{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/366 <br>KARAR NO: 2024/978<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 23/06/2022<br>NUMARASI: 2021/303 Esas - 2022/411 Karar<br>DAVA: Rücuen Tazminat<br>Davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin dava dışı sigortalısı ... Loj. A.Ş.nin dava dışı taşıtan ... San. ve Tic. A.Ş.'ne ait emtiaların İzmit/Yılport Limanından Hamburg/Almanya Limanına yapılan taşıması işini organize ettiğini, taşıma işinin davalı tarafından yapıldığını ve davalının taşıyan sıfatına haiz olduğunu, müvekkili tarafından nakliye aracılık sigorta poliçesi düzenlendiğini, cam türü emtianın taşıma sırasında hasarlandığını, müvekkili şirketin sigortalısı olan dava dışı ve taşıma işleri organizatörü sıfatına haiz olan ... firmasının meydana gelen hasarın tespit edilmesine müteakiben 27/05/2022 tarihinde fiili taşıyan davalı firmaya ihtarname ile TTK m.1185 kapsamında yasal süresi içinde ihbarda bulunduğunu, ...A.Ş.'nin hasarlanan emtia bedelini kendi sigorta şirketi olan ... A.Ş.'den tahsil ettiğini ve .. A.Ş.'nin de sigortalısına ödediği bedeli müvekkili sigorta şirketinden tehsil ettiğini, müvekkilinin bu ödeme ile TTK 1472 kapsamında yasal halef sıfatına haiz olduğunu belirterek müvekkili şirketin dava dışı emtia sahibinin sigorta şirketine ödediği tutarın davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili; davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde ve sigortalıya ödeme tarihinden itibaren 90 günlük hak düşürücü süre içinde açılmadığını, davanın hak düşürücü süre nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın her ne kadar... Nak.A.Ş.'ne karşı asaleten açılmış ise de, acenteye karşı doğrudan dava açılamayacağını, bu nedenle husumet yokluğu nedeni ile davanın reddinin gerektiğini, davacının müvekkiline karşı aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, konşimento hükümleri gereğince huzurdaki davaya bakmaya görevli mahkemelerin Hamburg Mahkemeleri olduğunu, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, konteyner muhteviyatı emtiaların ne zaman, nasıl ve ne şekilde hasarlandığının belli olmadığını, bu nedenle müvekkili şirkete sorumluluk yüklenemeyeceğini, dava konusu hasar iddiaların ilişkin olarak usulüne uygun bir survey veya usulüne uygun bir hasar ihbarının yapılmadığını belirterek davanın öncelikle hak düşürücü süre nedeniyle reddine, husumet yönünden reddine, milletlerarası yetki itirazının kabulü ile yetki yönünden reddine ve nihayetinde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; davanın alacak davası niteliğinde açıldığı, mezkur ekspertiz raporuna göre malların hasarlı tesliminin 17.06.2020 tarihi olduğu, 03.02.2021 tarihinde arabuluculuk sürecinin başladığı, 24.02.2021 tarihinde sürecin tamamlandığı, 09.07.2021 tarihinde davanın açıldığı, TTK m.1188 uyarınca davanın teslim tarihinde itibaren 1 yıl içinde açılması gerektiği, arabuluculuk yoluna gidilmesi ile bu süre içerisinde  dava açma süresinin durduğu, dolayısıyla 21 gün dava açma süresinin işlemediği, 17.06.2021 tarihinden itibaren 21 günlük süre eklendiğinde son dava açma tarihinin 09.07.2021 tarihi itibariyle dava açma süresinin sona erdiği, davacı tarafından dava dışı sigortalıya ise ödemenin 19/11/2020 tarihinde yapıldığı, TTK 1188/3 fıkrasının davacı bakımından uygulanmasının mümkün olmadığı, TTK m.1188/1 uyarınca 1 yıllık sürenin 09.07.2021 tarihinde dolduğu, davanın hak düşürücü sürenin geçmesinden sonra açıldığı gerekçesiyle usulden reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığını, arabuluculuk sürecinin 03/02/2021 tarihinde değil 02/02/2021 tarihinde başlatıldığını, 24/02/2021 tarihinde arabuluculuk sürecinin tamamlandığını, böylelikle arabuluculuk sürecinin 23 gün sürdüğünü, bu süre dikkate alındığında 17/06/2020 olan teslim tarihinden itibaren işlemeye başlayan 1 yıllık sürenin 17/06/2021 günü değil 10/07/2021 tarihinde sona ereceğini, ancak davanın 09/07/2021 tarihinde açılması nedeniyle hak düşürücü sürenin dolmadığını, arabuluculuk başvuru tarihinin 03/02/2021 günü olarak kabul edilmesi halinde dahi davanın yine süresinde açıldığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalı firmanın sigortacısına deniz taşıması sırasında hasar gördüğü iddia edilen emtiaya ilişkin nakliye aracı sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında ödenen hasar bedelinin davalı taşıyıcıdan tahsili istemine ilişkindir.  