{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/2032 <br>KARAR NO: 2023/1464<br>KARAR TARİHİ: 21/12/2023<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 14/07/2020<br>NUMARASI: 2018/257 Esas -  2020/135 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/12/2023<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı  vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin davalı şirkete ait emtianın Amerika Birleşik Devletleri'nin New York şehrinden İzmit/Kocaeli'ye taşıma hizmeti verdiğini, davalıya verilen taşıma işlemi karşılığında 23.05.2017 tarihli ... numaralı ithalat faturasını düzenlendiğini, söz konusu faturanın  davalı şirkete tebliğ edilmesine rağmen müvekkili şirkete bu hususta herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkili şirketin davalı taraf ile olan ticari ilişkisi nedeniyle cari hesabında davalı taraftan toplam 15.005.25 TL alacağının bulunduğunu, davalı tarafın bakiye 15.005,25 TL yi ödemekten imtina etmesi üzere müvekkilinin haklı fatura ücreti alacağının tahsili amacıyla İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine  başlandığını, ancak davalı borçlu şirketin İcra Müdürlüğünün yetkisine ve borca karşı yapmış olduğu itirazı ile takibin  durduğunu, bu nedenlerle itirazın iptaline ve takibin devamına  davalının %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle icra takibine itirazlarında belirttikleri üzere yetki itirazında bulunduklarını,  davacı ile müvekkili arasında herhangi bir fatura ilişkisi olmadığı gibi müvekkili şirket kayıtlarında herhangi bir faturda bulunmadığını, davacının takip dayanağı olan faturayı ve cari hesap ekstresini ve içeriklerini kabul etmediklerini, yetkili icra dairesi ve mahkemenin Alanya icra dairesi ve mahkemeleri olduğunu, dava ile ilgili olarak öncelikle yetkisizlik kararı verilmesini, davanın esasına ilişkin olarak ise davacı tarafça müvekkili adına 72 kap 64370 kg alüminyum külçe taşıma işi gerçekleştirmesi gerektiğini, satıcının ve davacı tarafça düzenlenen konşimentolarda külçe alüminyum külçe yüklendiğinin belirtildiğini, ancak Derince Gümrük Müdürlüğünce yapılan kontrollerde yüklemenin davacı tarafça yanlış yapıldığını, alüminyum külçe yerine toprak ve beton yüklendiğinin gümrük yetkili personellerince tespit edilip tutanaklar düzenlemek suretiyle kayıt altına alındığını, hal böyle olunca müvekkilinin herhangi bir  sorumluluğunun olmadığını davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"Tüm dosya kapsamı itibariyle, hükme esas alınan kök ve ek bilirkişi raporları doğrultusunda, gerek dosyaya ibraz edilmiş konşimento gerek taraflar arasındaki mail yazışmaları ve gerekse taraf beyanlarından davalı tarafın ABD'den ithal ettiği ürünleri davacı ile akdetmiş olduğu navlun sözleşmesi uyarınca taşıttığı, dosyada mevcut ana ve ara konşimentolar ile yine dosyaya sunulan taraflar arasındaki mail mesajlarına göre davacının akdi taşıyan, davalının ise taşıtan sıfatına haiz olduğu, uyuşmazlığın konşimentoda yazılı yük ile varma limanında teslim edilen yükün niteliğinin (külçe alüminyum yerine toprak ve beton) farklı olması nedeniyle davacının navlun alacağının bulunup bulunmadığına ilişkin olduğu, varış Limanı olan Derince Gümrük Müdürlüğünde  külçe alüminyum olarak beyan edilen emtianın konteynerler açıldığında dökme olarak toprak ve beton bloklardan oluştuğunun 26.05.2017 tarihinde tutanak altına alındığı, davalı vekilince, beyanname muhteviyatı eşyanın, gönderici firmaca hatalı sevk edildiği ve göndericinin kendi yükleme hatalarından kaynaklandığına dair belgeyi Gümrük Müdürlüğü'ne sunulduğu ve Gümrük Müdürlüğünde bu belgeye dayanarak işlem yapıldığı, ana konşimentoya göre navlunun peşin ödeneceğinin kararlaştırıldığı ve ana konşimentoya göre davacının da gönderilen ve ihbar edilecek kişi olarak kayıt edildiği, TTK. 1200.md uyarınca navlun borçlusunun taşıtan olduğu, bu durumda davacının davalıdan navlun alacağı talebinde bulunabileceği kanaatiyle, davanın kabulüne karar verilmiş, alacağın likit olduğu görülmekle icra inkar tazminatı talebinin de kabulüne, ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  taraflar arasında herhangi bir fatura ilişkisi olmadığı gibi davacı şirket kayıtlarında işli herhangi bir faturada bulunmadığını, davacının takip dayanağı olan faturayı ve cari hesap ekstresini ve içeriklerini kabul etmediklerini, yetkili mahkeme ve icra dairelerinin Alanya Mahkemeleri ve icra daireleri olması gerektiğini, davanın esasına ilişkin olarak ise davacı tarafça davalı adına 72 kap 64370 kg alüminyum külçe taşıma işi gerçekleştirilmesi gerektiğini, satıcı ve davacı tarafça düzenlenen konişmentolarda külçe alüminyum külçe yüklendiğinin belirtildiğini, ancak Derince Gümrük Müdürlüğünce yapılan kontrollerde yükleminin davacı tarafça yanlış yapıldığı, alüminyum külçe yerine toprak ve beton yüklendiği gümrük yetkili personellerinde tespit edilip fotoğraflanmak ve tutanaklar düzenlenmek suretiyle kayıt altına alındığını, hal böyle olunca davalının herhangi bir sorumluluğundan bahsetmek hukuken mümkün olmayıp Derince Gümrük Müdürlüğü'nden kayıtların da iddialarını ispatladığını, taraflar arasında yazışmalar yapılmış ve noter kanalıyla ihtarnameler düzenlendiğini, davacının bu hususu