{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2024/1999 <br>KARAR NO: 2024/1950<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 11/06/2024<br>NUMARASI: 2024/579 E - 2024/578 K (Değişik iş)<br>TALEP: İhtiyati Haciz<br>KARAR TARİHİ: 11/07/2024<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan taleple ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dosya  üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde  ;davalı borçluların Yönetmelik hükümlerine aykırı davranarak ... numaralı  tesisatın bulunduğu ... Mah. ... Cad. N.o:... Maltepe İstanbul adresindeki İşyerinde “kurumun rızası hilafına, Şirketimizde kayıtlı sayaçtan geçirilmeksizin, ayrı bir hat çekmek suretiyle ve ölçümsüz şekilde” kaçak elektrik tükettiğinin  kurum görevlilerince tespit edilerek, borçlu şirket hakkında 23.03.2024 tarih ve ... seri numaralı tutanak tutulmuştur. Tutulan bu tutanaktaki değerler dikkate alınarak 6.080.684,23 TL.bedelli Kaçak Elektrik Tahakkuk Hesabı çıkarılarak faturalandırıldığını,  davalılar tarafından kaçak olarak tüketilen elektrik bedelinin  halen de ödenmediğini,konu ile ilgili olarak  23.03.2024 tarih ve .. seri numaralı Kaçak Elektrik Tüketimi Tespit Tutanağı, Tahakkuk Hesap Detayı ile faturasının ekte sunulduğunu , alacağın miktarının  çok yüksek olduğu ve hiçbir teminata bağlı olmadığı gibi, borcun vadesi geçtiği halde bugüne kadar ödenmediği,  kaçak elektrik tüketimi bir haksız fiil olup TBK.nun 49 ve devamı maddelerindeki  düzenlemeye bakıldığında haksız fiili işleyen kişilerin müştereken ve müteselsilen verilen zarardan sorumlu olduklarını,tüzel kişinin organı niteliğindeki yöneticilerinin  tüzel kişi adına ve yararına işledikleri haksız fiillerden dolayı zarar gören üçüncü kişilere karşı tüzel kişi ile birlikte TBK:nun 49 ve 61 maddeleri hükümlerine göre haksız fiil faili olarak sorumlu tutulmaları gerektiği, ayrıca borçluların haksız fiillerinden dolayı TTK.nun 553 maddesi ve devamı maddeleri gereğince de sorumlu olduklarını, dilekçede yazılı gerçek şahısların tüzel kişini yetkilileri olup bu nedenle sorumlu oldukları ,borçlulardan  kaçak olarak tükettiği elektrik bedelinin tahsili amacıyla davalılar hakkında İstanbul Anadolu .. İcra Dairesinin ... E. sayılı icra dosyası ile Örnek 7 ilamsız icra takibi yapıldığını, ancak alacaklıya zarar verme kastıyla mallarını kaçırma durumunun  mevcut olduğunu beyanla , davalıların/borçluların menkul ve gayrimenkul mallarıyla 3. şahıslardaki mal, hak ve alacaklarının İhtiyaten Haczine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece  11/06/2024 tarihli ara karar ile,  \" Somut olayda;  yaklaşık ispat kuralının gerçekleşmediği  gibi, taraflar arasındaki uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiğinden istemde İİK 257 ve devamı madde hükümlerinde ön görülen koşullar gerçekleşmediği  \" gerekçesiyle  ihtiyati haciz talebinin reddine  karar verilmiştir. Mahkemece verilen kararı,talep eden  vekili istinaf etmiştir. Talep eden  vekilince verilen  istinaf dilekçesinde özetle;  talep konusu alacak yönünden yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği gerekçe gösterilmiş, bu doğrultuda ihtiyati haciz kararının reddine hükmolunmuşsa da, Mahkemece deliller ve gerekçeli karar arasında herhangi bir illiyet bağı kurulmamış ve dava konusu olay nezdinde muhakeme yapılmamış olup, kanun hükmü atfı ile tensip ile hüküm kurulduğu, müvekkili şirket ekiplerince EPTHY hükümlerine uygun olarak düzenlenen ve dilekçe ekinde sunulan Kaçak Elektrik Tespit Tutanaklarının yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca \"aksi sabit oluncaya kadar geçerli belge\" niteliğinde olduğu, dava konusu alacak müvekkil şirket personelince  Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'ne uygun tutulan tespit tutanakları ile kayda geçirilmiş olup, son ödeme tarihinin geçmesi neticesinde alacağın  muaccel hale geldiği, iş bu dosya kapsamında sunulmuş olan tutanaklar, fotoğraflar ve tahakkukların  