{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/724 <br>KARAR NO: 2024/1170<br>İNCELENEN ARA KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 26/03/2024<br>NUMARASI: 2024/13 E. <br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/06/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle;Davalılar tarafından ..., ..., ..., ..., ..., ... sayılı \"...\"  esas unsurlu markaları yönünden gerçekleştirilen marka hakkına tecavüzün önlenmesi, giderilmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması ile davacının  bu ürün ait tescilsiz ambalaj  tasarımlar yönünden gerçekleştirilen haksız rekabetin önlenmesi, giderilmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması,  dava sırasında tecavüzün tedbiren önlenmesi bu kapsamda , davalıların “...” isimli dava konusu yeşil-sarı ambalajlı taklit ürünleri üretmesinin, satmasının, ithal ve ihraç etmesinin dava sonuna kadar tedbiren yasaklanmasına, davalılarca üretilen, satılan, ithal ve ihraç edilen “protein” isimli sarı- yeşil renkli ambalajlı taklit ürünlere ve ürün görsellerinin kullanıldığı her türlü belge ve tanıtım malzemesine (katalog, broşür vs.) türkiye sınırları içinde veya gümrük ve serbest liman veya bölge gibi olanlar dâhil bulundukları her yerde tedbiren el konulmasına ve saklanmasına, başta https://www.instagram.com/p/... uzantılı yer alan ürün görselleri olmak üzere internet ortamında yer alan dava konusu ürünlerin haksız kullanımlarının yasaklanmasına dair takdiren teminatsız veya sayın mahkemece uygun görülecek teminat mukabilinde ihtiyati tedbir kararı verilmesine,  davalıların eylemlerinin 6769 sayılı smk kapsamında marka hakkına tecavüz ve ttk kapsamında haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerin önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...vekili cevap dilekçesinde özetle ,  müvekkili şirkete ait dava konusu “..” markası, Türk Patent Ve Marka Kurumu nezdinde ... numara ve  ... numara ile marka olarak tescil edildiğini, bu tescillere karşı açılmış herhangi bir hükümsüzlük davası bulunmadığını, müvekkili Şirket’e ait tanımış markalardan birinin de ... markası olduğunu,  müvekkilinin davacının tasarımına benzemeyen, ayırt edici nitelikteki marka ve tasarım unsurlarına ilişkin hakları ihlal edildiği iddiasının yerinde olmadığını, tescilsiz tasarımın koruma süresinin dolduğunu ayrıca ,  marka ve tasarımların farklı olduğunu markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturmadığını beyanla davanın reddine, karar verilmesini  talep etmiştir. Davalı Şimşek Bisküvi vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin diğer davalı için fason üretim yaptığını, söz konusu ürünün diğer davalının tescilli marka hakkına dayalı olarak üretlip satışa sunulduğunu, davacı markaları ve tasarımı  ile  iltibas teşkil etmediğini marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturmadığını beyanla davanın reddine, karar verilmesini  talep etmiştir.  İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece 20/02/2024 tarihli ara kararı ile; \"..Davalıların “...” isimli dava konusu yeşil-sarı ambalajlı taklit ürünleri üretmesinin, satmasının, ithal ve ihraç etmesinin tedbiren YASAKLANMASINA, davalılarca üretilen, satılan, ithal ve ihraç edilen “...” isimli sarı- yeşil renkli ambalajlı taklit ürünlere ve ürün görsellerinin kullanıldığı her türlü belge ve tanıtım malzemesine (katalog, broşür vs.) Türkiye sınırları içinde veya gümrük ve serbest liman veya bölge gibi olanlar dâhil bulundukları her yerde TEDBİREN EL KONULMASINA VE YASAKLANMASINA,  https://www.instagram.com/... URL uzantılı yer alan ürün görselleri olmak üzere internet ortamında yer alan dava konusu ürünlerin haksız kullanımlarının YASAKLANMASINA, 19/02/2024 tarihli bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına,  Kararın yetkili ve görevli İcra Müdürlüğünce İCRASINA,..\" şeklinde karar verilmiştir.  