{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t:2023/343  <br>KARAR NO:2024/423<br><br>DAVA:Tazminat <br>DAVA TARİHİ:22/03/2017<br>KARAR TARİHİ:09/07/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Tazminat  davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ... vekili verdiği dava dilekçesinde, davalılardan ...'nın kullandığı araçla 22.11.2015 tarihinde kendi aracına çarparak yaralanmasına neden olduğunu, kazaya karışan aracın sahibinin diğer davalı ..., sigortalayanının ise davalı ... A.Ş. olduğunu, meydana gelen olay nedeniyle vücut bütünlüğünün zarar gördüğünü bu nedenle 30.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... vekili verdiği cevap dilekçesinde özetle: Meydana gelen kazada kusurun kendilerinde olmadığını, olay sonrasında tutulan kaza tespit tutanağını ve kusur oranlarını kabul etmediklerini, bu konularda bilirkişi incelemesi yapılmasını gerektiğini belirtmişlerdir. <br>Davalı ... A.Ş. vekili verdiği cevap dilekçesinde özetle: tazminattan sigorta poliçesinde yazılı olan teminat miktarı ile sorumlu olduklarını, davacının maluliyet oranının ve kusur durumunun bilirkişi raporu ile tespiti gerektiğini, davacının kaza esnasında kask takıp takmadığının ve bu durumun kusura etkisinin araştırılmasını talep etmiştir.  <br>Davalı ..., davaya cevap dilekçesi vermeyerek 6100 sayılı HMK m.128'e göre dava konusu maddi vakıaları inkâr etmiştir. <br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Mahkememizce  25/11/2020 tarihinde davanın reddine karar verilmiş olup; taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin 2021/189  Esas 2023/692 Karar sayılı .14/04/2023 tarihli karar karar ilamı ile;  dava haksız fiil niteliğinde trafik kazasına dayalı tazminat davası olup  yemine konu vakıalar   yemin edecek kimseyi  ceza soruşturması ya da kovuşturması ile karşı karşıya bırakacak nitelikte olduğu açık olduğundan İlk Derece Mahkemesince  HMK’nın 226. maddesine aykırı şekilde  davacıya yemin teklifini hatırlatarak davalı tarafça yeminin eda edilmesi üzerine bunun sonucuna göre karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. <br>Mahkemece kusur durumunun tespiti için ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden aldırılan 12.12.2019 tarihli bilirkişi raporunda olasılıklı olarak kusur değerlendirmesi yapıldığı, birinci durumda davacı ... % 100 kusurlu, davalı ... ise kusursuz, ikinci durumda ise davacı ... kusursuz, davalı ... ise % 100 kusurlu olduğu belirtilmiştir.  Bu haliyle kırmızı ışık ihlalinin kimin tarafından yapıldığı net bir şekilde belirlenememiştir. <br> O halde Mahkemece yapılması gereken; meydana gelen kazada hangi araç sürücüsünün kırmızı ışıkta geçtiği belirlenemediği nedenle Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları uyarınca Yargıtay (17. Hukuk Dairesinin 2015/2416 E. ve 2017/8915 K. sayılı kararı) tarafların kazanın meydana gelmesinde % 50 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek zararın yarı yarıya paylaştırılması gerektiğinden davalı sürücünün kazanın meydana gelmesinde % 50 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek, tarafların maluliyet raporlarına karşı itirazları değerlendirilerek aktüerya bilirkişinden rapor alınarak dosya kapsamına göre karar verilmesi olmalıdır. <br>Kabule göre de mahkemece davanın reddine karar verilmiş olması nedeni ile yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasında ve davalı lehine vekalet ücreti hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.<br>Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına,\"  karar verilerek dosya mahkememizin yukarıdaki esasına kayıt edilmiştir.<br>Mahkememizin 07/11/2023  tarihli ara karar uyarınca dosyanın BAM kaldırma kararı doğrultusunda aktüer bilirkişiye tevdi ile tüm dosya kapsamı hakkında rapor düzenlenmesinin istenilmesine, karar verilmiştir.<br>04/01/2024 tarihli bilirkişi  raporunda; Davacı ...'