{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2021/356 <br>KARAR NO: 2024/820 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 14/10/2020<br>NUMARASI: 2014/1949 (E) - 2020/506 (K)<br>DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat <br>KARAR TARİHİ: 28/5/2024<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...'in eşi diğer davacılar ... ve ...'in babası olan ...'in, yolcu olarak bulunduğu sürücüsü davalı ...'in yönetimindeki davalı işleten ... Sanayi ve Ticaret AŞ'ye ait ... plakalı kamyonet ile davalı ... Nakliyat Turizm ve Ticaret Limited Şirketine ait davalı sürücü ...'nin yönetimindeki ... plakalı aracın Çatalca İlçesi Çakıl Kavşağında meydana gelen kazada öldüğünü belirterek, belirsiz alacak davası niteliğinde davacı ... için 30.000 TL, davacı ... için 10.000 TL, davacı ... için 10.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline; davacı ... için 100.000 TL, davacı ... için 100.000 TL, davacı ... için 100.000 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 19/3/2018 günü sunduğu dilekçeyle davacı ... için talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatını 172.524,88 TL'ye, davacı ... için talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatını 22.315,09 TL'ye, davacı ... için talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatını 56.424,72 TL'ye yükseltmiştir. Davalılar ... ve ... Turizm ve Ticaret Limited Şirketi vekili, davalı ... AŞ vekili, davalı ... Sanayi ve Ticaret AŞ vekili  cevap dilekçelerinde davanın reddini savunmuşlardır. İlk derece mahkemesince, davacı ... için 172.524,88 TL, davacı ... için 19.770,52 TL davacı ... için 56.424,72 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile adları geçen davacılara verilmesine; davacı ... için 25.000 TL, davacı ... için 10.000 TL, davacı ... için 10.000 TL manevi tazminatın davalılar ..., ..., ... Turizm ve Ticaret Limited Şirketi ve ... Sanayi ve Ticaret AŞ'den müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek adları geçen davacılara verilmesine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı ... AŞ vekili dilekçesinde özetle; davaya konu kazanın oluşumunda hükme esas alınan kusur raporunda haksız kusur izafesinde bulunulduğunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 52'nci maddesi uyarınca hiç kimsenin kendi kusurundan yaralanamayacağını, kazaya kendi kusuruyla neden olan sürücünün ölmesinin teminat dışında olduğunu; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının (KMAZMSSGŞ) A.6/b maddesiyle destekten yoksun kalan hak sahibinin sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsın kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin teminat dışında bırakıldığını; desteğin kusuru yönünden istinaf taleplerini yinelemekle birlikte, bilirkişi raporunda anne ve baba payı araştırılmadan hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, çünkü Yargıtayın yerleşik içtihatlarına göre anne ve babaya pay ayrılması gerektiğini; mahkemece davacılara Sosyal Güvenlik Kurumuna başvuruda bulunmak üzere süre verilmesi ve bu başvuru sonucunun bekletici sorun yapılması gerekirken, eksik araştırma yapılarak karar verilmesi; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 85'inci maddesinin 1'inci fıkrası ile KMAZMSSGŞ'nin 1'inci maddesi uyarınca müvekkili şirketin sürücünün kusuru oranında ve poliçe limitiyle sorumlu olduğu dikkate alınarak her iki araç yönünden kusur oranlarına göre ayrı ayrı hesaplama yapılması gerektiğini; davaya konu kaza sırasında diğer sigortalı araçta yolcu olarak bulunan destek yönünden Yargıtayın yerleşik içtihatları dikkate alınarak koşulları mevcut ise hatır taşıması ve birlikte (müterafik) kusur nedeniyle her bir durum için en az %20 oranında tazminattan hakkaniyet indirimi yapılması gerekirken, bu durumun dikkate alınmamasının hatalı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkillerinin desteği ...'in  33 yaşında ölümü nedeniyle davacı ...'in 31 yaşında eşini yitirdiğini, davacı ...'nın 1 yaşında, davacı ...'un ise 8 yaşında babasız kaldığını, bu itibarla yeterli görülerek hükmolunan manevi tazminatların insan yaşamına bakışı gösterdiğini, hükmolunan manevi tazminatlar ile beklenen amaca ulaşma olanağı bulunmadığını; ilk derece mahkemesince 2.544,47 TL maddi tazminat talebinin kabul edilmemesine karşın