{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/1921 Esas<br>KARAR NO: 2024/1065<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 21/04/2022<br>NUMARASI: 2020/96 Esas, 2022/82 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Markanın iptali ve Markanın Hükümsüzlüğü<br>KARAR TARİHİ: 30/05/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin Bursa’da ... olarak bilinen ve çok uzun yıllardır ticaretine istikrarlı ve aralıksız şekilde devam eden, kuruluşundan bu yana halı alım satım işi ile iştigal eden bir firması olduğunu, müvekkilinin “...” işletme ismiyle şirketleşmeden önce de 1950’li yıllarda ve Bursa’nın ticaret merkezi kabul edilen ticari işletme ile baba mesleği olarak yine halı alım satım işi yaptığını, yıllar içinde Bursa ili genelinde tanındığı bu isimle şehir içinde farklı yerlere de şubeler açarak ticaretini devam ettirdiğini, sonrasında ise ... ibaresinin müvekkili şirketin ticaret unvanında yer almaya devam ettirilmiş olup, müvekkilinin faaliyet gösterdiği çevrede uzun yıllardır \"...\" olarak tanınırlığını önemli ölçüde arttırdığını, yıllardır müvekkili tarafından ... ibaresinin kullanıldığını, müvekkili şirketin mevcut durumda dahi ... ibresini kullanırken geçmişe dayalı köklü marka olduğunu belirten ‘...’ ibaresini de beraberinde kullandığını, davalı şirket ile müvekkili şirket arasında İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2008/111 E. 2010/44 K. “Markaya Tecavüz ve Haksız Rekabetin Önlenmesi\" davasında Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 05/06/2012 tarihli 2010/8687 E., 2012/9756 K. Sayılı kararı eksik hükmün tamamlanması için bozularak geri gönderildiğini, İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2013/82 E. sayılı dosyasında bozma sonrası belirtilen eksikliklerin giderilmesi için yeniden yargılama yapıldığını, İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 21/05/2013 tarihli  2013/82 E. , 2013/90 K. Sayılı karar ile “davacı şirketin davalıdan yaklaşık 7 yıl önce bu ibareyi unvan olarak tescil ettirmesinden dolayı davacı şirket şeklen öncelikli hak sahibi gibi görünse de tüm dosya içeriğine göre davalı şirketin ortaklarının 1982 yılından başlayarak ... ibaresini halı ve mobilya emtia satışında kullanmaya başladıkları ve 1982 yılından 2004 yılına kadar ... Mobilya ve ... ibaresini bu alanda ticarette fiilen kullanarak bu ibare üzerinde halıcılık sektöründe sınai hak elde ettiklerini, 2004 yılında davalı şirketin kuruluşu ile birlikte bu ibarenin davalı şirket tarafından kullanılmaya başlandığı, böylece davalının davacıya nazaran ... ibaresi üzerinde eskiye dayalı üstün ve öncelikli bir hakkının bulunduğunu, davalının kurucu ortaklarının sahip olduğu bu sınai hakkın şirket kuruluşuyla birlikte davalı şirkete geçtiğini, dolayısıyla davalı şirketin ticaret ünvanında ... ibaresini kullanmaya hukuken yetkisinin mevcut olduğunu, bu nedenle davalı şirketin kurucu ortaklarından şirket tüzel kişiliğine intikal eden eskiye dayalı kullanım nedeniyle davalının eskiye dayalı üstün ve öncelikli hakkı dikkate alınarak” müvekkil şirketin ticaret ünvanından ... ibaresinin çıkarılması ve sicilden terkini dahil davacının tüm taleplerinin reddine karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, Mahkemenin kararı ile sabit olunduğu üzere müvekkili şirketin ... ibaresi üzerinde eskiye dayalı üstün ve öncelikli bir hakkının bulunması sebebiyle tescilsiz markanın gerçek sahibi olduğunu,  davalı 27. Sınıfta tescilli ... numaralı hashalı hasipek şekil, 35. Sınıfta tescilli ... numaralı ... şekil, 27. Sınıfta tescilli ... numaralı ... şekil, 27. Sınıfta tescilli ... numaralı ... şekil, 27. Sınıfta tescilli ... numaralı ...; markalarının tescilli mal ve hizmet sınıflarında kullanmadığını, bu doğrultuda davalının dava konusu markalara ilişkin kullanımını her bir mal ve hizmet bakımından ayrı ayrı ispat etmesi gerektiğini, aksi taktirde tescil tarihinden itibaren 5 yıllık süre geçmiş olduğundan dava konusu bu markaların iptal edilmesi gerektiğini, davanın kabulünü, tedbir taleplerinin kabulünü, davalı adına 27. Sınıfta tescilli ... numaralı hashalı hasipek şekil, 35. Sınıfta tescilli ... numaralı ... şekil,27. Sınıfta tescilli ... numaralı ... şekil, 27. Sınıfta tescilli ... numaralı ... şekil, 27. Sınıfta tescilli ... numaralı ... markalarının  kullanmaması nedeniyle iptalini, 27. Ve 37. Sınıfta tescilli ... markasının kötü niyetle tescil edilmiş olması nedeniyle iptaline karar verilmesini