{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/249 Esas<br>KARAR NO: 2024/1130 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2020/864 Esas - 2021/1044<br>TARİH: 02/11/2021<br>DAVA: Haksız Rekabetin Tespiti ve Önlenmesi<br>KARAR TARİHİ: 28/06/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, Türk Ticaret Kanunu'nun 55., 56., 59. Vd., maddeleri ilgili hükümlerinden hareketle, davalıların haksız rekabet teşkil eden eylemleri nedeniyle davacı şirketlerin ticari faaliyetleri ve diğer ekonomik menfaatleri zarar gördüğünü, davacı müvekkili şirketin mevcut zararlarının artarak devam etmesi tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını ileri sürerek, davalıların haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin tespitine ve haksız rekabetin önlenmesine karar verilmesini, davacının ticari faaliyetleri ve diğer ekonomik menfaatlerinin dava süresince zarar görmesi tehlikesi kuvvetle muhtemel olduğundan , hükmün kesinleşme tarihine kadar geçecek süre içinde davalıların ; doğrudan veya dolaylı yollarla davacı müvekkili şirketin bordrolu personeli ile fiili ve /veya hukuki irtibatta bulunmalarının ihtiyati tedbir mahiyetinde olmak üzere yasaklanmasına karar verilmesini, masrafı davalılardan alınmak üzere hükmün kesinleşmesinden sonra Türkiye genelinde yayınlanan 5 yüksek tirajı gazeteden birinde hüküm özetinin \"Beş İş günü süre ile yayınlanmasına\" karar verilmesini, yargılama giderleri ile ilan masraflarının davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile,  Müvekkil ... davacı şirkette 2014-2018 yılları arasında SATIŞ MÜHENDİSİ olarak çalışmış ve 20.04.2018 tarihinde davacı şirketteki işinden ayrılmıştır. Davacı şirketten ayrılmasından bir sene sonra 25.02.2019 tarihinde kendi şirketini kurarak çalışma hayatına devam ettiklerini, Müvekkil ile davacı şirket arasında rekabet yasağına ilişkin herhangi bir gizlilik sözleşmesi bulunmadığını,  müvekkilin davacı çalışanına iş teklifinde bulunması söz konusu olmadığını, davacının dava dilekçesinde bahsetmiş olduğu çalışanı ...'in CNC Torna ve Freze operatörü olup, davacı şirkette çalışmaya devam ettiklerini, Müvekkil de davacı şirketin eski çalışanı olduğundan zaman zaman eski çalışanlar hal hatır sormak üzere bir araya gelmekte ya da telefon ile görüştüklerini, davalının da ... ile sık olmasa da, zaman zaman görüşüp halini hatrını sorduğunu,   Ancak hiçbir zaman ...'in kendi şirketinde çalışmasını istemediğini, ... ise tamamen çalıştığı şirketteki kendi çıkarlarını düşünerek, şirketten aldığı maaşını arttırmanın yollarını düşünmüş ve bu doğrultuda hareket ettiğini, ...in, davalı ile görüştüğünde amiri olan ...'ı sevmediği ve onunla çalışmak istemediği şeklinde şikayetlerde bulunduğunu,   ...'in \"üretim ve iş sırlarını bilen\" bir çalışan olmadığını, haksız rekabet ve ticari sırlara yönelik bilgisinin olmadığını, davacı şirket tarafından, hangi bilgilerin ticari sır olduğu, çalışan ...'in hangi üretim ve iş sırlarını bildiği açıklanmadığını, salt tecrübe ve deneyim ileri sürülerek haksız rekabet hükümlerinin gerçekleştiği iddia edildiğini, ancak salt deneyim ve tecrübeler ileri sürülerek haksız rekabetin anılan özel hüküm yönüyle varlığı iddia edilemeyeceğini,  fazla maaş teklif edilmesinin haksız rekabet olmadığını, Davalının  davacı çalışanına 8.000-TL ücret teklif