{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1345 <br>KARAR NO: 2022/1406<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 21/06/2022<br>NUMARASI: 2022/12 Esas - 2022/415  Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/12/2022<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin sigortalısı ... A.Ş.ne ait 3.211,740 kg dökme pirinç kepeği emtiasının Temryuk/Rusya'dan TCDD/İzmir Limanına taşınması için yüklerin ... isimli gemiye tam, sağlam ve hasarsız olarak yüklendiğini, taşıma işinin davalılar tarafından yapıldığını, yüklerin İzmir Limanında tahliye işlemleri esnasında yükün 22.390 kg eksik olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin sigorta poliçesi kapsamında sigortalısının zararının tazmin ettiğini, 891,28USD tazminat ödemesi gerçekleştirerek ve sigortalısının haklarına halef olduğunu, yapılan görüşmelerde anlaşma sağlanamaması üzerine İstanbul Anadolu .. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla İstanbul Anadolu .. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu uyuşmazlığın tahkim yargılamasına tabii olduğunu, bu nedenle tahkim itirazlarının bulunduğunu, müvekkili ... yönünden Mahkemenin yetkili olmadığını, yetkili Mahkemelerin Bandırma/Balıkesir Mahkemeleri olduğunu, arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, varlığı iddia edilen fire oranının, Olağan Fire Oranının altında kaldığını, fire oranının %5 olarak belirlendiğini, Çarter Sözleşmesi ve Recap kapsamında müvekkili şirketlerin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını beyanla öncelikle her iki müvekkilini yönünden açılan davanın usulden reddine ve nihayetinde davanın esastan da reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"Davalı vekili cevap süresi içerisinde milletlerarası tahkim itirazında bulunmuş olduğundan tahkim itirazının öncelikle değerlendirilmesi gerekmektedir. Dosya kapsamı ile tarafların beyanlarından, dava dışı sigortalı ...  San Tic tarafından ... firmasından alınan dökme pirinç emtiasının Rusya Limanından İzmur limanına taşınması konusunda sigortalı ile 1 nolu davalı donatan arasında çarter parti düzenlenerek yükün ... gemisi ile taşındığı anlaşılmış olup, davalı vekili tarafından, çarter parti ekindeki bağlama notunda (recap) kabul edilen tahkim klozuna göre uyuşmazlığın Londra'da tahkim yoluyla çözümlenmesi gerektiğinden bahisle mahkemenin görevsiz olduğu ileri sürülmektedir. Her iki tarafın kabulünde olan navlun sözleşmesinin koşullarına ilişkin bağlama notunda uyuşmazlıklar için Londra/ tahkim şartının kabul edildiği anlaşıldığından,1 nolu  davalının tahkim itirazının yerinde olduğu kanaatine varılmakla, 1 nolu davalı yönünden tahkim itirazının kabulü ile navlun sözleşmesindeki tahkim klozundan dolayı mahkememizin görevsizliğinden nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. TTK'nın 105/2-3. Maddesine göre, acentenin, aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı acente, müvekkili adına dava açabileceği gibi, kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabilir. Acentelerin ad ve hesabına hareket ettikleri kişilere karşı Türkiye’de açılacak olan davalar sonucunda alınan kararlar acentelere uygulanamaz. Anılan kanuni düzenlemeler karşısında acenteye, acentelik sıfatından dolayı doğrudan dava açılması mümkün olmayıp ancak müvekkiline izafeten dava açılabileceğinden  eldeki davada 2 nolu davalı ... Gemi Acenteliği Nakliyat nin pasif husumet ehliyeti bulunmamaktadır. 2 nolu  davalı ... Gemi Acenteliğinin 1 nolu davalı ... Denizcilik Nakliyatın acentesi olduğu, 2 nolu davalının taşıma işini üstlendiğine dair başkaca bir delilin de bulunmadığından 2 nolu davalı ... Gemi yönünden pasif husumet ehliyeti yokluğu nadeniyle davanın usulden reddine, ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; (1) numaralı Davalı \"...