ve sicilden terkin edilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ortaklarının soyadının ... ve 1896 dan bu yana beş kuşak olduğunu, ... markası ile Türk el halıcılığının gelişmesine, teşekkürü gerçek anlamda hak eden katkılar sağladığını, 1997' de tescil ile kurulan Müvekkili ...'nın Erzurum ve Diyarbakır il merkezlerinde ve pek çok ilçesinde istihdam yaratarak devletten hiçbir beklentisi olmaksızın yıllarca, bilgi, tecrübe, aşk ve sabırla yapılabilen ve ancak bu şekilde başarı kazanılabilen el halıcılığı faaliyetlerini sürdürdüğünü, ... markasının Müvekkili Şirketin yaratılması, tanıtılması için yıllarca maddi ve manevi emek verdiği iktisadi değeri olduğunu, müvekkilinin ekonomik sıkıntıları öncesinde \"...\" markasının 27.sınıfa dahil mallarda tescili için 11.10.2013 de başvuru yaptığını ve ... kodla işlem gören tescil talebi kabul edilmiş ise de, tescil ücreti ödenmediğinden bu başvurunun hükümden düştüğünü, müvekkili Şirketin sadece kendi aldığı kararlar sonucu değil maalesef Çin’de yarı makinelerde üretilen halıların Türkiye’de Türk el halısı adı altında satışı da etken olarak 2014 yılı yaz aylarında ekonomik bir krize gidiğini, İstanbul 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/314 Esas No.lu dosyasından İflas Erteleme davası ikame ettiğini, Müvekkili ...’nın tek ortağı ...’nun oğlu ...'nun büyük ortağı olduğu ... İnşaat Maden San.ve Tic. Ltd.Şti. 13.10.2014 yılında kurduğunu, 11.09.2014 de ... adına ..., ... markası ile ... numara ile 27. ve 35.sınıfa dahil mal ve hizmetlerde tescil edildiğini, müvekkili Şirket adına tescilli ... çatı-lider markası yanında ancak her zaman bu marka ile birlikte başta ..., ... ve tüm markaların yün, ipek yün, bambudan mamul el halıları üzerinde kullanım hakları 03.11.2014 tarihinde düzenlenen Marka Lisans Sözleşmesi ile ...’ya verildiğini, ..., ... markalarının reklam ve tanıtımını yaparak bu halıları satışa arz ettiğini ve halen de ettiğini, diğer bir ifade ile Müvekkili Şirketin borçlarının ödenmesi sürecinde ve dahi halen ... markalarının kullanımına hiçbir zaman ara verilmediğini ve izah edileceği üzere Müvekkili Şirketin ile ortaklık yapısı hemen aynı olan “kardeş” Şirket ... tarafından ... ve diğer markaları taşıyan halıların üretim ve satışının sürdürüldüğünü, müvekkilinin işbu dilekçede adresi bildirilen işyerine ilaveten geçmiş yıllar içinde dokutturulmuş ... markalı el halılarını, satmak üzere Fenerbahçe Kalamış’da kiraladığı ve halen tadilatı devam eden Ağustos ayında açılması planlanan Mağazayı da kiraladığını, Göztepe’deki mağaza ile birlikte ... markası ile faaliyetler sürdürüleceğini,   Müvekkilin ... adına tescilli markaları kurulduğu ilk günden dava tarihine kadar ve halen de güçlenerek kullandığını, davacı Şirket aleyhine “...” ibaresi ile halı alım satım faaliyetlerinde yani Mağazacılık hizmetlerinde bulunmalarının Müvekkilinin marka haklarına tecavüz teşkil ettiğinden bahisle İstanbul 4.FSHHM nin 2008/111 Esas No.su tahtında dava açıldığını, müvekkili Şirketin açtığı bu dava ... ortaklarından ...’nın geçmişte “...” işareti ile halı satışı yaptığı, ...’ın ... işaretini kullanmasına Müvekkili Şirketin suskun kaldığı gerekçeleri ile davanın reddedidiğini, bu davanın ikamesinden hemen sonra ... Halıcılık'ın Müvekkilin ... markalarının marka olabilecek işaretlerden olmadığı iddiası ile hükümsüzlüğü için İstanbul 3.FSHHM nin 2008/133 Esas No.su tahtında dava açmış ise de Müvekkili Şirketin ... markalarının kullanım sonucu ayırt edicilik kazandığı gerekçesi ile reddedildiğini, Müvekkil Şirketin müşterilerinden gelen beyan ve şikayetler üzerine daha önce, ..., ... ve ... gazetesinde tam sayfa yayınlattığı “...” dair ilanının olduğunu, sosyal medya hesaplarından 28 Ocak 2019 tarihinde yayınlamak durumunda kaldığını, müvekkil şirketin 2019 yılı başında sosyal medya hesaplarını da aktif olarak kullanmaya başladığını, keza 29 Mayıs 2020 de davacı şirket ile ilgili bir duyuru daha yapmak durumunda kaldığını, davacı Şirketin Müvekkili Şirketin ... markası ile vaki faaliyetlerinden haberdar olduğu halde aleyhine açılmış marka hakkına tecavüz davasının sonucunu ve ilgili sektörde çok tanınmış markanın gücünden haksız yarar sağlama sürecini uzatmak amacı ile ... markalarının kullanıldığını bile bile tamamen kötüniyetle huzurdaki davayı ikame ettiğini, müvekkili Şirketin yıllardır ... markası ile aynı zamanda halı bakım ve temizleme hizmetleri verdiğini, ... markasını da adına 2018 de