{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/2141 <br>KARAR NO: 2024/307<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 12/11/2019<br>NUMARASI: 2017/632 Esas -  2019/878 Karar<br>DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin<br>Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/02/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekili ve davalılar ... ve ... Tic. Turizm İşl. Ltd. Şti. vekilince ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davalı ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi ve kefil olan diğer davalılar arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye istinaden davalı ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'ne 05/10/2016 tarihli üye işyeri sözleşme ile mail order özellikli pos tahsisi yapıldığını, 17/10/2016 ile 13/11/2016 tarihleri arasında üye iş yeri hesabına bağlı POS tan toplam 159 adet 6.676,80 TL ve 220.027,11 EURO lok işlem yapıldığını, bu miktarların davalı ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin davacı banka Beyoğlu Şubesi nezdindeki hesabına yatırıldığını işlemleri takip eden gün davalı tarafından bu miktarların hesaptan çekilerek kullanıldığını, söz konusu POS üzerinden yapılan işlemlere kart hamilleri bilgileri dışında işlem yapıldığı ve kartın fiziksel olarak kullanılmadığı ve sahtecilik işlemlerine maruz kaldıkları açıklaması ile itiraz edildiğini, bu itirazlar üzerine davalı ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'ne davacı tarafından itirazlı işlemlere karşı kart hamillerine ait isim, kart ve rezervasyon bilgilerinin yazılı olduğu mail order belgelerinin iletildiğini ancak davalının herhangi bir işlem yapmadığını, mail order ile işlem gerçekleştirilen kart hamillerinin yapılan işlemler hakkında bilgilerinin olmadığına dair itirazlarının devam etmesi neticesinde ve bu itirazlarının kesinleşmesinin akabinde kart hamillerinin bağlı bulunduğu diğer bankalar tarafından davacı bankadan yapılan bu işlemlerin bedellerinin talep edildiğini, davacı banka tarafından davalı tarafa ihtarname keşide edilerek bedellerin defalarca istendiğini, ancak davalı tarafın ihtar gereklerine uymadığını, müteakip davacı bankanın ödemeleri yaptığını, davalılar ile yapılan Genel Kredi Sözleşmesi ve Üye İş Yeri sözleşmesi gereğince davalılar hakkında İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazların yerinde olmadığını beyanla, davalıların itirazının iptali ile (-kefiller ... ve ...  için kefalet limiti 450.000,00 TL, diğer davalı şirket ... İşletmeleri Limited Şirketi için kefaLet limiti olan 50.000,00 TL ile sınırlı kalmak kaydı ile-) takibin devamına, davalıların % 20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderlerinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini, talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinin dava konusu borçtan dolayı sorumluluklarının bulunmadığını,davacı tarafından hukuka aykırı biçimde itiraza konu harcama işlemlerinin sorumluluğunun müvekkillerine yöneltildiğini, işlemlerin sahtecilik yolu ile gerçekleştirilmiş olması ihtimalinde de müvekkillerinin sorumluluğunun bulunmadığını, davalıların işlenen fiil nedeniyle mağdur durumda olduğunu, icra takibinin gerçek bir borç karşılığında olmaması nedeniyle yerinde olmadığını ve açılan davanında haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu beyanla,  davanın reddine karar verilmesini, talep ve beyan etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"...Taraflar arasında 05/10/2016 tarihli Üye İş Yeri Sözleşmesi, 26/06/2015 tarihli 50.000 TL tutarlı Kredi Genel Sözleşmesi, 03/10/2016 tarihli Ticari Ürün ve Hizmet Paketi Sözleşmesi akdedildiği, davalı ... Ticaret Limited Şirketi'nin davacı bankanın Beyoğlu Şubesinin müşterisi olduğu, davacı banka nezdinde ... ve ... no lu mevduat hesaplarının bulunduğu ve davacı bankanın kredi kartı üye iş yeri hizmetinden de istifade ettiği, davacı banka tarafından davalı şirkete sanal POS tahsis edildiği ve kredi kartıyla mesafeli işlem yapma yetkisinin tanındığı, taraflar arasında ki Üye İş Yeri Sözleşmesinden sonra ilk işlemin 03/11/2016 gece yarısına doğru davacı banka tarafından tahsis edilmiş olan sanal POS üzerinden iş iş yerinde kredi kartı kabul etmeye başladığı ve işlem bedellerinin davalı şirketin davacı bankanın Beyoğlu Şubesi nezdinde ki döviz tevdiat hesabına kaydedilerek davalı şirkete ödendiği, kredi kartı ile yapılmış olan mesafeli işlemlerle ilgili olarak kart hamillerinin irade dışı ve izinsiz işlem itirazları nedeniyle diğer bankalardan davacıya geri ödeme bildirimde bulunulduğu, müteakip sanal POS üzerinden yapılan ve kart hamillerinin itirazına uğrayan işlemler nedeniyle bankaların davacıdan tahsilat isteminde bulunduğu ve davacının bu suretle yapılan işlemler nedeniyle ödemelerde bulunduğu, kart hamili bankalarca davacı bankadan tahsil edilen 199.559,83 EURO nun ödenmesi hususunda davacı banka tarafından davalılara 1 Mart 2017 de tebliğ edilen ihtarname keşide edildiği, davalıların ödeme yapmaması üzerine davacı tarafından icra takibinde bulunulduğu, yanlar arasında ki az yukarıda yazılı sözleşmeler göz önüne alındığında, davacının kart hamillerine her hangi bir hizmet vermemiş olmasına rağmen sanal POS üzerinden yapılan işlemler nedeniyle yaptığı ödemeler gereğince zarar uğradığı, kredi kartı ile yapılan mesafeli işlemlerde mal veya hizmetin gerçek kart sahibine teslim edilmemesinden davalı üye iş yerinin 5464 sayılı yasanın 15 ve 32.maddeleri gereğince sorumlu olduğu, yine taraflar arasında ki sözleşmeler gereğince diğer davalı kefillerinde kefalet limitleri oranında sorumlu olduğu, bilirkişi ek raporunda açıklandığı ve mahkememizce de kabul edildiği üzere bankanın takip tarihi itibariyle 769.615,03 TL asıl alacak, 45.856,23 TL işlemiş yıllık faiz (%39), 2.292,81 TL temerrüt faizinin % 5'i BSMV toplamı olan 817.764,07 TL asıl borçludan alacaklı olduğu, bu alacaktan kefiller ... Limited Şirketinin kefalet limitinin 50.000,00 TL diğer davalı kefiller ... ve ...'ın kefalet limitinin ayrı ayrı 450.000,00 TL olmakla kefalet limitleriyle sorumlu oldukları, özetle ve öz olarak; davacı bankanın kart hamillerine her hangi bir hizmet vermemiş olmasına rağmen, sanal POS üzerinden yapılan işlemler nedeniyle, kart hamillerinin irade dışı ve izinsiz işlem itirazları kesinleştikten sonra bankaları tarafından kart hamillerine ödemede bulunulduğu ve müteakip bankaları tarafından ödeme miktarlarının davacı bankadan tahsil edildiği, davacı bankanın davalılara da ihtar edilen ödemesinin 199.559,83 EURO olduğu, gerek taraflar arasında ki sözleşmeler gerekse 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununun 15 ve 32.maddeleri birlikte değerlendirildiğinde davalıların davacının zararlarını gidermekle yükümlü oldukları, davalı kefillerinde Kredi Genel Sözleşmesinin 9.maddesi kapsamında borçtan sorumlu olacağı, sonucuna ve vicdani kanaatine varılarak 27/11/2018 tarihli  ek rapor dayanak tutulmak üzere aşağıdaki karar verilmiştir. Davacı alacağı likit nitelikte olup, davalının itirazında haksız bulunduğu anlaşıldığından İcra İflas Yasasının 67/2.maddesi hükmü gereğince tespit edilen alacak miktarının % 20'si oranında davalıların (kefillerin kefalet limiti oranında) icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına ve davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili ve davalılar ... ve ... Turizm İşl. Ltd. Şti. vekili tarafından ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davalılar ... San ve Tic. Ltd Şti  ve Kefiller ..., ...  