\" Gemisi Donatanı; ... ; ... Denizcilik Nakliyat ve Dış Tic. Ltd. Yönünden; somut uyuşmazlıkta, mübrez konişmento tahtında Davalı tarafların Donatan/Taşıyan ve Taşıma İşleri Komisyoncusu sıfatlarını haiz olup; Alacaklı selefi/Müvekkil Sigorta Şirketi ise yetkili konişmento hamili/nihai alıcı konumunda olduğunu, 1 numaralı Davalının dava dilekçesinde  \"...\" Gemisi Donatanı; ...'ye İzafeten ve Asaleten ... Dış Tic. Ltd. olarak gösterilmiş olup; ... Denizcilik Nakliyat Şirketi bizzat Sigortalı Şirket adına 14.01.2020 tarihli navlun faturası düzenlendiğini; işbu navlun faturası dosyaya sunulduğunu, yasal olarak incelendiğinde tahkim şartının varlığı ve geçerliliği yasal olarak belli kural ve şartlara tabi tutulduğunu, tahkim anlaşmasının kabul edilebilirliği ve uygulanabilirliği yönünden tarafların açık ve kesin iradeleri asli bir geçerlilik olarak kabul edildiğini, davalı tarafından itiraz konusu edilen tahkim şartının; konişmentoda dahi bulunmayan yalnızca sunulan bir ... isimli belgede atıf yapılan ''...'' ibaresi ile sınırlı olup; tarafların açık beyan ve iradelerine ilişkin herhangi bir kesin açıklama bulunmadığını, ayrıca ihtilaf hallinde Tahkim'e müracaat edileceğine dair karşılıklı irade beyanı içermediğini, somut olayda yalnızca ''...'' ibaresinin varlığının açık bir kabul ve rıza olarak değerlendirilmesi imkanı bulunmadığı gibi Tahkim usulünün, dili ve kişileri dahi belli olmamakla; Mahkemenin yetkili olduğunun kabulü gerektiğini,  zira iddia konusu yetki şartı bir hüküm ile kayıt altına alınmamış ve münhasır olarak her iki tarafça imza dahi edilmemiş ve hatta yük alacaklısı sigortalının bu hususta açık iradesinin bulunduğu dahi davalı  tarafça ispat edilemediğini, belgenin imzasız olup tarafların farklı olduğunu, yük alıcısı taraf ile taşıyan arasındaki ilişki ile konşimentonun esas alınacağını; (2) numaralı Davalı \"...\" Gemisi Donatanı; ...'ye izafeten Gemi Acentesi, ... Gemi Acenteliği Nakliyat ve Tic. Ltd. Şti.; Davalı \"...\" Gemisi Donatanı; ... Şirketinin acentesi ve geminin tahliyesinde acentelik görevini ifa eden taraf konumunda olduğunu, somut olayda yabancı ... Şirketi ile ... Denizcilik Nakliyatı emtiada gerçekleşen eksiklikten müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunduğunu, İlk Derece Mahkemesi kararında yabancı Donatan ... Şirketi ile ilgili herhangi bir değerlendirme yapılmış olup yeni kanunda “fiili taşıyan” ve “asıl taşıyan” kavramlarına ve sorumluluklarına kanunun 1178 ve 1191. maddelerinde yer verildiğini, anılan maddelerde, fiili taşıyanın kısmen veya tamamen taşıma işini yerine getirdiğine değinilmiş ve bu kişinin, eşyanın zıyaı, hasarı veya gecikmesi nedeniyle kendisi tarafından yapılan taşıma sırasında ortaya çıkan zarardan asıl taşıyan gibi sorumlu olduğunun hükme bağlandığını, yabancı tacirlerin sözleşmelerden doğacak ihtilaflar yönünden davanın ister izafeten acente aleyhine açılsın, isterse sözleşmenin tarafı aleyhine açılsın, bu tarz uyuşmazlıklarda Türk mahkemelerine milletlerarası münhasır yetki tanındığı sabit olduğundan ve dava konusu olayda ve taşımaya esas teşkil eden belgelerde usulüne uygun bir yetki kaydı bulunmadığı, taşımaya esas teşkil eden belgelerde usulüne uygun bir yetki  kaydı bulunmadığı,  İlk Derece Mahkemesi tarafından Donatan ve Taşıyan Şirketler ayrımında hataya düşülmüş olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, deniz taşıması sırasında oluşan ziya bedelini sigortalısına ödeyen sigorta şirketinin, ödediği bu bedeli taşıyan taraftan rücuen tahsili istemi ile başlattığı icra takibine itirazın iptali davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, tahkim şartının geçerli olup olmadığı ve acentenin pasif husumetinin bulunup bulunmadığı noktasındadır. Dava konusu taşımaya ilişkin 1 numaralı çarter partiler için olan Konşimento, 14/01/2020 tarihinde, davacının sigortalısı... Şirketi'nin  ... firmasından ithal ettiği ürünlerin Temryuk/Rusya limanından Türkiye limanlarına taşınmasına ilişkin olarak, taşıyıcı sıfatıyla ... gemisi adına düzenlenmiştir. Taşımaya konu ithalata ilişkin gümrük beyannamesinde ödeme şekli peşin olarak gösterilmiştir. Davaya konu taşıma davacı sigorta şirketi tarafından sigortalanmış olup, hasar ihbarında bulunulması üzerine, ekspertiz raporu alınmış ve tespit edilen hasar bedeli 858,47 USD tutarında ibra, devir ve temlik belgesi alınmıştır. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçluları hakkında, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında, \"taşıma neticesinde emtianın eksik tahliyesine ilişkin sigorta tazminatı ödemesinin rücuen tahsili\" sebebine dayalı olarak 858,47 USD asıl alacak ve 32,81 USD işlemiş faizinin tahsili istemiyle 18/12/2020 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur. Davacı taraf, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Davalı taraf cevap dilekçesinde tahkim ilk itirazında bulunmuştur. 1958 tarihli Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve İcrası Hakkındaki New York Sözleşmesinin II-3. Maddesinde, bir Âkit Devlet mahkemesinin, tarafların, işbu maddenin anladığı manada anlaşma akdettikleri bir konu ile ilgili uyuşmazlıklarına el koyduğu takdirde, anlaşmanın hükümden düşmüş, tesirsiz veya tatbiki imkânsız bir halde olduğunu tespit etmedikçe, bunları, birinin talebi üzerine, hakemliğe sevkedeceği düzenlenmiştir.Dosyada sunulu bulunan 25/12/2019 tarihli \"...\" belgesinde, \"..., ...\" kaydı düşülerek tahkim şartı konulmuş ve ingiliz hukukunun uygulanacağı kabul edilmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 1237/3. Maddesine göre; konişmentoda, yolculuk çarteri sözleşmesine gönderme varsa, konişmento devredilirken çarter partinin bir suretinin de yeni hamile ibraz edilmesi gerekir. Bu takdirde çarter partide yer alan hükümler, nitelikleri elverdiği ölçüde konişmento hamiline karşı da ileri sürülebilir. Anılan Kanuni düzenlemeye göre, taşıyan ile konişmento hamili arasındaki hukuki ilişkilerde konişmento esas alınır, taşıyan ile taşıtan arasındaki hukuki ilişkiler ise  navlun sözleşmesinin hükümlerine bağlı kalır. Anılan bu düzenlemede 'taşıyan ile taşıtan arasındaki ilişkinin navlun sözleşmesi hükümlerine bağlı kalacağı öngörülmüş olmakla birlikte navlun sözleşmesi hakkında ayrı bir belgenin düzenlenmediği hallerde, taşıyan ile taşıtan arasındaki ilişkide de konişmento esas alınır; zira konişmento bir navlun sözleşmesi yapıldığını ve şartlarını tespit eder. Davaya konu taşımaya ilişkin konişmentonun acente aracılığıyla düzenlendiğine ilişkin bir kayıt bulunmamaktadır. Ayrıca konşimento taşıyıcının Türkiye acentesi tarafından düzenlenmemiş olup,  davalının Türkiye acentesi'nin bir kısım işlemlerde bulunması tek başına taşıma sözleşmesinin  yapılmasına davalı acentesinin aracılık ettiğini ispata yeterli değildir.Buna göre eldeki davada acentenin aracılık ettiği sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı açılacak davalara ilişkin bir düzenleme olan TTK'nın 105. maddesinin uygulanma olanağı yoktur. ... gemisinin maliki davalı ..., yöneticiler ise ... ve ... Ltd., ayrıca navlun lehtarı olarak davalı ... Ticaret Ltd. Şti., boşaltma limanı acentesi olarak ise ... Ltd gösterilmiştir. Bu belge davacının sigortalısı ... Anonim Şirketi ve taşıyıcılar adına yönetici sıfatı bulunan .... tarafından imzalanmıştır. Ayrıca davalı ... Ltd. Şti. Tarafından  davacının sigortalısı ... Şirketine dava konusu taşımaya ilişkin navlun faturası düzenlenmiştir. Buna göre davalı ... Ltd. Şti. Akdi taşıyıcı ve ... gemisinin maliki davalı ... ise fiili taşıyıcı durumundadır. Bu kapsamda ... belgesindeki tahkim şartı davacının sigortalısını ve halefiyet ilkesi gereğince davacı sigorta şirketini bağlayıcı niteliktedir. Davacı tarafça Recap belgesinde tahkime ilişkin açık beyan ve açıklama bulunmadığı ile ihtilaf halinde tahkime müracaat edileceğine ilişkin karşılıklı irade beyanı içermediği ve \"...