Davacı sigorta şirketinin sigortalısı olan ...A.Ş.'nin forwarder olarak hareket ettiği taşımada, göndericisi ...A.Ş., alıcısı ... olan cam emtiasının ... kaydı ile taşınması davalı acentenin müvekkili tarafından üstlenilmiş olup taşıması sırasında meydana geldiği iddia edilen hasar nedeniyle dava dışı sigortalının yine dava dışı sigortacısına yapılan 101.144,84-TL hasar ödemesinin davalı taşıyandan tahsili talep edilmektedir. Mahkemece, TTK m.1188 uyarınca davanın 1 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğu, emtianın teslim tarihi olan 17/06/2020 gününden başlayan hak düşürücü sürenin 03/02/2021-24/02/2021 tarihlerinde gerçekleşen arabuculuk sürecinde durduğu, hak düşürücü sürenin davanın açıldığı 09/07/2021 tarihten önce dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Uyuşmazlık, davanın TTK’nın 1188. maddesindeki hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığı noktasında toplanmaktadır. Deniz taşımalarında tazminat istemlerinin tabi olduğu hak düşürücü süreyi düzenleyen 6102 Sayılı TTK'nun 1188/1 fıkrası uyarınca; eşyanın ziya ve hasarı ile geç tesliminden dolayı taşıyana karşı her türlü tazminat isteme hakkı bir yıl içinde yargı yoluna başvurulmadığı takdirde düşecektir. Aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca, hak düşürücü nitelikteki bu süre taşıyanın eşyayı veya bir kısmını teslim ettiği veya eşya hiç teslim edilmemişse, onun teslim edilmesinin gerektiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Rücu hakkının ise teslim tarihinden itibaren 1 yıllık süreye malın teslim tarihinden  itibaren  işlemeye başlamakla birlikte hak sahibine ödeme yapıldıktan sonra 90 günlük ek sürede kullanılması gerekmektedir. Somut olayda, taşımaya konu emtianın alıcısına 17/06/2020 tarihinde hasarlı olarak teslim edildiği, sigortalısının haklarına halef olduğu iddiası ile eldeki   davayı ikame eden davacı bakımından da bir yıllık hak düşürücü sürenin 17/06/2020 tarihinden itibaren işlemeye başlayacağı, bir yıllık hak düşürücü sürenin 17/06/2021 tarihi itibariyle dolacağı, ancak davacının hak düşürücü süre içerisinde arabulculuk sürecinin başlattığı, mahkemenin kabulünün aksine arabuluculuk sürecinin başlama tarihinin 03/02/2021 değil arabuluculuk başvuru dilekçesinin sunulduğu 02/02/2021 tarihi olduğu, başvuru tarihi itibariyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-15 fıkrası uyarınca hak düşürücü sürenin durduğu, arabuluculuk sürecinin 24/02/2021 tarihinde sonra erdiği, hak düşürücü sürenin bu tarihten itibaren tekrar işlemeye başladığı, 6253 Sayılı  süresini 16/2 fıkrası uyarınca arabuluculukta geçen 23 günlük sürenin ilavesiyle, hak düşürücü sürenin son gününün 10/07/2021 tarihi olduğu, davanın ise hak düşürücü süre içerisinde 09/07/2021 tarihinde açıldığı açıldığı anlaşıldığından mahkemece davanın hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Diğer taraftan, taraf ve dava ehliyeti HMK 114/1-d maddesi uyarınca dava şartı olduğundan resen gözetilmesi gerekmekte olup, davacı sigorta şirketi tarafından ödeme ... Sigorta A.Ş.'ye yapılmış ve ... Sigorta A.Ş. Tarafından davacı lehine temlikname düzenlenmiş ise de ... Sigorta A.Ş.'nin dava dışı  ...A.Ş. ile gönderici firma ...A.Ş.'nin sigortacısı olduğuna, sigortalısından haklarını temlik aldığına dair belgeler veya ödemelerin sigorta poliçesi çerçevesinde yapıldığına dair poliçe vs. belgeler getirtilmek suretiyle davacının kanuni ya da akdi halefiyet yoluyla aktif husumeti kazanıp kazanmadığının da araştırılması gerekmektedir.  Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusu yerinde olduğundan kararın kaldırılmasına, aktif husumet de araştırılarak davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:  Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/06/2022 Tarih 2021/303 Esas - 2022/411 Karar sayılı hükmün HMK'nın 353(1)a-4 gereği KALDIRILMASINA;  \"Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE\" Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.24/06/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"27afc1f77179c748","SID":"d864dfc5e8bc4f66"}}