{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO\t: 2019/868 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/306<br><br>DAVA\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 27/09/2017<br>KARAR TARİHİ\t: 26/03/2024<br>K.YAZIM TARİHİ\t: 19/04/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TALEP:<br>Davacı vekili  dava dilekçesinde özetle; Rekabet Kurulu tarafından 12 bankanın 8 Mart 2013 tarihinde kredi ve kredi kartı konularında birlikte fiyat tespit etmek amacıyla kartel oluşturduğunun tespit edildiğini,  bu tespit sonucu verilen para cezası kararının  Danıştay tarafından da onandığını, söz konusu 12 bankanın içinde davalı bankanında bulunduğunu, müvekkilinin davalı bankadan 21.08.2007-22.09.2011 tarihleri arasında tüketici kredileri ve kredi kartı ve kullandığını, davalının kartel faizi uygulaması sebebiyle müvekkilinin zarara uğradığını, söz konusu fiilin olmaması halinde kredi maliyeti ve kredi kartı maliyetinin  çok daha az olacağını, davalı Bankanın 21 Ağustos 2007 ve 22 Eylül 2011 arasında kartel faizi uygulamak suretiyle müvekkiline vermiş olduğu zararın 3 katının fazlaya dair haklarımız saklı katmak kaydıyla şimdilik 5000 TL’sinin kredi kullanım tarihinden İtibaren işleyecek ticari avans faizi ite birlikte müvekkiline ödetilmesine ve yargılama giderlerinin ve avukattık ücretinin de davalının üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacıya muhtelif tarihlerde TL tutarlı ticari krediler kullandırıldığını, iş bu dava dosyasında görev itirazlarının bulunduğunu, ticari nitelikli kredilerin dava konusu olamayacağını, davacının kredi kartını dava dava konusu ettiğini ancak Rekabet Kurulu kararında kredi kartına uygulanan faiz oranlarına ilişkin herhangibir tespit yer almadığını, kararda kredi kartlarına ilişkin olarak yer verilen tek tespitin kredi kartı gecikme bildirim ücreti ile ilgili olduğunu, müvekkili bankada bu ad altında bir ücret uygulaması bulunmadığını, dava dayanağı olan Rekabet Kurulu kararında müvekkili Bankanın kredi kartına yönelik bir ihlalin veya uyumlu eyleminin bulunduğuna dair her hangi bir tespit yer almadığını davanın reddinin gerektiğini, davacının tazminat istemine ilişkin taleplerinin zamanaşımına uğradığını, müvekkili bankanın Rekabet kurulu kararına konu eylemlerin hiç bir şekilde tarafı olmadığından kusurlu olmadığını, davacının üç katı tazminat talebinin kabul edilemez olduğunu davanın reddinin gerektiğini beyan etmiştir. <br>DELİLLER VE GEREKÇE:<br>Huzurda görülen dava davalının 21/08/2007 ile 22/09/2011 tarihleri arasında kredi kullanan davacıya kartel faizi uygulamak suretiyle verdiği  zararın tazmini talebine ilişkin eda davası olup, talep 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun'un 57. ve 58. maddesine dayanmaktadır.<br>Dava konusu uyuşmazlık; davacı şirketin 21/08/2007 ile 22/09/2011 tarihleri arasında davalı bankadan kredi kullanıp kullanmadığı, davalı banka tarafından davacıya kartel faizi uygulanıp uygulanmadığı, bu nedenle davacının zararının oluşup oluşmadığı, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun'un 57. ve 58. maddesine göre davacının tazmini gereken maddi zararının ne olduğu, davacının bu zararının tazmini talep edip edemeyeceği, tazminat talebinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, davalının bu zararın tazmini ile sorumlu olup olmadığı hususunda toplanmaktadır. Taraflar  davet ve teşvik edilmelerine rağmen uyuşmazlığın sulh ve arabuluculuk yoluyla çözümü hususunda talep ve başvuruda bulunmadıklarından yargılamada tahkikat aşamasına geçilmiştir.<br>Rekabet Kurumu'nun 08/03/2013 tarih, ..... Dosya Nolu ve ...... Karar sayılı kararlarında \"davalı Bankanın da aralarında bulunduğu Türkiye'de faaliyet gösteren toplam 12 bankanın kendi aralarında mevduat, kredi kartı ve kredi hizmetleri konusunda anlaşma ve/veya uyumlu eylem içerisinde bulunmak suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun'un 4. maddesini ihlal ettikleri\" tespit edilmiştir.<br>Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun'un \"Tazminat Hakkı\" başlıklı 57. maddesinde \"bankaların aralarında anlaşması sonucu belirtilen ihlallerden dolayı zarar görenlerin her türlü zararını karşılamakla yükümlü bulundukları\"; aynı yasanın 58. maddesinde ise \"uğranılan maddi zararın ya da zarara neden olanların elde ettiği veya elde etmesi muhtemel olan karların üç katı oranında tazminata hükmedileceği\" belirtilmiştir.<br>Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından Rekabet Kurumu'nun 08/03/2013 tarih, ..... Dosya Nolu ve 2013-198-100 Karar sayılı kararı dayanak gösterilmek suretiyle huzurda görülen tazminat davası açılmıştır. Davalı banka tarafından huzurda görülen davaya dayanak yapılan Rekabet Kurumu kararının iptali için Ankara ...... İdare Mahkemesi'nde dava açılmıştır. Söz konusu davanın sonucunun huzurda görülen davaya etkisi olacağından davalı tarafından Ankara ...... İdare Mahkemesi'nde açılan dava mahkememizce bekletici mesele yapılmıştır. Ankara ...... İdare Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda huzurda görülen davaya dayanak yapılan Rekabet Kurumu kararının iptaline karar verilerek karar kesinleşmiştir. Davacı tarafından sadece Rekabet Kurumu kararına atıfta bulunulduğu; söz konusu kararın idare mahkemesinde iptaline karar verilerek kararın kesinleştiği; rekabet hukuku ihlallerinden doğan tazminat davalarının haksız fiil esasına dayalı bir tazminat sorumluluğunun olması, haksız fiil sorumluluğunun dört unsuru olan hukuka aykırı fiil, zarar, kusur ve illiyet bağı şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin ispat edilmesinin gerekmesi, Medeni Kanun'un 6. maddesi gereğince davalının sorumluluğu için aranan şartların varlığını ispat etmekle yükümlü olan davacının, davalının hukuka aykırı bir fiille kendisine zarar verdiğini ve bu zarar ile fiil arasında uygun illiyet bağı bulunduğunu ispat edemediği, dolayısıyla dava konusu olayda tazminatın koşulları oluşmadığından 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkmdaki Kanun’un 57. ve 58. maddelerine göre davacının tazmini gereken zararı olmadığı sonucuna varılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-AÇILAN DAVANIN REDDİNE,<br>2-Alınması gereken 44,20 TL başvurma harcı ve 427,60 TL karar  harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-Davalı tarafından yapılan 50 TL posta masrafından ibaret yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, <br>5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi üzerinden reddedilen tutar üzerinden hesaplanan 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca dava değeri karar tarihindeki istinaf sınırı altında kalmakla KESİN olmak üzere davalı vekilinin yüzüne karşı davacı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.<br>26/03/2024  <br>Katip .....<br> ¸E-imza <br> <br>Hakim .....<br> ¸E-imza <br><br><br><br><br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c19390f526431411","SID":"296925426b40ccbc"}}