ve ... Turizm İşletmelri Ltd .Şti. arasında imzalanan kredi genel sözleşmesine istinaden söz konusu şirkete 05/10/2016 tarihli üye iş yeri sözleşmesi ile ... üye iş yeri nolu mail order özellikli POS tahsisi yapıldığını, üye iş yeri hesabına bağlı POS'tan 17/10/2016 ile 13/11/2016 tarihleri arasında toplamda 159 adet 6.676, 80 TL ve 220.027,11 Euro'luk işlem yapıldığını, bu miktarların davalı ... San Ve Tic. Ltd Şti'nin müvekkili bankanın Beyoğlu Şubesi nezdindeki hesabına yatırıldığını, akabinde işlemleri takip eden gün bu miktarların davalı tarafından hesaptan çekilerek kullanıldığını, söz konusu POS üzerinden yapılan anılan işlemlere kart hamilleri bilgileri dışında işlem yapıldığı, kartın fiziksel olrak kullanılmadığı ve sahtecilik işlemine maruz kaldıkları açıklaması ile itiraz edildiğini, bu yapılan itirazlar üzerine davalı ... San Ve Tic. Ltd Şti'ne müvekkili bankaca itirazlı işlemlere karşı kart hamillerine ait isim, kart ve rezarvasyon bilgilerinin yazılı olduğu mail order belgelerinin iletildiğini, ancak davalı şirketçe herhangi bir işlem yapılmadığını, mail order ile işlem gerçekleştirilen kart hamillerinin yapılan işlemler hakkında bilgilerinin olmadığına dair itirazlarının devam etmesi neticesinde ise bu itirazlarının kesinleştiğini ve kart hamilerinin bağlı bulunduğu diğer bankalarca müvekkili bankadan yapılan bu işlemlerin bedellerinin geri iadesinin talep edildiğini, müvekkili banka tarafından davalı ... San Ve Tic. Ltd Şti'ne söz konusu tutarların müvekkili bankaya iade edilmesi yazılı, sözlü ve 08/12/2016 tarihli iadeli taahhütlü mektup ile defalarca bildirildiğini, ancak iadeye dair hiçbir işlem yapılmadığını, davalı şirketçe bu miktarların iade edilmemesi  üzerine 199.559,83 Euro ... ve ... kuralları çerçevesinde kart hamillerinin bağlı bulunduğu bankalarca müvekkil bankadan tahsil edildiğini, davalılardan ... San Ve Tic. Ltd Şti'ne  imzalan kredi genel sözleşmesine istinaden üye işyeri sözleşmesi ile ... üye işyeri nolu  mail order özellikli POS tahsisi yapıldığını, POS hesabına yatırılan miktarların davalı şirkete ödendiğini, ..., ... ve ... Tic. ve Turizm İşletmeleri Ltd. Şti.'nin ise söz konusu kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, kredi genel sözleşmesinin teminatların bankanın doğmuş ve doğacak tüm alacaklarının karşılığını temin etmesi başlığı altındaki ( Md.9) “verilen veya verilecek olan teminatların bankanın doğmuş ve doğacak tüm alacaklarıın teminatını teşkil edeceği “ hükmünün düzenlendiğini, bu nedenle borçtan kefalet miktarları ile sorumlu bulunduklarını, dosyada mübrez bilirkişi raporu ile toplam 815.291,01 TL’lik bir alacak bulunmuş ise de dava konusu icra takip dosyasında da açıkça talep edildiği üzere müvekkil bankanın takip tarihindeki alacağının 906.642,50 TL olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirtilen aradaki farkın bilirkişilerce belirtilen zaman aralıklarında hiç faiz hesaplanmamış olmasından kaynaklandığını, yerel mahkemece bu hususun dikkate alınmadan karar verildiğini, yerel mahkeme tarafından verilen kararın kısmen reddedilen kısmı ve buna ilişkin olarak vekalet ücretine hükmedilmesi ve %20 icra inkar tazminatının da eksik tespit edilmiş olmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, belirtilen sebepler neticesinde yerel mahkeme kararının kısmen reddine ilişkin kararın kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini, %20 icra inkar tazminatının bu miktar üzerinden tespit edilerek verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılması gerektiğini ileri sürmüştür. Davalılar ... ve ... Turizm İşl. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; işbu davanın konusunun mail order yoluyla yapılan bazı kredi kartı harcamalarının usulsüz olması nedeniyle banka ile müşteri arasında yaşanan hukuki sorundan kaynaklandığını, yerel mahkemece yarılama yapılırken öncelikle dosyada davalı olarak bulunan iki tüzel bir gerçek kişinin Borçlar Kanunu, Ticaret Kanunu ve Medeni Kanun bakımından yerleri doğru tayin edilememiş ve ortaya işbu itiraza konu hatalı kararın çıktığını, mahkeme Yargıcı'nın yargılama yaparken elde ettiği delillerle birlikte mevcut mevzuatı da dikkate almak suretiyle bir sonuca ulaşmakta olduğunu, ancak mahkeme Yargıcı'nın kararını verirken bir gerekçe sunmak ve bir gerekçe oluşturmak zorunda olduğunu, ancak yerel mahkemece karar aşamasına gelmeden almış olduğu ara kararlarda yargılamanın sıhhati bakımından büyük önem arz ettiğini, işbu dosya bakımından anılan kararın dosyanın tümden yüksek mahkemenin aradığı kriterlerin dışına çıkılmasına neden olduğunu, bu saatten sonra yapılan tüm usul ve esas işlemlerinin doğrunun ortaya çıkabilmesi adına fayda sağlayabilmesinin mümkün olmadığını, bilirkişilerden birincisinin bankacı olduğundan bahsediliyor ancak ikinci bilirkişinin bankacı mı başka bir sektörden mi olduğunun belirtilmediğini, tarafların ancak bilirkişi raporunu dosyaya ibraz edildiğinde her iki bankacının unvanları hakkında sahibi olduklarını, elbette duruşma sırasında hazır olan vekillerinin bu duruma müdahale etmemelerinin kabul ettikleri anlamını taşımayacağını, zira yargılamayı idare eden mahkeme hakimi olduğundan tarafların hakimin insiyatifine itimat ettiklerini, oysa böyle kritik bir dosyada ve de ihtilaf her ne kadar bankacılık hukukundan kaynaklansa da ihtilafın hem ticari boyutunun hem de Borçlar Kanunu'nu ilgilendiren boyutunun olduğu nazara alındığında iki emekli bankacıdan oluşan ve uzmanlık alanlarının kredi sözleşmeleri olduğuna dair dosyada herhangi bir bilgi ve belge bulunmayan bilirkişi seçiminin yargılamanın en önemli ve sonucu etkileyen hatalı ara kararı olduğunu, yargılama sırasında müterafik kusur durumunun dosya bakımından değerlendirilmesi hususu talep olunmasına rağmen yerel mahkemece bu konuda da yargılamayı daha sıhhatli bir noktaya taşıyacak ara kararın tesis edilmediğini, oysa tarafların bu konudaki talepleri dikkatle incelense ve yerine getirilmiş olsa idi adaletin tecellisi bakımından bugün daha doğru yerde olunabileceğini, belirtilen sebepler neticesinde tehir-i icra taleplerinin kabulüne karar verilmesini, yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür. <br>GEREKÇE: Dava, davacı bankanın davalı ... Otelcilik şirketi ile arasındaki genel kredi sözleşmesi kapsamında akdedildiği belirtilen üye iş yeri sözleşmesi ve mail order özellikli POS tan kart hamillerinin bilgisi dışında yapılan işlemler dolayısıyla yaptığı ödemeler nedeniyle başlattığı ilamsız icra takibine karşı davalıların vaki itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup karara karşı davacı vekili ile davalılar ... ve ... İşletmeleri Ltd.