{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM<br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/1116 <br>KARAR NO: 2024/1216<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 23/11/2023<br>NUMARASI: 2022/615 Esas - 2023/1082 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/07/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, 14/10/2015 tarihinde, davalılardan ...'un sürücüsü ve işleteni olduğu, davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı olan ... plaka sayılı otomobil  ile müvekkili davacının yolcu  olarak bulunduğu,  davalı ...'in işleteni, davalı Ziyattin'in sürücüsü olduğu ... plaka sayılı servis minibüsünün çarpışması sonucunda meydana gelen trafik kazası neticesinde müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00-TL maddi, 20.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 14/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; 28.06.2021 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini 548.062,72-TL olarak ıslah etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; ...plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde  ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkil şirketin sorumluluğunun poliçedeki limitler ve sigortalı araca atfedilecek kusur oranı ile sınırlı olduğunu, zarar görenin müterafik kusuru ve hatır taşımasının somut olay yönünden değerlendirilmesi gerektiğini, belirterek davanın reddini savunmuştur.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin maliki olduğu ... plakalı okul servisini davacının durdurup araca zorla bindiğini, hostesin ısrarla bu aracın sadece çocukları taşıdığını, inmesini söylemesine rağmen inmediğini, çocukların okula geç kalmaması için mecburen öğretmen olan davacı ile  yola çıkıldığını ve  kazanın meydana geldiğini, servis şoförünün kusursuz olduğunu, kazada  davalı ...'un kusurlu olduğunu, davacının zorla servise binerek ayakta seyahat ettiğini ve yaralandığını, kendi yaralanmasında kendisinin kusuru  olduğunu  belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle;  diğer davalının mevzuata aykırı olarak davacıyı öğrenci olmadığı halde okul servisine bindirdiğini,  sonuç itibariyle davacı o araçta yolculuk yapmasaydı bu tür zararların hiç birinin meydana gelmeyeceğini, zira servisteki 18 öğrenciye hiçbir şey olmadığını, davacının yaralanmasının sorumluluğunun davacı ve diğer davalı sürücü ...'e ait olduğunu, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulüne dair kararına karşı, davacı vekili,  davalı sigorta şirketi vekili, davalı ... vekili ve  davalı ...  tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması  neticesinde, Dairemizin 23/06/2022 tarih, 2022/786 Esas, 2022/915 Karar sayılı ilamı ile; \".. yerel mahkemece Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalından \"Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik\" hükümlerine göre usulüne uygun, denetime ve karar vermeye elverişli olacak şekilde davacının maluliyet derecesi ve oranının belirlenmesi amacıyla yeni bir rapor alınıp hasıl olacak sonuca göre,  usuli kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle karar verilmek üzere kararın kaldırılmasına karar vermek gerektiği''  gerekçesi ile, davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile HMK'nın 353/1.a-6 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, kaldırma sebep ve şekline göre davalı sigorta şirketinin sair,  davacı vekili, davalı ... vekili ile davalı ...'nun  istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, karar verilmiş, kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılama neticesinde; '' kaldırma kararından sonra alınan ATK raporunda davacının yaralanması Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik kapsamında değerlendirildiğinde; Kas-İskelet Sistemi, Omurgaya ait sorunlar, Torakal omurganın özür oranları, Tablo 1.3, Kategori IV’e göre; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %23 (yüzdeyirmiüç) olduğu, C.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği, bu doğrultuda dosyanın aktüer bilirkişiye tevdi edildiği, aktüer bilirkişi raporunda  davacının talep edebileceği geçici  iş göremezlik maddi zararının 1.209,60 TL,   sürekli iş göremezlik maddi zararının 262.310,70 TL olduğunun tespit edildiği, davacının duruşmadaki beyanı ve  tanık beyanları  nazara alındığında davacının okul servisine şöforun rızası olmadan ve ücret karşılığı olmaksızın bindiği, bunun hatır taşıması talebi olarak değerlendirilmesi gerektiği, hatır taşıması nedeniyle %20 oranında maddi tazminattan sadece taşıyan ve sigorta şirketi yararlanabileceğinden bu davalılar yönünden indirim yapılarak hüküm kurulduğu; bunun yanında davacının ayakta  seyahat ettiği ve  kazanın oluşumunda değil zararın artmasında kusuru bulunduğundan %20 oranında maddi tazminattan davalılar lehine indirim yapmak gerektiği; davacının manevi tazminat talebi yönünden ise; tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü,  tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı,  olay tarihi gibi hususlar nazara alınarak kısmen kabulü gerektiği'' kanaati ile; 1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE; A) Maddi tazminata ilişkin davanın ıslah edilmiş miktar üzerinden talebin kabulü ile, 263.520,30-TL iş göremezlik tazminatının sigorta şirketi dışındaki davalılar yönünden 14.10.2015 tarihinden itibaren, sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine,  -(Davalılar ..., ... ve sigorta şirketinin müştereken ve müteselsilen sorumluluğunun 209.848,56-TL'si ile sınırlı olduğunun tespitine,) -(Sigorta şirketinin poliçe limitiyle sorumlu olduğunun tespitine) B) Manevi tazminata