{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/1681 <br>KARAR NO: 2023/1466<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 20/12/2019<br>NUMARASI: 2016/33 Esas -  2019/1226 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/12/2023<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA:Davacı vekilleri dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın Çeşme-Güngören Şubesi tarafından ... ve ...'un müşterek ve müteselsil kefaletiyle ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. lehine açılan ve kullandırılan kredi hesapları 31/07/2015 tarihinde kapandığını, hesaplarının kapandığı ve borçlarının kapanması gerektiğini bildiren ihtar Kadıköy ... Noterliğinden keşide edilen ihtarname ile de borç ödenmediğinden, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, akabinde borca ve ferilerine itiraz edildiğini, haksız itirazlarının iptalini, davalılar için kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle ; kredi sözleşmesinin dava dilekçesi ekinde veya icra takibi sırasında taraflarına tebliğ edilmediğinden sözleşmenin içeriği kefillerinin sorumluluğu, sözleşme kapsamı hakkındaki itiraz ve savunmalarını saklı tutarak muhatap banka kendilerine ibraz edilen çeklerdeki keşideci imzasının doğruluğunu araştırmakla yükümlü olduğunu, bu yükümlülüğe riayet etmeyerek sahte veya tahrif edilmiş çeki ödediği takdirde sorumlu olacağından bahisle davacı banka bu yükümlülüklerine uymadığı gibi bilgilendirilmesine rağmen sahte imzalı çeklere karşılıksız muamelesi yaptığını bazılarını sorumluluk tutarını ödediğini, bu dava ile ödediği ve ödemediği bedelleri de talep ettiğini, müvekkili şirketin rızası dışında davacı banka ve diğer bankalardan aldıkları çek defterlerinin ellerinden çıktığını, bu çeklere sahte imzalar atılarak piyasaya sürüldüğünü, Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinde 2015/217 esas sayılı dosyasında dava açıldığını, bunun üzerine davacı bankaya ilk gelen çek üzerine keşideci imzası tutmadığından işleme alınmadığının işlendiğini, bu çekler nedeniyle hamiller tarafından aleyhlerine başlatılan icra takiplerinde imza itirazlarında bulunduklarını, yöneltilen davaya karşı cevap hakları saklı kalmak suretiyle davacının kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, Davacı banka ile davalı asıl borçlu ve davalı kefiller arasında imzalanan 09/12/2013 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinde müteselsil kefillerin sorumlu olduğu miktarın 250.000,00Tl olduğu, Genel Kredi Sözleşmesinin 10. Ve 9. maddesi gereğince müteselsil kefillerin asıl borçlu davalı şirket lehine açılan her türlü krediden ve çek garanti tutarlarından sorumlu olduğunun belirlendiği, hükme esas alınan 18/07/2019 tarihli mali müşavir ve bankacı bilirkişi heyetinden alınan rapora göre davacının takip tarihi itibariyle 8.861,11-TL asıl alacak, 729,46-TL işlemiş faiz, 36,45-TL BSMV, 236,72-TL ihtarname masrafı olmak üzere davacı bankanın toplam 9.863,74 TL nakdi alacağının bulunduğu, nakdi kredi alacak tutarları yönünden; (kefil olan davalıların kefalet limiti kapsamında sorumlu olması kaydı ile) davalıların İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile 8.861,11-TL asıl alacak, 729,46 TL işlemiş faiz, 36,45-TL BSMV, 236,72 TL ihtarname masrafı olmak üzere takibin 9.863,74 TL üzerinden devamına; 7.452,19 TL asıl alacağa 03/11/2015 tarihinden itibaren yıllık %30,24 oranında temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden %5 gider vergisi uygulanmak sureti ile takibin devamına, yine hükme esas alınan yukarıda belirtilen son bilirkişi raporuna göre tazmin edilen çek yaprak bedelinin takip tarihi itibariyle 1.549,87 TL olduğu tespit edildiğinden bu miktara tazmin tarihlerinden itibaren yıllık %36,36 temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden %5 gider vergisi uygulanmak sureti ile takibin devamına karar verilmesi gerekmiş ise de kısa kararda sehven kat tarihi itibariyle tespit edilen alacak miktarı olan 1.408,92 TL bedel üzerinden davanın kabulüne karar verildiği, asıl borçlu ve kefiller yönünden Genel Kredi Sözleşmesinde gayri nakti alacaklar yönünden hüküm bulunduğundan davalıların bu alacak kaleminden sorumlu olduğu anlaşılmakla hükme esas alınan son bilirkişi heyet raporunda 12 adet çek yaprağı için depo edilmesi gereken miktarın 14.400,00 TL olarak tespit edilmesi nedeniyle bu miktar bedelin davacı bankada faiz getirmeyen bir hesapta depo edilmesi gerektiği kanaatiyle davanın kabulüne dair karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme gerekçeli kararında 3.sayfada hükümden önceki paragrafta, kısa kararda hatalı yazıldığını, 14.430,00-TL'nin faiz getirmeyen bir hesapta depo edilmesi şeklinde hüküm kurulması gerektiğini açıklamış, ancak bu açıklamaya aykırı olarak, hüküm kısmında 14.340.