{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/512 Esas <br>KARAR NO: 2024/1243 Karar <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2019/123 Esas -  2021/886 Karar<br>TARİHİ: 16/11/2021<br>DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 12/07/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı yan ile akdedilen sözleşme uyarınca ticari ilişkinin bulunduğunu, söz konusu ticari ilişki kapsamında müvekkil şirketin borç miktarından fazla alacağının bulunmasına rağmen 28.08.2018 tarihli ihtarname ile mahsup işlemine gidilmeksizin 14.031,46 TL yi davalı yana ödediğini, söz konusu ticari ilişki kapsamında Eylül 2017-Temmuz 2018 tarihleri arasından birçok malın irsaliyesinin bulunmaması ve kayıp olması nedeniyle, Müvekkil tarafından 03.09.2018 tarihli faturayı borçlu yana tebliğ ettiğini ancak davalı yan tarafından müvekkil şirkete ödeme yapılmadığını, alacağın tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalı yanın itirazı nedeniyle icra takibinin durdurulduğunu, davalının icra dosyasına 2 adet ödeme gerçekleştirdiğini, davalı yan tarafından şirkete iki adet 292,57 TL tutarında sevkiyat belgesi iletildiğinden söz konusu bakiye borç miktarının 292,57 TL'lik kısmından müvekkil şirket tarafından vazgeçildiğini beyan ve gerekçelerle  itirazın iptaline, takibin devamına, davalı/borçlu yan aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama harç ve ücreti vekaletin davalı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle,  davacı taraf ile Müvekkil Şirket arasından akdedilen kargo sözleşmesi uyarınca müvekkil şirket ile ticari ilişki içerisine girdiğini, söz konunu taşıma ilişkisinin icrasından bir takım kargoların hasarlı olarak teslim edildiğini iddia ederek hasar nedeniyle uğramış olduğu zararını tahsil etmek amacıyla İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını, mezkur taşımada müvekkil şirkete izafe edilebilecek kusur bulunmadığını, taşıma sebebiyle herhangi bir zararın varlığını kabul anlamına gelmemekle taşıma sebebiyle davacının mevcudiyetini iddia ettiği gibi bir zararın oluştuğunun kabulü halinde dahi müvekkil şirkete sorumluluk yüklenmesinin mümkün olmadığını, taşıma sorumluluğunun TTK hükümlerince sınırlandırıldığını, Davacının müvekkil şirketten herhangi bir alacağının olmadığını beyan ve gerekçelerle davanın reddine, kötü niyetli başlatılan takip nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 16/11/2021 tarih 2019/123 Esas -  2021/886 Karar sayılı kararında; \"Uyuşmazlık konusunun taraflar arasında kargo ve self barkod sözleşmeleri uyarınca hizmetin kusurlu ifa edilip edilmediği, hasara ilişkin süresinde bildirimin yapılıp yapılmadığı, hasar miktarının ne kadar olduğu, taşımaya konu kaybolan eşyaların olup olmadığı, itirazın iptali, icra inkar tazminati ile kötü niyet tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı görülmüştür. Dava dilekçesi, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, bilirkişi kök ve ek raporu ve dosyanın tümü hep birlikte incelenmiştir. Dosyamıza getirtilen İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının  incelenmesinde; davacı tarafından davalı  aleyhine 1.678,00 TL toplam alacak üzerinden icra  takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67/1 maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Davacı  tanığı  ... beyanında: \"(...) ... şirketinde ticari muhasebe sorumlusu olarak çalışmaktayım, ... kargo ile yürütülen taşıma işlemlerini