{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/2123 <br>KARAR NO: 2024/617<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 06/07/2021<br>NUMARASI: 2019/89 Esas - 2021/876 Karar<br>DAVA: Alacak <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/04/2024<br>Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin sigorta ve acente hizmetleri işi ile iştigal ettiğini, davalı firma ile uzun yıllardır ticari ilişki içinde olduğunu, davalının sigortası yapılacak araçlarını müvekkiline bildirdiğini, müvekkili tarafından bu araçların sigortasının yapıldığını, bedelinin davalı tarafça ödendiğini, davalının 45 tane aracının müvekkili aracılığıyla ... Sigorta A.Ş.'den sigortasının yapıldığını, sigorta bedellerinin müvekkili tarafından ödendiğini, ancak davalı tarafından müvekkiline sigorta bedellerinin ödenmediğini belirterek şimdilik 10.000-TL'nin davalıdan avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili; davacının iddialarının doğru olmadığını, müvekkili şirketin araçları için düzenlenen zorunlu mali sigorta sorumluluk poliçelerinin tümünde, poliçenin makbuz yerine geçtiğinin açıkça yazıldığını, ayrıca ödemelere ilişkin makbuzların davacı yan tarafından dosyaya sunulduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; davacı tarafça dava konusu sigorta poliçe primlerinin ödenmediğine ilişkin davalıya çekilmiş yazılı bir ihtara dayanılmadığı, taraflar arasındaki ticari ilişkiye ilişkin davacının ticari defterlerinde herhangi bir kayıt olmadığı, davalının elinde olan sigorta poliçelerinde makbuz yerine geçerli olduğunun belirtildiği, bu kapsamda sigorta poliçe primlerinin davacı şirket yetkilisi ya da ilgili kişilerce dava dışı ... Sigorta A.Ş.'ye ödenmesin de davacının iddiasını ispat eder nitelikte olmadığı, davacı vekilince yemine başvurulmayacağının beyan edildiği, TTK'nın 1424. maddesinde sigortacının ya da acentesinin sözleşmenin yapılmasından itibaren sözleşmeyi 24 saat içerisinde sigorta ettirene vermek zorunda olduğu, 1430. maddesinde sigorta ettirenin sözleşme ile kararlaştırılmış primi ödemekle yükümlü olduğu, sigorta priminin nakten ödeneceği, ilk taksidin nakten ödenmesi şartıyla sonraki primler için kambiyo senedi verilebileceği, bu halde ödemenin kambiyo senedinin tahsili ile gerçekleşeceği, Kanun'un 1431.maddesinde, sigorta priminin tamamının taksitle ödenmesi kararlaştırılmış ise ilk taksidin sözleşme yapılır yapılmaz ve poliçenin teslimi karşılığında ödenmesi gerektiği, izleyen taksitlerin ödeme zamanı, miktarı ve priminin vadesinde ödenmemesinin sonuçlarının poliçe ile birlikte yazılı olarak sigorta ettirene bildirileceği veya bu şartların poliçe üzerine yazılacağı, davacı tarafın bedelinin ödenmediğini bildirdiği poliçelerin davalının elinde bulunduğu, anılan poliçelerin üzerinde makbuz hükmünde olduğunun belirtildiği, davacı tarafça dava konusu poliçe bedellerinden kaynaklı alacağın ödenmediğine ilişkin davalıya yazılı bir ihtarda bulunulmadığı, davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; taraflar arasındaki ticari ilişkiye davalının bir itirazının bulunmadığını, poliçe ödemelerinin müvekkili ile bağlantılı 6 kişinin kredi kartından ödendiğini, poliçe ödemelerinin bu kişiler tarafından müvekkili adına yapıldığını, poliçelerde yer alan makbuz kaydının, ancak tahsil edilen primin varlığı olarak geçerli olduğunu, davalının poliçelerin makbuz hükmünde olduğunu beyan etmiş ise de ödemelere dair hiç bir delil ibraz etmediğini, davalının defterlerinde de herhangi bir ödeme kaydının bulunmadığını, ispat yükünün hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden tarafa düştüğünü, ödemeleri yapan kişilerin dosyaya yazılı beyanları sunulmuş ise de mahkemece bu beyanların dikkate alınmadığını, ayrıca bu kişilerin tanık olarak dinlenmesine ilişkin talebin de usule aykırı olarak reddedildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, sigorta prim borçlarının tahsili istemine ilişkindir. Davacı acente, müşterisi olan davalı sigortalı adına ... Sigorta A.Ş. nezdinde yaptırdığı zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçeleri için sigorta şirketine ödediği prim tutarlarını davalıdan talep etmiş, davalı taraf ise sigorta prim tutarlarının sigorta poliçesi üzerinde peşin ödendiğine dair kayıt bulunduğunu ve poliçenin aslının makbuz mahiyetinde olduğunu, bu sebeple müvekkilinin poliçelerden ötürü herhangi bir borcunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Sigorta şirketine yazılan müzekkere cevabı ile ihtilaf konusu sigorta poliçesi primlerinin kredi kartı ile davacıya ait iş yerinden ödendiği anlaşılmakta olup, davalının ödemenin yapıldığı kredi kartlarının kendisine ait olduğuna dair bir iddiası bulunmadığı gibi bu kredi kartlarından bir kısmının davacı şirket yetkilisi ile ortaklarına ait olduğu anlaşılmaktadır. Ancak  2918 sayılı KTK’nin 91/2. maddesinde zorunlu trafik sigortasına ait primlerin peşin olarak ödenmesi gerektiği belirtilmiştir. Zorunlu Trafik Sigortası Genel Şartlarının C-1. maddesinde zorunlu trafik sigorta ücretinin tamamının, sözleşme yapılır yapılmaz ve poliçenin teslimi karşılığında peşinen ödeneceği düzenlenmiştir. Dava konusu trafik poliçelerinin 2.sayfasında da \"iş bu poliçe makbuz yerine geçerlidir\" açıklamasının bulunduğuna, davacı şirket tarafından poliçelerin sigorta ettiren davalıya teslim edildiği hususunda bir ihtilaf bulunmadığına göre dava konusu zorunlu trafik sigorta poliçelerinin yapılıp sigorta ettirene teslim edildiği anda prim borçlarının ödenmiş olduğunun kabulü gerekir. (Yargıtay 11.HD 13/11/2019 tarih 2019/179 E. 2019/7197 K.; 30/05/2018 tarihli 2016/15111 E. 2018/4107 K.; 19/11/2014 tarihli 2014/11404 E. 2014/17920 K.). Aksinin, davacı tarafından HMK'nın 200. maddesi gereğince yazılı delillerle kanıtlanması gerekir. Davacı tarafça yazılı delil sunulmadığı gibi yemin deliline dayanılmadığı açıkça belirtildiğinden mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL peşin istinaf karar harcından yatırılan 170,78-TL harcın mahsubu ile kalan 256,82-TL harcın davacıdan alınarak Hazineye ödenmesine, Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 25/04/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1e89a60b21961f4c","SID":"c2c3152d537d11c6"}}