-TL'nin tazmin tarihinden itibaren yıllık %36,36 temerrüt faizi ve faizin %5 gider vergisi ile depo edilmesine karar verildiğini, gerekçeli karardaki bu çelişkili ifadeler ile kendi içinde hükmü yanlış verdiğini söyleyip, tekrar hüküm fıkrası yanlış oluşturulmuş olmakla özensiz inceleme ile karar verildiği, 14.07.2016 tarihli ön inceleme duruşmasında, taraflara dilekçelerinde bildirdikleri delilleri mahkemeye sunmak için 2 hafta kesin süre ve ayrıca GKS nin onaylı örneğini sunması ve kendilerine de tebliği için 4 hafta kesin süre verilerek kesin süre sonuçlarının ihtarı da yapıldığını, görüldüğü üzere yasal süreler ve verilen kesin sürelere rağmen, yasaya ve usule aykırı şekilde sunulan ve muvafakat etmediği halde buna rağmen eksik sunulan belgeler üzerinden yapılan incelemeler ile sonuca gidilmiş olup, usul yönünden kararın bozulmasını, bankaca ödenerek nakit alacak kısmına eklendiği halde, yeniden aynı çek için hukuka aykırı olarak  depo kararı verilmiş olması sebebi ile, depo kararı verilen çeklerdeki imzaların kendilerine ait olmadığı mahkeme kararları ile sabit olmasına rağmen bu kararlar dikkate alınmayarak depo kararı verilmesi sebebi ile ve kabul edilen kısım yönünden aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilirken, reddedilen kısım yönünden davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmemesi ve resen dikkate alınacak diğer sebeplerle, mahkemece kararının bozularak kaldırılmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava, davalı asıl borçlu ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. Lehine ve diğer davalıların müteselsil kefaletiyle kullandırılan kredi sözleşmesinden  kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vâki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Davalılar vekilince süresi içerisinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davaya konu İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası incelenmesinde; alacaklısı ... Bankası AŞ tarafından, borçlu ..., ... San.ve Tic., ...  aleyhine 8.861,11-TL asıl alacak, 42,50-TL faizin gider vergisi (%5), 236,72-TL masraf, 850,23-TL muacceliyet takip tarihi kadar yıllık %36,36 tem. faizi olmak üzere toplam 9.990,56-TL nakit toplamı ve 19.120,00-TL gayrinakdi toplamı depo talep edilen olmak üzere toplam 29.110,56-TL'nin icra takip tarihi olan 03/11/2015 tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %36,36 oranında faiz işletilmek kaydı ile tahsili talebi ile 03/11/2015 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, yasal süresinde borçlu vekilinin borca ve fer'ilerine itiraz ettiği, itiraz sonucunda icra takibinin durduğu ve itirazın iptali davasının 1 yıllık yasal süresi içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır. Davaya konu kredi sözleşmesi ve eklerinin incelenmesinde; temlik eden banka ile davalı şirket arasında akdedilen 0912/2013 tarihli genel kredi sözleşmesinin diğer davalılar tarafından müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığı, müteselsil kefillerin sorumluluk tutarlarının 250.000,00-TL olduğunun kararlaştırıldığı anlaşılmıştır. Davalılar vekilince istinaf başvurusunda usul yönünden davalı banka tarafından süresinde sözleşme ve eklerinin sunulmadığı, süresinden sonra sunulan belgeler ile oluşturulan rapora dayalı olarak hüküm kurulduğu iddiasında bulunulmuş ise de; HMK 31. madde hakimin davayı aydınlatma yükümlülüğü olup uyuşmazlığın temeli kredi sözleşmesinin bu kapsamda taraflarca sunulmasa dahi davacı bankadan müzekkere yoluyla celbi gerekip bilirkişi incelemesi için de temini zorunlu olan kredi sözleşmesinin dosyaya kazandırılarak rapor düzenlenmesinde engel bir hal olmayıp yukarıda anılı gerekçe ile iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamında ve yine taraflarca hazırlanma ilkesine aykırı düşmeyen usulü işlemlerin süresinde yapılmadığı itirazı yerinde görülmemiştir.  