{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2022/36 <br>KARAR NO: 2024/1089<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 25/10/2021<br>NUMARASI: 2018/896 Esas - 2021/795 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar)<br>KARAR TARİHİ: 26/06/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;    <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket nezdinde  23.09.2017-23.09.2018 vadeli Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan ... plakalı aracın, 06.10.2017 tarihinde, ... sevk ve idaresindeki, ... nolu greyderin geri manevra yaparken sebebiyet verdiği trafik kazası neticesinde hasarlandığını, yaptırılan hasar ekspertiz incelemesi sonucunda araçta 56.064,28 TL hasar meydana geldiğini bu miktarın 15/12/2017 tarihinde 47.512,00 TL ve 27/12/2017 tarihinde 8.552,00 TL olmak üzere aracın tamiratını gerçekleştiren firmaya ödendiğini, hasarın ödenmesi ile mukavele şartlarına ve Ticaret Kanununun 1472.maddesi hükmüne göre şirket sigortalısının yerine kaim olduğu ve sigortalının zarara sebebiyet verenler aleyhine mevcut her türlü hakları şirketlerine intikal ettiğini, araç sürücüsü ...'nun, kazada % 100 oranında kusurlu olup, davalıların meydana gelen hasardan sorumlu olduklarını, davalıların Gaziosmanpaşa ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına yapmış olduğu takibe, borca, faize ve ferilerine vaki itirazlarının iptaline karar verilmesini talep  etmiştir.  Davalılar vekili vermiş olduğu cevap  dilekçesinde özetle; dava konusu kazada aracın ...'ya  ait olduğundan, müvekkili şirketlere husumet yöneltilmesinin haksız olduğunu, müvekkili şirketlere kusur izafe edilmesinin mümkün olmadığını, aksi halde dosya kapsamında bilirkişi raporu alınması gerektiğini,  müvekkili şirketlerin oluşturduğu adi ortaklık olan ...Adi Ortaklığı Ticari İşletmesi nezdinde tutulan İSG tutanak formlarından İSG kısım şefi kanaatini içerir kaza tutanağında \"... Firmasına ait 580 kapı nolu tırın, iş makinalarına yaklaşma kuralını ihlal ettiği ve kazanın bu faktörden dolayı oluştuğu\" şeklinde beyanda bulunduğunu, işbu davanın hasara uğrayan aracın maliki olan ...'ya ihbarı ile öncelikle aracın sigortacısına başvurulması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.  Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,  \"Davanın kabulü ile davalılar tarafından  Gaziosmanpaşa ... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin aynen devamına\" karar verilmiştir.  Bu karara karşı davalılar vekili  istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; öncelikle, dava konusu kazada araç ...'ya ait olduğundan, davalı şirketlere tazminat istemiyle husumet yöneltilmeyeceğini, dava konusu olay bakımından davalı şirketlere kusur izafe edilmeyeceğini, ... plakalı araç şoförünün iş makinasının alanı kabul edilen 25 metrelik alana girmesi sebebiyle meydana geldiğini, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarına karşı itirazda bulunulmasına rağmen, itirazlarının değerlendirilmeksizin  hüküm tesis edilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğunu, işbu da anın hasara uğrayan aracın maliki olan ... A.Ş.'ye ihbarını talep etmesine rağmen talep değerlendirilmeden ve yeterli inceleme yapılmadan hüküm tesis edilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle sigorta şirketi tarafından ödenen hasar bedelinin  istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi  kendisine  ait  olmak  üzere  işlettiği  ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” denilmek suretiyle işletenin tanımı yapılmıştır. 2918 sayılı Kanunun 3. maddesinde işleten sıfatını belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçütten yararlanılmıştır. Şekli ölçüte göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Yargıtayın ve doktrinin kabul ettiği maddi ölçüte göre ise; trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup, önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. Yine aynı Kanunun 85. maddesi ise “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir   şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu  aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” hükmünü içermektedir. Kabule göre kazaya kusuru ile sebebiyet veren aracın  ... A.Ş.'den Ankara ....Noterliğinin 14/04/2014 Tarihli Finansal Kiralama Sözleşmesi ile kiralandığı  gözönünde tutulduğunda davalıların işleten sıfatının bulunduğunun kabulü ile sorumluluklarına karar verilmiş olmasında isabetsizlik görülmemiştir.  Kusura ilişkin alınan rapor ve ek raporlarda; ... Plakalı Aracın Şoförü ...’nun Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 137/B/1-b,  maddesinde yer alan “Kamyon, otobüs, çekici, römork veya yarı römorklu bir aracın geri manevrası, sürücünün görüşüne açık alanda emniyetle sağlanamıyor ise, tehlikesizce geriye hareket edebilmeleri ve uyarılmaları için bir gözcü bulundurmaları mecburidir” maddesi gereği 1. dereceden asli tam kusurlu olduğu, davacıya sigortalı ... plakalı aracın şoförü ...’ın, olay anında aracını kurallara uygun olarak karşı taraftan gelen araca yol vermek için hareketsiz halde bulundurduğu esnada, gerçekleşen bu olayda kazanın gerçekleşmesini önlemek üzere alabileceği herhangi bir tedbirin bulunmaması nedeniyle kazanın oluşumunda, “atfa kabil bir kusurunun” olmadığı tespit edilmiştir. Ancak kaza sonrasında düzenlenen kaza olay tutanağında;  ... plakalı aracın sürücüsü ...'ın greyderin 25 metrelik iş sahasına girilmemesi gerekirken,  25 metrelik alana girmesi sebebiyle kusurlu olduğunun belirttiği ve davalıların kusur raporuna bu yönden itirazları bulunduğu ve alınan ek raporlarda bu yönden inceleme yapılmadığı ve tutanakla örtüşmediği halde başka bir bilirkişiden yeniden rapor alınmadan hüküm kurulması eksik incelemeye dayalı olmuştur. Yine yargılama sırasında davalılar tarafından cevap dilekçesinde davanın ...'ya  ihbarı talep edilmiş olmasına rağmen İlk Derece Mahkemesince bu talep hakkında herhangi bir karar verilmemiş, davalılara ilgili kişilere davayı ihbar etme imkanı tanınmamıştır. Davalıların dava sonunda ödeme yapmaları halinde rücu haklarının bulunduğu gözetilmek suretiyle 6100 sayılı HMK'nın 61.vd. maddelerine göre usulüne uygun ihbar dilekçesinin sunulması halinde, davanın ihbarı yönünde işlem tesis edilmesi gerekirken, bu işlem yapılmadan yargılamaya devam edilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.  Açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana  iadesine,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,  5-Davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,  Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.26/06/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d8a181b3fa4a3d65","SID":"778028b352d371bf"}}