{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1382 <br>KARAR NO: 2022/1497<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 05/04/2022<br>NUMARASI: 2020/368 Esas - 2022/179  Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Kaptanın Yetki Ve Sorumluluğundan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/12/2022<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince ve katılma yoluyla davalılar vekilince ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil sigorta şirketinin sigortalısı dava dışı ... Yapı A.Ş firması tarafından ... SA firmasına hareketli bölme emtiasının ... gemisi ile gönderildiğini, davalılardan birinin geminin donatanı diğerinin ise ... şirketinin Türkiye acentası olduğunu, emtianın sevki sonucunda alıcıya teslim edilirken emtiada hasar olduğunun fark edildiğini, hasarın emtianın konteynır ile ...  gemisi ile İzmit'ten .../Mali'ye nakliyesi sırasında meydana geldiğini, hasar bedelinin dava dışı sigortalıya ödenmesi nedeniyle sigortalıya halef olduklarını ve hasarın taşıma sırasında meydana gelmesi nedeniyle taşıyanın sorumlu olduğundan bahisle davalılar aleyhine başlatılan takibe yapılan itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.<br>CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinden ... N.V'nın merkezinin Belçika'da olduğunu, diğer davalının ise Türkiye acentası  olduğunu, davaya konu hasarın meydana geldiği iddia edilen taşımanın deniz yolu ile yapıldığını, bu nedenle uyuşmazlığın çözümünde Deniz İhtisas Mahkemesinin görevli olduğunu, TTK'nın 1188.maddesine göre hak düşürücü sürenin 1 yıl olduğunu ve emtianın 27/03/2017 tarihinde alıcısına teslim edildiğini, bir yıllık sürenin 27/03/2017 tarihinde sona ermesine rağmen davacının icra takibini bu süreden sonra 24/04/2018 tarihinde başlattığını, davaya konu taşımanın dava dışı ... A/S tarafından yapıldığını, bu nedenle müvekkillerinin taşıyan sıfatının bulunmadığını, sigorta poliçesi ile teminat altına alınan taşımanın İstanbul'dan başlaması gerekirken taşımanın İzmit Limanından başladığını, dolayısıyla söz konusu poliçenin taşımayı kapsamadığını, bu hali ile yapılan ödemenin ex-gratia olduğunu, ayrıca mal faturası ile gümrük tarafından düzenlenmiş ihracat beyannamesine göre dava dışı sigortalının mal bedeli akreditif olarak aldığını,  hasar var ise dahi dava dışı sigortalının herhangi bir zararının bulunmadığını, davalılardan ... A.Ş'nin acentası olduğu şirketin taşımaya aracılık etmediğini,  bu nedenle esasen müvekkiline karşı zaten herhangi bir dava açılamayacağını, bununla birlikte davalının acenta olması nedeniyle ancak izafeten dava yöneltilebileceğini, doğrudan dava açılmasının mümkün olmadığından bahisle pasif husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, diğer davalı şirketin de taşımayı yapan geminin dontanı, işleteni veya kiracısı olmadığını, dolayısıyla taşımayı yapan gemi donatanına izafeten kendisine dava yöneltilmesinin mümkün olmadığını, davalının fiili taşıyan olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesini, hasar ihbarının süresinde yapılmadığı gibi tarafların iştiraki ile mahkemeler vasıtası ile yapılmış bir tespit bulunmadığını, taşıyan veya temsilcisinin yokluğunda yapılan hasar tespitlerinin taşıyanı bağlamayacağını, ayrıca hasarın istifleme yetersizliğinden meydana geldiğini ve iddia edilen hasarın miktarının belirli olmadığından bahisle davanın öncelikle usuli itirazları dikkate alınarak usulden kabul görmediği takdirde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece \"...Dava konusu İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası incelendiğinde ... gemisi Donatanı ... ve ... A.Ş. aleyhine takip başlatıldığı, dava dilekçesinde ... gemisi Donatanı ... ve ... A.Ş.'ye husumet yöneltildiği görülmüştür. Her ne kadar dava dilekçesi ve takip talebinde ... A/S 'nin vergi numarası belirtilmiş ise de ... A.Ş.'nin şirket ünvanının açıkça belirtildiği ve beyan edildiği  görülmekle davanın  ... A.