davalılar yararına 6.199,61 TL vekâlet ücretine hükmedildiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalılar ... ve ... Nakliyat Turizm ve Ticaret Limited Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davaya bakma yetkisinin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesine ait olduğunu, bilirkişi raporunda kazanın oluşumunda müvekkili davalının %25 kusurlu olduğunun belirtilmesine karşın tazminattan müteselsil sorumlu tutulmasının yasaya aykırı olduğunu, ölen desteğin %75 oranında kusurlu olan davalı ...'e ait araçta bulunmasına karşın, manevi tazminatın tamamından müvekkilinin sorumlu tutulmasının hakkaniyetle bağdaşmadığını, iş kazası niteliğindeki davaya iş mahkemesinde bakılması gerektiğini, hükmolunan manevi tazminata avans faizi işletilmesinin hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede: Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat  istemine ilişkindir. Davaya konu trafik kazası nedeniyle Çatalca Asliye Ceza Mahkemesinde görülen 2015/129 (E) sayılı davada Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 17/6/2015 gün ve 5905 sayılı raporda; yönetimindeki ... plakalı kamyonetle seyir halinde iken ana yol üzerinde seyreden otobüs sürücüsüne ilk geçiş hakkını verdikten sonra kavşağa girmesi gerekirken, kontrolsüz şekilde kavşağa girip ilk geçiş hakkını ana yol üzerinde seyreden otobüs sürücüsüne vermeyen, ana yol üzerinde seyreden otobüsün kamyonet ile olan mesafesini göz ardı ederek \"DUR\" levhasını dikkate almayan davalı sürücü ...'in asli kusurlu, yönetimindeki ... plakalı otobüs ile seyir halinde iken kavşağa yaklaştığını dikkate alarak hızını müteyakkız seviyeye getirmesi gerekirken, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranan davalı sürücü ...'nin ise tali kusurlu olduğu bildirilmiş; hükme esas alınan bilirkişiler kurulu tarafından düzenlenen raporda ise; davalı sürücü ...'nin yönetimindeki otobüse ilk geçiş hakkı vermeyen davalı sürücü ...'in %75 oranında asli, kavşağa yaklaşırken hızını azaltması, dikkatli ve tedbirli davranması, tali yoldan gelen sürücü ...'i gördüğünde sert fren tedbiriyle kazayı önlemeye çalışması gerekirken, bu kurallara uymayan davalı sürücü ...'nin %25 oranında tali kusurlu, davacıların miras bırakanı ...'in ise kusursuz olduğu bildirilmiş; böylece davalı sürücülerin yönetimindeki araçlar ile davacıların desteği ölen ...'in kaza sırasındaki konumları ve sürücülerin davranışları irdelenerek, olayın meydana gelmesine neden olan kusur oranlarının yasal dayanaklarıyla birlikte, eylemler ile sonuç arasında bulunan nedensellik bağını ortaya koyacak biçimde, dosya kapsamından anlaşılan oluşa, bilimsel ölçütlere, usul ve kanuna uygun olarak saptandığının anlaşılması karşısında, HMK'nin 279'uncu maddesine uygun düzenlenen ve dosya kapsamına uygun somut olgu ve ölçütlere dayanan, yeterli gerekçeyi de taşıyan bilirkişiler kurulu raporunun hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı kabul edilmiştir. Haksız eylem niteliğindeki trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasına yer yönünden bakma yetkisinin, HMK'nin 6'ncı maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca davalılardan ... Sigorta AŞ'nin yerleşim yeri mahkemesi olan İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesine ait olduğunun, davalılar arasında ölen destek ...'in iş vereni olan ... Sanayi ve Ticaret AŞ bulunmadığının  anlaşılması karşısında, davanın yetkili ve görevli İstanbul Anadolu 1'inci Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılmasında isabetsizlik görülmemiş;  davaya konu trafik kazasına kusurlu davranışlarıyla neden olan davalı sürücü ... ile adı geçen sürücünün işleteni davalı ... Turizm ve Ticaret Limited Şirketi, davalı sürücü ... ile adı geçen sürücünün işleteni davalı ... Sanayi ve Ticaret AŞ'nin, davacı üçüncü kişilerin uğradığı maddi ve manevi zararlardan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85'inci maddesi ile 88'inci maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca, müteselsilen sorumlu tutulmalarının yerinde olduğu; davalı işleten ... Turizm ve Ticaret Limited Şirketine ait ... plakalı aracın ticari nitelikteki otobüs, davalı ... Sanayi ve Ticaret AŞ'ye ait ... plakalı aracın ise kamyonet olması, davacılar vekilinin de dava dilekçesinde avans faizi talep