Tedbire itiraz üzerine, Mahkemece 26/03/2024 tarihli ara kararı ile;  \"İhtiyati tedbire itirazın REDDİNE, \" karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; istinaf konusu tedbir kararına dayanak olarak gösterilen bilirkişi raporunda benzer ve ortak olduğu tespit edilen unsurların herkes tarafından kullanılan unsurlar olup herhangi bir ihlal niteliği taşımadığını ve karıştırılma ihtimali yaratmadığını, davacı şirkete ve müvekkiline ait dava konusu marka ve tasarımlarda bulunan ortak unsurların ihlal niteliği taşımadığını, müvekkilinin markası ile davacı markasının karıştırılma ihtimali olmadığını, cevap dilekçelerinde ileri sürülen görev itirazları ve davacı şirkete ve müvekkiline ait dava konusu marka ve tasarımlarda bulunan ortak unsurların ihlal niteliği taşımadığı iddiaları saklı kaymak kaydıyla davacının tescilsiz tasarımı için TTK kapsamında haksız rekabet hükümlerine dayandığını, tescilsiz tasarımın haksız rekabet hükümleri kapsamında korunmadığını, istinaf konusu kararda uyuşmazlık konusu ürünün marka hakkı kapsamında mı yoksa tescilsiz tasarım yönünden haksız rekabet hükümleri uyarınca mı korunacağının net olarak belirtilmediğini, dava konusu tescilsiz tasarımın koruma süresinin sona erdiği konusundaki savunmaları saklı kalmak kaydıyla dilekçelerinde bahsettikleri harcıalem unsurlar dışında iki ürün arasında açık farklılıklar bulunduğunu, tüm bu unsur farklılıklarının marka ve tasarım ihlalinin bulunmadığını gösterdiğini, bir diğer anlatımla ürünlerin karıştırılacak derecede benzer olmadığını, müvekkilinin tasarımının karşı taraf tasarımı ile farklı tonlarda sarı ve yeşil kullandığını, sarı-yeşil renk kullanımının tek bir kimsenin tekeline bırakılamayacağını, mahkemece harcıalem unsurlar dışında kalan unsurların ürünlerin karıştırılma ihtimalini ortadan kaldıracak derecede farklı unsurlar olduğunu, ancak bu hususların dikkate alınmayarak tedbir kararının gerekçesiz bir şekilde verildiğini, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak tedbir talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İstinafa Cevap: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalının renklerden kaynaklı olarak ambalajların birbirine karışamayacağı iddiasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin ambalajındaki tonlarının aynen kullanılmasının haksız rekabet teşkil ettiğini, her iki ürünün ambalajında %16 proteinli ibaresinin aynı şekilde dikkat çekici olarak benzer olduğunu, ambalaj kompozisyonlarının neredeyse birebir aynı olduğunu, davalının \"xroll protein\" marka tescillerinden bahsettiyse de bunun huzurdaki dava ile bir ilgisi olmadığını, davalının müvekkiline ait tescilsiz tasarımların haksız rekabet hükümleri kapsamında korunamayacağını iddia ettiği ve bu iddiasını Yargıtay 11. H.D.'nin 2021/89 K. 2021/3954 sayılı kararına dayandırdığını, davalının anılan kararı yanlış yorumladığını, tescilsiz tasarımların haksız rekabet hükümlerine göre korunamayacağına dair söylemin doğru olmadığını, davalının müvekkiline ait dava konusu ürünün marka hakkı kapsamında mı yoksa tescilsiz tasarım yönünden haksız rekabet hükümleri kapsamında mı korunacağının net olarak belirtilmediğini iddiasının doğru olmadığını, tüm bu nedenlerle davalının ihtiyati tedbir kararına itirazının reddi kararının kaldırılması talepli istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava, marka ve tescilsiz tasarım hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti  önlenmesi, giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davacının tedbir talebi kabul edilmiş, tedbire itirazın ise reddine karar verilmiş, davalı ...vekili istinaf talep etmiştir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 159/1. maddesinde, sinai mülkiyet haklarına tecavüz olduğunu ispatlamak şartıyla ihtiyati tedbir talep edilebileceği, 159/3. maddesinde ise ihtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. HMK’nın 389/1. maddesindeki  düzenlemeye göre, tedbir kararına hükmedilebilmesi için; şartlara uygun tedbir kararı verilmemesi halinde mevcut durumda olabilecek değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin zor hatta imkansız hale gelmesine yönelik kuvvetli endişenin bulunması gerektiği, ayrıca HMK’nın 390/3. maddesinde, \"Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.