tescil ettirdiğini, iyiniyet asıl olup aksini iddia eden iddiasını ispat etmesi gerektiğini, davacı Şirketin bu mesnedsiz iddiasının ispatı bakımından hiçbir delil bildirmediğini ve sunmadığını, müvekkili şirketin ... markalarını aralıksız kullandığını, davacının aktif dava ehliyeti bulunmaması bir yana tamamen kötüniyetle ikame ettiği davada ... markalarının kullanılmaması nedeni ile iptali koşulları oluşmadığını, keza Müvekkili Şirket adına ... numara ile 27. ve 37.sınıfa dahil mal ve hizmetlerde tescil edilmiş olan markanın kötüniyetle tescil edildiği iddiası ispata mahkum olduğunu, kabul edilemeyeceğini, açıklanan nedenlerle  her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile aktif husumet ehliyeti bulunmayan davacının haksız ve mesnediz ve dahi kötüniyetle ikame ettiği davanın bütünüyle reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: \"Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; her ne kadar alınan bilirkişi raporunda dava konusu markaların ticari kayıtlar üzerinde yapılan incelemede ciddi kullanımın ispatına yeter olmadığı tespit edilmiş ise gerek dinlenen tanık beyanlarında gerekse sunulan marka araştırma raporları basına yansıyan daya konu markalara ilişkin haberler dikkate alındığında davalı firmaya ait ... markasının sektörde belli bir bilinirliğe ulaşmış, sektörde tanınan bir marka olduğu, yaşamış olduğu ekonomik krizden kaynaklı olarak dava dışı ... firmasına lisans vermek suretiyle varlığını sürdürmeye çalıştığı, ... ticari kayıtlarında ... markasına ilişkin ciddi kullanımı ispatlar işlem kaydına rastlanamamış ise de bu durumun sektörel teamül ve uygulamadan kaynaklı olduğu, sunulan faturalardan ve tanık beyanlarından da anlaşıldığı üzere markadan ziyade halının özelliklerinin belirtilmek suretiyle ticari kayıtların oluşturulduğu, el işlemesi özel yapım halı ticareti dikkate alındığında seri üretim fabrikasyon üretim ya da ticaret yapan firma gibi çoğul işlem ve kayıt aramanın mevcut uyuşmazlık açısından kabul edilmeyeceği somut olayın koşullarının göz önünde bulundurulması gerektiği, yine de delil olarak sunulan haciz tutanaklarında davaya konu markaları taşıyan ... ibareli birçok halının hacze konu edildiği, yine taraflar arasındaki davalar dikkate alındığında davalının markasına sahip çıkmaya ve korumaya yönelik çabasının bulunduğu dikkate alındığında davalının sektörel bilinirliğe ulaşmış markasını ciddi bir şekilde kullandığı, kullanmamaya dayalı iptal iddiasının- açılan davalar da dikkate alındığında davacının kendisine yönelik markasal hakların kullanılmasını önleme amacı güttüğü gibi, basiretli tacir olarak davalı markasının bilinirliğini bilmesine rağmen bu bilinirliği kullanma amacına yöneldiği açılan davanın kötü niyetli olduğu ve hukuken korunmayacağı sonucuna ulaşılmış davalı adına 27. Sınıfta tescilli ... numaralı ... ... şekil, 35. Sınıfta tescilli ... numaralı ... şekil,27. Sınıfta tescilli ... numaralı ... şekil,2 7. Sınıfta tescilli ... numaralı ... şekil, 27. Sınıfta tescilli ... numaralı ... markalarının  kullanmaması nedeniyle iptali talepli davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Davalının sektörde belli bir tanınmışlığa ulaşmış olan \"...\" markasını taşıyan birden fazla seri markaya sahip olduğu, davaya konu 27. Ve 37. Sınıfta tescilli ... markasının da bunlardan biri olduğu,  davalının bu markayı tescilinde kötü niyetle hareket ettiğinin kabulünü gerektiren bir husus bulunmadığı gibi izahı yapılan mevzuat ve yerleşik yargı kararlarımızda belirtilen \" tescil nedeniyle sağlanan marka korumasının amacına aykırı biçimde kötüye kullanılması yoluyla başkasının markasından haksız yararlanmak veya gerçekte kullanmayıp yedekleme, marka ticareti yapmak amacına ya da şantaja yönelik başvuru\" kriterlerin varlığının kabulünü gerektirir bir durumun da bulunmadığı anlaşılmakla davacının kötü niyetli tescile dayalı hükümsüzlük talebinin reddine karar vermek gerekmiş\" gerekçeleri ile neticeten davanın reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Davalı şirketin dava konusu ..., ..., ..., ..., ... numaralı markaları kullanmadığını, 16.07.2021 tarihli bilirkişi raporu ve 10.11.2021 tarihli ek bilirkişi raporuyla da davalı şirketin dava konusu markaları kullanmadığı sabit olduğunu,  yerel mahkemece kişisel yorum katılarak davacının davasında kötü niyetli olduğu sonucuna varılarak davanın reddine karar verildiğini, SMK 9/1 maddesine göre; marka tescili, sahibine  markayı kullanma