ben organize ettim,migros marketlerin sipariş ettikleri ürünleri belli zaman aralarında kısım kısım taşınması için ... kargo ile çalışma başlattık, ürünlerin ... kargoya teslim edilmesinden sonra fatura bedellerinin  ödenmesi tarafımızdan talep edildiğinde malların teslim edildiğine dair teslimat makbuzlarını ... kargodan istedik, bir kısım teslimat makbuzlarını teslim edemediler daha sonrasında teyit için migrosu aradık,  gönderilen ürünlerin muhteviyat ve cinslerini belli etmemize rağmen, migros bu ürünleri teslim almadığını tarafımıza bildirdi\" şeklinde beyanda bulunmuştur.Davacı  tanığı ... beyanında: \" (...) ... firmasında yönetici asistanıyım, üretim sahasında mallar sevkiyat için depoya gelirken ayrı ayrı hangi cins, miktarda ürün olduğuna dair listeleri alıp kontrol edip malları teslim alıyorduk kargo şirketinin temsilcileri geldiği zaman da sadece koli olarak teslimatını yapmıyorduk, koli içerisinde hangi ürünlerin bulunduğunu, elimizdeki listeleri kargo temsilcisine bildirip teslim ediyorduk süreç bu şekilde işliyordu, kargocu ile beraber hangi malların teslim alındığını,hangi illere gideceğini  teyid ediyorduk.\" şeklinde beyanda bulunmuştur.Taraf vekillerinin tanık ifadelerine karşı beyan dilekçeleri verdiği görüldü. Mahkememizce oluşturulan ara kararı gereği dosyanın kök rapor için bilirkişiler  ...  tarafından verilen 12/10/2020  tarihli bilirkişi raporunda; davacı ve davalı şirketlere ait ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdikleri TTK hükümlerine göre yasal süresinde ve usulüne uygun olarak yapıldığından sahibi lehine delil niteliği taşıdığını, davacı şirket incelenen ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi olan 27.11.2018 itibariyle davalı şirketten 21.160,27 TL alacaklı olduğunu, davalı şirketin incelenen ticari defter kayıtlarına göre, takip tarihi olan 27.11.2018 itibariyle davacı şirketten 1.039,49 TL alacaklı olduğunu, taraflar arasında hesap farkı, davacı şirket tarafından düzenlenen 28.09.2018 tarih ... numara ve 19.854,30 TL tutarında e-faturanın davalı şirket ticari defterlerinde yer almamasından ve 28.03.2018 tarihli 2.366,41 TL tutarlı ödemenin davacı şirket ticari defter kayıtlarında yer almamasından kaynakladığını, davacı 27.11.2018 tarihinde borçlu aleyhine 21.160,27 TL asıl alacağı, 678,29 TL işlemiş Faiz, 181,57 TL ihtar gideri alacağı ve 1,93 TL işlemiş Faiz ile birlikte toplam 22.022,06 alacağın tahsili amacıyla takip başlatmış ise de, takip konusu alacak iddiası eksik, kayıp ve hasarlı kargolara dayanmakta olup, hangi gönderilerin irsaliyesinin bulunmadığına, kayıp veya hasarlı olduğuna ve hasar miktarlarına dair asgari veriler dosya kapsamında bulunmadığından, TTK.m.875 vd. hükümleri ve taraflar arasındaki sözleşme hükümleri çerçevesinde sağlıklı şekilde bir tazminat/alacak hesabı yapılması mümkün olmadığı, davacı tarafın düzenleyip gönderdiği faturaya davalı tarafın süresinde itiraz etmiş olması ve davacı tarafın eksik, kayıp ve hasarlı kargo iddialarını ispat edememesi sebebiyle davalının takibe itirazında haklı olduğu değerlendirildiği kanaatine varılmıştır. Mahkememizin 17/11/2020 tarihli ara kararı gereğince; mevcut bilirkişi heyetine lojistik alanında uzman bir bilirkişi dahil edilerek kargo gönderilerinin tümden ziyan olup olmadığı ve dava dışı 3. Kişi konumundaki ... ve kipadaki kayıtlarında HMK 221 Md. gereğince incelenerek ziyan oluşmuşsa ziyan bedelinin ne kadar olduğun tespiti hususunda