Şti. vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Beyoğlu ... Noterliği tarafından tanzim edilen 27/02/2017 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamenin alacaklı banka tarafından davalılar aleyhine düzenlendiği ve ihtarda üye iş yerinde gerçekleştirilen kart sahibi tarafından kendileri tarafından işlem yapılmadığı gerekçesi ile itiraz edildiği, itiraza istinaden dokümanların incelendiğini, işlemlerin mail order şeklinde  gerçekleştirildiğini, uluslararası visa ve mastercard kuralları gereğince kartsız ortamda gerçekleşen işlemlere gelen itirazlarda sorumluluğun iş yerine ait olduğunu, toplam 199.559,83 EURO alacağın 1 gün içinde ödenmesinin talep edildiği, ihtarnamenin 01/03/2017 tarihinde davalılara tebliğ edildiği görülmüştür. İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyası kapsamından, davacı tarafın davalılar hakkında toplam 906.642,50-TL alacağın eklentileri ile birlikte ödetilmesi  istemiyle ve ilamsız takip yoluyla icra takibinde bulunulduğu ve fakat davalı tarafın yasal süresi içinde vaki itirazı sonucu, icra takibinin İcra İflas Yasasının 62.maddesi uyarınca durduğu saptanmıştır. Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, davacı banka kayıtları üzerinde inceleme yapılarak bilirkişi raporu alınmıştır. Bilirkişiler tarafından sunulan 10/09/2018 tarihli asıl rapor ve 27/11/2018 tarihli ek rapor taraflar arasındaki sözleşmelere ve dosya kapsamına uygun yeterli gerekçeye sahip ve denetlenebilir kabul edilerek ilk derece mahkemesince hükme esas alınmıştır. Bilirkişi raporunda davalı şirketin, davacı banka İle 05/10/2016 tarihinde imzalamış olduğu Üye İşyeri Sözleşmesi'nden sonra, İlk işlem tarihi 03/11/2016 gece yarısına doğru Saat  23.02 de olmak üzere, davacı banrka tarafından tahsis edilmiş olan sanal POS üzerinden, işyerinde kredi kart kabul etmeye başladığı ve işlem bedellerinin davalı şirketin davacı bankanın Beyoğlu Şubesi nezdindeki no.lu döviz tevdiat hesabına Euro döviz cinsinden alacak kaydedilerek davalı şirkete ödendiği, ilki 18/04/2016 tarihi olmak üzere, davacının işyerinde ( Sanal POS 'unda ) gerçekleşen ve kredi kartı ile yapılmış olan mesafeli işlemlerle ilgili olarak, kart sahiplerinin itirazları üzerine, kart sahibi bankalar tarafından chargebacklerin) gelmeye başladığı, 95 adette toplam Euro 204.108,03 tutarındaki işlemlerin davacı bankaya chargeback olarak geri gelmiş olduğu, davalı şirkete ait mevduat hesabının müsait olmaması ( bakiyesinin yetersiz olması ) nedeniyle, davalı şirkete ait işyerinde, sanal POS üzerinden yapılmış olan kredi kartı ile mesafeli işlemlerden kaynaklanan 204.108,03 Euronun davalı şirketten tahsil edilememiş olduğu ve davacı bankada 204.108,03 Euro tutarında maddi zarar meydana gelmiş olduğu belirtilmiştir. 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununun 32. maddesine göre,kart numarası bildirilmek sureti ile üye işyerinden telefon, elektronik ortam, sipariş formu veya diğer iletişim araçları yoluyla yapılan işlemlerden doğacak anlaşmazlıklarda ispat yükü üye işyerine aittir. Somut olayda taraflar arasında Üye İşyeri Sözleşmesi ve Genel Kredi Sözleşmesi tanzim edildiği, davalı üye iş yerine pos cihazı bağlandığı, pos cihazından itirazlı işlemlerin mail-order yöntemiyle gerçekleştirildiği, tele order/mail order yöntemiyle yapılan satışlardan doğan ihtilaflarda işlemler kartsız ve şifresiz yapıldığı için üye iş yerinin doğrudan sorumlu olduğu, davalı üye işyerinin 5464 sayılı Kanunun 32 maddesine göre ispat yükümlülüğünü yerine getiremediği,banka tarafından  yapılan harcama belgeleri davalı üye işyerinden istenildiği halde davalı tarafından ibraz edilmediği anlaşılmaktadır. Dava dışı kişiler tarafından harcamalara itiraz edilmesi neticesinde davacı banka tarafından kart hamillerinin bankalarına harcama bedellerinin geri ödendiği, ödenen bedellerin tahsili amacıyla davacı banka tarafından davalı üye iş yeri ve genel kredi sözleşmesinde müteselsil kefil sıfatıyla imzası bulunan diğer davalılar hakkında takip başlatıldığı, anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere Genel Kredi Sözleşmesi ile kredi kartı Üye İşyeri Faaliyeti arasında bir ilişki bulunmadığı, kredi kartı Üye işyeri ilişkisinin nev'i şahsına münhasır bir ilişki olduğu ve üye işyeri faaliyetlerinin Üye İşyeri Sözleşmesi ile düzenlendiği nazara alınarak, davacı banka tarafından Genel Kredi Sözleşmesi'ndeki kefalet ilişkisine istinaden; diğer davalılar ..., ... ve ... İşletmeleri Ltd.