{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>YEDİNCİ HUKUK DAİRESİ<br>  <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>İncelenen Kararın<br>Mahkemesi: Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi \t\t<br>Tarihi: 12/10/2023<br>Davanın Türü: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesi) (Alanya İcra ... E.)<br><br>İlk derece mahkemesince verilen karar istinaf edilmekle dairemiz üyesi tarafından hazırlanan rapor okunduktan ve dosya kapsamı incelendikten sonra yapılan müzakere sonucu gereği düşünüldü;<br>I. DAVA<br>Davacı vekili açtığı dava ile, davacı ile dava dışı ... İnşaat firmasının yaptığı anlaşmaya göre ... İnşaatın PVC doğrama işinin davacı tarafından yapılacağını, davacı ile davalı arasında yapılan anlaşma ile davacının yaptığı imalatın montaj işinin davalı tarafından gerçekleştirileceğini, bu nedenle davaya 33.000,00 TL ödeme yapıldığını, ancak davalının montaj işini gerçekleştirmediğini, yapılan ödemeyi iade etmediğini, Alanya İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasıyla başlatılan takibinde borcun tamamına ve yetkiye itiraz ettiğini, Kayseri İcra Dairesinin yetkili olduğunu ileri sürdüğünü, takibin konusunun ödenen paranın tahsili olduğunu, davacının ikametgahının yetkili olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve davacı yararına tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>II. CEVAP<br>Davalı vekili cevabında, sözleşmeden doğan davalarda sözleşmenin ifa yerinin de yetkili olduğunu, davalının Kayseri'de ikamet ettiğini, sözleşme ilişkisinin de Kayseri ilinde gerçekleştiğini, Alanya İcra Müdürlüğünün dosyasında yetkiye itiraz edildiğini, dosya yetkili icra müdürlüğüne gönderilmeden eldeki davanın açıldığını, davanın usulden reddi gerektiğini, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafından 33.000,00 TL ödeme yapıldığını, davalının Ankara'dan ekip gönderecek olan ... isimli şahıs adına 25.000,00 TL ödeme yaptığını, davalının yardımcı olmak için iyi niyetli hareket ettiğini, davacının belirttiği bedele bu işin yapılamayacağını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.<br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk derece mahkemesi, davacı ilamsız takiplere mahsus icra takibi yapmış borçlunun itirazı ile itirazın iptali istemi ile dava açıldığı, icra takiplerinde yetki hususunun, 2004 sayılı  İcra ve İflas Kanunun 50. maddesi yollaması ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre yapıldığı, itirazın iptali davasında, mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın, mahkeme öncelikle tetkik merciinin (icra hukuk mahkemesinin) yerine geçerek, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı inceleyerek kesin olarak sonuçlandırması gerektiğinden öncelikle bu hususun incelendiği, uyuşmazlığın, taraflar arasında, dava dışı ... İnşaatın ... PVC montaj işinin yapılmasına ilişkin sözleşmeden kaylandığı, davacı, davalının sözleşme hükümlerine uymadığını iddia ederek, ödediği bedelin iadesini talep ettiği, ... inşaatın ... bulunduğu; sözleşmenin ifa yerinin Kayseri olduğu, davalının yerleşim yerinin de ... olduğu, bu nedenle, Alanya İcra Müdürlüğünün icra takibinde yetkili olmadığı, yetkili icra müdürlüğünün ... İcra Müdürlüğü olduğu, davalının süresi içinde müdürlüğün yetkisine itiraz ettiği, yetki itirazı kaldırılmaksızın veya yetkili icra müdürlüğünde icra takibi yapılmaksızın mahkemede itirazın iptali davası açılmış olduğu, ortada geçerli bir icra takibi yokken açılan itirazın iptali davasının dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekçesiyle davanın HMK.'nun 114/2 ve 115/2 maddeleri gereğince usulden reddine karar vermiştir.<br>IV. İSTİNAF <br>A. İstinaf Yoluna Başvuranlar<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>B. İstinaf Nedenleri<br>Davacı vekili, davalının sözleşmeye aykırı davrandığı, montaj işini yapmadığı, yapılan ödemeyi iade etmediği, takip konusunun para borcundan kaynaklandığı, para borcunun götürülecek borç olduğu, bu nedenle alacaklının ikametgahı mahkemelerinin yetkili olduğu, esasa ilişkin itirazlarının da yersiz olduğu gibi nedenlerle kararı istinaf etmiştir. <br>C. Gerekçe <br>1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme<br>Dava, İcra İflas Kanununun 67. maddesine göre açılmış itirazın iptali davasıdır. Dava bir yıllık hak düşüm süresi içerisinde açılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, TBK 470 vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacı asıl yüklenici/iş sahibi, davalı ise alt yüklenici/taşerondur. <br>2. Ön İnceleme ve İncelemenin Kapsamı<br>İlk derece mahkemesi kararının; kesinlik, süre, istinaf başvuru şartları ve diğer usul konuları yönünden HMK 352. maddesine göre ön incelemesi yapılmış ve eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosyanın incelenmesine geçilmiştir. İstinaf incelemesi de, HMK 355. maddesi göz önünde bulundurularak, kamu düzeninden olan hususlar re'sen gözetilmek suretiyle istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>3. Değerlendirme <br>3.1.