\" şeklinde düzenleme yer aldığı, düzenleme gereği, ihtiyati tedbir kararının verilmesi için tam bir ispat aranmadığı, talebin yeterliliği hususunda mahkemeye kanaat verecek delilerin varlığının yeterli olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece alınan  bilirkişi raporunda, \" davacının kullanımlarında ve markasında renk ve tasarımın ön planda olduğu, davalının kullanımları ile karşılaştırıldığında davacının tescilli marka ve tescilsiz ambalajlarındaki renk kompozisyonlarının hiçbir zorunluluk yokken ve seçenek özgürlüğü de mevcutken yeşil ve sarı rengin tercih edildiği, ambalaj üzerinde konumlandırılan  bisküvinin şekli ve bisküviler üzerindeki geometrik şekillerin konumlandırmaların aynı/benzer olduğu, her iki ürün ambalajında “%16 Proteinli” ibaresinin aynı şekilde dikkat çekici olarak benzer olduğu,  davalıların tacir olduğu, davacı ile aynı sektörde faaliyet gösterdikleri, basiretli tacir olarak kendi emeği ile oluşturduğu ayırt edici ibareleri kullanması , kullanımlarının sektörde bilinen diğer marka ve şekillerden farklılık taşıması,  başka bir marka davacının kullanımlarında ve markasında renk ve tasarımın ön planda olduğu, davalının kullanımları ile karşılaştırıldığında davacının tescilli marka ve tescilsiz ambalajlarındaki renk kompozisyonlarının hiçbir zorunluluk yokken ve seçenek özgürlüğü de mevcutken yeşil ve sarı rengin tercih edildiği, ambalaj üzerinde konumlandırılan bisküvinin şekli ve bisküviler üzerindeki geometrik şekillerin konumlandırmaların aynı/benzer olduğu, her iki ürün ambalajında “%16 Proteinli” ibaresinin aynı şekilde dikkat çekici olarak benzer olduğu,  davalıların tacir olduğu, davacı ile aynı sektörde faaliyet gösterdikleri, basiretli tacir olarak kendi emeği ile oluşturduğu ayırt edici ibareleri kullanması, kullanımlarının sektörde bilinen diğer marka ve şekillerden farklılık taşıması ,  başka bir markanın bilinirliğinden yararlanarak halk nezdinde çağrıştırma ile öne geçmek yerine, farklı bir ibare kullanmasının beklendiği,  beklendiği, davacının 1991 yılından itibaren söz konusu marka ve ambalajla ürünü ticari alana soktuğu, söz konusu ürünün hitap ettiği tüketici grubunun aynı olduğu da gözönüne alınarak davalıların eylemlerinin TTK m. 55/I-a,4 hükmüne göre haksız rekabet teşkil ettiği, davalıların kullanımlarının davacının ... no ile tescilli markasından doğan haklara tecavüz eder mahiyette olduğu, davalıların kullanımlarının davacı aleyhine TTK m. 55/I-a,4 hükmüne göre haksız rekabet teşkil ettiği\" belirtilmiştir. Dosya kapsamına ve alınan bilirkişi raporuna göre  davalıların dava konusu edilen  kullanımlarının davacının ... no ile tescilli markasından doğan haklara tecavüz teşkil ettiği   tespit edilmiş olup,    tarafların aynı sektörde ticari faaliyet yürüttüğü dikkate alındığında  ihtiyati tedbir uygulanması bakımından  yaklaşık ispat koşulunun mevcut olduğu ,  diğer başvuru sebeplerinin yargılama sırasında esasla  birlikte değerlendirilmesi gereken savunma sebepleri olduğu, tedbir ve teminata ilişkin kararların yargılamanın seyrine göre her zaman değiştirilmesinin mümkün olduğu dikkate alındığında,   tedbir amaçlarına, usul ve yasaya, hak ve yarar dengesine göre, muhtemel zararlara karşılık makul oranda belirlenen  teminat karşılığı  ihtiyati tedbir talebinin kabulü kararı verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, tedbire itirazın reddi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı    vekilinin  istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı  sonucuna varılmıştır. Davalı ...  vekilinin İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun  İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin  26/03/2024 tarih ve 2024/13 E. sayılı ara kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.13/06/2024\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3d203d38b8df9dac","SID":"d0d657e43bf954ed"}}