{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>\tT.C.<br>\tKAYSERİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t    \t TÜRK MİLLETİ ADINA<br>\t2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t             GEREKÇELİ KARAR<br><br>ESAS NO\t: / Esas<br>KARAR NO\t: /<br><br>HAKİM\t: ... ...<br>KATİP\t: ...  ...<br><br>DAVACI \t: ... - ... ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - [<br>DAVALI \t: ... - ... ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - [<br>DAVA\t: İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 17/04/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 17/04/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 06/05/2024<br>Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının davacı kooperatifin ortağı iken kooperatifin 15.05.2022 tarihli genel kurulun 9. Gündem maddesi ile alınan karar ile, devam eden konut inşaatlarının devam edip tamamlanabilmesi için 2022 Temmuz ayından başlamak ve aylık net 2.500,00 TL. olmak üzere toplamda 30.000,00 TL. ödemesine dair karar alınmış olduğunu, davalının bu yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle aleyhinde Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyası ile icra takibine başlanmış olduğunu, vaki takibe davalının itirazı üzerine icra takibinin durmuş olduğunu, Genel kurulda alınan kararlar tüm ortakları bağlayıcı mahiyette olduğunu, Kooperatifin henüz dairelerini teslim alamamış 150 kadar üyesinin dairelerinin inşaatı devam etmekte olduğunu, maalesef davalı gibi birçok üye inşaatları devam eden üyeleri ve üyeler arasındaki eşitliği göz ardı edip vaki icra takiplerine itiraz etmekte olduklarını, bu durumun konut imalatlarının hızını önemli ölçüde düşürmekte bu nedenle de imalat maliyetlerine gelen zamlar dolayısıyla tüm diğer üyelerin külliyen zararına neden olmakta olduğunu, anılan genel kurul ile vaki genel kurulda alınan tüm kararlar davalı yönünden kesinleşmiş olduğunu, genel kurula bakanlık temsilcisinin katıldığı, toplantı ve karar nisaplarının oluştuğu, bir başka anlatımla genel kurul kararlarının yokluk sebeplerinin bulunmadığı, kaldı ki kararın oybirliği ile kabul edilmesi dikkate alındığında alınan kararların bağlayıcı olduğunu açıkça ortaya koymuş olduğunu, bilanço açığının kapanması veya ortağın kişisel sorumluluğunun artırılması halinde ek ödemeden söz edilebileceğin, bu bağlamda, aidatların artırılması, tapu alınması için bazı giderlerin alınması, gecikme faizi, konutların yapımının hızlandırılması için ek aidat, çevre ve bahçe düzenlemesine yönelik alınan kararlar ek ödeme niteliğinde olmadığını, bu gibi hallerde, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 31/1 ve 52/1. maddelerindeki ağırlaştırılmış karar yeter sayısına gerek olmadığını,(Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 06.04.2015 tarih ve 2278 E., 2303 K., 05.07.2012 tarih ve 3297 E., 4652 K.,Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 27.10.2009 2008/1237 E., 2009/11038 K., 05.11.2007 tarih ve 2006/11109 E., 2007/13776 K. sayılı ilamları aynı yöndedir.) genel kurulca, ödeme günü belirlenerek, (belirlenmemişse ayın sonu ödeme günü olup) aidat bedelinin süresinde ödenmesine, süresinde ödenmemesi halinde ise temerrüt faizi uygulanmasına ilişkin alınan kararın kesinleşmesi halinde, bu kararın tüm ortakları bağlayacağı açık olduğunu, nitekim davacı kooperatifin daha önce alınan genel kurullarında yükümlülüklerini yerine getirmeyen ortaklardan yasal faizin 2 katı oranında gecikme faizi alınacağına dair kararlar mevcut olup bu kararın aksine başkaca kararlarda alınmamış olduğunu, davalı gibi birçok kişi tarafından değişik aşamalarda kesin hesap borcunun ödendiği iddia edilmiş ise de; kesin hesap üye borç tablosu belgesinde üyenin borcunun belirlendiği tarih açıkça yazılmış olduğunu, belge, \"Kesin Hesap\" tanımlamasını içeren başlık taşımakta ve kooperatif genel kurullarında bu ibare kullanılmakta ise de kooperatifin inşaatlarının devam etmesi, belgede borç miktarının belirlendiği tarihin yazılı olması