İtirazın iptali davasında usulüne uygun olarak başlatılmış ve itirazla durmuş bir takibin varlığı dava şartı olup, 6100 sayılı HMK'nın 115. maddesi uyarınca dava şartının varlığı yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmelidir. İİK 67. maddesinde yetkili mahkeme gösterilmemiştir. İcra takibinde yetki kurallarının düzenlendiği 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 50. maddesinin birinci fıkrasına göre “Para veya teminat borcu için takip hususunda HMK'nın yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur.” Başka bir ifadeyle yetkili icra dairesi ve mahkeme HMK’nun yetkiye dair genel hükümleri çerçevesinde değerlendirilecektir. <br>3.2. HMK.nun 6. maddesi gereğince bir davada genel yetkili mahkeme, davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesidir. Aynı kanunun 10. maddesinde sözleşmeden doğan davalar için, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir ki, bu da özel yetkiye ilişkin bir düzenlemedir. <br>3.3. Para alacakları yönünden yetkili mahkemeyi alacaklının yerleşim yeri mahkemesi olarak belirleyen 6098 Sayılı TBK'nun 89. maddesi hükümlerinin sadece karz akdinden doğan borçlarla sınırlı olduğunun kabulü gerekir. Aksi halde, bütün para borcu ilişkilerinden doğan ihtilâflarda yetkili mahkemenin bu maddeye göre tayini gerekeceğinden, para borçlarıyla ilgili tüm ihtilâfların davacının yerleşim yerinde davaya konu olması sonucu doğar ki, bu da, Hukuk Muhakemeleri Kanununda yer alan yetkiyle ilgili kuralları adeta istisna haline getirmiş olur. Eser sözleşmesinden  kaynaklanan bir alacakta yetkili mahkemenin tayininde 6098 Sayılı TBK'nun 89. maddesi hükümlerinin uygulanması mümkün değildir. <br>3.4. İİK'nun 50. maddesi uyarınca, para veya teminat borcu için takip hususunda HMK'nun yetkiye dair hükümleri kıyas yoluyla tatbik olunur. Takibe esas olan akdin ifa edileceği yer icra dairesi de takibe yetkilidir. İtirazın iptali davalarında, Yargıtayın istikrar kazanmış uygulamalarına göre icra dairesinin yetkisine itiraz edilmişse, mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın öncelikle icra dairesinin yetkisine itirazın incelenip sonuçlandırılması gerekir. İtirazın iptâli davasının görülebilmesi, usulüne uygun şekilde yapılmış geçerli bir icra takibinin varlığına bağlıdır. Geçerli bir takibin bulunmadığı durumlarda, itirazın iptâli davasının görülebilmesine usulen imkân bulunmamaktadır. İcra dairesinin yetkisine itiraz edildiği hallerde bu itiraz incelenip sonuçlandırılmadığı sürece geçerli bir takibin bulunmayacağı açıktır. Nitekim; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 13/11/2013 tarih ... Esas ve ... Karar sayılı ilâmında da aynı kurallar gösterilmiştir. <br>3.5. Somut olayda, davalının yerleşim yeri Kayseri ili olup, sözleşmenin ifa yerinin de ... adresi olduğu anlaşılmaktadır. Dava karz akdinden kaynaklanmadığından takip konusu alacağın,  TBK 89. Maddesi kapsamına giren para borcu olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Bu durumda takibin yapıldığı Alanya İcra Dairesinin yetkili olmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın usulden reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.<br>3.6. Yukarıda açıklananlar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, mahkemenin istinaf incelemesine konu kararında, dosyadaki mevcut delillere göre yaptığı değerlendirmeye, takdire ve ortaya koyduğu gerekçeye göre, mahkemenin vardığı sonuçta istinaf sebepleri yönünden usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı yapılan istinaf incelemesi sonucu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>V. KARAR<br>1)Davacı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, <br>2)Alınması gerekli 427,60 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubuyla bakiye 157,75 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, harç tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,<br>3)Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 04/07/2024 tarihinde HMK'nun 362. maddesi uyarınca kesin olarak oybirliği ile karar verildi.<br>... </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"26111a74f2a5ecdc","SID":"95d0fae96211ab3b"}}