ek rapor aldırılmasına karar verilmiş olup, bilirkişiler ... tarafından  hazırlanan 22/12/2020 tarihli  raporda; tablo halinde listelenen, alıcılara ulaştırılmayan ve tümden ziyan olduğu anlaşılan gönderilerden dolayı TTK'nın ilgili maddeleri gereğince özel çekme hakkından doğan tazminat tutarı 9.054,90 TL ve taşıma süresinin aşılmasından doğan tazminat tutarı 1.680,33 TL olmak üzere, davacı ... davalı ... toplam 10.735,23 TL talep edebileceğini, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında, takip tarihi 27.11.2018 itibariyle Davacı/Alacaklı .... A.Ş.nin, Borçlu ... A.Ş'den 11.102,26 TL talep edebileceğinin kanaatine varılmıştır.  Bilirkişi kurulu ek raporunun raporun taraflara  usulüne uygun tebliğ edildiği, tarafların bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarda bulunduğu görüldü.Mahkememizin 16/02/2021 tarihli ara kararı gereğince; tarafların beyan ve itirazları doğrultusunda mevcut bilirkişi heyetine  dosya tevdi edilerek dava dışı migros ve  kipaya söz konusu davaya konu emtiaların teslimine ilişkin ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmesi için mahkemece müzekkere yazılarak defterlerinin istenmesine ve akabinde dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edilerek  özel çekme hakkından istisna edilerek tekrardan hesaplama yapılarak  ek rapor aldırılmasına karar verilmiş olup,  bilirkişiler ... tarafından  hazırlanan 22/06/2021 tarihli  raporda; dava dışı ... A.Ş. ve ... A.Ş.’den gelen kayıtlara göre tümden ziyai anlaşılan gönderilerden dolayı 90 adet fatura bedeli olan 19.561,75 TL hesaplandığı, bilirkişi heyeti 2. Ek raporunun taraf vekillerine tebliğ edildiği ve rapora karşı beyan ve itirazlarda bulunulduğu görüldü.Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde, ticari defterlerin kanıt olması, bu defterlerin Ticaret Kanunu'nun öngördüğü şartlar içinde tacirin lehinde veya aleyhinde olarak kullanılması ve ticari bir uyuşmazlığında hükme esas teşkil etmesidir. Böylelikle ticari bir uyuşmazlıkta ticari defter kaydı, uyuşmazlığın çözümünde yazılı bir kanıt aracıdır. Tacirin tuttuğu bütün defterlerdeki kayıtların birbirine uygun olması, birbirini tutması ve doğrulaması şarttır. Ayrıca ticari defterlerin kanuna uygun olarak tutulmuş olması yanında tasdike tabi olan ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin de Ticaret Kanununda belirtilen sürelerde ve şekillerde yapılmış olması gerekmektedir. Aksi takdirde defterler, sahipleri lehine kanıt olma niteliklerini kaybederler. Bir ticari ilişki ve bu ilişkiden kaynaklı alacağın olduğunu iddia eden taraf yazılı belgeler ile ispat etmesi gereklidir. İspatın konusu, ispat yükünün kimde olduğu ve ispat vasıtalarının neler olduğu HMK 187,190 ve 200. Maddeleri ayrıca HMK Madde 222 de Ticari defterlerinin ibrazı  ve delil olması açısından ilgili düzenlemeler mevcuttur.TTK:858/1 maddesi uyarınca; İki tarafça imzalanan taşıma senedi, taşıma sözleşmesinin yapıldığına, içeriğine ve eşyanın taşıyıcı tarafından teslim alındığına kanıt oluşturur. TTK:858/2-ilk cümlesi uyarınca da; eşyanın ve ambalajının, eşyanın taşıyıcı tarafından teslim alındığı sırada, dış görünüşü bakımından iyi durumda bulunduğuna ve taşınan paketlerin sayısının, işaretleri ile numaralarının, taşıma senedinde yer alan kayıtlara uygun olduğuna karinedir. TTK:873. Maddesi uyarınca; taşıyıcı, eşyayı kararlaştırılan sürede, bir süre kararlaştırılmamışsa şartlar dikkate alındığında özenli bir taşıyıcıya tanınabilecek makul bir süre içinde, teslim etmekle yükümlüdür. TTK:874/1 maddesi uyarınca; Eşya, taşıma süresini izleyen yirmi gün içinde teslim edilmezse, hak sahibi ona zayi olmuş gözüyle bakabilir. TTK:875/1 maddesi uyarınca; taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. TTK 876 vd maddelerinde taşıyıcının sorumluluktan hangi durumda kurtulacağına dair düzenlemeler getirlmiştir.  