gözetildiğinde, ana sözleşmenin 61. maddesindeki kesin hesabın somut olayda söz konusu olmadığı, yapılan hesabın tapu tescili öncesi ortağın borcunun belirlenmesine yönelik olduğu açık olduğunu, “Konut sahibi olmak isteyen kooperatif ortakları son bağımsız bölüm bitip teslim edilene kadar kooperatif ortağı olmaya devam etmelidir. Kooperatif inşaatlar bitmeden bağımsız bölümü teslim alıp istifa eden üyelerden bağımsız bölümü geri alma hakkına sahiptir. İnşaatlar devam ederken başkaca aidat alınmayacağına ilişkin vaatlerin kooperatif tarafından geçerli kabul edilemeyeceği, maliyetin artması halinde kooperatifin ortaklarından bu bedelin talep edileceği Yargıtay içtihatları ile kabul edilmiştir.” Yargıtay 6.Hukuk Dairesi'nin 2021/6310 Esas, 2022/185 Karar sayılı ilamında bu husus açıkça derç edilmiş olduğunu, davacı kooperatifin imalatlarına devam etmesi, inşaat maliyetlerinin artması ve imalatlarını zamanında yetiştirememesi hasebiyle kira borcu altına girmesi, davalının konutuna 2012 yılında çıkartılan geçici maliyet hesabının ana sözleşmeye aykırı olması kooperatifin devam etmesi nedeniyle genel giderlerinin artması gibi nedenlerle davalının daha önce yaptığı ve adına isabet eden ödemeler yetersiz kalmış olduğunu, şu aşamada 2012 yılında yapılan geçici maliyet hesaplarını ödeyen üyelerin gerek aidat ödememesi gerekse yapılan tüm ödeme başvurularına karşı çıkması nedeniyle kooperatifte evini teslim almayan üyeler ile davalı gibi evini teslim alan üyeler arasında çok fahiş eşitsizlikler doğmuş olduğunu, zira davalı durumunda bulunan üyelerin hem evlerine erken oturması hem de ödediği rakamlar dikkate alındığında şu aşamada evini teslim almayan üyelere daireleri 2-3 kat daha fazla miktara mal olmakta olduğunu, Kooperatifte üyeler arasındaki eşitlik ilkesi bu bağlamda davalı ve davalı gibi durumda bulunan birçok üyenin haksız ve kötü niyetli tutumu dolayısı ile bariz bir şekilde ihlal edilmekte olduğunu, nitekim davacı kooperatif tarafından davanın konusunu teşkil eden benzer alacaklarla ilgili açılan Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin / esas / karar sayılı ilamı ile davanın reddine karar verilmiş, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesinin / esas / karar sayılı ilamı ile Yerel Mahkeme Kararı Kaldırılarak esas hakkında karar verilmiş ve davamız ile benzer konuda olan alacak taleplerinin kesin olmak üzere hüküm altına alınmış olduğunu, yine taraflarından benzer alacak talepleri ile ilgili açtıkları davalar Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin / Esas- / Karar sayılı dosyası ve Kayseri 2. Asliye Ticaret mahkemesi'nin / esas- / karar sayılı dosyası ile görülmüş, davaların kabulüne karar verilmiş olduğunu, verilen iş bu kararlara karşı davalıların istinaf taleplerinin kayseri bölge adliye mahkemesi 6. hukuk dairesi tarafından esastan reddedilerek verilen kabul hükümlerinin kesinleşmiş olduğunu, davalının icra dosyasına itirazının iptali ve takip konusu alacağın ödenmesi için taraflarınca arabulucuya başvurulmuş ise de anlaşma sağlanamadığını belirterek, fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla, Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile yapılan takibe davalının yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, davalı itirazında haksız ve kötü niyetli olduğundan 20 den aşağı olmayacak şekilde icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı aleyhine açılan davayı kesinlikle kabul etmediklerini, açılan davanın hiçbir hukuki dayanağı olmadığı gibi amacın davalıyı zor durumda bırakmak olduğunu, yapacakları açıklamalar ile davanın haksız ve mesnetsiz olduğunun anlaşılacak olduğunu, davacı kooperatife önceden üye olan davalının kooperatif ile üyelik ilişkisi nedeniyle doğan tüm borçlarını ödeyerek kendisine düşen daireyi tapuda devralmış olduğunu, devir işlemleri akabinde davalının taşınmazını sattığını ve kooperatife ait üyeliğini de bu satıştan bir süre sonra devretmiş olduğunu ayrıca davalının dairesini alabilmek için gerekli olan tüm ödemelerini yapmış ve