etmesi söz konusu olmadığını, Kabul etmemekle birlikte; işçiye eski çalıştığı yerden fazla ya da piyasa koşullarından fazla maaş teklif edilmesi, başlı başına işçiye haksız bir menfaat sağlanması yahut işçinin görevlerini ihmale yöneltmesi maksadıyla yapıldığının söylenemeyeceğini, ... ile davalının tanışıklığı olmadığını,  davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddi ile, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 02/11/2021 tarih 2020/864 Esas 2021/1044 Karar sayılı kararında;\"....Dava dilekçesi, cevap dilekçeleri, taraf-tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;Dava, haksız rekabetin tespiti ve men' i istemine ilişkindir.Uyuşmazlık konusunun; davalı tarafların eylemlerinin haksız rekabet teşkil eden eylemler olduğu iddiasından kaynaklı olarak davacı şirketin ticari faaliyetleri ve ekonomik menfaatlerinin zarar gördüğü iddiasından kaynaklı olarak davalıların haksız rekabetinin tespitine önlenmesini ve ilgili kararın ilan edilmesine yönelik olduğu anlaşılmıştır. 6102 sayılı TTK 'nın 54 mad.de aldatıcı ve dürüstlük kuralına aykırı davranışlar ile ticari uygulamaların haksız ve hukuka aykırı olduğu belirtilerek 55.mad de başlıca haksız rekabet hallerine yer verilmiş olup 56.mad de ise hukuki sorumluluk ve haksız rekabet halinde açılabilecek dava ve taleplere yer verilmiştir. Davalıların, davacıya yönelik 6102 sayılı TTK' nın 54-55 ve 56. Maddeleri kapsamında haksız rekabet oluşturacak herhangi bir eyleminin iddia ile sınırlı olarak tespit edilemediği, davacı tarafın bu iddiasını ispat edemediği, tanıkların beyanının haksız rekabet oluşturacak nitelikte ve yoğunlukta bir eylemin olduğunu belirleyemediği; yine davacı iş yerinde çalışan bir işçinin işe alınması ya da iş teklifi yapılmasının haksız rekabet oluşturmayacağı ve bu eylemin transfer niteliğinde olduğu mahkememizce kabul edilmiştir.Toplanan deliller ve yapılan açıklamalar gözetildiğinde,davacının davasının sübut bulmaması nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir....\"gerekçesi ile, Davacının davasının sübut bulmadığından REDDİNE, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesi ile, davalılardan ..., davacı müvekkili ... Tic. A.Ş. nezdinde, “01-07-2014 – 20-04-2018”  tarihleri arasında “SATIŞ MÜDÜRÜ” sıfatıyla istihdam edildiğini, işbu hizmet sözleşmesi kendisinin istifa etmesi nedeni ile belirtilen tarihte sona erdiğini,Davalılardan  ...’ün, müvekkili şirket nezdindeki  hizmet akdini, kendi talebi  ile sonlandırdıktan sonra “... Tic. Ltd. Şti.”  isim ve unvanlı bir şirket kurduğu,  “ iş bu şirketin tam hissedarı ve şirket müdürü” sıfatıyla ticari faaliyette bulunmaya başladığı,  davacı müvekkili şirkete Eylül/2020 tarihinde dava dışı üçüncü kişiler’den gelen  duyumlar üzerine öğrenildiğini,  Alınan duyumlar üzerine yapılan incelemede; davalılar’dan “... TİC. LTD. ŞTİ.”ne ilişkin İstanbul Ticaret sicili kayıtları ile sabit olduğu üzere işbu davalı şirket ile davacı müvekkili şirketin ticari faaliyet alanlarının başta “ KARBON GRAFİT ÜRÜNLERİ”nin üretim ve ithali ile yurt içi ve yurt dışına  pazarlanması  faaliyeti gelmek üzere diğer ticari faaliyet alanları yönünden de tamamen aynı olduğu dosyada yer alan taraf şirketlere ilişkin ticaret sicili dosyaları kapsamı ile sabit olduğunu,  Davacı müvekkili şirketin imalat bölümünde;  “CNC TORNA VE FREZE OPERATÖRÜ” olarak istihdam edilip  “Tanık sıfatıyla” 01-06-2021 tarihli celsede yeminli ifadesine başvurulan ... tarafından Ekim/2020 ayı başında kendi el yazısı ile tanzim edilip davacı müvekkili şirket yetkilisine teslim edilen ve davacı delil listesi sıra 3’de dosyaya sunulan  yazılı bildirim  hüküm tesis edilirken ilk derece Mahkemesince  gereği gibi değerlendirilmemiş  usul ve esas yönünden hataya düşüldüğünü,  Davalılardan ...’