Ş. ye yöneltildiği anlaşılmıştır. Davacı vekili 17/02/2021 tarihli dilekçesi ile donatanın ... Ltd. Olduğunu belirterek ...'a husumet yöneltilmesinin   maddi hata olarak kabul edilmesi gerektiğini belirtmiş, 15/10/2021 tarihli dilekçede ise HMK 124/3 maddesi gereğince taraf değişikliği yapılarak davalının \" ... gemisi Donatanı ...Ltd. ye  izafeten ... A.Ş\" olarak düzetilmesini talep etmiştir. Mahkememizin 05/04/2022 Tarihli celsesinde davacı vekilinin talebinin kabulüne karar verilmiştir. Donatanın yanlış tespit edilmesi kabul edilebilir bir maddi hatadan kaynaklandığından davacı vekilinin taraf değişikliği  talebinin kabulüne karar verilmiş ise de dava itirazın iptali davası olup icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır. Takip dosyasında donatana usulüne uygun bir ödeme emri tebliği bulunmadığından geçerli bir icra takibinin varlığından söz edilemeyeceği, bu hususun   HMK'nın 114/2.maddesi anlamında özel dava şartı  olduğu, tamamlanamayan bir dava şartı eksikliği bulunduğu görülmekle donatana izafeten  açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden  reddine\" karar vermek gerekmiştir. Davalı ...Ş.'nin  pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı yönünden yapılan değerlendirmede ; konişmentonun  \"... A/S\" kaydı ile taşıyan adına acentesi tarafından imzalandığı, navlun faturasının ise ... vergi numaralı  fiili taşıyan ...  tarafından düzenlendiği görülmüştür. TTK'nun 105.maddesinde \"acentenin aracılık ettiği sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklardan dolayı acente tarafından müvekkili adına dava açılabileceği gibi kendisine karşı da aynı sıfatla dava yöneltilebileceği\" hükmü düzenlenmiş olup  anılan yasa maddesine göre acenteye karşı izafeten dava yöneltilebilecek olmasına rağmen doğrudan dava açılması mümkün değildir. Davalının taşıma işini üstlendiğine dair başkaca bir delilin de sunulmadığı,  bu haliyle davalının pasif dava ehliyetinin bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine\"  karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dava dışı sigortalıya ait emtianın Türkiye'den Senegal'e nakliyesi için davalı ile anlaşmaya varıldığını sözkonusu emtianın alıcı firmaya teslimi sırasında hasarlı olduğu farkedilince 28. 08.2017 tarihli raporun düzenlendiğini, tutanakta 22 adet panonun sağlam olduğu ibaresini yazıldığını ancak kalan 32 adet emtianın  hasar durumuna dair herhangi bir tespitin yapılmadığını,  ilk derece mahkemesince taraf teşkili yönünden dilekçelerinin  maddi hata olarak kabulü edildiğini ve sonrasında icra takibine sıkı sıkıya bağlılık ilkesi gereğince donatana karşı açtıkları davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verildiğini ancak söz konusu kararın hatalı olduğunu, zira  bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarının ilk derece mahkemesince dikkate alınmadığını, internet üzerinden yapılacak basit bir araştırma ile ...'in, aslında ... şirketinin grup şirketi olduğunun görüleceğini, yani eldeki davada uyuşmazlığa konu nakliyesinin tüm taşıma işini grup adına hareket ederek gerçekleştirenin Türkiye'de mukim ... Denizcilik A.Ş olduğunun dosya kapsamından anlaşıldığını, navlun faturasında ... A.Ş değil, ... A.S  yazdığını, akdi taşıyan'ın filli taşıyana yapmış olduğu sözleşmenin tüm nakliye sürecini yöneten  ... A.Ş tarafından dosyaya ibraz edilmesi gerektiğini ve yine konteyner el değiştirme ve hasar tutanağına da ...'da yetkilisi bulunmayan dava dışı sigortalının ulaşma imkanı bulunmadığını, bahsi geçen sebeplerle ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve talepleri doğrultusunda davanın kabulüne ve takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekilinin vermiş olduğu istinaf başvuru dilekçesi, davalılar vekiline 07.06.2022 tarihinde tebliğ edilmiş davalılar vekili,  16.06.2022 tarihinde davacı vekilinin istinaf başvurusuna karşı cevaplarını  ihtiva eden dilekçe ile aynı zamanda katılma yoluyla  istinaf başvurusunda bulunmuş Katılma yoluyla istinaf dilekçesi veren davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Önceki