yükümlülüklerini yerine getirmiş olduğunu, davacı kooperatif tarafından sonradan davalı, davacı kooperatife üye olmamasına karşın genel kurulda birtakım kararlar alınarak ek ödemeler çıkarılmış ve davalıya borç ödeme külfeti yüklenmiş olduğunu, kararların hukuki dayanağı bulunmadığı gibi amaç salt manada davalı ve onun gibi olan tüm üyeleri mağdur duruma düşürmek olduğunu, davalının almış olduğu dairenin bütün borçlarını eksiksiz ödeyerek bütün sorumluluklarını yerine getirmiş olduğunu, işbu sebeple davalının davacı tarafa ödeyeceği herhangi bir borcu da bulunmadığını, kaldı ki davalının almış olduğu daireyi satmış olduğunu, dairenin satışı ile birlikte davalı kooperatif üyeliğini de   ' a devretmiş olduğunu, bu nedenle davacı tarafın yönelteceği iddiaların sahibi de davalı değil üyeliği devralan    olduğunu, bu bakımdan davacı kooperatifin tarafın üyeliği devralan şahıs yerine davalının herhangi bir borcu veyahutta üyeliğinin bulunmamasına karşı davalıya dava açması açıkça davacı kooperatifin kötü niyetinin göstergesi olduğunu, (EK- Kayseri 11. Noterliğinin  Yevmiye numaralı kooperatif üyeliği devri sözleşmesi), davacı taraf dava dilekçesinde ödemelerin yapılmamasının konut imalatını önemli ölçüde düşürdüğünü de dile getirmiş olduğunu ancak bahse konu olan kooperatiflerin yapımı 2012 yılında başlamış olup halen devam etmekte olduğunu, davacı kooperatif, kendi aralarında neye göre yapıldığı bilinmeyen 15.05.2022 tarihli kararı adı altında kooperatifte adı yazılı olan (üye olan veya olmayan) herkesten para talep etmekte olduğunu fakat bu karar hiçbir denetimden geçirilmemiş ve üyelerin bilgisine sunulmadan üyelere borç olarak yansıtılmış olduğunu, bu bakımdan konutları zamanında yapıma başlamayan kooperatifin konutların yapımı gecikiyor iddiası ile parasını zamanında ödemiş herhangi bir borcu bulunmayan kişilerden halen para talep ediyor olması açıkça usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, bu bakımdan davacı kooperatifin kötü niyetli olduğu da açık olduğunu, yine davacı taraf Kayseri GİD / E. Sayılı dosyası ile aynı taleple davalı aleyhine icra takibine girişmiş ve davalı bahse konu icra dosyasının ödemesini alacaklı tarafa gerçekleştirmiş olduğunu, bunun akabinde davacı taraf davalının herhangi bir borcunun olmadığını belirttiğini, davalı da işbu ödeme sonrasında üyeliğini dava dışı Akif Bülent İNAN'a herhangi bir borcu olmadan tamamen devretmiş olduğunu, bu nedenle husumet itirazları bulunduğunu, buna rağmen eldeki davanın davalıya ikame edilmesinin yersiz ve hukuka aykırı olduğunu, davalının üyeliğe konu taşınmazı yıllar evvel devrettiğini, taşınmazın devriyle birlikte durum kooperatif yetkililerine bildirilmiş ve yetkililer tarafından davalının istifasının işleme alındığı belirtilmiş olduğunu, netice olarak davalının dosyaya konu borçtan sorumlu tutulması haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek, öncelikle huzurdaki davanın haksız ve mesnetsiz olması hasebiyle husumet yokluğu nedeniyle reddine, aksi hasıl olduğu takdirde esastan reddine, davacı aleyhine dava değerinin %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.<br>YARGILAMA VE GEREKÇE<br>Dava, Davacının Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası nedeni ile davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı hususlarına ilişkindir. <br>Davacı Kooperatife, Kayseri Genel icra Dairesi'ne, Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü'ne yazılan müzekkerelere cevap verildiği ilgili evrakların dosya arasına alınmış olduğu görülmüştür. <br>Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyasının incelenmesinde, alacaklının  ... olduğu, borçlunun ... olduğu, takibin toplam 21.155,20-TL alacak nedeniyle ilamsız  takip başlatıldığı, anlaşılmıştır.<br>Bilirkişi heyetinden alınan 06/02/2024 havale tarihli raporda özetle; nitelikli hesap uzmanı ''Davacı kooperatif dava dilekçesinde 15/05/2022 tarihli genel kurulun 9. <br>gündem maddesi ile alınan karar ile devam eden konut inşaatlarının devam <br>edip tamamlanabilmesi için 2022 Temmuz ayından başlamak ve aylık net <br>2.500,00 TL olmak üzere toplam 30.000,00 TL ödenmesine ilişkin karar <br>alındığını belirtmiştir.  <br>İkinci olarak yapılan ve yukarıda yer verilen hisse devir sözleşmesinde dava <br>dilekçesinde belirtilen tarihte   ’ın kooperatif üyesi olduğu <br>görülmektedir. Sözleşme metninde devralan olarak   ’ın <br>kooperatif üyelik hak ve hisselerinin tamamını tüm aktif ve pasifi ile birlikte <br>devraldığı belirtilmiştir. Bu durumda kooperatif tarafından çıkarılan borçtan <br>sorumlu olacak taraf dava dışı    olarak göründüğü'', mali müşavir bilirkişi;''Dosyada bulunan belgelerin incelenmesinden davalının davacı <br>kooperatifin 0651 numaralı üyesi iken bu üyeliği dava dışı   ’a <br>devrettiği anlaşılmaktadır.  Davalının toplam ödemesi 68.259 TL olduğu dosyadaki hesap <br>ekstresinden tespit edilmektedir. Davacı taraf davalı hakkında başlatmış olduğu takipte davalıdan <br>20.000 asıl alacak ve her bir taksitin temerrüt tarihinden takip tarihine kadar <br>yıllık %18 oranı üzerinden 1.155,20 TL işlemiş faiz talebinde bulunmuştur. <br>Davacı kooperatifin 21.06.2015 tarihli genel kurulunda aylık %1,5 işlemiş faiz <br> kararı alınmış olup daha sonraki dönemlerde herhangi bir karar alınmamıştır. <br>Genel kurulda alınan kararlar doğrultusunda tarafımızca 20.000 TL asıl <br>alacak ve 1.155,21 TL işlemiş faiz tutarı hesaplandığı'' sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır. <br>     Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davacı tarafça davalıdan alacaklı olunduğu belirtilerek takip yapılmış ve davalının itirazı üzerine mahkememizce itirazın iptali davası açılmış ise de, davacının takibe konu alacak nedeni ile davalıdan alacaklı olup olmadığının tespiti için delillerin toplanmasından sonra bilirkişi heyetinden 06/02/2024 tarihli rapor alınmış olup raporda da belirtildiği üzere, davalının takibe esas genel kurulun yapıldığı tarihten önce hissesini Kayseri 11. Noterliği’nin 07/07/2021 tarihli ve  yevmiye numaralı hisse devir sözleşmesi ile aktif ve pasifleri ile birlikte   ’a devretmiş olmasından kaynaklı genel kurul ve takip tarihi itibari ile davacı kooperatife üye olmadığı ve bu nedenle takip nedeni ile davacıya sorumluluğu bulunmadığı anlaşılmış olup, davalının kooperatife üye olmadığını icra dairesine sunmuş olduğu itiraz dilekçesinde de açıkça belirtmiş olması da dikkate alınarak davacının dava tarihi itibari ile davalının durumundan haberdar olması nedeni ile yargılama gideri ile vekalet ücretinden de sorumlu olması gerektiği değerlendirilmiş ve böylece, Davanın husumet nedeniyle REDDİNE, davalı tarafça takibin haksız ve kötü niyetli yapıldığı ispatlanamadığından davalı tarafın tazminat talebinin İİK md.67/2 gereğince reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;<br>1-Davanın husumet nedeniyle REDDİNE, <br>2-Davalı tarafça takibin haksız ve kötü niyetli yapıldığı ispatlanamadığından davalı tarafın tazminat talebinin İİK md.67/2 gereğince reddine, <br>3-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının dava açılırken davacı tarafından yatırılan 255,50 TL peşin harçtan mahsubu ile icra dosyasına yatırılan 105,78 TL peşin harçtan mahsubuyla eksik kalan 66,32‬ TL karar  ve ilam harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, <br>4-Davacı tarafından yapılan yargılama harç ve giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>5-Davalı tarafından yargılama boyunca yapılan herhangi bir masraf bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>6-Davalı taraf kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.  uyarınca davalı lehine takdir edilen 17.900,00- TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>6-Artan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştikten sonra yatıran ilgili tarafa iadesine,<br>7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.17/04/2024<br><br>Katip ...<br> e-imza<br> <br> <br>Hakim ...<br> e-imza<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cce1d83e7223b9dc","SID":"9914229cc1687d7f"}}