ün ...’i  telefonla ısrarlı bir şekilde ve sürekli olarak aradığı ve görüşme talebinde bulunduğu; işbu ısrarlı talepler karşısında; ...’in 12-09-2020 ve 19-09-2020 tarihlerinde davalı ... ile diğer davalı ...Tic. Ltd. Şti.’nin ... Mah. ... Cad. ... sitesi zemin kat No: ..., Beylikdüzü/ İstanbul adresinde yüz yüze görüştüğü  Davalı ...’ün ...’e davacı müvekkili şirket nezdindeki iş akdini derhal feshedip ...’ün hissedarı ve şirket müdürü durumunda bulunduğu diğer davalı ...Ltd. Şti. nezdinde hemen “İMALAT SORUMLUSU” olarak işe başlamasını kendisinden istendiği;Davalı ...’ün, mevcut piyasa rayicinin çok üzerindeki bir rakam olan aylık 8.000,00 TL. gibi çok yüksek bir tutarda ...’e aylık ücret teklif ettiği, ilerleyen günlerde bu ücretin daha da arttırılacağı yönünde ...’e taahhütte bulunduğu; davacı müvekkili şirket nezdindeki iş akdini feshedinceye kadar geçecek süre içinde hafta sonlarında  gelerek davalı şirketin imalat bölümünü kurmasını ve bu bölümde çalışmaya başlamasını ...’den istediği; ... ’ün davacı şirket bünyesinde çalıştığı süre içinde edindiği imalata dair son derece önemli  teknik bilgilerin davalı ...’ün kendi şirketinin imalat aşamaları yönünden de büyük önem taşıdığının kendisine  söylendiği;Üretim tekniklerini bilen vasıflı ve güvenilir eleman bulmanın piyasa koşullarında çok zor olduğundan bahisle son derece stratejik öneme sahip bulunan imalat bölümünün ancak  ...’e emanet edebileceğini davalı  ...’ün  kendisine söylediği;Yurt dışına,  “Grafit plaka blok” ihracatı yapan 3. Kişilere de bu ürünlerin satışının yapıldığını ...’e beyan ettiği işbu yazılı belge kapsamı ile sabit olduğunu,  davada dayanılan hukuki sebepler  ilk derece mahkemesince usul ve esas yönünden hatalı bir değerlendirmeye tabi tutulduğunu, Türk Ticaret Kanunu’nun 54’üncü maddesi ilgili hükmü gereğince; Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerde aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırı olduğunu, Türk Ticaret Kanunu’nun “HAKSIZ REKABET” başlığı altında düzenlenen 55’inci maddesi ilgili hükmü gereğince; Üçüncü kişilerin işçilerine, vekillerine ve diğer yardımcı kişilerine, hak etmedikleri ve onların işlerinin ifasında yükümlülüklerine aykırı davranmaya yöneltebilecek yararlar sağlayarak veya önererek, kendisine veya başkalarına çıkar sağlamaya çalışmak,İşçileri, vekilleri veya diğer yardımcı kişileri, işverenin veya müvekkillerinin üretim ve iş sırlarını ifşa etmeye veya ele geçirmeye yöneltmek; “HAKSIZ REKABET” fiili olarak tanımlanmış, aynı Kanunun 56’ıncı ve 62’inci maddeleri kapsamında, haksız rekabet fiili, hukuki ve cezai yaptırıma bağlandığını, Davacı müvekkili şirketçe fabrika ortamında, sanayi tipi ürün imalatı yapılmakta, işbu ürünler daha sonra yurt içi ve yurt dışındaki müşterilere pazarlandığını, sanayi tipi imalatın yapıldığı fabrika içindeki üretim alanı, bu alanda kullanılan cihazların