Şti. nden olan alacak talebinin yerinde olmadığı, zira üye iş yeri sözleşmesinin bağımsız nitelikte yeni bir sözleşme olduğu anlaşılmakla mahkemece yanılgılı gerekçe ile istinaf başvurusunda bulunan davalılar ... ve ... şirketi yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetli olmamıştır. Davacı vekilinin mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplamanın hatalı olduğuna dair istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede ise, davacı banka ile davalı .. şirketi arasında 26/06/2015 tarihinde Genel Kredi Sözleşmesi (GKS) imzalanmış ve diğer davalılar bu sözleşmeye müteselsil kefil olmuştur. Davacı banka tarafından kredi borçlusu ve müteselsil kefil olan davalılara çekilen Beyoğlu ... Noterliği 27/02/2017/... tarih ve yevmiye numaralı ihtarname ile kredi hesabının kat edildiği ve kredi borcunun ödenmesinin ihtar olunduğu, ihtarnamenin davalılara 01/03/2017 tarihinde tebliğ edildiği, 03/03/2017 tarihinde temerrüdün oluştuğu tespit edilmiştir. Buna göre asıl alacak hesap kat tarihi itibari ile belirlendikten sonra hesap kat tarihinden itibaren temerrüt tarihine kadar hesaplanan akdi faiz alacağının da kat tarihindeki alacağa eklenerek (kapitalize edilerek) asıl alacağın belirlenmesi ve bilahare temerrüt tarihinden takip tarihine kadar da temerrüt faizinin hesaplanması gerekli olup, mahkemece hükme esas alınan ve yapılan açıklamaya uyularak hazırlanan bilirkişi ek raporuna dayanılarak hüküm kurulmasında isabetsizlik görülmemiştir. Bu nedenle davacı vekilinin 27/02/2017-17/03/2017 tarihleri arasının akdi faiz hesaplamasının yapılmadığına dair istinaf sebepleri yerinde değildir.Açıklanan nedenlerle HMK 'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda  davalı ... ve ... İşletmeleri Ltd.Şti. şirket vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.2 maddesi gereğince, kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak; ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurmayan diğer davalılar yönünden karanın kesinleştiği ve bu hususta davacı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu gözetilerek bu davalılar yönünden hükmün kesinleşen kısmı tekrar edilerek,  aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; Davacı banka vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Davalılar ... ve ... İşletmeleri Ltd.Şti. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 1-Davalılar ... ve ... Ltd.Şti. aleyhine açılan DAVANIN REDDİNE, 2-Diğer davalılar ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ve ... aleyhine açılan davanın kısmen KABULÜNE, kısmen REDDİNE, 3-769.615,03 TL asıl alacak, 45.856,23 TL işlemiş yıllık faiz (%39), 2.292,81 TL temerrüt faizinin % 5'i BSMV toplamı olan 817.764,07 TL yönünden İstanbul ...İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasındaki itirazın asıl borçlu yönünden bu miktarlar üzerinden kısmen iptaline, davalı kefil ...'ın kefalet limitinin 450.000,00 TL olduğu gözetilerek bu kefil yönünden sorumlu olduğu miktar ile birlikte sınırlı sorumluluğu dikkate alınarak itirazların sorumluluk ile sınırlı olarak iptaline, 26/04/2017 takip tarihinden itibaren tahsilde tekerrür oluşturmayacak şekilde davalı asıl borçlu ile birlikte davalı ... yönünden müşterek ve müteselsil sorumluluk gözetilerek ( kefil kefalet limiti ile birlikte sınırlı sorumlu) 769.615,03TL asıl alacak üzerinden yıllık % 39 oranında tahsil edilme tarihine kadar temerrüt faizi işletilmesine ayrıca faizin % 5'i oranında BSMV uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 4-Davacı lehine 163.552,81 TL icra inkar tazminatına hükmolunmasına, bu miktarın tamamından davalı asıl borçlu tam sorumlu olmak üzere, davalı kefil ... 