{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/505 Esas <br>KARAR NO: 2024/1242 Karar <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2019/556 Esas - 2021/319 Karar <br>TARİHİ: 16/03/2021<br>DAVA: Tazminat <br>KARAR TARİHİ: 12/07/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle,  17/12/2018 tarihinde alıcısı dava dışı ... firmasına gönderilen ve davalının Mimaroba şubesine ... numaralı kargonun teslim tarihi olan 18/12/2018 tarihinde teslim edilmediği, 21/12/2018 tarihinden itibaren sorulmasına ve talepte bulunulmasına karşın dönüş yapılmadığı, kargonun 8 KG olduğu ve paket halinde taşımaya verildiği, yakıt pompası yedek parçası emtiasının 11.124,83 TL kıymetinde olduğu, davalıya noter ihtarı gönderilerek 02/01/2019 tarihinde tebliğ deildiği, 3 gün ödeme süresi verildiği ancak ödeme olmadığı, TTK m.850, m.875, m.879 hükümleri gözetilerek davalının sorumlu olduğu, 02/01/2019 temerrüt tarihi itibari ile faizi ile tazminatın ödenmesi, 11.124,83 TL tazminat ve faizinin ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, somut olaya konu taşımada davalı şirkete izafe edilebilecek kusur bulunmadığı, içeriğin hassas olduğu konusunda davalıya bildirim yapılmadığı, iddia edilen kargonun ambalaj içinde olduğunun sabit olmadığı, emtianın taşımada beyan edilmediği, davalının tazminat sorumluluğu bulunmadığı, şartlarının oluşmadığı, tazminat sorumluluğu için her bir kg başına 8,33 SDR ile sınırlı sorumluluk söz konusu olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 16/03/2021 tarih 2019/556 Esas - 2021/319 Karar sayılı kararında; \"Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Tüm dosya kapasımına göre; davacının taşımaya verdiğini iddia ettiği emtianın gerçekten taşımaya verildiği, ancak kargo içeriğinin sabit olmadığı, standart gönderi olarak 8 kg emtia şeklinde taşımaya verilen kargonun değerinin ne olduğu, içeriği ve konusunun belirsiz kargo olduğu, davacının tacir olduğu ve taşımaya verdiği emtia için sevk irsaliyesi düzenleyerek emtianın ne olduğunu göstermesi gerektiği, davacının bu yükümlülüğü yerine getirmediği, bu sebeple davalının TTK m.886 gereği tam tazminden sorumlu tutulamayacağı; dosya kapsamında davacının ancak TTK m.882 kapsamında (18.12.2018 tarihindeki kur itibariyle 1 SDR = 7,4132 hesabı ile 8 kg x 8,33 SDR x 7,4132 TL=) 494,02 TL tazminat talep edebileceğinin, sonuç olarak davacının talep edebileceği tazminat tutarının 494,02 TL olduğu sonucuna varılarak bu tutar üzerinden maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.\"gerekçesi ile, \"Davacının davasının kısmen kabul ile kısmen reddine, 494,02 TL tazminatın 02/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek yıllara göre değişen ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, Yerel Mahkemece verilen kararın yasaya ve usule aykırı olduğunu, Islah dilekçesi ve bilirkişi raporuna itirazları incelenmeden hüküm kurulduğunu, 22.01.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile dava dilekçesindeki \"Dava konusu 8 kg ağırlığındaki kargo paketi içerisinde, ... Ltd. Şti.'nin sipariş vererek müvekkili şirketten talep etmiş olduğu yakıt pompası yedek parçası yer almaktadır.\" şeklindeki beyanlarını, \"17.12.2018 tarihinde müvekkil şirketin yetkili servisine gelen müşteri  aracının  üzerinde arızalı olan yakıt pompasının sökülerek ... servis'ine onarım için davalıya teslim edilmiştir.