yükümlülüğü öngördüğünü,  davalının dava konusu  “..., ..., ..., ..., ...” markalarını tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından kullanmadığını, Davalı şirketin uzun zamandır üretim ve satış faaliyetlerini ... adı altında başka bir marka üzerinden devam ettirdiğini, dava konusu markalar üzerinden üretim ve satış yapmadığını, önceki üretimlerini ... markasını bertaraf edecek şekilde ... üzerinden gerçekleştirmekte olduğunu, Davalının beyan ettiği üzere ... isimli şirket ile ... şirketinin kurucuları ve ortakları arasında organik bağ bulunduğunu, Bu haliyle bile aktif ticaretlerine ... markası üzerinden devam ettikleri, ... markasını ise stoklama amacıyla kullandıkları anlaşıldığını, ... isimli markanın dava tarihi itibariyle kendine ait bir satış mağazası bulunmadığını, ...ı'ya ait Göztepe’de bulunan mağazanın tabelası ise davanın ikame edilmesinden sonra mahkemeyi yanıltma amacıyla ve kötüniyetli olarak değiştirildiğini, her zaman düzenlenebilir nitelikte ve ... ile ilgili olmayan faturalar sunulduğunu,  Yerleşik içtihat hükümlerine göre fatura tek taraflı düzenlenebilir evrak olduğundan davalının kullanımını ispata yeterli olmadığı gibi faturaların yine davalının organik bağını açıkça ikrar ettiği ... şirketine yönelik olarak tanzim edildiğini, ek bilirkişi raporunun da iddiayı doğruladığını, KHK m.14/1’de yer alan “haklı bir neden olmadan” ifadesi, markanın kullanılmamasının ya da kesintiye uğramasının haklı bir nedene dayanması halinde, haklı nedenin devam ettiği sürenin beş yıllık kullanmama süresinin hesaplanmasında dikkate alınmayacağını ortaya koyduğunu, Haklı nedenden kasıt ise markanın kullanılmasını engelleyen ve marka sahibine isnat edilemeyen herhangi bir vaka olduğunu, somut olayın niteliklerine göre mahkeme tarafından takdir edileceğini,  Yargıtay içtihatları uyarınca da doğal afetler, savaş, gümrük mevzuatındaki değişiklikler gibi tamamen marka sahibinin müdahale alanı dışında kalan haller, haklı neden hallerine örnek olarak verildiğini, Doktrinde özellikle uzun süreli ekonomik krizlerin de haklı neden olarak kabul edilebileceği belirtildiğini, Daha kısa süreli krizlerde ise somut durumun şartlarına bakılması gerekeceğini, zira kural olarak marka sahibinin kendisinden beklenen özeni göstermekle kaçınabileceği hallere dayanamayacağı esas olduğunu, bu nedenle hammadde yokluğu, dönemsel finansal zorluklar ve üretim ya da makinelerin yenilenmesinin haklı neden olarak kabul edilebileceği görüşü yerinde olmadığını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 09.04.2001 tarih ve 2001/844 E. ile 2001/3429 K. sayılı kararında marka sahibinin iflas etmiş olmasının kullanmama için bir haklı neden teşkil edip etmeyeceğini irdelediğini ve “… müflis şirkettin yönetim kurulu, genel kurulu veya iflas idaresi şirket mal varlığına dahil olan markayı yukarıda açıklanan biçimlerde kullanması mümkün iken, bu yollara başvurmadan şirketin iflas ettiğinden bahisle iflasın KHK’nın 14 üncü maddesinde yazılı kullanmama haklı sebebi olarak ileri sürmesi kabul edilemez. Nitekim öğretide de mali durumun kötüleşmesinin bir uzantısı olarak marka sahibinin iflası haklı neden olarak değerlendirilmemektedir. Bkz. Prof. Dr. Sabih Arkan, Marka Hukuku, Cilt. II, 1998/ sh.149). Bu durumda davalı şirketin iflas etmesi markanın kullanılmaması için başlı başına haklı bir neden oluşturmadığından, davanın esasına girilerek gerekli araştırma ve inceleme yapılarak hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddi doğru değildir.”  şeklinde karar verdiğini, tanınmış markalar kullanım zorunluluğu açısından bir istisna olmadığını, Somut olayda olduğu gibi Markanın kullanılması için lisans verilmesi de tek başına kullanma sayılmayacağını,  Hal böyleyken somut davada davalıyla organik bağı kabul edilen ... Halının ticari defter ve faturaları ile mali kayıtlarında marka adı veya stok koduna rastlanmamış olmasına karşın yerel mahkemece bu durumun sektörel uygulama ve teamülden kaynaklı olduğu öne sürülerek davanın reddine karar verilmesi usul ve yasa ile hukuka aykırı olduğunu, Davalının internet sitesini de aktif olarak kullanması ve hem internet sitesinde hem de sosyal medyada ... ibareli kök unsurlu markalara yer vermiş olması gerçek anlamda markasal kullanım anlamına gelmediğini, Yerel mahkemenin kararını dayandırdığı tanık beyanlarında tanıklar aldıkları halılarda ... ibaresinin olduğundan bahsettiklerini, Tanık anlatımlarının kabulü halinde dahi ... ibaresi markanın kök unsuru olmasına rağmen hiçbir tanık beyanında açıkça iptalini talep edilen   27. Sınıfta tescilli ... numaralı ... şekil, 35. Sınıfta tescilli ... numaralı ... şekil, 27. Sınıfta tescilli ... numaralı ... şekil, 27. Sınıfta tescilli ... numaralı ... şekil, 27. Sınıfta tescilli ... numaralı ... markalarından bahsetmediğini, Davalı şirketin adeta depolama yöntemi ile \"...