülmesi halinde bu mühlet kararının 6 ay daha uzatılmasına, kesin mühlet kararının ilanını, yargılama neticesinde İcra ve İflas Kanunu’nun 305. vd. maddeleri gereğince konkordatonun tasdikine, tasdik kararının ilanına karar verilmesini talep etmiş olduğunu, Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, 12.03.2020 tarih, 2018-980 Esas ve 2020-245 Karar sayılı ilamı ile; \" Borçlu  ...  tarafından sunulan konkordato projesi ve revize projenin uygulanabilir olduğu, komiser heyetinin gerekçeli raporu, bilirkişi raporu ve dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden konkordatonun başarıya ulaşacağı anlaşıldığından, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde ... sicil numarası ile kayıtlı davacı ...   Anonim Şirketi'nin konkordato talebinin kabulü ile; konkordatonun İİK'nın 306 nci maddesi uyarınca tasdikine ,borçlu şirket tarafından borçların Nisan 2020 tarihinden başlamak üzere birinci yıl alacağın %5'inin 12 eşit taksitle, ikinci yıl alacağın %10'unun 12 eşit taksitle, üçüncü yıl alacağının %20'sinin 12 eşit taksitle, dördüncü yıl alacağının %30'unu 12 eşit taksitle ve beşinci yıl alacağının %35'ini 12 eşit taksitte borçlu tarafından sunulan ödeme takvimi uyarınca ödenmesine, borçlu şirket tarafından dosyaya sunulan ödeme takviminin kararın eki olduğunun bildirilmesine, konkordato tasdik edildiğinden kesin mühletin sonuçlarının kendiliğinden kalktığının tespitine, İİK'nın 308/c maddesi uyarınca konkordatonun tasdik kararıyla birlikte bağlayıcı hâle geldiğinin karar altına alınmasına, İİK'nın 308/b maddesinin birinci uyarınca alacakları itiraza uğramış alacaklıların,tasdik kararının ilânı tarihinden itibaren bir ay içerisinde dava açabilecekleri hususunun ihtarına, anılan maddenin ikinci fıkrası uyarınca çekişmeli alacaklara isabet eden payın borçlu tarafından bankaya yatırılmasına yer olmadığına\" şeklinde karar verildiğini, Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  12.03.2020 tarih, 2018-980 Esas ve 2020-245 Karar sayılı konkordatonun tasdiki kararının, 23.03.2020 tarihinde 10042 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayınlanmış olduğunu, davacının, İİK 308/b maddesi uyarınca konkordato sürecinde itiraza uğramış olan 86.344,44 TL tutarlı alacağının İİK 308/b hükmü gereğince tespitini talep etmiş olduğu huzurdaki davayı 10.07.2020 tarihinde  ikame etmiş olduğunu, Konkordato tasdik kararının 23.03.2020 tarihinde ilan edilmiş olduğunu, davanın ilk olarak süre yönünden reddi gerektiğini, davalının davacıya konkordato dosyasında belirlenen borcu dışında başkaca bir borcu bulunmadığını, Davacı bankanın alacağının 489.515,45 TL olduğunu ancak 86.344,44 TL'lik kısmının itiraza uğrayarak  403.171,01 TL olarak kabul edildiğini beyan etmekte olduğunu,  davacının banka alacağının itiraza uğrayan kısmının hesaba katılması için mahkemeye başvurmamış olduğunu, davalı ...'nın davacı bankaya olan borcunun  403.171,01 TL olduğunu ve bunun da konkordato ödeme takvimine göre ödenecek olduğunu, davacı bankaya konkordato ödeme takviminde görünmeyen  86.344,44 TL daha borçları olmadığını, tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesinin duracağını,  davacı bankanın geçici mühlet tarihi olan 17.10.2018 tarihinden itibaren alacaklarına faiz işletemeyeceğini, geçici mühlet kararının verildiği 17.10.2018 tarihinden önce davalı ... davacı bankaya 548.528,12 TL ana para borcu bulunduğunu, 17.10.2018 tarihine kadar tahakkuk etmiş bulunan tüm dönem faizlerini de ödemiş olduğunu, 17.10.2018 tarihinden sonra ödenen  145.348,00 TL mahsup edildiğinde borcun 403.180,12 TL olacağını, davacı banka nezdinde ki hesaplarında mevcut 2 Euro'nun da mahsubundan sonra toplam borçlarının konkordato projesinde görünen 403.171,01 TL olacağını, davacı bankanın 17.10.2018 tarihinden sonra faiz tahakkuk ettirmesi ve yapmış oldukları 145.348,00 TL'lik ödemeyi anapara borçlarından düşmemesinin kabul edilemez olduğunu, davacı bankanın defter ve kayıtlarının esas alınacağı münhasır delil sözleşmesinin geçersiz olduğunu, müvekkilinin ticari defter ve kayıtları, yapmış olduğu ödemeler incelenmeksizin salt banka kayıtlarına göre karar verilmesinin mümkün olmadığını, bir an için davacı bankanın iddia ettiği üzere 86.344,44 TL alacağı olduğu kabul edilse dahi, bu miktarın kendilerince tahsiline karar verilemeyeceğini, çekişmeli olan bu alacağın mahkemece varlığına karar verilirse konkordato projesine eklenerek, konkordato ödeme planına göre ödenmesinin sözkonusu olabileceğini