{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/2115 <br>KARAR NO: 2024/2818<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 07/03/2024<br>NUMARASI: 2023/841 Esas -  2024/171Karar<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))|Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/07/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 352.maddesi gereğince dosya incelendi, <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı dava dilekçesinde; Davalıların planlı kumpas tuzak kurularak resmi belgede sahtecilik, zimmet yağma örgütlü hareketleriyle aile konutuna hileli yöntemlerle ve zincirleme suç zincirleme dolandırıcılık zincirleme hile ile aile konutuna çökme ile yağma ve paylaştıklarını, hileli sözleşmelerin feshine karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesince; \"...Dava dilekçesi incelendiğinde, dilekçenin HMK 119 maddesine uygun olmadığı dava konusu, talep ve taraflara ilişkin bilgi bulunmadığı görüldüğünden davacıya HMK 119/2 maddesi gereğince eksikliklerin giderilmesine ilişkin süre verilmiş, bunun üzerine davacı tarafça sunulan 16.02.2024 tarihli, 19.02.2024 tarihli 22.02.2024 tarihli, 23.02.2024 tarihli dilekçelerde özetle kasten öldürmek için meyve suyu içinde ilaç konulduğunu ve kalp krizi geçirdiğini belirttiği, ancak somut olarak davacının talebini bu dilekçelerinde de acıklamadığı, taleplerin soyut ve belirsiz olduğu, öte yandan anlatılan olayların dava konusuyla bağlantısının kurulamadığı gibi okunaklı olmadığı ve anlaşılamadığı, bu suretle belirtilen  eksiklikliklerin verilen süre içerisinde tamamlanmadığı görülmekle, sonuç olarak; Davanın  HMK 119/2 maddesi gereğince açılmamış sayılmasına, ...\" karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı tarafça istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.  Davacı istinaf dilekçesinde; Davasının adli yardımlı yürütülmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.6100 sayılı HMK’nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak, Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu re’sen gözetir. HMK'nın 352. maddesinde istinaf istemine konu edilen karara ilişkin inceleme yapılmadan önce ön inceleme yapılması gerektiği düzenlenmiştir. Ancak maddede belirtilen eksikliklerin bulunmadığı anlaşılan dosyalarla ilgili olarak inceleme yapılması söz konusu olacaktır. Eksiklik olarak öngörülen hususlardan biri de (d) bendinde düzenlenen \"başvuru sebeplerinin veya gerekçelerinin\" hiç gösterilmemesidir. İstinaf yargılamasının temelini istinaf dilekçesi, bu dilekçenin temelini ise, istinaf sebep ve gerekçeleri oluşturur. İstinaf dilekçesi adı altında sunulan bir dilekçe, içinde istinaf iradesini taşısa da bu sadece istinaf başvurusunun yapılmış olmasını sonuçlar. İstinaf yargılamasının yönünü çizen esaslı unsur istinaf dilekçesi içindeki sebep ve gerekçelerdir. Kanun koyucu, istinaf kanun yoluna başvurmak isteyen tarafları istinaf sebeplerini göstermekle yükümlü kılmıştır. İstinaf sebeplerinin en önemli etkisi, istinaf incelemesinin kapsamı konusunda ortaya çıkmaktadır. İstinaf mahkemesinin ilk derece kararını kaldırarak esas hakkındaki kararı değiştirebilmesi için bunu gerekli kılan hataların veya eksikliklerin istinaf sebepleri arasında gösterilmesi gerekir. Bu zorunluluk kamu düzenine ilişkin olanlar hariç tüm istinaf sebepleri bakımından geçerlidir. Bunun yanında istinafa başvuran tarafın, istinaf sebeplerini yeterince somutlaştırması da gerekmektedir. İstinaf sebeplerini sadece şekli bir koşulu yerine getirmek amacıyla genel ifadeler kullanılmak suretiyle ileri sürülmesi yeterli değildir. İlk derece yargılaması ve kararıyla ilgili somut hatalar veya eksiklikler belirtilmelidir. İlk derece mahkemesi kararının sadece usul ve yasaya aykırı olduğu ya da sadece delillerin yanlış ve eksik değerlendirildiğini ileri sürmek somutlaştırma açısından yetersiz kalacaktır. Görüldüğü üzere HMK, istinaf sebepleri ve gerekçelerinin istinaf dilekçesinde hiç gösterilmemiş olmasını, istinaf başvurusuna ilişkin usule aykırılık olarak kabul etmiş, bu sebeple hiçbir istinaf sebep ve gerekçesi içermeyen dilekçeler, ilk derece mahkemesi yargılaması ve bu yargılama neticesinde verilen kararda kamu düzenine aykırılık olmayan hallerde ön inceleme aşamasında reddedileceği öngörülmüştür. Somut olayda davacı istinaf dilekçesinde, hükmün hukuka aykırılığı hususundaki gerekçelerini somut bir şekilde göstermemiştir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında Yerel Mahkeme kararına yönelik olarak istinaf sebeplerinin gösterildiği usulüne uygun bir istinafın bulunduğunun kabulüne imkan bulunmamaktadır.  Bu sebeple davacının istinaf başvurusunun, istinaf dilekçesinde gerekçelerinin gösterilmemesi sebebiyle 6100 Sayılı HMK'nın 352/1-d maddesi gereğince usulden reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının istinaf dilekçesinde gerekçelerinin gösterilmemesi sebebiyle, İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/03/2024 2023/841 Esas  2024/171 Karar sayılı mahkeme kararına karşı davacı tarafça yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı  HMK'nın   352/1-d. maddesi gereğince USULDEN REDDİNE,  2-Peşin yatırılan istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde istinaf talebinde bulunan davalıya iadesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Karar tebliğinin Dairemizce yapılmasına, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 17/07/2023 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"93c3bb0757e5abd9","SID":"c3c9a5b641a57995"}}