beyanlarını tekrarla, söz konusu hasarın emtianın nihai teslim yeri olan ...' da 27.03.2017 tarihinde tespit edildiğini, şu halde davacının TTK'nın 1188. Maddesi uyarınca 27.03.2017 tarihinden başlamak üzere 1 yıl içinde 27.03.2018 tarihine kadar icra takibi başlatması veya dava açması gerektiğini, oysaki davacının İstanbul Anadolu ... İcra Diresi'nin ... E sayılı takip dosyası ile 24.04.2018 tarihinde icra takibine giriştiğini, dolayısıyla somut olayda hak düşürücü sürenin icra takip tarihi itibariyle düşmüş olduğunu, ilk derece mahkemesince 15.02.2021 tarihli celsede verilen ara karar ile davanın hak düşümü süresi içinde açılıp açılmadığı noktasında rapor aldırılmasına karar verildiğini, 03/08/2021 tarihli bilirkişi raporunda davanın hak düşümüne uğradığının tespit edildiğini, ilk derece mahkemesince davacı ... şirketinin sigortalısına ödeme yaptıktan sonna 90 gün içinde icra takibine giriştiğini, her ne kadar TTK'nın 1188/1 maddesi uyarınca 1 yıllık hak düşümü süresi geçmiş ise de, TTK'nın 1188 /3 maddesi uyarınca sigorta şirketinin sigortalısına yapmış olduğu ödemeden sonra 90 günlük sürenin geçmediğinin anlaşıldığı yönünde kanaat bildirildiğini, halbuki esasen TTK'nın 1188/3.maddesinde ki düzenlemelerden sigorta şirketlerinin faydalanmasının mümkün olmadığını, madde metninde geçen sorumlu tutulan kişi ibaresinden akdi taşıyan tarafa rücusu ve / veya taşıyan tarafın fiili taşıyan tarafa rücusunun anlaşılması gerektiğini, dolayısıyla davanın öncelikle hak düşürücü sürenin geçmesi olması sebebiyle reddi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve davanın hak düşürücü  süre nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, deniz yolu ile taşınan hareketli bölme emtiasını oluşan hasar bedelinin taşıyandan tahsili istemiyle açılmış  alacak davasıdır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili tarafından ve katılma yoluyla davalılar vekili tarafından yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Somut uyuşmazlıkta, dava dışı sigortalıya ait emtianın taşımasını gerçekleştiren geminin donatanı ve taşıyıcı şirketin Türkiye acentesi olduğu söylenen ...  Denizcilik Anonim Şirketine karşı dava açıldığı,  dosya içerisinde dava dışı sigortanın ... Yapı tarafından keşide edilen muhattabın ...  Hotel.. Olduğu 6 adet hareketli bölme satımına ilişkin Fobb bedelli faturanın düzenlendiği yine ... tarafından düzenlendiği anlaşılan deniz navlunun bedeli  faturası olduğu anlaşılmaktadır.Davacı vekili tarafından 08/01/2020 tarihli dilekçe ile hasar dosyasına ilişkin tercüme evraklarının sunulduğu görülmüştür. Bu kapsamda sunulan belgelerin incelenmesinde; ... Yapı AŞ'nin 22.05.2017 tarihinde hasar ihbarında bulunduğu söz konusu ihbarda geminin Safmarine Benguela 1703, konşimento numarasının ..., konteynır numarasının TCNU ..., yükleme limanının Evyap limanı, varış limanının ... limanı, yükleyicinin ... Yapı AŞ gösterildiği, \" Çelişkili Tespit Tutanağı \" isimli belgenin incelenmesinde ççç numaralı konşimentoya ilişkin olarak 27.03.2017 tarihinde düzenlendiği, yükleyicinin ... Yapı, varış yerinin ...  SA olarak görüldüğü Maerskline tarafından düzenlenen ... nolu konşimentonun yükleyicisinin ... Yapı.. alıcısının ... SA olduğu yükleme limanının Eyvap, boşaltma limanının ise ... olarak gösterildiği anlaşılmaktadır. Davanın dayanağı olan  İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... E sayılı icra dosyasının incelenmesinde ; alacaklının davacı ...  Sigorta, borçluların davalı  M/V Safmarıne Benguela Gemisi Donatanı ... N. V., ..., oldukları takibe 48.127,85 TL alacağa konu edildiği, takip sebebi olarak '' 24.04.2018 tarihli ... sigorta Aş 15.05.2017 hasar ve 20.09.2017 ödeme tarihli nakliyat hasarı dosyası rücu alacağı 9.634,82 Euro''' şeklinde ibarenin yazıldığı görülmüştür. Davalı ... N.V'nin  vekili, icra dosyasındaki itirazında, ... N. V'nin Türkiye acentası olan ... Denizcilik AŞ'nin iş yeri adresine ödeme emrinin tebliğ edildiğini, söz konusu ödeme emrine acenta sıfatı ile ... N.V nam ve hesabına izafeten itiraz ettiklerini, ... N.V'nin,  ... isimli geminin donatanı, kiracısı yada işleteni olmadığını beyan etmiş, cevap dilekçesinde de  davaya konu taşımanın dava dışı.... A/S tarafından yapıldığını, dolayısı ile esasen somut davada ... N.V'nin donatan sıfatını bulunmadığını öne sürmüştür. Dava  1- ... Gemisi Donatanı ... N. V.'ye izafeten ... Denizcilik A.