ettiğinin anlaşılması karşısında, davacılar lehine hükmolunan maddi ve manevi tazminatlara avans faizi uygulanmasına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı; davalı sürücü ...'in yönetimindeki ... plakalı kamyonet ile cinsinden araçla aralarında ölen destek ...'in de olduğu işçileri, çalıştıkları taş ocağından gece mesaisinin bitiminden sonra evlerine götürdüğü ve adı geçen ölen desteğin birlikte kusurunun kanıtlanmadığı gözetildiğinde, koşulları oluşmayan hatır taşıması ve birlikte kusur nedeniyle hükmolunan maddi tazminattan indirim yapılmamasının yerinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Diğer yandan  aktüerya uzmanı bilirkişi raporunda, desteğin eşi davacı ... ile desteğin çocukları davacılar ... ve ... yanında nüfus kaydı içeriğine göre desteğin babası ...'in davaya konu kazadan önce öldüğü de dikkate alınarak, sağ olduğu anlaşılan desteğin annesi ...'e de pay ayrılarak, davacıların desteği ölen ...'in yaşı, olası destek süresi ve kazanç durumu ile destek gelirinin paylaştırılması suretiyle, davacıların destekten yoksun kalmalarından kaynaklanan zararın  Kanuna ve Yargıtay'ın süreklilik gösterilen kararlarına uygun biçimde belirlendiğinin anlaşılması karşısında, HMK'nin 279'uncu maddesine uygun düzenlenen ve dosya kapsamına uygun somut olgu ve ölçütlere dayanan, yeterli gerekçeyi de taşıyan aktüerya uzmanı bilirkişinin raporunun hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı kabul edilmiş; Sosyal Güvenlik Kurumu Çatalca Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından sigortalı hak sahiplerinin kazaya ilişkin başvurusu bulunmaması nedeniyle herhangi bir işlem başlatılmadığını bildirilmesi, böylece rücuya tabi ödeme yapıldığı iddiasının kanıtlanmadığının anlaşılması karşısında, davalı ... AŞ vekilinin bu konulara yönelen istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Davacılar vekilinin dilekçesinde ileri sürdüğü istinaf nedenlerinin incelenmesine gelince: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (TBK) 56'ncı maddesinin 1'inci fıkrasına göre hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Aynı maddenin 2'nci fıkrası uyarınca ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.Bir kimsenin, hukuka aykırı bir fiil yüzünden çektiği, bedeni acılarla ruhsal üzüntüye manevi zarar denir. Manevi zarar, gerçek anlamda zarar değildir; zira malvarlığında bir azalmayı ifade etmez. Bir acının veya üzüntünün maddi zarar gibi parayla ölçülmesine olanak bulunmamaktadır. Paranın manevi zararları karşılamak üzere kullanılabilmesi, hiçbir zaman manevi kaygı geri getirip yerine koyduğu veya manevi varlığın bir bölümünün onunla değiştirilebildiği anlamını taşımaz. Paranın bu anlamda gördüğü iş, kişilik hakları ve yararları zedelenen kimsenin duyduğu manevi acıyı bir dereceye kadar yumuşatıp yatıştırmak; bozulan manevi dengeyi onarıp düzeltmek; bir avunma, bir ruhsal tatmin aracı olmaktan ibarettir. Hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı olan manevi tazminatın miktarı adalete uygun olmalıdır. Zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan ve özgün bir nitelik taşıyan  hükmedilecek bu para, bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/6/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23/6/2004 gün ve 13/291-370 sayılı kararında da vurgulandığı gibi, hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminatın miktarını takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkında hüküm kurulurken; olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı, bu nedenle tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş biçimi ve tarafların kusur durumları göz önünde tutularak,  4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4'üncü maddesinde belirtildiği gibi, hukuka ve hakkaniyete uygun sonuca varılmalıdır. Somut olay yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ve ilkeler ışığında değerlendirildiğinde; davacıların dosya kapsamından anlaşılan sosyal ve ekonomik durumlarına, olayın meydana geliş biçimine, ATK İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin raporu ile bilirkişiler kurulu tarafından düzenlenen rapordan anlaşılan kusur oranlarına ve olayın meydana geldiği tarihe göre davacılar lehine hükmolunan manevi tazminatın yetersiz olduğu sonucuna varılmıştır.Diğer yandan bedel