TTK: 880/1 maddesi uyarınca; taşıyıcı, eşyanın tamamen veya kısmen zıyaından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda, bu tazminat, eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanır. TTK: 880/3 maddesi uyarınca; eşyanın değeri piyasa fiyatına göre, bu yoksa aynı tür ve nitelikteki malların cari değerine göre tayin edilir. Eşya, taşımak üzere teslimden hemen önce satılmışsa, satıcının faturasında taşıma giderleri mahsup edilerek gösterilen satış bedelinin piyasa fiyatı olduğu varsayılır. TTK:882/1 maddesi uyarınca; Gönderinin tamamının zıyaı veya hasarı hâlinde, 880 ve 881 inci maddeler uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. TTK:882/4 maddesi uyarınca; Özel Çekme Hakkı, eşyanın taşıma amacıyla taşıyıcıya teslim edildiği tarihteki veya taraflarca kararlaştırılan diğer bir tarihteki, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca belirlenen değerine göre Türk Lirasına çevrilir. Ancak TTK 886. Maddesi: \" Zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı veya 879 uncu maddede belirtilen kişiler, bu Kısımda öngörülen sorumluluktan kurtulma hâllerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz.\" hükmü uyarınca sınırlı sorumluluktan taşıyıcının yararlanamayacağı durumlar ele alınmıştır.Taraflar arasında imzalanmış olan Kargo Sözleşmesi'nin Yükümlülükler başlıklı 3. Maddesinde A. ... Kargonun Yükümlülükleri arasında şu hükme yer verilmiştir: \"... Kargonun taşıyacağı kargoların taşıma sırasında kaybolması veya taşımadan kaynaklanan nedenlerle hasar görmesi halinde emtianın bedeli ve tazmin için gerekli belgelerin 10 gün içinde ... Kargo şubesine teslim edilmesi halinde gerekli inceleme başlatılır. İncelemenin sonucunda ... Kargonun kusurlu olduğunun tespiti halinde tazmin, Türk Ticaret Kanunu (ilgili faturalardaki KDV dahil tutar baz alınacaktır) çerçevesinde gerçekleştirilir.\"Sözleşmenin aynı maddesinde B Firmanın Yükümlülükleri başlığı altında şu hükme yer verilmiştir: \"Firma herhangi bir kayıp veya hasar tazmini durumunda gerekli belgeleri ibraz etmekle yükümlüdür. Aksi taktirde tazminat miktarı taşıma ücretiyle sınırlıdır.\" Bu doğrultuda davalı şirket davacıya taşıma hizmetlerinden kaynaklı 14.031,46 TL nin ödenmesi yönünde 28.08.2018 tarihinde ihtarname göndermiş akabinde davacı şirket 04.09.2018 tarihinde fatura bedelini ihtirazı kayıtla ödemiş ve sonrasında Kadıköy ... Noterliği 15.10.2018 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ile kargolanan mallardan irsaliyesi eksik olanlara ilişkin bildirim yapılmış ve bu malların kdv dahil fatura bedeli davalı kargo şirketine yansıtıldığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla taraflar arasındaki sözleşme hükümleri doğrultusunda kargo esnasında kaybolan mallara ilişkin bildirim yapıldığı, davalı kargo şirketinin gerekli dikkat ve özeni göstermediği TTK 886. Maddesi uyarınca sorumlu olduğu ve TTK 882. Maddesi uyarınca sınırlı sorumluluktan yararlanamayacağı ve dosya kamsamındaki tüm beyan ve belgeler değerlendirildiğinde; davacı ...’