\" şeklinde HMK 176. maddeye göre ıslah ettiklerini,  dava dilekçesinde arz edildiği gibi müvekkili şirketin servisine gelen araç üzerindeki yakıt pompasının davalı kargo şirketinde kaybolması neticesinde yeni yakıt pompasının, 25.12.2018 tarihinde ... sipariş edildiğini, yeni parçanın müşteri aracına takılarak sorunun giderildiğini, davalının sorumluluğundaki kargo yükünün kaybolmasından dolayı yeni parça bedelinin dava konusunu oluşturduğunu, ıslah dilekçesinin devamında, bilirkişilerin 05.01.2021 tarihli raporunun Ek sonuç kısmının 1. Bendinde; \" Davacının iddia ettiği satın almasının 25.12.2018, dava dışı ... deposunda fiili sevk tarihinin yine 25.12.2018 tarihi olduğu; davacının henüz kendisine sevk edilmeden önce 17.12.2018 tarihinde bu ürünü taşımaya vermesinin somut olaya uymadığı\" şeklindeki kanaatlerinin ıslah talepleri ile yeni bir değerlendirmeye tabi tutulması gerektiğini beyan ederek ıslah taleplerinin  kabulü ile ıslah talebindeki gerekçeler dikkate alınarak ek rapor aldırılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, mahkemece ıslah dilekçesinin değerlendirilmediğini ve bu hususta karar verilmediğini, Davalı tarafın kargoyu kaybetmekte ağır kusurlu olduğunu; kargonun kaybolduğunu kabul etmekte ve herhangi bir sebep sunamamakta olduğunu; gerekçeli kararda \"Tüm dosya kapasımına göre; davacının taşımaya verdiğini iddia ettiği emtianın gerçekten taşımaya verildiği, ancak kargo içeriğinin sabit olmadığı, standart gönderi olarak 8 kg emtia şeklinde taşımaya verilen kargonun değerinin ne olduğu, içeriği ve konusunun belirsiz kargo olduğu\" şeklinde gerekçe gösterildiğini ancak dava konusu emtianın ... San. A.Ş.'den alındığına dair faturanın dosyada mevcut olduğunu; kargonun alıcısı olan ... Servis Oto Bakım Hizmetleri enjeksiyon sistemleri servisi olup kendisine gönderilen 8 kg ağırılığındaki emtianın yakıt enjeksiyon pompası olduğunu açıkça gösterdiğini; ıslah dilekçesindeki müvekkili şirket nezdinde ve belgeler üzerinde yapılan araştırma ve inceleme sonucunda, 17.12.2018 tarihinde müvekkil şirketin yetkili servisine gelen müşteri  aracının  üzerinde arızalı olan yakıt pompasının sökülerek ... Servis'ine onarım için davalıya teslim edildiğini, müvekkil şirketin servisine gelen araç üzerindeki yakıt pompasının davalı kargo şirketinde kaybolması neticesinde yeni yakıt pompasının, 25.12.2018 tarihinde .../...'dan sipariş edildiği beyanlarının da bu hususu doğrulamakta olduğunu, tüm bu nedenlerle eksik inceleme neticesinde verilen karara itiraz ettiklerini İleri sürerek, yukarıda arz ve izah edilen ve istinaf dilekçesi ile belirttilen gerekçelerle; ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda  davanın  kabulüne  karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, ilk derece mahkemesinin davalı aleyhine verdiği kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini,  Dava konusu taşımada taşımada müvekkili şirkete izafe edilebilecek hiçbir bir kusur bulunmadığını, davacının üzerine düşen teslim sırasında taşınan eşyanın içeriğine ve değerine ilişkin eksiksiz ve gerçeğe uygun olarak bildirim yapma yükümlülüğünü yerine getirmediğini; kargonun içeriğinin faturadan da anlaşılacağı üzere paket olarak bildirildiğini; yerel mahkeme tarafından işbu hususun göz ardı edilerek hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, gönderen tarafından müvekkili şirkete teslimi anında kargonun içeriği beyan edilmediğini ve kargoya ilişkin olarak herhangi bir