\" ibaresinin varlığının açık bir kabul olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı ileri sürülmüştür. \"...\" kısaltması dış ticarette tahkim olarak kullanılmakta olup kısaltma kullanılmış olması tek başına tahkim şartının geçersizliği için yeterli değildir. Ayrıca küçük uyuşmazlıklarda açıkça tahkim şartı düzenlenmiş vaziyettedir. Bu nedenle davacının tahkim şartının geçerli olmadığına ilişkin iddiaları yerinde değildir. Genel işlem koşulları, bir sözleşme yapılırken düzenleyenin, ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla, önceden, tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleridir. Buna göre bir sözleşmede genel işlem koşulları bulunması bu düzenlemeleri geçersiz kılmaz. Ancak sözleşme kapsamındaki karşı tarafın menfaatine aykırı genel işlem koşullarının geçerli olması, sözleşmenin yapılması sırasında düzenleyenin karşı tarafa, bu koşulların varlığı hakkında açıkça bilgi verip, bunların içeriğini öğrenme imkânı sağlamasına ve karşı tarafın da bu koşulları kabul etmesine bağlıdır. Sözleşmenin niteliğine ve işin özelliğine yabancı olan genel işlem koşulları da yazılmamış sayılır. 6098 sayılı TBK'nın 20 vd. maddelerinde düzenlenen genel işlem koşullarına ilişkin hükümler tacirler hakkında da geçerli olmakla birlikte, genel işlem koşullarının TTK'nın 18/2. Maddesinde düzenlenen her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etme yükümlülüğü ile birlikte değerlendirilmesi gerekir. Recap belgesinde bulunan taşıyanın hüküm ve koşullarına ilişkin düzenlemeler ticari hayatta yaygın olarak kullanıldığından, deniz yoluyla ithalat işiyle uğraşan gönderilen/alıcının taşıyanın  \"taşıma şart ve koşullarını\" basiretli bir iş adamı gibi davranarak incelemiş olması gerekir. Yukarıda açıklandığı gibi genel işlem koşulları ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla, önceden hazırlanmış sözleşme hükümleri olup, bu özellikleri itibariyle bu sözleşmeler genellikle ilgili firmalar tarafından İnternet sitelerinde paylaşılmaktadır. Aksi yönde bir iddia ve ispat dosya kapsamında mevcut değildir. Taşıyıcı tarafından taşıma şart ve koşullarının içeriğinin öğrenilmesine imkân sağlanmadığı kabul edilemeyeceğinden ve  taşımanın bu şart ve koşullar altında davalıya yaptırılması nedeniyle bu şart ve koşullar tahtında taşıma da tamamlandığına göre genel işlem koşullarının geçersiz olduğunun kabul edilmesi mümkün değildir. New York Sözleşmesinin II-1 maddesine uyarınca, tarafların akte dayanan veya akdî olmayan, belli bir hukuk münasebetinden aralarında doğmuş veya ileride doğabilecek, hakemlik yolu ile halledilmesi mümkün bir konu ile ilgili uyuşmazlıkların tamamını veya bir kısmını hakeme hallettirmek üzere birbirine karşı taahhüde girişmelerine dair yazılı anlaşmalarını muteber olup, taraflar arasındaki uyuşmazlıkta tahkim şartı geçerli bulunduğundan taşıyıcılar ve onlara izafeten açılan davanın Londra tahkimde görülmesi gerekir. Bu nedenle davalılar ...ve ...ş Denizcilik ... Ltd. Şti. yönünden tahkim itirazının kabulü ile davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.... Gemi Acenteliği ... Ltd. Şti. hakkında asaleten açılmış bir dava söz konusu değildir. Bu nedenle anılan şirket yönünden ileri sürülen istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; tahkim şartının geçerli olması, uyuşmazlığın deniz ticaretiyle ilgili özel hukuka ilişkin olup New York Sözleşmesi kapsamında bulunması ve kamu düzenine aykırılık bulunmaması karşısında ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 20/12/2022</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f6dcb8f97a2f4dfd","SID":"213cc7819fa79a3f"}}