ın davalı ...’den toplam 19.561,75 TL Asıl Alacak talep edebileceği, İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında, takip tarihi 27.11.2018 itibariyle yapılan hesaplamalara göre, Davacı/Alacaklı .... A.Ş.nin, Borçlu ...A.Ş’den 20.079,68 TL alacaklı olduğu kanaatine varılmıştır. İtiraza uğrayan alacak miktarının likit ve borçlu tarafından da belirlenebilir olmaması nedeniyle icra inkar tazminatı taleplerinin reddi gerekmiştir. HUAK 18/A- (14). Fıkrası: \"Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır.\" hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya No: 2019/1126 sayılı dosyasından arabulucu  ... ekte sunulan 1.320,00 TL tarife bedeli üzerinden kesilen 16.05.2019 tarihli 188266 sıra nolu Serbest Meslek Makbuzu doğrultusunda ödeme yapıldığı tespit edilerek taraflar aleyhine kabul red oranında arabulucuk giderlerinin de yükletilmesi gerektiği anlaşılmıştır.\"gerekçesi ile, \"Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın kısmen KABULÜ ile;İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı  takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile  takibin 19.561,75 TL asıl alacak, 334,43 TL işlemiş faiz, 181,57 TL ihtar gideri ve 1,93 TL işlemiş faiz üzerinden ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek ticari temerrüt faizi üzerinden  DEVAMINA,(Takipten sonra 10/12/2018 tarihli 701,04 TL, 27/12/2018 tarihli 292,57 TL miktarlı ödemelerin icra infaz aşamasında dikkate alınmasına)Şartları oluşmayan icra inkar tazminatı taleplerinin REDDİNE,\" karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, yargılama kapsamında eksik inceleme ve değerlendirmeye dayanılarak hüküm kurulmuş olup istinaf incelemesi neticesinde yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, Görülen dava bakımından dosya içeriğine sundukları beyanlar göz ardı edilerek dikkate alınmadığını; iş bu hususun yargılamanın eksik inceleme ve değerlendirmeye dayandığını göstermekte olup mahkemece kurulan hükmün istinaf incelemesi sonucu kaldırılması gerektiğini ortaya koymakta olduğunu, Mezkûr taşımada müvekkili şirkete izafe edilebilecek hiçbir kusur bulunmadığını, davacının, her ne kadar dilekçesinde müvekkili şirketin üstlenmiş olduğu taşıma işi neticesinde zarara uğramış olduğunu iddia ederek bunun müvekkili şirket tarafından tazmin edilmesini talep etmiş ise de, mezkûr taşımaya ilişkin olarak müvekkili şirketin davacıya karşı herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını,  Yerel mahkemece bilirkişi raporlarında yapılan sınırlı sorumluluk hesabı yasa ve usule aykırı olarak göz ardı edilerek müvekkili şirketin tam kusurlu adledilmesinin kabul edilemez mahiyette olduğunu, her ne kadar Yerel Mahkeme gerekçeli kararında \"... taraflar arasındaki sözleşme hükümleri doğrultusunda kargo esnasında kaybolan mallara ilişkin bildirim yapıldığı, davalı kargo şirketinin gerekli dikkat ve özeni göstermediği TTK 886. Maddesi uyarınca sorumlu olduğu ve TTK 882. Maddesi uyarınca sınırlı sorumluluktan yararlanamayacağı ve dosya kamsamındaki tüm beyan ve belgeler değerlendirildiğinde; davacı ...’ın davalı ...den toplam 19.561,75 TL Asıl Alacak talep edebileceği, İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında, takip tarihi 27.11.2018 itibariyle yapılan hesaplamalara göre, Davacı/Alacaklı ... A.Ş.nin, Borçlu ... A.Ş’den 20.079,68 TL alacaklı olduğu kanaatine varılmıştır...