{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2024/2049 <br>KARAR NO: 2024/2008<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ARA KARAR TARİHİ: 28/03/2024<br>NUMARASI: 2024/188 Esas<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 11/07/2024<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının kullanımında olan ... hizmet nolu tesisatta 12/10/2023 tarihinde yapılan kontrolde TMŞ içine sensörlü diyot devresi konularak sayaca müdahale ile elektrik enerjisi kullanıldığının tespit edilmesi üzerine  kaçak elektrik tespit tutanağı tanzim edildiğini, davalı adına tahakkuk ettirilen 501.529,01 TL kaçak elektrik bedeline 8.776,76 TL gecikmiş faiz ve 1.755,35 TL faizin KDV 'si ilave edilerek toplamda 512.061,13 TL fatura bedelinin tahsili için İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıklarını, davalı tarafından ödeme emrine itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, işbu davayı açmak zorunda kaldıklarını, dava sonuçlanıncaya ve icra takibi kesinleşinceye kadar müvekkili alacağının tehlikeye gireceğini, borçlunun mal kaçırma ve adres değiştirme ihtimaline nazaran hüküm ve icra takibi kesinleşinceye kadar borca yeteri miktarda menkul ve gayrimenkuller üzerinde  üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının haczi için İİK 257. maddesi gereği ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkeme, uyuşmazlık konusu hususların yargılamaya muhtaç halde olduğu, toplanacak delillere göre yapılacak yargılama sonucunda değerlendirilebilecek olması,  iddia ve savunmaya konu talepler bakımından yaklaşık ispata yönelik olarak değerlendirme yapılabilmesi olanağı bulunmadığı, bu nedenle ihtiyati haciz istem koşullarının bu aşamada oluşmadığ gerekçesi ile; \"1-Davacı yanın  ihtiyati haciz talebinin REDDİNE, 2-Ara kararın taraflara TEBLİĞİNE, masrafın davacı avansından KARŞILANMASINA\" dair 28/03/2024 tarihinde karar vermiştir. Kararı  davacı Bedaş vekili istinaf etmiştir. İstinaf  dilekçesinde; kaak tespit tutanağının aksi sabit olana kadar geçerli  olduğunu, borçlunun mal kaçırma  ihtimali bulunduğunu,yaklaşık ispatın sağlandığını,emsal kararların sunulduğunu,mağduriyete sebebiyet verilmemesi yönünden  512.061,13 TL yönünden  ihtiyati haciz kararı verilmesi  için kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Dava,  kaçak elektrik tahakkukuna dayalı  itirazın iptali ve  ihtiyati haciz istemine ilişkindir.İstinafa gelen uyuşmazlık ise  ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yargıtay 19.HD'nin 12/12/2019 Tarih, 2019/2300 E-2019/5531 K). Yaklaşık ispat konusunda,  ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez. Davacı tarafından  düzenlenen 12/10/2023  tarihli kaçak tespit tutanağında,  dağıtım sistemine müdahale edilerek  sayacın eksik tüketim  yapmasına sebebiyet  kaçak   elektrik enerjisi kullandığı  belirtilerek belirtilen kaçak ve ek tüketime dair 123/10/2023 son ödeme  tarihli  40.210,58  TLlık ve 461.318,44 TLlık  fatura tahakkuklarının yapıldığı  anlaşılmıştır. \"6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204.  maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; \"İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar. \" Özel hukuk tüzel kişisi olan davacı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları  da aynı yöndedir.).  Somut olayda, özel hukuk tüzel kişisi olan  şirket tarafından düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağı ve bu tutanağa dayalı tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle alacağın muaccel olduğu ileri sürülmüş,  talep eden  delil olarak kaçak zabıt tutanağı, fatura, hesap bülteni,  tanık,video  kaydına   dayanmıştır. Davacı  tarafından dayanılan kaçak tespit tutanağı, yukarıda açıklandığı üzere aksi sabit oluncaya dek geçerli olan belgelerden değildir.Bunun sonucu olarak sunulan mevcut deliller kaçak kullanım ve faturalardaki bedel yönünden talep edenin iddiaları yönünden yaklaşık ispata elverişli değildir. Alacağın varlığını \" yaklaşık ispat\"a elverişli başkaca delil sunulmamış olup uyuşmazlık konusu kaçak kullanım ve kullanım sonucu tahakkuk edecek miktar yargılamaya muhtaçtır. Davacı taraf, borçlunun kaçma ve borçtan mal kaçırma ihtimalinin yüksek olduğunu ileri sürmüş ise de borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlandığını ya da kaçtığını ve yahut da alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunduğunu ispata yarar iddia harici başkaca  delil de sunmadığı anlaşılmaktadır. Dosyanın bulunduğu aşama itibariyle İİK 257. madde gereği ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı gözetilerek talebin reddine karar verilmesi isabetlidir. Ayrıca İstanbul 36. AsHM'nin 2023/279 esas sayılı dosyası ile Bedaş aleyhine menfi tespit davası açıldığı da belirlenmiştir. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin değerlendirilmesi bakımından yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, ihtiyati haciz talep eden davacı Bedaş'ın istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; İhtiyati haciz talep eden davacı Bedaş'ın istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 11/07/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a0aa52b1ba2fdf35","SID":"fec3cc7809eeec0f"}}