teknik özelliklerinin yanında; imalat aşamalarında tecrübeli ve üstün vasıflı eleman istihdam edilmesini ve belirli bir kalitede imalat yapılıyor olmasını gerekli kılmakta,  rekabetin kıyasıya olduğu bu sektörde ürünün yurt içinde ve yurt dışında pazar bulması açısından hayati bir önem taşımakta, imal edilen ürünlerin yüksek kalitede olması, davacı şirketin ticari faaliyetleri ile ekonomik menfaatlerini olumlu veya olumsuz yönde doğrudan etkilemekte, davacı delil listesi sıra 8’de bir örneği sunulan ... KALİTE BELGESİ’nin  alınabilmesi için yapılan iş, vasıflı eleman çalıştırılmasını gerekli kıldığını, işbu hususlar ilk derece gibi gereği gibi değerlendirilmemiş usul ve esas yönünden hataya düşüldüğünü, Yukarıda sunulan hususlar bir bütün halinde değerlendirildiğinde, davalıların haksız rekabet eylemine konu olan davacı şirket çalışanı ...; a-EML-TESVİYE mezunu olduğunu,b-2016 yılında davacı şirkette MAZAK ( Programlama) alanında özel eğitimi aldığını, c-15 yıllık tecrübe ve mesleki bilgi birikimine sahip vasıflı bir eleman olduğunu ve iş tecrübesini ve mesleki yeterlilik ve bilgi birikimini  davacı müvekkili şirkette çalıştığı dönem içinde edindiğini, ..., davacı müvekkil şirkette üretimi yapılan   “Grafit Ürünü’nün”  talaşlı imalat tekniğini ve makine programlaması tekniğini, bu işi güvenli bir şekilde yürütecek derecede  gayet iyi bildiğini, Davalılardan ...’ün davacı şirket çalışanı ...’i  piyasa rayicinin çok üzerindeki bir aylık ücret teklif ederek davalı şirkete transfer etmek istemesi de aslen bu sebebe ve tamamen davacı müvekkili şirket ile haksız rekabet etmek kastına dayandığını,  Piyasada uygulanmakta olan aylık ücret rayiçlerine tamamen ters düşecek şekilde davalı ... tarafından fahiş derecede yüksek rakamlar teklif edilerek davalı şirkete transfer edilmek istenen ..., davacı şirkette  “CNC Torna Ve Freze Operatörü” olarak istihdam edilmekte olup yapılan bu iş,  davacı müvekkili şirketin üretimi için hayati bir önem taşıdığını,Davacı şirketin de içinde yer aldığı sanayi sektöründe “... OPERATÖRÜ”ne verilen rayice uygun aylık ücret, azami, 4.500 TL  – 5.500 TL. Civarında olduğunu, davalılardan ... tarafından davacı şirket çalışanı ...’e teklif edilen aylık net ücret  8.000,00 TL.  gibi fahiş derecede yüksek bir rakam olup işbu ücretin davalılar tarafından haksız rekabet kastı ile teklif edildiği yönünde davacı müvekkili şirket lehinde dosya kapsamında kuvvetli bir karine mevcut olduğunu, bu hususun ilk derece mahkemesince gereği gibi değerlendirilmemiş usul ve esas yönünden hataya düşüldüğünü, Burada hukuki önemine binaen bir kez daha tekrar etmek istediğimiz en önemli  nokta; Taraf şirketlerin,  ticaret sicilinde tescil ve ilan edilmiş esas sözleşme ve tadil metinleri ile de sabit olduğu üzere” TİCARİ İŞTİGAL ALANLARI’NIN AYNI OLMASIDIR…” bu durum göz önüne alındığında,  davalılardan ...’