Davalı şirket bakımından taraflar arasında imzalanan icra takibine ve davaya konu genel kredi sözleşmesinin 9.21.maddesindeki düzenlemeden gayri nakdi alacağın depo talebinden sorumlu olacağı anlaşılmakla davalı vekilince depo kararı verilen çeklerin bir kısmının davacı banka tarafından takipten önce ödendiği bir kısmı için de icra hukuk mahkemelerinde çekteki keşideci imzasının şirket yetkili temsilcisine ait olmadığı iddiası ile dava açıldığı ve sonuçlandığı savunmasında bulunulmuş ise de ilk derece mahkemesince hükme esas alınan 18/07/2019 tarihli bilirkişi raporunda gayrinakdi depo kararı verilecek çeklerin ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... olduğu, belirtilmiştir. Kaldı ki davacı bankanın hesap kat ihtarnamesinde belirttiği asıl alacak bedeline davalı şirket tarafından keşide edilen çeklerden ... seri no.lu çek hamili tarafından ibrazı neticesi 22/04/2015 tarihinde 1.200,00-TL olarak hamiline ödenmesi nedeniyle, ödeme tarihinden ihtar tarihine kadar işlemiş faizi ile birlikte 1.408,92 TL olduğu tespit edilmiştir. Dolayısıyla bu çek depo kararında belirtilen çeklerden değildir. Gayri nakdi kredi sözleşmesi yani bankaların karşılıksız çıkan her bir çek yaprağı için kanunen belirli bir miktar ödeme yapmak zorunda olması şeklindeki düzenleme ile bankaların, gerçekten kredibilitesi olan kişilere çek hesabı açmaları hususunda özen göstermelerinin temin edilmesi ve piyasada çek ile işlem yapan kişilerin, çeki bankaya ibraz ettiklerinde en azından belirli bir miktar ödeme alacaklarını bilmelerinin sağlanması suretiyle çeke olan güvenin artırılması amaçlanmıştır. Bankanın, çek hesabı sahibine verdiği çekten sorumlu tutulabilmesi ve yasal sorumluluk tutarının ödenebilmesi için çekin zorunlu unsurları taşıması, süresinde ibraz edilmiş olması, karşılıksız kalması ve imzanın yetkili şahsa ait olduğunun teyit edilmesi halinde söz konusudur. Dolayısıyla davalılar vekilinin depo kararı verilen çeklerdeki keşideci imzasının şirket yetkilisine ait olmadığı iddiası ile icra mahkemelerinde dava açmış olması iş bu davada davacı bankanın gayrinakdi kredi alacak talebinde bulunmasına engel değildir. İlk derece mahkemesince davacı tarafça çek görüntüsü de sunulan çekler bakımından davalı şirket yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.  Ancak davalı müteselsil kefiller ... ve ...'un istinaf istemleri bakımından ise kural olarak kefilin gayri nakdi alacak yönünden depo sorumluluğuna gidilebilmesi için genel kredi sözleşmesinde bu yönde açık hüküm bulunması gerekmektedir. Bankaların verdikleri çek karneleri nedeniyle her bir çek yaprağı için zorunlu karşılık ödeme riski bulunması nedeniyle çek karnesi verilmesi  gayri nakdi kredi verilmesi niteliğindedir. Ancak çekin karşılıksız işlemi sonucu  zorunlu  karşılığının bankaca ödenmesi sonucu gayri nakdi kredi nakit krediye dönüşecek ve kredi borçlusu nakit kredi kullanmış olacaktır.İcra takibine ve davaya konu genel kredi sözleşmesinin 10.9.maddesinde \"Müteselsil kefiller bankanın merkez ve tüm şubelerinde MÜŞTERİ lehine açılmış veya açılacak her türlü krediler ile bu kredilere ilişkin olarak doğmuş ve doğacak tüm borç ve taahhütlerinden, mevzuattan kaynaklanan çek garanti tutarlarından (Çek kanunu uyarınca banka'nın ödemekle yükümlü olduğu yasal ödeme tutarlarından) ve gerek yalnız olarak, gerekse diğer kişilerle birlikte asaleten veya Müteselsil kefil sıfatıyla, krediler sebebiyle doğmuş ve doğacak bütün borçlarından, Banka'ya karşı, aşağıda her bir Müteselsil kefil'in el yazısı ile belirtmiş oldukları kefalet limitferine kadar, limit arttırımı halinde ise ilgili limit artlırım sayfalarında yazılı tutarlar dahil olmak üzere hesaplanacak toplam tutara kadar, müteselsil kefil sıfatıyla imza tarihinden itibaren 10 yıl süreli olarak sorumlu olduklarını, sorumlu oldukları azami miktarı ve kefalet tarihlerini kendi el yazılarıyla belirtmek suretiyle ve imzalarıyla, TBK'nun ilgili hükümlerine uygun olarak aşağıda kabul etmişlerdir.\" şeklinde düzenlenmiştir.  Ancak bu düzenlemeden müteselsil kefillerin çek yaprağı banka sorumluluk bedelinin deposu yönünden sorumluluğu bulunduğu kabul edilemez. