{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1059 <br>KARAR NO: 2024/1104<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 02.05.2024 tarihli Ara Karar<br>NUMARASI: 2024/294 E.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali<br>Taraflar arasında görülen itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında davacı vekili tarafından talep edilen ihtiyati haczin, kararda yazılı nedenlerle reddine dair ara kararının davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ İhtiyati haciz talep eden davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredi borcununu ödenmemesi üzerine başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu, icra dairesi ile mahkemenin yetkili olduğunu, sözleşme uyarınca banka kayıtlarının kesin delil niteliğinde olduğunu, davalının mal kaçırma çabası içinde olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve borçlunun borca yetecek mal varlığının ihtiyaten haczine karar verilmesini  talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ İlk Derece Mahkemesi ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 02.05.2024 tarihli ara kararında; \"...Somut olayda dosya mevcuduna  göre muaccel alacağın varlığı, özellikle miktarı hususunda dosyanın bulunduğu  aşama itibariyle davacı haklılığının yaklaşık olarak ispatı ölçüsünde delil bulunmadığı ,davalı savunmaları değerlendirildikten ve tarafların  ticari defter ve kayıtları incelendikten sonra alacak miktarının belirleneceği, alacağın yargılama neticesi belirleneceği sonuç ve kanaatine varılmış olup, ilk derece mahkemesinin istemi reddetmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle istinaf nedenleri yerinde görülmeyen davacı-ihtiyati haciz isteyen vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ...\"  şeklindedir.Eldeki davada dava dilekçesi ekine yalnızca kredi sözleşmesi ve ticari kredi kartı üyelik sözleşmesi sunulduğu, takibe konu alacağın dayanağı kredinin davalı yana kullandırılıp kullandırılmadığı hakkında delil bulunmadığı..\" gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine,  karar vermiştir.Bu ara karara karşı, ihtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde;Sunulan delillerin, borcun varlığını yaklaşık ispatı için yeterli olduğunu, kredi sözleşmesinde belirtilen koşullara uymadığından, hesabın kat edildiğini ve alacağın  muaccel hale geldiğini, kredi sözleşmesi, hesap özeti, kredi kullandırım dekontunun alacağın varlığını kanıtladığını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve talebin kabulüne karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE  Dava, bankacılık sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine  ilişkindir. Davacı, itirazın iptali davası içinde ihtiyati haciz talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda ihtiyati haczin talebin reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Uyuşmazlık, somut olayda ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığı, itiraz sebeplerinin yerinde olup olmadığı  noktasında toplanmaktadır.   İhtiyati haciz talep eden tarafından, karşı taraf/borçlu hakkında, kredi sözleşmesi ve ticari kart üyelik sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredi borcu nedeniyle ihtiyati haciz talep edilmiş, mahkemece kredi sözleşmesine rağmen, tanımlanan kredinin kullandırıldığının yaklaşık olarak ispat edilmemesi nedeniyle talebin reddine karar verilmiştir. İİK'nın 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın muaccel ve rehinle temin edilmemiş olması gerekmektedir. Vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği düzenlenmiştir.İİK'nın 258. hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken  alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre  alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. Dava dilekçesi ve takip talebinin ekinde ödeme belgesi, dekont veya kat ihtarı bulunmamaktadır. Dava dilekçesinin ekinde sadece kredi sözleşmesi bulunmaktadır, mahkemece ihtiyati haczin değerlendirildiği ara karardan sonra bankaya yazılan yazıya verilen cevapta bir adet ödeme planı gönderilmiştir. İlk derece mahkemesinin ara kararında belirlenen, kredinin kullandırılıp kullandırılmadığına ilişkin belge bulunmadığına ilişkin tespiti, dosya kapsamındaki belgelerle uyumludur. Kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak hesabın kat edilmesiyle muaccel hale gelecektir. İİK 258/1 fıkrada alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecbur olduğu düzenlenmiştir. Yasal düzenleme emredici niteliktedir. İfade edildiği üzere talep eden vekilince dava dilekçesinde iddiasına ilişkin olarak hiçbir delil ibraz edilmemiştir. Bu durumda, talep konusu alacak isteminde davacı banka vekilinin dava dilekçesiyle ile birlikte yaklaşık ispat şartını yerine getirmediği ve ara karar tarihi itibariyle mahkemenin bu kanaatinin yerinde olduğu, talep eden tarafça belgelerin ibrazı halinde yeniden talepte bulunulabileceğinden verilen kararın isabetli olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Açıklanan bu gerekçelerle, İİK'nın 258/3 ve 353/1.b.1 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin 02.05.2024 tarihli ara karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan,  ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.<br>KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3. maddeleri uyarınca, ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin  istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-İhtiyati haciz talep eden davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, istinaf peşin karar harcının ihtiyati haciz talep eden davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,3-İhtiyati haciz talep eden davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 ve 258/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 10.07.2024 tarihinde oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ff047376503b32a4","SID":"3b7c679131bf36f2"}}