ün aynı zamanda hissedarı ve şirket müdürü durumunda da  bulunduğu diğer davalı şirketi de vasıta kılmak suretiyle davacı müvekkili şirket’e karşı “HAKSIZ REKABET EYLEMİ” nde bulunduğu yönünde davacı müvekkili şirket lehinde olmak üzere kuvvetli bir yazılı karine mevcut olduğunu, Haksız rekabet hali teşkil eden eylemleri nedeniyle davalılara hitaben Kadıköy ... Noterliği vasıtası ile ... Yevmiye No. ve 07-Ekim-2020 tanzim tarihli ihtarname keşide edildiğini ancak işbu ihtarname davalıların haksız rekabet eylemini inkar etmeleri nedeniyle sonuçsuz kaldığını, TTK.’nın 56’ıncı ve 59’uncu maddeleri  ilgili hükümleri gereğince; HAKSIZ REKABET sebebiyle ticari faaliyetleri ve diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse;a-Fiilin haksız olup olmadığının tespitini,b-Haksız rekabetin men’i ile bu husustaki Mahkeme kararının hükmün kesinleşmesinden sonra ilan edilmesini diğer talep hakları ayrıca saklı kalmak üzere Mahkeme’den isteyebildiğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin E. 2016/6766, K. 2018/ 756, T. 05.02.2018 tarihli aşağıdaki yerleşik kararı hüküm tesis edilirken ilk derece mahkemesince göz önüne alınmamış  bu yönden de hataya düşüldüğünü,  “Davalının, davacının eski personelini kendi işyerinde çalıştırmak eylemi”nin     TTK. hükümleri uyarınca değerlendirilip ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken bu hususta hiçbir inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle haksız rekabete dair davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmayıp bozmayı gerektirdiğini, Yargıtay 11.HD. E. 2016/ 6766, K. 2018/ 756, 05-02-2018 tarihli işbu yerleşik karar örneği dosya kapsamında olduğunu, YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ’NİN E. 2005/8057, K. 2006/11412, T. 09.11.2006 TARİHLİ YERLEŞİK KARARI GEREĞİNCE; “HAKSIZ REKABET, Türk Borçlar Kanunundaki “HAKSIZ EYLEMİN” iktisadi alanda ihlali sonucunu doğuran bir biçimi olduğunu, bu niteliği itibariyle HUMK’nın 288’inci maddesinde öngörülen “YAZILI DELİL İLE İSPAT KURALI’na bağlı olmaksızın  Her türlü delil ile, bu anlamda TANIK DELİLİ İLE DE KANITLANMASI MÜMKÜNDÜR…” Dosya kapsamındaki sübut maddi vakıalar bir bütün halinde değerlendirildiğinde, davalıların haksız rekabet eyleminde bulundukları ve işbu haksız eylemin davanın açıldığı tarihten sonra da devam etmesi tehlikesi her zaman için kuvvetle muhtemel bulunduğundan  davanın açılması yönünden HMK. ilgili hükümleri dairesinde “HUKUKİ YARAR” koşulu oluştuğunu,   İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, haksız rekabetin tespiti ve meni  istemine ilişkindir.Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı taraf dava dilekçesi ile, davalı ...'ün davacının eski çalışanı olduğunu, işten çıktıktan sonra kendi adına davalı ... Tic. Ltd. Şti. isimli şirketi kurduğunu ve davacı şirketin imalat bölümünde; “CNC torna ve freze operatörü” olarak istihdam edilen ...'i ayartmak suretiyle kendi şirketinde çalışmasını istediğini, ayrıca davacı şirkette “üretim sorumlusu” olarak istihdam edilip ...’in aynı zamanda amiri durumunda da bulunan ... isimli çalışanın da davacı şirket nezdindeki iş akdini, kendisine doğrudan veya dolaylı yollarla bir takım telkinlerde bulunmak suretiyle feshetmesini ve dava dışı bir başka rakip şirkette işe başlamasını sağladığını ileri sürerek, davalıların haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin tespitine ve haksız rekabetin önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.TTK. 54 Maddesinde, rekabet etmek değil, rekabetin kötüye kullanılması yasaklanmıştır. TTK 54 maddesi uyarınca  haksız rekabetten söz edilebilmesi için ticari nitelik taşıyan dürüstlük kuralına aykırı bir davranış veya uygulamanın neticesinde rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkilerin, etkilenmesi