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2018/19-689 Esas, 2018/1624 Karar ve 06.11.2018 tarihli kararı ve Yargıtay 19.HD'nin 19.03.2018 tarih, 2016/16369 E. 2018/1334 K. Sayılı kararında  da belirtildiği üzere kefilden, imzaları bulunan sözleşme içeriğinde çek yaprağı ve teminat mektubu nedeniyle depo talebinde bulunulabilmesi için sözleşmede  tereddüte mahal vermeyecek şekilde bu konuda açık hükmün yer alması zorunludur. Aksi halde kefil, gayri nakdi alacağın deposundan sorumlu tutulamaz. Bu nedenle ilk derece mahkemesince aksi yönde davalıların çek depo bedelinden de sorumluluğuna hükmedilmesi isabetli olmamıştır. Davanın reddedilen kısmı üzerinden davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için, davacının takibinde kötü niyetli olması şarttır. Eldeki davada her ne kadar takip haksız ise de davacının takibinde kötü niyetli olduğu ispatlanamamıştır. Bu haliyle davalılar lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin koşulları oluşmamıştır. Her ne kadar İlk derece mahkemesi gerekçesinde de belirtildiği üzere 12 adet çek depo edilmesi gereken miktarın 14.400,00-TL olmasına rağmen 14.340,00-TL ye hükmedilmesi açık maddi hata niteliğinde olup HMK 304. maddesi gereğince mahkemece resen düzeltilebilir ise de istinaf kanun yoluna yalnızca davalı tarafça başvurulduğu anlaşıldığından aleyhe bozma yasağı kuralına göre bu husus tespit edilmekle yetinilmiştir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının gayri nakdi alacak depo talebi yönünden usul ve yasaya uygun olmadığı kanaatiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı kefiler vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Davanın kısmen KABULÜNE, kısmen REDDİNE, <br>A) Nakti kredi alacak tutarları yönünden; (kefil olan davalıların kefalet limiti kapsamında sorumlu olması kaydı ile);1-Davalıların İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile 8.861,11-TL asıl alacak, 729,46-TL işlemiş faiz, 36,45-TL BSMV, 236,72-TL ihtarname masrafı olmak üzere takibin 9.863,74 üzerinden devamına; 7.452,19 TL asıl alacağa 03/11/2015 tarihinden itibaren yıllık %30,24 oranında, 1.408,92-TL üzerinden yıllık %36,36 temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden %5 gider vergisi uygulanmak sureti ile takibin devamına,2- Fazlaya ilişkin talebin reddine,3-Hüküm altına alınan  toplam 9.863,74-TL alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 1.972,74-TL icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,4-Davalıların  kötü niyet tazminatı talebinin reddine,5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan  718,19 TL (673,79 TL nakdi + 44,40 TL gayri nakdi )nispi karar ve ilam harcının davalılardan tahsiline, peşin alınan harcın mahsubuna,6-Davacı tarafından yatırılan 29,20-TL başvurma harcı ve 447,19-TL peşin harcın davalılardan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,7- Davacı tarafından yapılan 2.200,00 TL bilirkişi ücreti ve 389,30 TL sair masraf olmak üzere toplam 2.589,30 TL'den kabul ve red durumuna göre 2.075,06 TL nin  davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereği takdir ve tayin olunan 3.630,56 TL nisbi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine,9- Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği takdir ve tayin olunan 2.725,00 TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine, 10-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde  yatıran taraflara iadesine,<br>B)Gayri nakti kredi alacak tutarları yönünden; 1-Davalı borçlu ... San. Ve Tic. Ltd. Şti yönünden talebin kabulü ile borçlunun gayri nakdi alacağa yapmış olduğu itirazın iptali ile 14.340,00 TL gayri nakdi alacağın davacı banka nezdinde açılacak faizsiz bir hesapta depo edilmek kaydıyla takibin devamına,  2-Diğer davalılar kefiller ... ve ... önünden talebin reddine,3-Başlangıçta alınması gerekli olan 269,85 TL peşin harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 2.725,00 TL avukatlık ücretinin davalı  ... San. Ve Tic. Ltd. Şti'den alınarak davacı tarafa verilmesine, 5- Davalılar ... ve ...'un kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği takdir ve tayin olunan 2.725,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine,6- İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;a-Davalı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,b-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 148,60 TL, yargılama masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 21/12/202</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ece8fe8c11bb0ae6","SID":"dcb2a46c4b91f38b"}}