değer gösterilmediğini; davacının, dava dilekçesine ek olarak sunmuş olduğu faturayı kargoyu teslim ederken sunmadığını ve kargonun içeriğinde değerinin 11.124,83-TL olduğu iddia edilen  yakıt pompası yedek cihazının olduğunu bildirmediğini; hiçbir şekilde içeriğin dava dilekçesinde beyan edildiği gibi olduğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacının bir an için taşınmak üzere yakıt pompası yede cihazı teslim ettiği düşünülecek olsa dahi müvekkili şirketin içerik hususunda esaslı şekilde ve kasten yanıltıldığının anlaşılmakta olduğunu; kargonun içerik beyanının müvekkili şirkete doğru bir şekilde yapılmadığını, teslim sırasında yapılması gereken içerik beyanının faturada da açıkça görüleceği üzere paket olarak belirtildiğini; içerik ve değerinin beyan edilmesi halinde kargonun taşıma esnasında uğrayabileceği olası zararlara karşı uygun şekilde sigortalanması söz konusu olabilecekken bu hususun gereğinin yapılması, salt sigorta için ek ücret ödemekten imtina etmek adına, adeta taşıyandan gizlenmek suretiyle engellendiğini; Taşımaya ilişkin hükümler uyarınca, içeriği doğru beyan edilmeyen kargonun mahiyetinden kaynaklanan zararın göndericiye ait olduğunu; TTK m.864 gereği gönderici gönderdiği kargoya ilişkin tüm bilgileri tam ve eksiksiz olarak taşıyıcıya bildirmek zorunda olup eksik bildirimden kaynaklanan sorumluluğun kendisine ait olduğunu; Karayolu Taşıma Kanunu m.8'de, taşımaya konu kargo içeriğinin taşıyana tam ve doğru beyan edilmesini, eksik bildirimden kaynaklan sorumluluğun gönderenin kendisine ait olacağını açıkça öngörmekte olduğunu, davacının dava dilekçesinde kargo içeriklerinin yakıt pompası yedek cihaz olduğunu beyan ve iddia etmekte ise de bu iddialarını ispatlamamış olup kargo içeriği ve değeri iddiasının ispata muhtaç olduğunu,  taşıma senedinde emtianın içerik ve değerine ilişkin bir bilgi yer almadığını, Yine ilgili taşımaya ilişkin herhangi bir fatura ve benzeri evrak da sunulmadığını; dolayısıyla kanunun açık hükmü karşısında yanlış ve eksik bildirmelerden doğacak her türlü sorumluluğun gönderene ait olduğunu, hal böyleyken yerel mahkemenin tüm bu hususları göz ardı ederek Müvekkili Şirket aleyhine kısmi tazminata hükmetmiş olmasının açıkça usul ve yasaya aykırılık teşkil etmekte olup davanın reddi gerektiğini,  davaya konu kargonun ne olduğu ya da mevcut durumu teslim anında taşıyana bildirilmediğinden ve fatura ile irsaliye ibraz edilmediğinden, kargonun içeriği ve tabii olarak ne durumda olduğunun müvekkili şirket tarafından bilinmediğini; dolayısıyla davacının tüm bu iddialarının da ispata muhtaç olduğunu, Dava konusu olayda kısmi tazminata hükmedilmesini gerektiren koşulların bulunmadığını; taşıyıcının sorumluluk limitine bağlı olmaksızın tazmin borçlusu olabilmesi için kasıt veya eş değer kusur ile zarar arasında illiyet rabıtasının bulunması gerektiğini; bu tür bir kasıt veya eş değer kusurun varlığını ispat yükünün talep sahibi gönderen veya gönderilen üzerinde olduğunu ancak somut olayda taşınan kargoya ilişkin müvekkili şirket’in kusurunun ispat edilemediğini; müvekkili şirket hakkında kısmi tazminat sorumluluğunun doğmadığını; işbu davada müvekkili şirketin göstermesi gereken tüm özeni gösterdiğini, İleri sürerek, yukarıda izah edilen sebepler doğrultusunda; eksik incelemeye, usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine,  bu talepleri kabul edilmez ise  kararının kaldırılması ile dosyanın mahkemeye iadesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa  yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; taşıma sözleşmesine konu emtianın kaybolması nedeniyle uğranıldığı iddia olunan zararın tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı yan dava dilekçesi ile; müşterisi dava dışı ... A.