artırım dilekçesinde lehine  22.315,09 TL destekten yoksun kalma tazminatına hükmolunması talep edilen davacı ... için 19.770,52  TL maddi tazminata hükmolunduğunun anlaşılması karşısında, vekil ile temsil edilen davalılar yararına ilk derece mahkemesinin hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 13'üncü maddesinin 2'nci fıkrası uyarınca reddine karar verilen 2.544,57 TL tazminat talebiyle sınırlı vekâlet ücretine hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizdir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: I-Davalı ... AŞ vekili ile davalılar ... ve ... Ticaret Limited Şirketi vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurularının, HMK'nin 353/1-b/1'inci maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine, II-Davacılar ..., ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesinin kararının, HMK'nin 353/1-b/2'nci maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre: 1-Maddi tazminat davasının kabulüne, davacı ... için taleple bağlı kalınarak 172.524,88 TL; davacı ... için 19.770,52 TL; davacı ... için taleple bağlı kalınarak 56.424,72 TL maddi tazminatın, tüm davalardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek adları geçen davacılara verilmesine, Hükmolunan maddi tazminatlara davalı ... yönünden her iki aracın da ticari nitelik taşıması nedeniyle, 6/11/2014 gününden itibaren talep gibi avans faizi yürütülmesine; diğer davalılar yönünden ise olayın meydana geldiği 23/9/2014 tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesine, Davalıların kusurlarının kendi iç ilişkilerinde dikkate alınmasına, 2-Manevi tazminat davalarının ayrı ayrı kabulüne, davacı ... için 100.000 TL; davacı ... için 100.000 TL; davacı ... için 100.000 TL manevi tazminatın davalılar ..., ..., ... Sanayi ve Ticaret AŞ ve ... Nakliyat Turizm ve Ticaret Limited Şirketinden davaya konu trafik kazasının meydana geldiği 23/9/2014 gününden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek adları geçen davacılara verilmesine, Davalıların kusurlarının kendi iç ilişkilerinde dikkate alınmasına, 3-Maddi tazminat davası yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ve hükmolunan maddi tazminatın toplam tutarına göre hesaplanan 16.990,07 TL nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan karar ve ilam harcından maddi tazminat talebine isabet eden 170,77 TL, tamamlama harcı olarak alınan 687,42 TL olmak üzere toplam 858,19‬ TL karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 16.131,88‬ TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,4-Manevi tazminat davası yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ve hükmolunan manevi tazminatın toplam tutarına göre hesaplanan 20.493‬ TL nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan karar ve ilam harcından manevi tazminat talebine isabet eden 1.024,68 TL karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 19.468,32‬‬ TL karar ve ilam harcının davalılar ..., ..., ... Sanayi ve Ticaret AŞ ve ... Nakliyat Turizm ve Ticaret Limited Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 5-İstinaf başvurusunun kapsamına göre inceleme dışı kalan ilk derece mahkemesinin hüküm fıkrası yinelenerek; İlk derece mahkemesinin hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 25.860,41 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacılara verilmesine 6-İlk derece mahkemesinin hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin  13'üncü maddesinin 2'nci fıkrası uyarınca reddine karar verilen maddi tazminat talebine göre hesaplanan  2.544,57 TL vekâlet ücretinin davacı ...'den tahsili ile vekil ile temsil edilen davalılar ..., ... Sanayi ve Ticaret AŞ ve ... Turizm ve Ticaret Limited Şirketine verilmesine, 7-Manevi tazminat davası bakımından, Dairemizin hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 10'uncu maddesinin 1'inci fıkrası ile 13'üncü maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca; a-Kabulüne karar verilen manevi tazminat miktarına göre belirlenen 17.900 TL maktu vekâlet ücretinin, davalılar ..., ..., ... Sanayi ve Ticaret AŞ ve ... Turizm ve Ticaret Limited Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek, vekille temsil edilen davacı ...'e verilmesine, b-Kabulüne karar verilen manevi tazminat miktarına göre belirlenen 17.900 TL maktu vekâlet