beyanla; davanın reddi ile dava masrafları ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; HMK'nın 320/4 maddesi uyarınca basit yargılama usulüne tabi davalarda işlemden kaldırılmasına karar verilen dosyanın yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılması hâlinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin düzenlendiği, Mahkemenin 05/11/2020 tarihli celsesinde dosyanın işlemden kaldırıldığı, akabinde talep üzerine yenilenmesinden sonra 19/09/2023 tarihli celsede dosyanın yeniden takipsiz bırakıldığı anlaşılmakla, davanın ikinci kez takipsiz bırakılması sebebiyle HMK'nın 320/4 maddesi gereğince açılmamış sayılmasına, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davalı/Borçlu hakkında Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/980 Esas sayılı dosyası ile konkordatonun tasdiki davası görülmüş olup dosya kapsamında konkordatonun tasdikine karar verildiğini, yargılama kapsamında yasal süresi içerisinde müvekkili bankanın alacak 489.515,45-TL olarak dosyaya bildirildiğini, davalı/borçlu  ... Anonim Şirketi  tarafından müvekkili alacağının 86.344,44.-TL’lik kısmına itiraz edildiğini ve müvekkili bankanın alacağının 403.171,01.-TL olarak kabul edildiğini, arz edilen sebepler doğrultusunda alacaklarının  kısmi olarak itiraza uğradığından İİK'nın 308/b maddesi gereğince Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/446 Esas sayılı dosyasında çekişmeli alacak davası açıldığını, mahkeme tarafından ise usul ve yasaya aykırı olarak yalnızca usulden inceleme yapıldığını ve dava şartı yokluğu gerekçesi ile davanın reddine karar verildiğini, Bu nedenle mahkeme kararının müvekkil banka tarafından istinaf edildiğini ve istinaf kararının lehlerine sonuçlandığını, istinaf kararı sonrasındaki ilk duruşma gününün UETS üzerinden taraflarına usulüne uygun olarak 15.05.2023 tarihinde tebliğ edildiği gözükse de belirtilen tarihte şahsının ücretsiz doğum izninde olmakla birlikte oğlunun konjenital bir kalp rahatsızlığı ile doğması sebebiyle çeşitli operasyonlar geçirmek durumunda kalması sebebiyle tarafına gönderilen tebilgatları görmesinin mümkün olamadığını, bu hususların hususların tamamının e-devlet, e-nabız sağlık kayıtlarından tespit edilebilecek hususlar olup mahkemenin talebi hâlinde ispat için gerekli tüm evrakları sunulacağını, mahkemeden yaşadıkları ciddi sağlık sorunları sebebiyle mazeretimin kabulüne karar verilerek mahkeme kararının tümüyle kaldırılması gerektiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, İİK'nın 308/b maddesi gereğince açılan çekişmeli alacağın konkordato kapsamında olduğunun tespiti ve tahsili istemine   ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda açıklanan gerekçelerle   davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, bu karara karşı, karşı davacı vekili tarafından, yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.İlk derece mahkemesince yürütülen yargılamada, davacının 05.11.2020 tarihli oturuma katılmaması nedeniyle dosya birinci kez işlemden kaldırılmıştır. Davacı tarafından dosyanın yenilendiği, yargılamanın yapıldığı, davacının istinaf dilekçesinde de kabulünde olduğu üzere UETS üzerinden yapılan tebligatla  haberdar olduğu 19.09.2023  tarihli oturuma katılmaması nedeniyle ikinci kez takipsiz bırakılan davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Davacı, duruşma tarihinden sonra istinaf başvuru tarihi olan 05.04.2024 tarihine kadar mahkemeye mazereti ile ilgili olarak her hangi bir başvuruda bulunmamış ve HMK'nın 95 vd. maddeleri gereğince eski hâle getirmeyi de talep etmemiştir. İstinaf başvurusunda da eski hâle getirmeye ilişkin bir talep bulunmamaktadır. Davacı tarafından, istinaf başvurusunda doğum izninde olup, oğlunun sağlık sorunları nedeniyle tebligatları görmediğine dair beyanda bulunduğu anlaşılmaktadır. Ancak az yukarıda belirtildiği üzere belirtilen neden ve belgelerle süresinde eski hâle getirme talebinde bulunulmadığı, mazerete ilişkin bilgilerin süresinde mahkemeye sunulmadığı anlaşılmaktadır. Kaldı ki davacı banka tarafından verilen vekaletname içeriğinden,  davacı vekili olarak birden fazla vekilin bulunduğu  anlaşılmaktadır. Bu nedenle ilk derece mahkemesince HMK'nın 320/4. maddesi gereğince ikinci kez işlemsiz bırakılan davanın açılmamış sayılmasında bir isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin  istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 12.06.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c0324f5e802c71cc","SID":"d3d77664305d8316"}}