Ş. Şirketine gönderilmek üzere 17/12/2018 tarihinde davalı şirkete teslim ettiği 11.124,83-TL bedelli yakıt pombasının alıcısına teslim edilmediğini, bunun üzerine davacının 25/12/2018 tarihinde dava dışı  ... firmasından yeni bir yakıt pompası alarak müşterisine teslim etmek zorunda kaldığını, kaybolan pompa bedelinin davacıya ödenmesi gerektiğini ileri sürmüş, 21/01/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile; dava dilekçesindeki beyanlarını ıslah ettiklerini, davacının müşterisine ait arızalı araçta bulunan yakıt pompasının sökülerek tamir için dava dışı  ... A.Ş'ye gönderilmek üzere 17/12/2018 tarihinde davalıya teslim edildiğini, ancak pompa kargo taşıması sırasında kaybolduğundan, ...  firmasından 25/12/2018 tarihinde 11.124,83-TL bedelle yeni bir yakıt pompası almak zorunda kalındığını, bu tutarın maddi zararlarını oluşturduğunu, talep edilen tazminatın da bu olduğunu beyan ederek, ıslah talepleri doğrultusunda ek rapor alınmasını istemiştir. Davalı yan; davacının davalıya teslim ettiği kargonun içeriği ve değeri ile ilgili herhangi bir bilgi vermediğini, kargonun yalnızca 8 kg ağırlığında bir paketten ibaret olduğu bilgisinin mevcut olduğunu, taşıma senedinde başka bir bilgi bulunmadığını, kargonun içeriğini ve zararı ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalı hakkında limitsiz sorumluluk hükümlerinin uygulanamayacağını savunmuştur. Mahkemece dosya taşıma ve lojistik uzmanı bilirkişiye verilerek rapor alınmış, taraf itirazları üzerine heyete makine mühendisi bilirkişi eklenerek ek rapor alınmış, akabinde tahkikat bitirilerek,  dava konusu edilen taşımada davalıya bir eşya teslim edilmiş ise de, kargo içeriğinin ispat olunamadığı, bu nedenle davacının davalıdan TTK'nun 882 maddesi uyarınca sınırlı sorumluluk hükümlerine göre ancak  (18/12/2018 tarihindeki kur itibariyle 1 SDR = 7,4132 hesabı ile 8 kg x 8,33 SDR x 7,4132 TL=) 494,02 TL tazminat talep edebileceği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 29906 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı kanunun 41. maddesi ile değişik HMK'nın 341/2 maddesi hükmü uyarınca miktar ve değeri 3.000,00-TL'yi geçmeyen mal varlığına ilişkin davalar kesin olup, yeniden değerleme oranındaki artış sonucu yerel mahkeme hükmünün verildiği 2022 yılı için HMK'nun 341/2. maddesindeki kesinlik sınırı 8.000,00-TL olmuştur. Dava değeri 11.124,83-TL, mahkemece kabul edilen miktar ise 494,02-TL TL olduğundan ve davalı tarafından kabul edilen miktar istinaf konusu  edildiğinden, davalı aleyhine kurulan hüküm miktar itibariyle kesin niteliktedir. Mahkemece, miktar itibariyle kesin nitelikteki karara karşı kanun yolunun açık olduğunun belirtilmemesi bu sonucu değiştirmez. Bu nedenle, davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 341. ve  352/1. maddeleri gereğince usulden reddi gerektiği anlaşılmıştır. Davacı tarafından ileri sürülen istinaf sebebi, dava dilekçesindeki vakıaya ilişkin  beyanlarını ıslah etmiş olmalarına rağmen mahkemece ıslah doğrultusunda ek rapor alınmadığı yönündedir. TTK'nun 857/1-g,h,i bentleri uyarınca taşıma senedinde eşyanın türünün olağan işareti ve ambalajının çeşidi, taşınacak paketlerin sayısı, işaretleri ve numaraları ile eşyanın net olmayan ağırlığı veya başka şekilde beyan edilen miktarı yer alır.  