ücretinin, davalılar ..., ..., ... Sanayi ve Ticaret AŞ ve ... Turizm ve Ticaret Limited Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek, vekille temsil edilen davacı ...'e verilmesine, c-Kabulüne karar verilen manevi tazminat miktarına göre belirlenen 17.900 TL maktu vekâlet ücretinin, davalılar ..., ..., ... Sanayi ve Ticaret AŞ ve ... Turizm ve Ticaret Limited Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek, vekille temsil edilen davacı ...'e verilmesine, 8-Davacılar tarafından harcanan 2.600 TL bilirkişi rapor ücreti, 885,30 TL posta gideri, 7,60 TL vekâletname harcı, 25,20 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 3.518,1‬0 TL yargılama giderinden, maddi ve manevi tazminat davasının toplam kabul ve ret oranına göre hesaplanan (548.720,12 / 551.264,69)  davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek, davacılara verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına; davalı ... AŞ'nin 1.587,29 TL yargılama giderinden sorumlu tutulmasına, 9-Davalı ... AŞ tarafından sarf edilen 300 TL bilirkişi rapor gideri, 205 TL posta masrafı olmak üzere toplam 505 TL yargılama giderinden  maddi tazminat davasının kabul ve ret oranına göre  hesaplanan (248.720,12 / 251.264,69) 5,12 TL yargılama giderinin davacılardan tahsiliyle davalı ... AŞ'ye verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalı ... üzerine bırakılmasına, 10-Davalı ... Sanayi ve Ticaret AŞ tarafından sarf edilen bilirkişi rapor gideri 300 TL'nin  maddi ve manevi tazminat davasının toplam kabul ve ret oranına göre hesaplanan (548.720,12 / 551.264,69) 1,38 TL yargılama giderinin davacılardan tahsiliyle davalı ... Sanayi ve Ticaret AŞ'ye verilmesine, bakiye yargılama giderinin adı geçen davalı şirket üzerine bırakılmasına, 11-Davacılar tarafından peşin ödenen ve maddi  tazminat davası nedeniyle hükmolunan karar ve ilam harcından mahsubuna karar verilen toplam  858,19‬ TL karar ve ilam harcının, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacılara verilmesine, 12-Davacılar tarafından peşin ödenen ve manevi tazminat davası nedeniyle hükmolunan karar ve ilam harcından mahsubuna karar verilen  1.024,68 TL karar ve ilam harcının, davalılar ..., ..., ... Sanayi ve Ticaret AŞ ve ... Nakliyat Turizm ve Ticaret Limited Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacılara verilmesine, 13-Harcanmayan gider avansının HMK'nin 333'üncü maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine, III-İstinaf incelemesi bakımından; 1-Davacılar tarafından peşin yatırılan istinaf karar ve ilam harcının, talep halinde ilk derece mahkemesi tarafından geri verilmesine, 2-İstinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle davacılar tarafından harcanan posta ve tebligat gideri 54,50 TL, istinaf kanun yolu başvuru harcı 162,10 TL olmak üzere toplam 216,6‬0 TL yargılama giderinin,  davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek, davacılara verilmesine,3- Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 20.064,02 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, davalılar ...Sigorta AŞ, ... ve ... Turizm ve Ticaret Limited Şirketinden peşin alınan  toplam 5.015,99‬ TL  karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 15.048,03‬‬ TL karar ve ilam harcının davalılar  davalılar ... Sigorta AŞ, ... ve ... Turizm ve Ticaret Limited Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına; davalı ... AŞ'nin davacılar lehine hükmolunan maddi tazminatın toplamına göre hesaplanan 16.990,07 TL nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan toplam 5.015,99 TL karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 11.974,08 TL karar ve ilam harcından sorumlu tutulmasına, 4-Davalı ... AŞ ile davalılar  ... ve ... Turizm ve Ticaret Limited Şirketi tarafından istinaf başvuruları nedeniyle sarf edilen yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, 5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333'üncü maddesinin, 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince, kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, her bir davacı için ayrı ayrı hükmolunan maddi ve manevi tazminatların toplamına göre HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 28/5/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6eb8c0b28d690751","SID":"2b34b8d00f4aec69"}}