Mahkemeye  sunulmuş olup, hem davanın esası hem de ihtiyati haciz yönünden haklılığın  tam olarak ispat edildiğini,müvekkili şirketçe borçlu tarafın  bilgilendirilmiş ve alacak kalemlerinin  muaccel hale gel olduğu, dava konusu edilen Kaçak Elektrik Tespit Tutanaklarının düzenlenmesi üzerine tahakkuk ettirilen faturaların, son ödeme tarihleri geçmiş olmasına rağmen ödenmediği, alacağın muaccel olup, rehin ile de temin edilmediği, işbu davanın sonuçlanması ve icra takibinin kesinleşmesi beklenildiği takdirde, \"kamu alacağı\" niteliğinde olan kaçak elektrik bedelinin tahsilinin tehlikeye girecek olup, alacak miktarı düşünüldüğünde ciddi bir kamu zararı oluşacağı,  borçlunun mal kaçırma ve adres değiştirme ihtimali bulunduğundan, ilk derece mahkemesinin hükmünün aksine, ihtiyati haciz koşullarının fazlasıyla sağlandığının  anlaşıldığını, bu doğrultuda talebin kabulüyle birlikte kamu menfaatinin  korunmuş olacağı, bu sebeplerle ara kararın  usul ve hukuka aykırı olduğu  ileri sürülerek  kaldırılması ve ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi  istenmiştir.HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan  inceleme  sonucunda; İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesine göre “Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa veya borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Aynı kanunun takip eden 258. maddesinde ise “İhtiyati hacze 50. maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verileceği, alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecbur olduğu belirtilmiştir. Davacı tarafça dosyaya kaçak elektrik tesbit tutanağı  başlıklı belge, fotoğraflar,tahakkuk hesabına ilişkin belge  delil olarak sunulmuştur. İbraz edilen kaçak tutanağının  şirket hakkında tutulduğu, faturaların da şirket adına düzenlendiği, tutanak altında düzenleyenlerin imzasının bulunduğu, borçlu veya temsilcilerinin bulunduğuna dair veya imzadan imtina edildiğine dair  herhangi bir bilgi ve beyan bulunmadığı   görülmüştür. Talep eden tarafça , İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... E. sayılı icra dosyası ile Örnek 7 ilamsız icra takibi yapıldığı beyan edilmiş olup,icra takip dosyasının Uyap suretinin incelenmesinde ,borçlu gösterilen ... vekilinin ,müvekkilinin böyle bir borcu bulunmadığına ilişkin itiraz ettiği görülmüştür. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için tam ispat gerekmemekte olup, mahkemenin alacağın ve ihtiyati haciz sebeplerinin varlığına kanaat getirmesi yeterlidir (İİK'nun 258/1- gerçeğe benzerlik karinesi). Somut olayda , davaya konu tutanağın, bir özel hukuk tüzel kişisi olduğu tartışmasız olan davalı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenmiş olduğu gözetildiğinde, 6100 sayılı Kanun'un 204. maddesinin ikinci fıkrasında hüküm altına alınan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir. ( Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin  21.10.2021 tarihli ve 2021/4894 E., 2021/10580 K. sayılı kararı da aynı yöndedir.) Böylece ,ihtiyati hacze konu  alacağın  tek taraflı düzenlenen tutanağa dayalı olduğu, tutanakta kaçak elektrik kullanıldığı iddia edilen mahallin  durumu hakkında herhangi bir açıklama mevcut olmadığı gibi, borçlu veya temsilcilerinin mahallinde olup olmadıklarına veya  imzadan imtina edildiğine dair  herhangi bir bilgi ve beyan bulunmadığı   görülmüştür. Bu durumda, mahkemeye alacağın varlığına kanaat getirilecek yeterli delil sunulmadığından, yaklaşık ispat koşulunun  gerçekleşmediği  , İİK 257. madde gereği ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda usul ve hukuka  aykırı bir yön  bulunmamasına göre, talep eden tarafın  istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Talep eden tarafın  istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, İstinaf giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 11/07/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9400d791d34a6baa","SID":"03cbcd021385cdc0"}}