\" ibaresi çeşitli eklerle tescil edilmiş ve kullanılmaması sebebiyle toplumun markaya erişme imkanı ortadan kaldırılmış olduğunu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 21.12.2015 tarihli, 2015/6177 E., 2015/13685 K. Sayılı Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 04.05.2016 tarihli, 2015/10580 E., 2016/5048 K. Sayılı kararının incelenmesi gerektiğini, davalı şirket her ne kadar bu marka adından 11 adet ihtarname keşide edildiği iddiasıyla markasının kullanıldığını iddia etse de ihtarname keşide edilmesi markanın kullanıldığının delili niteliğinde olmadığını, Markanın tescil adildiği halı yıkama işinde kullanımı gerektiğini, Markanın ciddi kullanımından söz edilebilmesi için; o markanın yalnızca ilgili teşebbüs tarafından değil; aynı zamanda marka tarafından korunan malların ve hizmetlerin yer aldığı piyasada da kullanılması gerektiğini, Ancak ... isimli markanın, sadece göstermelik amaçla ihtarname içeriğinde yazılmakla apaçık kötüniyetli bir tescil olduğunu, davalının kullanımı ispat edemediğini, kararın kaldırılmasını davanın kabulünü talep etmiştir. <br>İNCELEME -Dava 19.02.2020'de açılmıştır. - Davalı ... ile arasındaki 2014 tarihli lisans sözleşmesini sunmuş olup sözleşmenin adi yazılı olduğu, dava konusu markaları kapsadığı anlaşılmaktadır. -İptali talep edilen davalı ... LİMİTED ŞİRKETİ adına a. ..., ... markası 27 sınıfta  (halılar, otomobil halıları, paspaslar, kilimler, yolluklar, emtiasında)22.08.2006'da tescil edilmiş, b. ... ... markası 27 sınıfta (halılar, otomobil halıları, paspaslar, kilimler, yolluklar, sentetik malzemeden mamul yer döşemeleri; muşambalar yapay çimen, döşemelik mantarlı muşamba; jimnastik ve güreş minderleri; teksitilden olmayan duvar kaplamaları emtialarında) 26.09.2009 'da tescil edilmiş, c. ... ... markası 27 sınıfta (halılar, kilimler, yolluklar, seccadeler, muşambalar yapay çimen, döşemelik mantarlı muşamba; spor amaçlı minderleri; tesktilden olmayan duvar kaplamaları, duvar kağıtları emtialarında) 18.07.2008'de tescil edilmiş, d.... numaralı ... markası 27 sınıfta halılar, kilimler, yolluklar, seccadeler, emtiasında 30.04.2010'da tescil eidlmiş, e. ... numaralı ... ibareli marka 27 sınıfta halılar, kilimler, yolluklar, seccadeler emtiasında 01.11.2012'de sicile tescil edilmiştir. -Hükümsüzlüğü talep edilen ... tescil numaralı ... ibareli marka 27 ve 37 sınıfta 10.12.2018 tarihli başvuruya istinaden 09.05.2019 da tescil edilmiştir. (halılar, kilimler, yolluklar, seccadeler; halılar, kilimler, yolluklar, seccadeler için yıkama her türlü temizlik hizmetleri, gerekli araçların ve makinelerin kiralanması hizmetleri alt sınıfını içerir şekilde davalı adına tescil edilmiştir. -Davacının ... numaralı ... numaralı markası 35 sınıfta 07.11.2014' ten beri  (müşterilerin malları elverişli şekilde görmesi ve satın alınması için halılar kilimler seccadeler yolluklar, muşambalar, yapay çimen, spor amaçlı minderler, duvar kaplamaları, duvar kağıtların bir araya getirilmesi hizmetlerini içerir şekilde) tescillidir. -İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/134 Esas, 2020/592 karar sayılı ilamda; davacının iflas erteleme davasının reddine karar verilmiştir. İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğü'nün ... talimat sayılı dosyasının sureti dosya arasındadır. İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2013/82 E. sayılı dosyada davalı yanca davacı aleyhine markaya tecavüz, haksız rekabetin önlenmesi, unvan terkini istemi ile dava açıldığı davanın reddine dair kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. Davalı ... tarafından  açılan Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/9 Değişik İş sayılı dosyasında alınan Bilirkişi Raporunda özetle; Tespit isteyen tarafa ait http://www...com/ web sitesinin incelenmesi neticesinde, sitede  “...” şeklinde tespit isteyen taraf kullanımının olduğu sitenin aktif olmamakla birlikte sitede yakında açılacağı şekline duyurunun olduğu ve arşiv kayıtlarında “...” şeklinde veya tespit isteyen adına tescilli markaların kullanımlarının olduğunu, Aleyhine tespit istenen tarafa ait http://www...com.tr/ web sitesinin incelenmesi neticesinde, sitede  “...” şeklinde aleyhine tespit istenen taraf kullanımlarının olduğu, arşiv kayıtlarının incelenmesi neticesinde ise sitenin arşiv kayıtlarında “...”, “...”, “...”, “...”  