{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/323 Esas<br>KARAR NO: 2024/1174 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2020/612 Esas - 2021/940 Karar<br>TARİHİ: 15/10/2021<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 04/07/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı ile aralarındaki ticari ilişki çerçevesinde fatura alacağından kaynaklanan 6.785,00 TL tutarındaki borcun ödenmediğini, davalı taraf aleyhine alacağın tahsili için icra takibine geçildiğini, davalı tarafın itirazı ile takibin durdurulduğunu beyanla açılan davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı taraf davaya cevap vermemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 15/10/2021 tarih ve 2020/612 Esas - 2021/940 Karar  sayılı kararında;\"Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının, davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu, varsa yapılan ödemeler, ödeme konusundaki tarafların beyan ve itirazları nazara alındığında davacının alacağının kalıp kalmadığı hususlarında olduğunun tespitine ilişkindir.Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine fatura alacağına dayalı toplamda 7.014,11 TL üzerinden takibe geçildiği, davalı borçlu tarafından süresinde itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşıldı.Davalı borçlunun Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasında borca itirazları ile birlikte ... Numaralı faturadaki imzanın şahsına ait olmadığından bahisle imza itirazında da bulunduğu dikkate alınarak Mahkememizin 05/03/2021 tarihli celsesinde imza itirazı yönünden değerlendirme yapılması için verilen ara kararların davalı tarafından verilen kesin süreler içerisinde yerine getirilmediğinden davalıya söz konusu ara kararların ihtarat yerine geçmek üzere usulüne uygun olarak tebliğ edildiği gözetilerek ihtaratta da belirtildiği üzere davalının imza inkarına ilişkin iddiasından vazgeçmiş sayıldığı kabul edilerek yargılamaya devam olunmuştur.Davalının usulune uygun yapılan tebligata rağmen ticari defter ve kayıtlarını inceleme günü ibraz etmediği, ticari defterlere delil olarak dayanan davacının incelemeye sunulan usulüne uygun ve alacağın kaynağını oluşturan kayıtları içeren ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, uyuşmazlık konusu ... Numaralı faturadaki imza bakımından  davalının imza inkarına ilişkin iddiasından vazgeçmiş sayıldığına yönelik Mahkememizin yukarıda yer alan kabulü ve hüküm vermeye elverişli olduğu değerlendirilen bilirkişi tarafından sunulan rapor da dikkate alınarak icra takibine konu alacağın mevcut delil durumu ve dosya kapsamı ile ispatlandığı anlaşılmakla davanın kabulü ile, davalının Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasında davalı tarafından 6.785,00 TL asıl alacağa yönelik yapılan itirazın iptaline, 6.785,00 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, alacak likit olmakla icra inkar tazminatına ilişkin talebin kabulüne dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" gerekçesi ile,\"AÇILAN DAVANIN KABULÜ İLE, 1-Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasında davalı tarafından 6.785,00 TL asıl alacağa yönelik yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, 6.785,00 TL asıl alacak üzerinden TAKİBİN DEVAMINA,2-Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın % 20'sine tekabül eden 1.357,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,\" karar verilmiş ve verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; davacı ile müvekkili arasında magnet alım satımına ilişkin görüşmeler yapıldığını ancak tarafların anlaşamaması üzerine herhangi bir  sözleşme kurulmamış olup hiçbir şekilde magnet alımı konusunda tarafların anlaşmaya varmadıklarını, karşı tarafın sürecin devamında sanki sözleşme ifa edilmiş gibi müvekkilinin imzasını atarak sahte fatura düzenleyip icra takibi başlattığını, karşı