{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/1959 <br>KARAR NO: 2023/1563<br>KARAR TARİHİ: 29/12/2023<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 03/10/2019<br>NUMARASI: 2017/248 Esas -  2019/388 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/12/2023<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile müvekkil şirketin, müvekkil şirketin müşterisi ... San.ve Tie. A.Ş'ye ait 2 adet paletin davalı şirket tarafından Hindistan'a deniz yoluyla taşınması konusunda anlaştığını, paletlerden birinin Hindistan'a ulaştığını, diğerinin dava dışı 3.firma olan ... A.Ş'nin yükleriyle birlikte Dubai'ye gönderildiğini, ...'ın, paletin Hindistan'a gönderilmesi işini organize ettiğini, ...'ın müvekkil şirkete anılan hizmetler için 4.591,00- ABD Doları tutarında \"...\" ve 75,00 ABD Dolan tutarında \"Konşimento Ücreti\" açıklamalı 2 adet fatura tanzim ettiğini,  ... ile yapılan görüşmeler neticesinde 438,50 ABD Dolar tutarında indirim yapıldığını, müvekkili şirketin ..'a anılan tutarda iade faturası düzenlediğini, kalan 4.227,50 ABD dolarını ödediğini, müvekkili şirketin ilave masrafları davalıya rücu ettiğini, 4.227,50 ABD Doları tutarında 07/09/2016 tarih ve ... notu faturayı davalıya tebliğ ettiğini, davalının iade faturası keserek faturayı iade ettiğini, müvekkilinin Beyoğlu ...Noterliği'nin 27/09/2016 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile iade faturasına itiraz ettiğini, davalıya iade ettiğini, süreç devam ederken müvekkil şirkete yurtdışı masrafı olarak ilave 55,19 tutarında masraf yansıtıldığını, müvekkilin bunu Hindistan'daki şubesi ... Ltd'ye fatura karşılığı ve mahsuplaşmak suretiyle ödediğini, davalıya fatura ettiği, davalının bu faturayı da ödemediği ve iade ettiğini, davalının anılan hatanın gümrükçüden kaynaklandığını iddia ettiğini belirterek davalının icra takibine vaki haksız itirazının iptali ile icra takibinin devamını, %20 icra inkar tazminatı ile ücret-i vekalet ve dava masraflarının davalıya tahmiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddia ettiği zararı bakımından müvekkilinin hiçbir dahli bulunmadığından husumet itirazlarının bulunduğunu, zamanaşımı def'inde bulunduğunu, müvekkilinin üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirerek iki palet yükü eksiksiz ve hatasız bir şekilde Hindistan'a ulaştırdığını, davacı tarafından müvekkile verilen talimatın, 2 kap yükün Ankara'daki ... firmasından Chennai'deki ... firmasına gideceğinden ibaret olduğunu müvekkilinin yükleme, gümrükleme ve nakliye işlerinden sorumlu olmadığını, müvekkiline ait 2 kap yük ile... firmasının taşıyacağı 1 kap olmak üzere toplamda 3 kap yükün aynı esnada aynı nakliye aracı ile taşındığını ve farklı yerlerdeki limanlarda bulunan depolara davacının nakliyecisi ve gümrükçüsü tarafından teslim edildiğini, üzerinde marka, numara vs gibi hiçbir detay bulunmayan kapların bu esnada karışmış olabileceğinin düşünüldüğünü belirterek davacının iddia ettiği zarara müvekkili tarafından sebep olunmaması sebebiyle davanın reddini, %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ile tüm yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"Dosyaya sunulan ve davacı ... Freight firması tarafından düzenlenen ... numaralı ana konişmentoya göre; yükleten, dava dışı satıcı Mikropor; alıcı, dava dışı ...; teslim acentesi, ... India; gemi, ...; yükleme limanı, Ambarlı; tahliye limanı, Chennai; konteyner numarası, ...; yük ise 2 palet filtredir. Kapıdan kapıya düzenlenen konşimentoda LCL kaydının bulunduğu görülmektedir. LCL kavdı; \"...\" olarak kullanılan ve \"Parsivel Konteyner Yükü” olarak bilinen bu kayık konteyner içerisindeki yükün birden fazla yük sahibine  veya alıcıya ait olduğunu göstermektedir. Dosyaya sunulan 16.06.2016 tarihli ... numaralı ara koşimentoya göre; yükleten, davacı ...; alıcı, ...; teslim acentesi, ...; gemi, ... Litani; yükleme limanı, Ambarlı; tahliye limanı, Chennai; konteyner numarası, ...; yük ise 2 palet filtredir. Konşimentoda konteynerin full olduğuna dair FCL ve/veya parsiyel olduğuna dair LCL kayıtlarının bulunmadığı, bununla birlikte, \"...