şeklinde kullanımlarının olduğunu Aleyhine tespit istenen tarafa ait https://www...com.tr/ web sitesinin incelenmesi neticesinde, bu sitenin bağımsız bir site olmadığı ve sitenin https://www...com/ web sitesine yönlendirildiğini, aleyhine tespit istenen tarafa ait https://www...com.tr/ web sitesinin incelenmesi neticesinde, bu sitenin bağımsız bir site olmadığı sitenin https://www...com/ web sitesine yönlendirildiğini, aleyhine tespit istenen tarafa ait https://www...com/ web sitesinin incelenmesi neticesinde, sitenin 27.05.2017 tarihinde tescil edildiği,  sitede  “...” şeklinde aleyhine tespit istenen taraf kullanımlarının olduğunu, Aleyhine tespit istenen tarafa ait sosyal medya hesaplarının incelenmesi neticesinde, Aleyhine tespit istenen tarafa ait https://www.instagram.com/.../ hesabının incelemesi sonucunda hesapta “...” ve “...” şeklinde kullanımların olduğunu, Aleyhine tespit istenen tarafa ait https://www.facebook.com/... hesabının incelemesi sonucunda hesapta “...” ve “...” şeklinde kullanımların olduğunu, Aleyhine tespit istenen tarafa ait https://twitter.com/... hesabının incelemesi sonucunda hesapta “...” ve “...” şeklinde kullanımların olduğunu,Aleyhine tespit istenen tarafın web adreslerinde ve sosyal medya hesaplarında kullandığı veya “...”  markalarının takdiri  Mahkemeye ait olmak üzere tespit isteyen adına ... sayılı, ... sayılı, ... sayılı, ... sayılı  ve ... sayılı  markalarından doğan haklara tecavüz teşkil ettiğinin iddia edilebileceği, Aleyhine tespit istenen ... San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin web adreslerinde ve sosyal medya hesaplarında kullandığı veya  “...” markalarının, tespit isteyen ... San. Tic. Ltd. Şti. adına ...sayılı,  ... sayılı,  ... sayılı, ... sayılı ve ... sayılı  markaları ve tespit isteyen tarafın web sitesi ile haksız rekabet yapan kullanım olduğunun iddia edilebileceği görüş ve kanaati belirtilmiştir. Mahkemece bir marka vekili akademisyen, bir bilişim uzmanı, bir mali müşavir  ve halı sektör bilirkişisinden alınan Raporda özetle;  davalının davaya konu ... nolu “...\" markası 27. Emtia sınıfında “halılar, otomobil halıları, paspaslar, kilimler, yolluklar” alt başlıklarında  tescil ettirdiği anılan markanın davalı tarafından yasal 5 yıllık hoşgörü süresi içinde markasal anlamda ciddi olarak kullanılmadığı, ... nolu “...\" markası “27. Emtia sınıfında Halılar, otomobil halıları, paspaslar, kilimler, yolluklar, sentetik malzemeden mamül yer döşemeleri: muşambalar, yapayçimen, döşemelik mantarlı muşamba (lineoleum), Juimnastik ve güneş minderleri, Tekstilden olmayan duvar kaplamaları, duvar kağıtları” için tescilli olduğu ancak anılan markanın  davalı tarafından yasal 5 yıllık hoşgörü süresi içinde markasal anlamda ciddi olarak kullanılmadığı, ... nolu “...” markası “27. Emtia sınıfında Halılar, otomobil halıları, paspaslar, kilimler, yolluklar, sentetik malzemeden mamül yer döşemeleri: muşambalar, yapayçimen, döşemelik mantarlı muşamba (lineoleum), Juimnastik ve güneş minderleri, Tekstilden olmayan duvar kaplamaları, duvar kağıtları” için tescilli olduğu ancak anılan markanın  davalı tarafından yasal 5 yıllık hoşgörü süresi içinde markasal anlamda ciddi olarak kullanılmadığı, ... nolu “... markasının “27. Emtia sınıfında halilar, kilimler, yolluklar, seccadeler” alt başlığında tescilli olduğu ancak anılan markanın davalı tarafından yasal 5 yıllık hoşgörü süresi içinde markasal anlamda ciddi olarak kullanılmadığı, ... nolu “... + şekil  markası  27. Emtia sınıfında “halılar, kilimler, yolluklar, seccadeler” alt başlıklarında tescilli olduğu ancak anılan markanın  davalı tarafından yasal 5 yıllık hoşgörü süresi içinde markasal anlamda ciddi olarak kullanılmadığı, ... nolu “... markası “27 emtia sınıfında halilar, kilimler, yolluklar, seccadeler alt başlıklarında 37. Hizmet sınıfında da halılar, kilimler, yolluklar ve secadeler için yıkama, her türlü temizlik hizmetleri, dezenfeksiyon hizmetleri, halılar, kilimler, yolluklar ve seccadelerin yıkanması ve temizliği için gerekli araçların ve makinelerin kiralanması hizmetleri” alt başlıklarında tescil edildiği  ancak anılan markanın  davalı tarafından yasal 5 yıllık