ın 22.11.2015 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonrası; 3 aylık geçici iş göremezlik dönem gelirine sürücünün %50 kusur oranı yansıtılması ile zararının 1.810,97 TL, %9 maluliyet oranına göre sürekli iş göremezlik / Efor kaybı dönem gelirine, sürücünün %50 kusur oranının yansıtılmasıyla zararının 364.634,93 TL olmak üzere toplam zararının 366.445.90 TL olabileceği SGK tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı ... plakalı otomobil; davalı ... A.Ş. Tarafından, İhtiyari Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi/ Birleşik Kasko Sigorta Poliçesi “Genişletilmiş Kasko” ve Karayolları Trafik Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesinin tanzim edildiği maddi tazminat limitinin 290.000,00 TL olduğu, manevi tazminat limitine ilişkin bilgi bulunmadığı,  Sorumluluk, temerrüt tarihi, manevi tazminat ve faiz türü gibi hukuki olgular konusunda takdir tamamen Sayın Mahkemeye ait olacağı, yukarıda yapmış bulunduğum açıklamalar sonucunda, tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi ve 6100 sayılı HMK 'nın 266/c.2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece Mahkememize ait olmak üzere görüş ve kanaatleri bildirilmiştir.<br>Tüm bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde; Davacının manevi tazminat talebinin, Türk Borçlar Kanununun 56. maddesine göre; davacının haksız fiil sonucunda bedensel bütünlüğü zarar gören kişi olarak manevi tazminat talep etme hakkı vardır. <br>Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkında hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak bir sonuca varılmalıdır. Zira, T.M.K'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hükmedeceği öngörülmüştür.<br>Davacının kaza sonucu yaralanması belli bir manevi ızdırap ve üzüntü yaratacaktır. Bu sebeple Türk Borçlar Kanununun 56. maddesine göre davalı sürücü ile işletenin manevi tazminattan sorumlu olduğu kabul edilerek maluliyet oranı, kusur durumu, tarafların gelir durumu, paranın alım gücü, kaza tarihi gibi hususlar dikkate alındığında; davacı için 30.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Davalı sigorta şirketi yönünden ise poliçede maddi zarar sorumluluk kapsamına dahil edilmiş olup, sigorta şirketi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.<br>Tüm bu bilgiler kapsamında; Davanın davalı ... Şirketi yönünden reddine, davanın davalı ... ve ... yönünden kabulü ile; 30.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;<br>1-Davanın davalı ... Şirketi yönünden REDDİNE,<br>2-Davanın davalı ... ve ... yönünden KABULÜ İLE;<br>30.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,<br>3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 2.049,3‬0 TL nispi karar harcının, peşin alınan 31,40 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 2.017,90 TL harcın davalı ... ve ...'dan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,<br>4-Kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan  17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davalı ... ve ...'dan alınarak davacıya verilmesine,<br>5-Reddedilen miktar üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan  17.900,00.-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Şirketi'ne verilmesine,<br>6-Davacı tarafından yapılan dava açılarken yatırılan  toplam 68,00 TL  (31,40 TL BVH, 5,20 TL VSH, 31,40 TL peşin harç) harcın  davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,<br>7-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan  toplam 2.975,50 TL (407,50 TL tebliğler ve posta, 2.500,00 TL bilirkişi ücreti) yargılama giderinin davalı ... ve ...'dan alınarak, davacıya verilmesine,<br>8-Davalı ... tarafından yargılama aşamasında yapılan  yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,<br>9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,<br> Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/07/2024<br><br>Katip ...<br>  <br>Hakim ...<br><br><br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2f1644e78834b448","SID":"e3d530b8006b18a5"}}