Ş ve 2- ... Denizcilik A.Ş 'ye karşı açılmış yargılama sırasında davacı vekili ,HMK’nın 124. Maddesinde kapsamında taraf değişikliği talep etmiştir. 6100 sayılı HMK’nın 124. maddesinde “Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür. Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır. Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder. '' hükmü düzenlenmiştir İradi taraf değişikliğine ilişkin hükme istinaden, gerek davacı gerekse davalı tarafta, iradi taraf değişikliği yapılması mümkündür. (Taş Korkmaz, H.: Medenî Usûl Hukukunda İradî Taraf  Değişikliği, Ankara 2014, s.169; Pekcanıtez, H./Atalay, O./Özekes, M.: Medenî Usûl Hukuku, 14.b., Ankara 2013, s.310; Saldırım, M.: Açıklamalı ve İçtihatlı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve İlgili Mevzuat, Ankara 2011, s.103). Yargıtay uygulaması da bu yöndedir. (Bkz. HGK, 19.09.2012 gün ve 2012/6-338 E., 2012/586 K.) İlk derece mahkemesi, karar duruşmasında ara karar ile davacı vekilinin taraf değişikliği talebinin HMK 124/3 maddesi uyarınca kabulü ile 1 nolu davalıyı ...  gemisi Donatanı ... Ltd'ye izafeten ... A.Ş. Olarak düzeltilmesine karar verildikten sonra takip dosyasında donatana usulüne uygun bir ödeme emri tebliği bulunmadığından geçerli bir icra takibinin varlığından söz edilemeyeceğinden özel dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir .HMK’nın 124/4 maddesi gereğince donatanın  adının yanlış   belirtilmesi  kabul edilebilir bir yanılgı ise de  davaya konu icra takibinde 1- ..... N.V.,2-  ... hakkında takip başlatıldığı halde itirazın iptali davası  1-M/VSafmarıne ... N. V.'ye izafeten ... Denizcilik A.Ş ve2- ... Denizcilik A.Ş 'ye karşı açılmıştır. Takipte davalının acente olduğu ve takibin  bu sıfatla yapıldığını  belirten bir ibare bulunmamaktadır. İtirazın iptali  davası takibe sıkı sıkıya bağlı olup, sadece takip konusunun tarafları ve takip konusu borca özgü olarak açılabilir. Somut olayda HMK'nın 124. maddesi anlamında taraf değişikliği talebi var ise de, söz konusu talep, dava dilekçesinde hakkında izafeten dava açılmış donatana ilişkin yapılmıştır. Ancak icra takibinde donatan olarak gösterilen... N. V.'ye   karşı doğrudan takip başlatılmıştır. TTK'nın 105/2. maddesi uyarınca  acentenin müvekkilini davada temsil yetkisi kurali yabancı müvekkil açısından emredici niteliktedir. Buna göre acente hakkında ancak izafeten dava yöneltilebilecek olup,  hakkında asaleten  takip yapılıp dava açılan acente  ... Denizcilik A.Ş  yönünden davanın pasıf husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi isabetlidir. Ancak hakkında  taraf değişikliği ile davaya dahil edilen şirketin izafeten acentesine  başlatılmış bir ilamsız icra takibi yoktur. O halde ilk derece mahkemesince icra takibinde izafaten dava açılan donatan  yönünden  davanın pasif husumet yokluğundan reddine  karar verilmesi gerekirken usulüne uygun takip bulunmadığından özel dava şartı yokluğundan reddedilmesi  sonuç itibariyle  doğru olmuştur. Açıklanan nedenlerle HMK 'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda   davacı vekilinin istinaf başvurusunun ve  davalılar vekilinin katılma yoluyla yaptığı istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun ve davalılar vekilinin katılma yoluyla  istinaf başvurusuna  HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2-Davacı ve davalılar vekillerince başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı ve davalı vekillerince istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 29/12/2022</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5da8e6d778896e43","SID":"bad6bdbdc118ffaa"}}