\" denilmişse de tamamen yasa ve usule aykırı olarak  Müvekkil Şirket aleyhine tam tazmin kanaatine   kanaatine varıldığını,  Somut olayda tam tazminata hükmedilmesini gerektiren koşullar bulunmamakta iken yerel mahkemece iş bu doğrultuda hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkil şirketin sorumluluğunu kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte, TTK M.886 uyarınca tam tazminata hükmedilebilmesi için zararın meydana gelmesinde taşıyıcının kast ve pervasız davranış kusuru varlığının da ispat edilmesi gerektiğini, taşıyanın sorumluluğunun TTK hükümleri uyarınca sınırlandırıldığını, her ne kadar Yerel Mahkemece TTK madde 850 ve devamı hükümlerinin uygulanmasının hakkaniyete uygun olmayacağı gerekçe gösterilmişse de aksine ilgili maddelerin uygulanması gerekliliğinin açık olduğunu; müvekkilin şirketin sorumluluğunu ve davacı tarafın iddialarını kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte, bir an için müvekkili şirketin tazmin yükümlülüğü düşünülse dahi TTK Madde 882 uyarınca taşıyıcının sorumluluğunun üst sınırının bulunmakta olduğunu, Bu kapsamda Müvekkili Şirketin sorumluluğunu gerektirecek durumların vuku bulmadığını yönündeki beyanlarını tekrarla, ancak Müvekkili Şirketin sorumlu tutulamayacağı açık olup yine de istinaf incelemesi neticesinde Müvekkili Şirketin sorumlu olduğuna kanaat getirilecek ise de bu sorumluluğun ancak TTK m.882 uyarınca kargonun her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme hakkını karşılayan tutar ile sınırlı olması gerekirken bahsi geçen şekilde hüküm tesis edilmesinin yasa ve usule aykırı olduğunu, İleri sürerek, yukarıda arz ve izah edilen nedenler ve istinaf incelemesinde re’sen dikkate alınacak nedenler ile; ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılarak, görülen davanın müvekkili şirket yönünden reddine dair hüküm kurulmasına; bu talepleri kabul edilmez ise yerel mahkeme kararının kaldırılması ile dosyanın yerel mahkemeye iadesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa  yükletilmesine; karar verilmesini talep etmiştir.  <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; taraflar arasında açık hesaba dayalı yürütülen taşıma ilişkisinden doğan bakiye açık hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı yan; taraflar arasında 05/09/2017 tarihli kargo sözleşmesi ile 20/09/2017 tarihli ... kargo sözleşmeleri bağıtlandığını, dava dışı müşterileri ... ve ...'ya gönderilmek üzere davalıya Eylül 2017 ila Temmuz 2018 tarihleri aralığında teslim edilen kargoların bir kısmının alıcılara teslim edildiğine dair teslim belgelerinin davacıya verilmediğini, emtianın kaybolduğunu, nitekim ... ve ... tarafından bu kargolara konu emtiaya ilişkin satış faturalarının reddedilerek davacıya iade edildiğini, bu nedenle davalıya gönderilen 03/09/2018 tarihli 22.514,38-TL bedelli eksik kargo bedeli açıklamalı faturanın da haksız olarak iade edildiğini, gönderilen ihtarnameye cevap verilmediğini,  ardından davalının mal girişi belgesi sunduğu taşımalar düşülerek eksik kargo bedeli faturasının 19.854,30-TL olarak revize edilip tekrar tanzim edildiğini ve 28/09/2018 tarihli bu faturanın davalıya gönderildiğini, yine davacı tarafından iadesine onay verilen tamamı 31/07/2018 tarihli 362,56-TL bedelli, 206,54-TL bedelli ve 52,04-TL bedelli üç adet faturanın da davalı tarafından hesaba alınmadığının tespit edildiğini, bunun üzerine toplam 21.160,27-TL asıl alacak, 678,29-TL işlemiş faiz ve 181,57-TL ihtar masrafı ile 1,93-TL ihtar masrafının yasal