\" yani yükleten tarafından yüklendiği, istiflendiği ve sayıldığı kayıtlarının bulunduğu görülmektedir. Bu kapsamda davacı tarafından düzenlenen ana konşimentoya göre, dava konusu yükün ana ve ara konşimentoda adı geçen konteynere parsiyel olarak yüklendiği anlaşılmıştır. Davalı tarafından düzenlenen ara konşimentoda, yükün parsiyel olarak yüklendiği kayıt altına alınmamıştır. Ara konşimentoda \"...\" yani yükleten tarafından yüklendiği, istiflendiği ve sayıldığına dair kayıt yer almaktadır. Ancak dosyada yükün, konteynere parsiyel olarak yüklendiği uyuşmazlık konusu olmayıp bu husus sabittir. Buna göre; davalının, davacıya ait emtiaları kendi yükleri ile birlikte kiraladığı bir konteyner ile taşımayı üstlenen bir co-loader firma olduğu ancak davaya konu taşıma için davalının, dava dışı ... firması ile anlaştığı tespit olunmuştur. Dosyada yapılan tespitler sonrası, çözümü gereken esas uyuşmazlık; davcıya ait yüklerin hangi aşamada ve kimin sorumluluğunda karıştığı ve farklı bir limana taşındığıdır. Dosyada alınan bilirkişi raporlarında bilirkişilerce gözden kaçırılan husus davacıya ait 3 palet emtiadan 2 paletin davalı tarafça taşınması hususunda anlaşıldığı ve karışan paletlerin birbirinden ayrı ve uzakta 2 ayrı gümrükten geçerek farklı gemiler ve farklı firmalarla taşındığı hususudur. Bilirkişiler dosyaya sunulan raporlarında davaya konu emtiaların markalama ve etiketlemesinin yapılıp yapılmadığının tespiti gerektiği yönünde görüş bildirmiş ve mahkemece de bu yönde araştırma yoluna gidilmiştir. Ancak esasen dosyadaki bilgiler ışığında markalama yapılmış olmasının ya da olmamasının bir ehemmiyeti bulunmamaktadır. Zira ; dosyaya sunulan 16.06.2016 tarihli ... numaralı ara koşimentoya göre, konteynerlar yükleten davacı ... LTD ŞTİ tarafından yüklenmiş, sayılmış ve istiflenmiştir. Her ne kadar dosyada alınan 28/03/2018 tarihli bilirkişi raporuna  bu kayıt tek bir konteynırın tek bir yükleten tarafından istiflenmesi halinde geçerli olacağı belirtilmekle, somut uyuşmazlıkta konteynırın parsiyel taşımaya ilişkin olması ve birden fazla yükletene ait emtiaların aynı konteyner içerisinde taşınması söz konusu olması nedeniyle bu kaydın geçerli olamayacağı değerlendirilmişse de, gözden kaçan husus dosyada emtiaların dava dışı yükleten firmadan alınarak gemiye yüklenecek limanlara taşınması işinin davalı tarafça veya adamlarınca yapıldığına dair dosyaya herhangi somut bir delil sunulmamış olmasıdır. Taraflar arasındaki sorun, parsiyel olarak konteyner içerisine yüklenmiş bulanan yükün bir kısmının varma yeri olan Hindistan yerine Dubai'ye gönderilmesinden kaynaklanan zararların giderilmesine yöneliktir. Bilindiği gibi, TTK uyarınca, taşıyan teslim aldığı yükü varma yerinde ilgilisine teslim etme mükellefiyeti altındadır. Burada sorun olan husus, yanlış teslime yol açan olgunun ne olduğunun tespitidir. Ancak taraf vekillerinin ortak kabulünde olduğu gibi, emtiaların tamamı aynı konteynera yüklenip yanlış limanda yanlış emtia tahliye edilmiş değildir. Hindistan yerine Dubai'ye taşınan emtia farklı bir limandan farklı bir gemiyle farklı bir firma tarafından frklı bir gümrükten geçerek taşınmıştır. Bu durumda davalı gemiye yüklenen ve kendisine teslim edilen emtiayı ilgilisine teslim etmiştir. Dosyada ise yukarıda da bahsedildiği gibi  dava dışı Mikropor Firmasından alınan emtiaların limanlara taşınması işinin davalı tarafça gerçekleştirildiğine dair dosyaya herhangi bir delil sunulmamıştır. Davacı her ne kadar yükleme sorumlusunun davalı tarafça belirlendiğini, taşınacak emtiaların markalandığını ve bu nedenle yanlış emtianın taşınması nedeniyle davalının yükleme esnasında gerekli nezareti yapmaması nedeniyle sorumluluğunun bulunduğunu belirtmişse de; dosyada celp edilen dava dışı Mikropor firmasınca emtiaların markalandığına ve etiketlendiğine dair açıklamalarda bu husus kesin bir şekilde ispatlanamamıştır. Zira dava dışı Mikropor tarafından davaya konu emtialara ilişkin fotoğraf sunulmamış ve genel uygulamalara ilişkin bir fotoğraf sunulmakla sunulan fotoğrafta ayırt edici