hoşgörü süresi içinde markasal anlamda ciddi olarak kullanılmadığı, davalının fiilen yıkama faaliyetinde bulunmadığı, Davalı ... İle dava dışı ... arasında 3.11.2014 tarihinde geçerli bir lisans sözleşmesi bulunduğu bu sözleşmenin davaya konu ... nolu markayı kapsamadığı, davaya konu ..., ..., ..., ..., ... diğer beş markaları kapsadığı, davaya konu markaların kullanımı bizzat davalı tarafından olabileceği gibi dava dışı davalının izin verdiği 3. Bir kişi tarafından da markaların kullanılmasının söz konusu olduğu, dosyadaki bilgi ve belgelerden davalının davaya konu markalarının bizzat davalı tarafından Türkiye sınırları içinde markasal anlamda kullandığı tespit edilemediği gibi dava dışı ... tarafından da markasal anlamda kullanımın tespit edilemediği, davalının internet sitesini aktif olarak kullanması ve hem internet sitesinde hem de sosyal medya da ... ibareli kök unsurlu markalara yer vermiş olması gerçek anlamda markasal kullanım anlamına gelmediği, her ne kadar markaların kullanımının gerçekleşip gerçekleşmediği her somut olayda ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekmekte ise de davalının özel nitelikte, yüksek kaliteli ürün ürettiği varsayımı da dikkate alındığında somut dosya kapsamında hem nitelik hem de nicelik olarak davalının ve veya lisans sözleşmesi ile davaya konu 5 markanın kullanım hakkını devrettiği dava dışı ...’nın Türkiye’de davaya konu markaları markasal anlamda kullandığının dosyadaki delillerle ispat edilemediği, somut olayda davalının mali kriz içine düşmesi sebebiyle markayı kullanamamış olmasının bir haklı gerekçe olarak kabul edilemeyeceği, davalının seri markalarının kök unsurunu oluşturan ... ibaresine ... ibaresini ek unsur olarak ekleyerek yeni bir seri marka olarak TPMK’ya tescilinin kötüniyetli tescil olmadığını, davalının ... nolu markayı ... kök unsuruna ... ek unsuru ile 27. Ve 37. Sınıflarda marka olarak tescil ettirmesini marka hukukunda tescil ile kazanılan öncelikli hak olarak kabul edilmesi gerektiği, davalının kötü niyetinin somut dosyadaki bilgi ve belgelerden ispat edilemediğinden ... nolu markanın kötüniyetle tescili sebebiyle SMK m. 25 uyarınca hükümsüz kılınamayacağı, davalı ... Tic. Ltd.Şti.’nın 6102 sayılı TTK.m.64/3, V.U.K. m.182 göre Bilanço Esasına tabi olduğu, 2016-2020 yıllarına ait ticari defterlerinin kağıt ortamda tutulduğu, kanuni süresi içinde açılış ve kapanış  tasdikinin yapıldığı, şirketin ticari defterlerinin delil niteliği taşıdığı -  HMK. m. 222 sahibi lehine delil niteliğinin taşıdığı kanaatine varıldığı,  Defter kayıtlarında satış hesapları “ HALI SATIŞLARI “ ve “ İPLİK SATIŞI” olarak açıldığı, artkel, satılan ürünün kodu, vs. gibi ayırt edici alt hesaplarının açılmadı torba hesap olarak “HALI SATIŞLARI” adı altında hesap açılıp satış faturalarının da bu şekilde düzenlendiği, düzenlenen satış faturalarında detaylı olarak stok kodu, ürün kodu, cinsi, özelliği, artıkel veya po numarası gibi bilgilerin yer almadığı, davalı ... Tic. Ltd.Şti.’nin Envanter Defterlerinin boş olduğu, defterlerin açılış tasdiklerinin yapılmış olmasına rağmen yıllar itibariyle Envanter Defterlerinin yazılı olmadığı her hangi bir stok bilgisi, dönem başı açılış, dönem sonu kapanış envanter kaydı yapılmadığının tespit edildiğini, davalı yanın Ticari Defterleri incelendiğinde; ... San. Tic. Ltd. Şti.’nin 2016, 2017, 2018, 2019 ve 2020 yılı dava tarihi olan 19.02.2020 tarihine kadar neredeyse hiç satış yapmadığı tescilli markaları kullanmadığı, ... tarafından düzenlenen satış faturaları; “...”Şeklinde düzenlendiği faturalarda ve mali kayıtlarda ayrıntılı stok kodu veya marka adına rastlanmadığı görüş ve kanaatlerini belirtmiştir. 10/11/2021 tarihli Bilirkişi Raporunda özetle;  Davalı ile organik bağı bulunan dava dışı ...nın gerçekleştirdiği satışların davaya konu markalara dayalı olarak yapıldığı faturadaki bilgilerden ticari defterlerdeki kayıtlardan anlaşılamadığını, dava dışı ...’nın ticari defter kayıtları incelendiğinde, tescilli markalar ile ilgili yapılan satışa rastlanmamıştır, satış hesapları “...