TTK'nun 858/1 fıkrası uyarınca iki tarafça imzalanan taşıma senedi, taşıma sözleşmesinin yapıldığına ve eşyanın taşıyıcıya teslim edildiğine karinedir. Yine aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca eşyanın net olmayan ağırlığı veya başka şekilde beyan edilen miktarı ya da taşınacak paketlerin içeriği, taşıyıcı tarafından denetlenmiş ve denetlemenin sonucu her iki tarafça imzalanan taşıma senedine yazılmışsa, bu yazı ağırlığın, miktarın ve içeriğin, taşıma senedinde yer alan kayıtlara uygunluğuna karine teşkil edecektir. Somut olayda; davacıya ait 1 paketten müteşekkil ve 8 kg ağırlığındaki eşyanın 17/12/2018 tarihinde taşıyıcı davalıya teslim edildiği uyuşmazlık konusu değildir. Davalı yan bu taşımaya konu eşyanın alıcısına teslim edildiğini ispat edememiştir. Dolayısıyla TTK'nun 874/1 ve 875/1 fıkraları uyarınca eşya zayi olmuş kabul edilecektir. Öte yandan dosyaya sunulan ve elektronik ortamda düzenlenmiş, tarafların da kabulündeki taşıma senedi incelendiğinde, eşyanın 17/12/2018 tarihinde davalıya teslim edildiği, teslim edileceği tarihin 18/12/2018  olduğu, taşımaya teslim edilen eşyanın 8 kg ağırlığındaki bir paketten ibaret olduğu görülmektedir. Bu durumda bu taşıma senedi yalnızca eşyanın 8 kg ağırlığındaki bir paketten ibaret olduğuna karine teşkil edecek, eşyanın içeriği bakımından davacı lehine bir doğmayacak, eşya içeriğinin yakıt pompası olduğunu ispat yükü davacı üzerinde olacaktır. Davacı bunu ispat ettikten sonra, dava dışı ... firmasından 25/12/2018 tarihinde satın alınan yeni pompanın kargoda kaybolan pompa yerine sipariş edildiğini, 25/12/2018 tarihli 11.124,83-TL tutarlı fatura bedelinin, taşımada eşya kaybı nedeniyle ortaya çıkan zarar olduğunu, diğer ifade ile zarar ile taşıyıcı eylemi arasında illiyet bağı bulunduğunu ispat edecektir. Ne varki davacı taşıma konusu eşyanın yakıt pompası olduğunu ispata elverişli delil sunmamıştır. Mahkemece de, davacı tarafından taşımaya verilen eşyanın niteliği ispat olunamadığından, ancak bu eşyanın kaybolduğu sabit olduğundan, TTK'nun 884 maddesi koşulları da ispat olunamadığından, davalının ancak TTK'nun 882/1,4 fıkraları uyarınca kargo konusu eşyanın ağırlığına göre sınırlı sorumluluk hükümleri çerçevesinde tespit edilen zarar tutarından sorumlu olacağı kabul edilmiş olup, bu kabulde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi,  davacının ıslah dilekçesi ile ileri sürdüğü iddianın karşılandığı da açıktır.  Davacı yanın, ıslah dilekçesinin değerlendirilmediği yönündeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Sonuç itibariyle; davalı yanın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 341 ve 352/1 maddeleri uyarınca usulden reddine, davacı yanın istinaf başvurusunun ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;  1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 341, 352/1 maddeleri  gereğince USULDEN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından, istinaf edenler tarafından peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL harcın davacı ve davalıdan ayrı ayrı tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 12/07/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4309d0e94302b931","SID":"d1fc929324be126a"}}