bildiği halde herhangi bir fatura düzenlemeden ve davalıya tebliğ etmeden davalıdan haksız bir şekilde talepte bulunduğunu, davacı firma yetkilisi mühürleme işlemini kendisinin yaptığını belirtmiş olup dolayısıyla cantainer içeriklerini bilebilecek durumda ve kontrol etmekle de yükümlü olduğunu, mühürleme işlemi davacı tarafça yapıldığı için içeriği malları bilmek ve kontrol etmekle yükümlü olduklarını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: davacının taraflar arasından yapılan navlun sözleşmenin esaslarına uygun hareket ettiğini, bu sözleşme gereği davalı firmaya konteynır taşıması yapmış, bu taşıma sonucunda varma limanında konteyner'ın içinden yazılı yükten farklı bir yükün çıkmasından sorumlu olmadığını, yapılan kök ve ek bilirkişi incelemeleri, husumetli şirketler arasında yapılan e-mail yazışmaları ve ana ve ara konişmentolar neticesinde taraflar arasında bir sözleşmenin var olduğu ve bu sözleşme gereğince davalı şirketin davacı şirkete borcu olduğu açık olmakla istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, taşıma sözleşmesine dayalı cari(açık) hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davacının navlun alacağının doğup doğmadığı noktasındadır. Davacı, davalının ABD'den ithal ettiği 3 konteyner alüminyum külçe emtiasının Türkiye'ye taşınması işini üstlenmiştir. Gümrük beyannamesinde teslim şekli ..., ödeme şekli mal mukabili olarak gösterilmiştir. Davacı tarafından, davalıya söz konusu taşımaya ilişkin 3.900,00 USD navlun faturası düzenlemiştir. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul .. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, \"cari hesap alacağı\" sebebine dayalı olarak 3.900,00 USD asıl alacağın tahsili istemiyle 02/01/2018 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur. Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Davalı, yetki itirazı yanında konişmentoda yükün külçe alüminyum olduğunun belli olmasına rağmen, Derince Gümrük Müdürlüğünde yapılan tespitte konteynerlerde toprak ve beton olduğunun anlaşıldığı ve bu nedenle navlundan sorumlu olmadıkları savunmuştur.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 870/1. Maddesine göre, taşıma ücreti, eşyanın tesliminde ödenir. 26/05/2017 tarihli ve Muayene Memuru, Gözetim Memuru, Liman İşletme Memuru ve Gümrük Müşaviri tarafından tutulan tutanakta, konteynerlerin üzerinde aynı mühürlerin takılı olduğu, ancak mühürlerin önceden kesildiği ve parçaların birbirinden ayrılmaması için yapıştırıldığı, konteynerler açıldıktan sonra içlerinde dökme toprak ve beton bloklar olduğunun tespit edildiği belirtilmiştir. Davacının temsilcisinin gönderdiği mailde, mühürlerin kendi taktığı mühürler ile aynı olduğu ve gelen konteynerlere mühür takıldıktan sonra açılmadan limana girdikleri ifade edilmiştir. Davacı ... çalışanı tarafından gönderilen 22/08/2017 tarihli mailde ise, konteynerlerin yükleme limanında mühür kırılarak içerisindeki malzemelerin çalınması söz konusu olduğundan olaydan Türkiye'deki hiç bir firmanın sorumlu tutulamayacağı belirtilmiştir. 26/05/2017 tarihli tutanak ve 22/08/2017 tarihli maile göre, taşımaya konu konteynerlerin mühürlerinin davacının sorumluluğunda iken kırıldığı anlaşılmaktadır. Teslim şeklinin ... teslim olduğu ve konteynerlerin mühürlemesinin davacının temsilcisi tarafından yapıldığı da nazara alındığında, davacı taşıyıcının konteynerlere yüklenen yüklerin içeriğinden haberdar olması gerekir. Davacı tarafça, taşımaya konu emtia davalıya teslim edilemediğine göre, davacı taşıyıcının taşıma ücretine hak kazanması mümkün değildir. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesince davacının davalıdan navlun alacağı talebinde bulunulabileceğinden bahisle davanın kabulüne karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından dairemizce  esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle  itirazın iptali davasının reddine, davacı takip başlatmakta haksız ise de dosya kapsamına göre kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından yasal koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine ,karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalının şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine, 3-Başlangıçta peşin olarak alınan 182,71 TL harcın, alınması gerekli olan 269,85 TL harçtan mahsubu ile bakiye 87,14 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,4-Yargılama sırasında davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,  5-Yargılama sırasında davalı yan gider avansından karşılanan 800,00 TL bilirkişi masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-Davalı yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 15.005,25 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının davacıya; davalının yatırdığı avanstan artan kısmın kendisine iadesine,  8-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak; a-Davalı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, b-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 148,60 TL, posta ve tebligat gideri 32,50 TL olmak üzere toplam 181,10 TL yargılama masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 21/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6b9ee7e280e6de92","SID":"27cf3c707f5b652c"}}