bir marka ya da etiket bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle davaya konu emtiaların farklı limana taşınması nedeniyle davalının sorumluluğunun bulunmadığı kabul edilerek davanın reddine, ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece delillerin eksik ve hatalı değerlendirildiğini, yüklemenin sorumlusu davalı şirket tarafından belirlenmiş ve bildirilmiş olup, hatalı yüklemeden davalı şirketin sorumlu olduğunu, bu durumda, davalı taraf, kendi belirlediği yükleme nedeniyle yüklerin karışmasına sebep olduğunu, sorumluluğun bu itibarla her halükarda davalı tarafa ait olup, kök raporda belirtildiği üzere davalının sadece dava dışı yükletenin markalama yapmadığını ispatı halinde sorumluluktan kurtulabileceğini, mahkeme tarafından dava dışı yükleten mikropor'a ilaveten davalı tarafın, bugüne kadar bu hususun aksini tespit edemediği gibi, yüklemenin kendisi tarafından yapılmadığına veya markalama yapılmadığına dair böyle bir iddiası dahi olmamış olup  bilakis yükledin karışmasının gümrükçünün kusurundan kaynaklandığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava, yüklemenin başka konteynere yapılması nedeniyle oluşan zararın tazmini davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, yüklemeden davalının sorumlu olup olmadığı noktasındadır. Dava konusu taşımaya ilişkin ... numaralı konşimento, 16/06/2016 tarihinde, göndericisi ... San. Ve Tic. A.Ş., alıcısı ... LTD. olan 2 palet filtrenin ... nolu konteyner içerisinde ... gemisi ile Ambarlı/İstanbul limanından Chennai/Hindistan limanına taşınmasına ilişkin olarak, taşıyıcı acentesi olarak ... Ltd tarafından düzenlenmiştir. Bu konşimentoda \"FCL/FCL\" şeklinde kayıt vardır. Ayrıca aynı taşımaya ilişkin 16.06.2016 tarihli ... numaralı ara koşimentoya, göndericisi ... İstanbul, alıcısı ... olan 2 palet filtrenin ... nolu konteyner içerisinde ... gemisi ile Ambarlı/İstanbul limanından Chennai/Hindistan limanına taşınmasına ilişkin olarak, taşıyıcı ... Limited tarafından düzenlenmiştir. Bu konşimentoda \"yükleten konteyner içini yükledi, istifledi, saydı ve mühürledi\" şeklinde kayıt vardır.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, \"19/09/2016 ve 06/09/2016 tarihli fatura alacakları\" sebebine dayalı olarak 4.282.69 USD asıl alacağın 47.84 USD işlemiş faizi ile birlikte tahsili istemiyle 24/10/2016 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur. Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Davacı, Chennai limanına gidecek 2 palet yükten birisinin Dubai limanına gittiği ve bu yükün doğru alıcısına teslimi için yapılan ilave masrafların tazminini istemektedir. Davacı bu amaçla, davalıya 19/09/2016 tarih, 12389 nolu ve 55,19 USD bedelli faturayı yurtdışı masraf ve  06/09/2016 tarih, ... nolu ve 4.227,50 USD bedelli faturayı navlun açıklaması ile düzenlemiştir. Bu faturalar ise davalı tarafından kabul edilmemiştir. İhracatçı firma ...San. Ve Tic. A.Ş.'nin, alıcı .... LTD. Firmasına düzenlediği 09/06/2016 tarihli fatura ve sevk irsaliyesine göre yük 4 adet olup 2 paletten oluşmaktadır. Yükleme talimatında yükün 2 palet olduğu belirtilmiştir. Davalı, 22/07/2016 tarihli mailde yükün gümrükçü tarafından 2 kap olarak yüklendiği ve varış limanına 2 kap olarak vardığını; 25/08/2016 tarihli yazısında ise, doğru yükün koyteyner içerisine yüklenmesinin firma sorumluluğunda olduğunu ... Ltd. Şti.'ye bildirmiştir. Yine davalı tarafından davacı muhatabına çekilen Kadıköy ... Noterliğinin 05/10/2016 tarih ve ... YN'lu cevabi ihtarnamesi ile, muhatabın gümrükçüsü ve nakliyecisi aracılığıyla ilettiği 2 kap yükün yükleme formları ve müşteri adı ile uyuşmakta olup yüklemeye nezaret eden personel tarafından teslim alınarak ilgili konteynere yüklendiği, muhatabın faturasına kestiği yüke ilişkin hiçbir karışıklık gerçekleştirilmediği hatta adı geçen yükün kendilerine ulaşmadığı, firmanın anlaştığı farklı bir co-loder firması aracılığıyla teslim edildiği, yükün muhatap firmadan alındığı gibi yüklendiği ve karışan yükten sorumlu olmadıklarını ihtar etmiştir.  