ilişkin davanın KISMEN KABULÜ ile davacı ... için 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işeyecek yasal  faizi ile birlikte davalılar ..., ..., ...'ndan  müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Davacının fazlaya ilişkin maddi manevi tazminat taleplerinin REDDİNE, karar verilmiştir. Karara karşı  davacı vekili, davalı sigorta şirketi vekili  ve davalı ... vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf nedenleri:Davacı vekili, ATK raporunda müvekkilinin maluliyet oranının değil tüm vücut engellilik oranının tespit edildiğini, müvekkili bizzat muayane edilmeden hazırlandığını, maluliyet tespit işlemleri yönetmeliğine göre müvekkilinin %40 oranında malul kaldığı belirlenmiş iken sonradan alınan ve tüm vücut engellilik oranının %23 olduğundan hareketle verilen kararın hatalı olduğunu,  bilinen dönem hesabının hatalı olduğunu, müvekkilinin rapor tarihine kadar olan kazancı araştırılarak  bu doğrultuda hesaplama yapılması gerektiğini, raporda emeklilik yaşının 60 olarak alınmasının da hatalı olduğunu, 65 yaş olarak alınması gerektiğini, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılmasının doğru olmadığını, hükmedilen manevi tazminatın düşük olduğunu  belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.Davalı sigorta şirketi vekili;  müvekkiline sigortalı araç sürücüsünün kusuru %20 olmasına rağmen %80 kusur oranı üzerinden sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, davacının müteselsil sorumluluk hükümlerine dayanmadığını, SGK'dan davacının rücuya tabi ödeme alıp almadığının sorulmadığını,  hesaba esas alınan gelirin  hatalı olduğunu, hesaplamanın %1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, işleyecek dönem zararına faiz işletilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı ... vekili, maluliyet oranının Sosyal Sigortalar işlemeleri Tüzüğüne göre belirlenmesi gerektiğini, hesaplamanın TRH ve %1,8 teknik faize göre yapılması gerekirken progresif rant yöntemine göre yapıldığını, eksik ve hatalı hesap bilirkişi raporuna göre karar verildiğini, müvekkilinin kazada kusuru %20 olup  maddi, manevi tazminat ve yargılama giderinden bu oranda sorumlu tutulması gerektiğini, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda davacı devlet okulunda öğretmen olarak görev yapmakta olup, mahkeme tarafından geçici işgöremezlik tazminatı yanında sürekli işgöremezlik tazminatına da hükmedilmiştir. Mahkemece dairemizin kaldırma kararından sonra belirlenen %23 maluliyet oranı ve 9 ay geçici iş göremezlik süresine göre  hükme esas alınan 28.08.2023 tarihli  hesap bilirkişi raporunda davacının kaza tarihindeki bordrosuna göre geliri net asgari ücretin 2,46 katı olup, kaza tarihinden  kaldırma kararından önceki rapor tarihine (16.06.2021) kadar ki süreler için  dosyada mübrez bodrolara göre (2015-2020 yılları arası) bilinen dönem hesabı yapıldığı ve pasif dönemin 60 yaşında başladığı kabul edilerek  hesaplama yapıldığı anlaşılmıştır. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Bu durumda mahkemece bilinen dönem için esas alınmak üzere davacının çalıştığı kurumdan kaza tarihinden kaldırma kararından sonraki aktüer bilirkişi raporu tarihine (28.08.2023) kadarki gelirleri ile ilgili bordroları istenilmek suretiyle ve davacı devlet memuru olduğundan 65 yaş ikmaline kadar çalışabileceği  göz önüne  alınarak aldırılacak ek bilirkişi raporunun sonucuna göre  (diğer hesaplama verileri aynı kalmak kaydıyla ve tarafların kazanılmış haklarına halel gelmemek  kaydıyla) sürekli işgöremezlik tazminatına hükmedilmesi gerekirken bunun gözetilmemesi doğru görülmemiştir.( Bkz. Yargıtay 4. HD'nin 2023/7944 Esas, 2023/12657 Karar sayılı ilamı ve Yargıtay 17. HD'nin 2014/22409 Esas-2017/7045 Karar sayılı 20.06.2017 tarihli ilamı) Bundan ayrı, Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda BK.nın 43. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hâkim, tazminattan mutlaka indirm yapmak zorunda değilse de, bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir. Hatır taşıması indirimi davacının, kaza sırasında yolcu olduğu aracın ZMM sigortacısı yönünden, şartları var ise   uygulanacak bir indirim olup,  dosya kapsamına göre, davalı ... Sigorta AŞ  kazaya karışan karşı araç ZMMS'si  olmakla, davacının yolcu olduğu aracın ZMMS'si olmadığından bu hususun  da karar yerinde gözetilmesi gerekir. ( Bkz. Yargıtay 17. HD'nin 2014/21650 Esas,  2017/4324  Karar sayılı ilamı) Bu itibarla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile  kararın HMK 353/1.a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına; kararın kaldırma sebep ve şekline göre davalı sigorta şirketi vekili ile davalı ... vekilinin tüm, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Davacı vekilinin istinaf başvurularının yukarıda açıklanan nedenlerle  KABULÜ ile,  Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/11/2023 tarih ve 2022/615 Esas - 2023/1082 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü uyarınca  KALDIRILMASINA, 2/Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, - Kararın kaldırma sebep ve şekline göre davalı sigorta şirketi vekili ile davalı ... vekilinin tüm, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına  3/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflarca peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendilerine ayrı ayrı İADESİNE, 4/İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflarca, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü  uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.11/07/2024 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0268015aff37004a","SID":"05b85a43f3c4b354"}}