“ ve “ ...” olarak açıldığı, artikel, satılan ürünün kodu, vs. gibi ayırt edici alt hesaplarının açılmadı torba hesap olarak “...” adı altında hesap açılıp satış faturalarının da bu şekilde düzenlendiği, düzenlenen satış faturalarında detaylı olarak stok kodu, ürün kodu, cinsi, özelliği, artikel veya po numarası gibi bilgilerin yer almadığının tespit edildiğini, davalı davaya konu markaların; ... tarafından kullanıldığını ispat amacıyla sunduğu belgeler, faturalar, gümrük çıkış beyannameleri bu markaların ciddi biçimde kullanıldığını gösteremediğini, davalının organik bağı olan dava dışı ... üzerinden yapılan satışlarında davaya konu markalarla ilişkisi olduğu açık ve net olarak ispat edilemediğini, ... tarafından düzenlenen satış faturaları; “...” Şeklinde düzenlendiği, ...nın ticari defterlerinde, faturalarda ve mali kayıtlarında ayrıntılı stok <br>kodu veya marka adına rastlanmadığı, ... Tur. Ltd. Şti. ticari defterlerinden anlaşıldığı kök raporda değişikliği gerektirir herhangi bir eksiklik tespit edilmediğine dair görüş ve kanaati belirtilmiştir. Mahkemece tanıklar dinlenilmiştir.<br>GEREKÇE Davacı, davalı şirketin TPMK nezdinde tescilli ..., ..., ..., ..., ... numaralı markalarının kullanmama nedeni ile iptalini, ... numaralı \"...\" markasının ise kötü niyetli tescil nedeni ile hükümsüzlüğünü talep etmiştir.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Markanın kullanılması her bir marka için  yükümlülük olup markanın tanınmış olup olmaması dahi farklı değerlendirmeyi gerektirmeyecektir. Bununla birlikte  markanın kullanıldığını ispat yükü davalı marka sahibinde olduğu gibi, marka birden çok alt sınıfta tescilli ise tescil sınıfındaki tüm mal ve hizmetlerde kullanım olup olmadığının ayrı ayrı tek tek incelenmesi gereklidir. Mahkemece davacı yanca açılan markanın iptali davası kötüniyetli olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de; markanın kullanılması marka sahibinin yasal yükümlülüğü olduğu, taraflar arasında önceye dayalı ihtilaflar olduğu, davacının ... numaralı 35.sınıfta tescilli \"...\" ibareli markası olması da dikkate alındığında dava açmakta hukuki yararı mevcut olduğu gibi dava açmakta kötüniyetli olduğundan bahsedilemeyeceğinden davanın bu gerekçe ile reddi yerinde görülmemiştir.Kabule göre ise; mahkemenin kararının gerekçesinde  sadece \"halı\" emtiası yönünden değerlendirme yapıldığı, ancak iptali talep edilen 5 ayrı marka olduğu, markaların tescil sınıflarının sadece \"halı\" emtiasından/satış hizmetinden oluşmadığı, şekil unsuru da içerdikleri görülmekle bu durumda her markanın tescilli olduğu alt sınıfların ayrı ayrı tek tek değerlendirilmesi ve yasaya uygun kullanım olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken bu yönde herhangi bir değerlendirmeye yapılmaması yerinde görülmemiştir.Bununla birlikte davalı vekili, markanın dava dışı ... Firmasına lisans verilmek sureti ile kullanımın devam ettiğini savunmuş ve bu yönde bir kısım deliller ile birlikte İstanbul Anadolu .. İcra Dairesi'nin dosyası ve İstanbul 2 ATM'nin dosyasına delil olarak dayanmıştır. Mahkemenin gerekçesinde \"...\" ibareli halıların hacze konu olduğu kabul edilmiş ise de, 12.04.2018 tarihli keşif zaptı ekinde halıların fotoğraflarının eklendiğinin belirtildiği, haciz tutanağının 24.sayfasında haciz mahallinde marka logolarının resmedildiğine yer verildiği, ancak ekinde fotoğrafların renkli olmadığı gibi markaların hangi markalar olduğu anlaşılamamaktadır. Keza İstanbul 2.ATM'nin 2015/134 E sayılı iflas erteleme davasına ilişkin dosyada 06.10.2017 tarihli rapor suretinin ekinde ... ibareli içeriği okunaksız bir kısım fotokopi evraklar yer almış ise de; niteliğinin neye ilişkin olduğu Dairemizce değerlendirilememiş olmakla mahkemece ilgili dosyalardaki keşif zaptı ve raporun eklerinin renkli  örneklerinin yahut asıllarının dosyaya alınarak denetime elverişli değerlendirme yapılması ve ek rapor alınması gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenle davacı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının HMK 353.1.a.6 md gereğince kaldırılmasına, sair hususların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜNE, 2-İSTANBUL 2. FSHHM'nin 21/04/2022 gün ve 2020/96 Esas - 2022/82 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince  KALDIRILMASINA, -Yargılamaya devam olunmak üzere, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-İstinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talebi halinde davacı/davalı tarafa iadesine, 4-İstinaf aşamasında davacı tarafça yapılan yargılama gideri olan 220,70-TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 143,00-TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 363,70-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 30/05/2024 tarihinde HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"930ed283c6f9efca","SID":"e17d08335c700ce8"}}