faizi olmak üzere toplam 22.022,06-TL açık hesap alacağının tahsili için  davalı aleyhine ilamsız takip başlatıldığını, takipten sonra davacının yaptığı 701,04-TL ile teslim belgesi sunulan 292,57-TL lik kargoya ilişkin tutarların dava değerinden düşülerek 21.028,45-TL içn itirazın iptali davası açıldığını ileri sürmüştür. Davalı yan, davalıya yükletilebilecek herhangi bir kusur olmadığını, davacının kargoların içeriği ve değeri hususunda bilgi vermediğini, TTK'nun 864 maddesi uyarınca taşıma senedindeki gerçeğe aykırılıklardan doğan sorumluluğun gönderene ait olduğunu, TTK 889 maddesi uyarınca davalıya bildirim yapılmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalının sorumluluğunun sınırlı olduğunu savunmuştur. Mahkemece taraf delilleri toplanarak tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, taraf itirazları üzerine ek rapor alınmış, yine ... ile birleşen ... A.Ş'den davacının emtiayı teslim edememesi nedeniyle reddedilen satış faturaları celbedilerek birden fazla ek rapor alınarak, davanın kısmen kabulüne ilişkin istinafa konu karar verilmiştir. Davalı tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri, davalıya izafe edilebilecek bir kusur bulunmadığı, TTK'nun 886 maddesine göre tam tazminata hükmetme koşullarının oluşmadığı, bilirkişiler tarafından TTK'nun 882 maddesine göre sınırlı sorumluluk hesabı yapılmadığı yönündedir. TTK'nun 875/1 maddesi uyarınca taşıyıcının, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumlu olduğu, davacı tarafından dosyaya, dava dışı ...'a  teslim edilmek üzere davalı taşımasına verilen fatura ve buna bağlı irsaliyelerin listesi ile bu gönderilerin davalı tarafından teslim alındığına dair davalı çalışanlarınca imzalanmış teslim listelerinin sunulduğu, ayrıca dava dışı ... A.Ş'den teslim alınamadığı için reddedilen satış faturalarına ilişkin bilgilerin celbedildiği, bilirkişiler tarafından tüm bu fatura ve teslim listeleri karşılaştırılarak rapor tanzim edildiği,  TTK'nun 874/1 fıkrası uyarınca taşıyıcıya teslimden itibaren yirmi gün içerisinde alıcısına ulaştırılamayan eşyanın zayi olduğunun varsayılacağı, davalının dava konusu kargoları alıcına teslim ettiğini, diğer ifade ile ziya karinesinin aksini ispat eder herhangi bir delil sunmadığı gibi, bu yönde bir savunmada da bulunmadığı, davalı istinafının aksine bilirkişi heyeti tarafından 22/10/2020 tarihli ek raporda her bir faturaya konu kargonun ağırlığı üzerinden sınırlı sorumluluk hesabı yapıldığı, 22/06/2021 tarihli ek raporda ise tam tazminat hesabı yapıldığı, toplam doksan adet gönderinin alıcısına teslim edilmeyip kaybolmuş olması karşısında mahkemece, davalının taşıma edimini ifa ederken pervasızca hareket ettiğinin, dolayısıyla davalının  TTK'nun 886 maddesi uyarınca TTK'nun 882 maddesindeki sınırlı sorumluluk hükümlerinden yararlanamayacağının kabul edilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davalı yanın aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Sonuç itibariyle, ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, davalı yanın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;  1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.436,45 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 342,91‬-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.093,54‬-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 12/07/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c30e1d5b2b24de28","SID":"7f720865e1da8343"}}