tarafın başlatmış olduğu icra takibine dayanak olarak sözleşme kurulduğuna ilişkin herhangi bir somut ve inandırıcı delil de sunamadığını, bahsi geçen işbu icra takibine dayanak olarak karşı tarafın sunduğu faturalardaki imzaların sahte olarak  düzenlenmesinin yanı sıra, yine takibe dayanak olarak sunulan belgelerde ıslak imza kullanılmadan fotokopi imza kullanıldığını, bu sebeple icra takibine dayanak olarak sunulan hiçbir belgenin geçerli bir belge niteliğini taşımadığını, işbu faturalar ekte mevcut olup istenilirse İcra Müdürlüğünden de celp edilebileceğini;Karşı taraf faturaya dayanarak alacaklı olduğunu iddia ediyorsa bunu somut, inandırıcı ve ıslak imzalı yazılı delillerle ispat etmesi gerektiğini, karşı taraf bu hususta ıslak imzalı, inandırıcı bir delil sunmamasına rağmen dosya hakkında kendi lehine hüküm elde ettiğini, Mahkemenin bu şekilde hüküm kurmasının hukuka aykırı olduğunu, bu hususun Yargıtay kararlarında da özellikle vurgulandığını, (Yargıtay 19. H.D. 20/01/2015 tarih ve 2014/14716 Esas 2015/553 Karar sayılı kararı) müvekkilinin karşı tarafın başlatmış olduğu söz konusu icra takibine, borca ve tüm ferilerine ve ayrıca imzaya süresinde itiraz ettiğini, müvekkilinin açık bir şekilde imza itirazı olmasına rağmen imza örnekleri alınmadan hakkında hüküm tesis edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ispat yükü davacıda olup müvekkilinin hiçbir imza karşılaştırması yapılmaksızın davaya konu imzaların müvekkiline ait olduğu kanısına varılarak hüküm tesis edilmesinin hukuken kabul edilmesinin mümkün olmadığını, Yargıtay'ın kararlarında da ispat yükünün davacıya ait olduğu ve imza incelemesi eksiksiz yapılıp deliller toplandıktan sonra hüküm tesis edilmesi gerektiği hususlarının özellikle vurgulandığını, (Yargıtay 19. H.D., E. 2015/2854, K. 2015/14490 , T.11.11.2015 Yargıtay 12. H.D, E. 2016/1048, K. 2016/13844, T. 11.5.2016);Karşı tarafın hileli bir işlemle sahte imzalı fatura düzenlemesi ve bunu kullanması TCK madde 207 hükmü gereği özel belgede sahtecilik suçunu oluşturmakta olup bu hususla ilgili de taraflarınca Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu, işbu soruşturma dosyasının bekletici mesele yapılmasını Dairemizin takdirine bağlı olarak talep ettiklerini beyanla öncelikle tehiri icra talebinin kabul edilerek istinaf incelemesi sonuçlanıncaya dek Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası kapsamında devam etmekte olan icra takibinin geri bırakılmasına, Mahkemec e verilen kararın kaldırılmasına, davanın reddine, Küçükçekmece .... İcra Dairesi ... E. sayılı icra takibinin iptaline, alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla davacının kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, faturaya dayalı ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve takibin devamı taleplerine ilişkindir.Davacı taraf, davalının sahibi olduğu işyeri için sipariş ettiği 40.000 adet magnetin üretilerek 20.08.2019 tarihli irsaliyeli fatura ile davalıya teslim edildiğini, davalının fatura konusu borcunu ödemediğini, bu nedenle hakkında başlatılan takibe itirazının haksız olduğunu beyan ederek itirazın iptalini talep etmiş, davalı taraf davaya cevap vermemiş, Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Dosya kapsamından; davacı tarafından icra ve dava dosyasına, takip ve dava konusu edilen 20.08.2019 tarihli ve 6.785,00 TL bedelli faturaya konu malların davalıya teslimine dair aynı tarihli teslim tutanağı ve davalının kaşesi ve üzerinde imza olan sipariş formunun sunulduğu, teslim belgesinin teslim alan ve teslim eden kısmında herhangi bir kaşe ve isim olmaksızın imzaların bulunduğu, davalı tarafından icra dosyasına sunulan itiraz dilekçesinde anılan belgelerdeki imzaların açıkça inkar edildiği, davacının ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda davacının 2019 yılı yevmiye defterinin kapanış