90.000,00 TL'sinden müşterek ve müteselsil kefalet limiti gözetilerek, sorumlu olmak üzere tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydı ile adı geçenlerden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-Davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine,6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan  55.861,46 TL nispi karar ve ilam harcının davalılardan (davalı ... San ve Tic.Ltd.Şti tamamından, davalı ... 30.739,50 TL'sından tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla sorumlu olmak üzere) tahsiline, peşin alınan harcın mahsubuna, 7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 46.660,56 TL nispi vekalet ücretinin davalılar ... San ve Tic. Ltd. Şti ve ...' tan alınarak (davalı ... San ve Tic.Ltd.Şti tamamından, davalı ... 31.950,00 TL'sından tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla sorumlu olmak üzere)davacıya verilmesine, 8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davalılar ... San ve Tic. Ltd. Şti. lehine hesap ve takdir edilen 9.860,27 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, 9-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi3/2 maddesi uyarıca  hesap ve takdir edilen 69.000.06-TL nispi vekalet ücretinin (17.900-TL'sinin davalı ... Turizm İşletmeleri Ltd.Şti.'ne verilmek üzere) davacıdan alınarak davalılar ... ve ... Turizm İşletmeleri Ltd.Şti'ne  verilmesine, 10-Davacı tarafından yapılan başvuru harcı 36,00-TL,1200,00-TL bilirkişi ücreti ve 463,50 TL tebliğ gideri olmak üzere toplam 1.699,50 TL yargılama giderinin davadaki kabul ve red oranına göre %90'ının davalılardan alınarak  (davalı ... San ve Tic.Ltd.Şti tamamından, davalı ... 1.532,89 TL'sından tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla sorumlu olmak üzere) davacıya verilmesine, 11-Davalılar tarafından dosya üzerinde yapılan yargılama gideri bulunmadığından ve yatırılan gider avansı olmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, 12-Hukuk Muhakemeleri Yasasının 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 13-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak; a-Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle davacıdan alınması gereken 427,60TL istinaf karar harcından davacı ıtarafından istinaf yoluna başvuru aşamasında peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile eksik  373,2 TL karar ve ilam harcının harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, b-Davalılar tarafından yatırılan istinaf karar harçlarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde kendilerine iadesine, c-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan harç ve yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, d-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yatırılan 148,60 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, e-Davalı ...  İşletmeleri Ltd.Şti. tarafından istinaf aşamasında yatırılan 148,60 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, 14-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK 'nın 361/1. maddesi uyarınca  kararın taraflara tebliğinden itibaren  iki hafta içinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne temyiz yasa  yolu açık olmak üzere oybirliği ile  karar verildi.29/02/2024 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"02cdfbf9b4401d1a","SID":"00b4f4f23543e8c8"}}