müşteri çevresine ilişkin ihlalin söz konusu olabilmesi için, dürüstlük kuralına aykırı şekilde başkalarının müşterileri ile temasa geçilerek müşterilerin ayartılması ve yönlendirmesi ile müşterilerin yapılan sözleşmeye aykırı davranması  ve bu nedenle bir zararın doğması gerekmektedir.TTK. 55/1b-2 Maddesinde;'' Üçüncü kişilerin işçilerine, vekillerine ve diğer yardımcı kişilerine, haketmedikleri ve onları işlerinin ifasında yükümlülüklerine aykırı davranmaya yöneltebilecek yararlar sağlayarak veya önererek, kendisine veya başkalarına çıkar sağlamaya çalışmak,TTK. 55/1b-3 Maddesinde ise;'' İşçileri, vekilleri veya diğer yardımcı kişileri, işverenlerinin veya müvekkillerinin üretim ve iş sırlarını ifşa etmeye veya ele geçirmeye yöneltmek,'' hükümleri düzenlenmiş olup bu düzenlemelerin işçilerin işten ayrılmadan önce iş akdinin devamı sırasında işçilere menfaat sağlayarak üçüncü kişilerin üretim ve iş sırlarını ifşa etmeyi ve ele geçirmeye yönelterek menfaat sağlamayı düzenlemiştir.Somut olaya döndüğümüzde, davalılardan ...'ün davacı şirkette 01/07/2014 tarihinde satış mühendisi olarak işe başladığı, istifa ederek 20.04.2018 tarihinde davacı şirketteki işinden ayrıldığı, davacı tarafça ibraz edilen davalı ...'e ait özlük dosyası içerisinde belirsiz süreli iş sözleşmesi ibraz edilmiş ise de sözleşme altında davacı şirketin ve davalı ...'ün imzasının olmadığı, davalı ...'ın davacı şirketten ayrılmasından yaklaşık bir sene sonra 25.02.2019 tarihinde diğer davalı şirketi kurarak çalışma hayatına devam ettiği anlaşılmıştır.Davalı şahsın davacının yanından ayrıldıktan yaklaşık 1 yıl sonra diğer davalı şirketi kurması, ticari hayatın gerekleri ve gerçeklerine uygun olduğundan yasaya aykırılık taşımadığı gibi, davalı şahsın davacıya ait işçilerle görüşerek davacı şirkete ait üretim ve iş sırlarını ele geçirmeye yöneltildiğine dair  delil olmadığı, ayrıca davacı tarafça davalı şirketin davacıya ait hangi sırrı  öğrenip kullanıp bundan menfaat sağladığına dair somut bir bilgi ve belgenin sunulmadığı, davalının davacı çalışanına iş teklif ettiği dosyadaki tanık ifadelerine göre sabit olmadığı gibi davacı şirket çalışanının işten ayrılıp davalı şirkette çalışmaya da başlamadığı,  kaldı ki davalı gerçek kişinin aynı konuda  faaliyet gösteren davalı şirketi kurup faaliyette bulunması ve davacı şirket çalışanına iş teklif etmesi  tek başına haksız rekabet niteliğinde olmadığı, aksi düşüncenin kabulü halinde kişinin o iş kolunda faaliyet göstermesinin ekonomik faaliyette bulunma ve çalışma özgürlüğü ilkeleriyle bağdaşmayacak şekilde engellenmesi sonucunu doğuracaktır. Dosya kapsamı itibariyle davalıların TTK. 54, 55 Maddeleri kapsamında haksız rekabet oluşturacak eylemlerinin olmadığı tesbit edilmekle; mahkemece davanın reddine yönelik verilen hüküm ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, mahkemenin kabul ve gerekçesine yönelik davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf  sebepleri yerinde görülmemiştir.Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;  1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacıdan alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından, istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 28/06/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b654bfc24f0e3068","SID":"6a892dedf8875ee3"}}