tasdikinin yaptırılmadığının tespit edildiği, Mahkemece 05.03.2021 tarihli celsede verilen ara karar gereği davacı vekilinin teslim belgesinin aslını dosyaya ibraz ettiği, Mahkemece aynı celsede davalı tarafa fatura tarihine yakın tarihte düzenlenmiş ve ıslak imzalarını içerir belgelerin bulunduğu kurumları bildirmek üzere 2 haftalık kesin süre verildiği ve aksi halde imza inkarından vazgeçmiş sayılmasına karar verileceğinin ihtar edildiği, duruşma tutanağının davalıya tebliğ edildiği, davalı tarafından verilen süre içerisinde herhangi bir beyanda bulunulmadığından imza inkarından vazgeçmiş sayıldığı ve davacının ticari defterleri lehine delil kabul edilmek suretiyle alacağın ispat edildiğinden bahisle davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. Tek başına fatura düzenlenmesi alacağın ispatı için yeterli değildir. Fatura içeriği malın teslim edildiğinin/hizmetin verildiğinin, düzenleyen tarafça ispat edilmesi gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi uyarınca ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması ile diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Ek cümle: 22/7/2020-7251/23 md.) veya defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.Somut olayda açıklanan yasal düzenleme gereği kapanış tasdiki bulunmayan 2019 yılı yevmiye defterinin usulüne uygun şekilde tutulduğundan bahsedilemeyeceği gibi davalı tarafın ticari defterleri incelenemediğinden, davacının ticari defterlerinde yer alan kayıtların lehine delil olarak kabul edilemeyeceği açıktır. Davacı tarafından sunulan ve davalı tarafından inkar edilen teslim belgesindeki imza yönünden ise Mahkemece her ne kadar davalı tarafa imza inkarı kapsamında medarı tatbik imzalarını içerir belgelerin bulunduğu yerleri bildirmesi için süre verilerek, bu süre içerisinde ilgili yerlerin bildirilmemesi nedeniyle imza inkarından vazgeçmiş sayılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiş ise de, verilen ara karar 6100 Sayılı HMK'nın  yazı ve imza inkarı halinde inceleme usul ve sırasını düzenleyen 211. maddesine aykırı olmuştur. Zira anılan maddede imza inkarında bulunan tarafın medarı tatbik imzalarının Mahkemece dosyaya getirtileceği düzenlenmiş olup, ilgili tarafa imzaların bulunduğu yerleri bildirmek konusunda bir yükümlülük yüklenmemiştir. Bu sebeple ispat yükünün imza inkarında bulunan tarafa yüklenmesi ve bu sebeple davanın reddine veya kabulüne karar verilmesi mümkün değildir. Anılan madde uyarınca Mahkemece, öncelikle aslı celp edilen belge gösterilmek suretiyle davalının isticvap edilmesi, bu konuda davalıya usulüne uygun şekilde tebligat çıkarılması, isticvap işlemi ile bir kanaat edinilememesi halinde davalının imza örneklerinin dosya arasına alınması ile teslim belgesinde yer alan imza ile bunların karşılaştırılması, başka bir incelemeye gerek duyulmadığının anlaşılması halinde bunun gerekçeleri ile açıklanması, bu şekilde yapılan incelemenin yeterli görülmemesi halinde yine davalıya ait medarı tatbik imza örneklerini içerir belge asıllarının bulunduğu kurumları bildirmek üzere her iki tarafa süre verilmesi ve re'sen araştırma yapılması, bu belgeler celp edildikten sonra teslim belgesindeki imzanın sahteliği hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması, alınacak rapor ile davacı tarafından sunulan delil tespiti raporu, savcılık soruşturma dosyası ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir. Sonuç olarak davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile;Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/10/2021 tarih, 2020/612 Esas- 2021/940 Karar sayılı kararının HMK'nın 297, 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde  yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 04/07/2024 tarihinde HMK'nın  362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b8aac2b7f5e45c13","SID":"11d74142e7b11ab5"}}