Davalı, davacının başka  bir co-loder firması ile de anlaşmasının bulunduğunu ileri sürmektedir. Davacı ise 12/04/2018 tarihli dilekçesinde, dava konusu yükün organizasyonu aşamasında dava dışı ... firması ile hiçbir ilgisi bulunmadığını, anlaşmanın konsalidatör olarak davalı firma ile yapıldığını, ancak davaya konu yüklerin ... firmasının yükleri ile karıştığını beyan etmiştir. Davalı, 2 kap yükün alıcısına teslim edildiğini ileri sürmüş ise de, dosya kapsamında buna ilişkin bir belgeye rastlanılmamıştır. Aksine davacının iddiası 2 kap üründen oluşan kargonun  varış limanına eksik ulaştığıdır. Bu halde konteynere 2 kap yükün yüklendiğini kabul eden davalı, taşımaya konu yükün eksik tesliminden sorumludur. Dava konusu edilen asıl alacak dava dışı üçüncü kişinin navlun faturasına dayalı olup, bu haliyle davalının, talep edilen bedellerin fahiş olduğu savunması yerinde değildir. Bu nedenle davaya konu asıl alacak bakımından davalının takibe itirazı yerinde değildir. Ancak, aksine bir sözleşme olduğu veya taraflarca vade belirlendiği iddia ve ispat edilmediği gibi icra takibinden önce davalı/takip borçlusu temerrüde düşürülmediğinden takip tarihine kadar işlemiş faiz talebi yerinde değildir. Davacı işlemiş faiz alacağı yönünden takip başlatmakta haksız ise de dosya kapsamına göre kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından davalının   kötüniyet tazimatı talebinin   yasal koşulları oluşmamıştır. Bu halde ilk derece mahkemesince asıl alacak bakımından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesince davalının sorumluluğunun bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,1-Davanın kısmen KABULÜNE, kısmen REDDİNE, 2-Davalı-takip borçlusunun, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün .. Esas sayılı takip dosyasında başlatılan icra takibine vaki itirazının 4.282,69 USD asıl alacak yönünden İPTALİNE, kabul edilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren %10,50'yi geçmemek kaydıyla 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının USD cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanmasına, 3-Kabulüne karar verilen alacağın takip tarihindeki Türk Lirası cinsinden değeri 13.206,53 TL'nin %20'si olan 2.641,30 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı tarafın şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine, 5-Aılnması gerekli 902.14 TL harçtan başlangıçta peşin olarak alınan 127,79 TL harcın ile  icra harcı 66,77 TLharcın  mahsubu ile bakiye 707,58 TL karar ve ilam harcının davalıdan  alınarak Hazineye irat kaydına, 6- Davacı tarafın yargılama sırasında yapmış olduğu  başvuru harcı 31,40 TL, posta ve tebligat gideri 799,15 TL, bilirkişi ücreti 3.725,00 TL olmak üzere toplam 4.555,55 TL yargılama masrafının, davacı yan davasında kısmen haklı çıktığından dava konusunun toplam değerinin kabulle sonuçlanan kısma oranı sonucu bulunan 4.505,22 TL yargılama masrafından, davalı  tarafından yargılama sırasında yapılan  bilirkişi ücreti 125,00 TL yargılama masrafından kabul-ret oranına göre davacıya isabet eden 1,38 TL'nin  mahsubu ile kalan 4.503,84 TL'ye  peşin harç 127,79 TL, icra harcı 66,77 TL ile birlikte eklenerek sonuç olarak 4.698,40 TL'nin davalıdan  alınarak davacıya verilmesine, dava konusunun toplam değerinin redle sonuçlanan kısma oranı sonucu bulunan 50,33 TL yargılama masrafının davacı yan üzerinde bırakılmasına, davalının yapmış olduğu yargılama masrafından kalan 123,62 TL'nin kendi üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 13.206,53 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 147,53 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacı tarafa; davalı  tarafından yatırılan ve artan delil avansının kendisine iadesine, 10-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak; a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, b-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 148,60 TL, posta ve tebligat gideri 43,50 TL olmak üzere toplam 192,10 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.29/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fcf375b03e8cbf3b","SID":"fbfcd4a4836fb7a9"}}