{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/53 <br>KARAR NO\t: 2022/1452<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 22/09/2020<br>NUMARASI\t: 2018/475 Esas - 2020/174  Karar<br>DAVA: İtirazın İptali<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/12/2022<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı  vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... A.Ş. nezdinde ... no.lu emtia blok abonman sigorta poliçesi ile sigortalanan ... Tic. A.Ş.’nin alıcısı olduğunu, davalı ... Ltd. Şti.’nin sorumluluğunda elektrik pano ve ekipmanları cinsi emtiaların ...  gemisi ile deniz yoluyla İtalya’dan Mersin’e, akabinde 2 farklı TIR’a yüklenmek suretiyle Velayat-Türkmenistan’a nakliyesi esnasında hasara uğradığını; hasara dair tutanak tutulduğunu, yaptırılan ekspertiz incelemesi sonucunda 25.09.2017 ve 12.02.2018 tarihli ekspertiz raporlarının düzenlendiğini, davalı aleyhine T.C. Beykoz İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça borca ve yetkiye itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  davaya konu taşımanın iki ayrı taşıma aracı ile yapılmış multimodal bir taşıma olduğu ve multimodal taşımalara ilişkin uluslararası ... kararlarına göre eşyanın tesliminden sonra 9 aylık süre içerisinde yargıya başvurulmadığı takdirde dava hakkının düşeceğini, bu 9 aylık sürenin eşyanın teslimi tarihinden itibaren işlemeye başlayacağını, dosyaya sunulan ekspertiz raporuna göre eşyanın şantiyeye varış tarihinin 15.12.2016 olduğunu ve hasar iddiası için 04.01.2018 tarihinde Beykoz İcra Müdürlüğü’nde ... E. sayılı ve 10.05.2018 tarihinde 2018/2254 E. sayılı dosya ile icra takibi açılmış olduğunu,  hak düşürücü sürenin dolmuş olduğunu, taşıyıcıya yasal süre içinde bildirim yapılmadığını, özellikle 253 kap içinden sadece 3 parçada hasar oluşmuş olmasının hasarın taşıma sırasında meydana gelmediğini açıkça gösterdiğini, malın şantiye sahası içerisinde hasarlanmış olabileceği ihtimalinin daha yüksek olduğunu, hak düşürücü süre geçtikten sonra icra takibi yapıldığını, süresinde hasar bildirimi yapılmadığını, davaya konu taşımanın çoklu taşıma olduğunu, bu taşımanın ... kurallarına tâbi olduğunu, buna göre taşıyıcının sorumluluğunun zıya ya da hasara uğrayan eşyanın gayri safi ağrılığının her bir kilogramı için 2 ÖÇH ile sınırlı olduğunu, yine aynı şekilde TTK m. 1186 uyarınca da taşıyıcının sorumluluğunun hasara uğrayan eşyanın gayri safi ağırlığının her bir kilogramı için 2 ÖÇH ile sınırlı olduğunun düzenlendiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"Davalı tarafından FIATA kuralları gereğince emtianın tesliminden itibaren başlayacak  9 aylık hak düşürücü sürenin geçtiği itirazında bulunulmuş olup mahkemece de hak düşürücü sürenin resen dikkate alınması gerekmektedir. Bilirkişi raporu ile de tespit olunduğu üzere hasarın taşımanın hangi aşamasında meydana geldiği davacı vekilince de ispat olunamadığından uyuşmazlıkta TTK 1188 maddesinin uygulanması gerektiği değerlendirilmekle; TTK nun 1188. maddesi gereği \"eşyanın zıyaı veya hasarı ile geç tesliminden dolayı taşıyana karşı her türlü tazminat istem hakkı bir yıl içinde yargı yoluna başvurulmadığı takdirde düşer ve bu süre eşyayı veya bir kısmını teslim ettiği veya eşya hiç teslim edilmemişse, onun teslim edilmesinin gerektiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Zıyaı ve hasarından ileri gelen zararın tazmini için taşıyana talep ve dava hakkına ilişkin bu süre niteliği itibariyle hak düşürücü süredir.\" hükmü yer almaktadır.  Dava konusu emtianın ise dosyada mevcut olan ve dava dışı sigortalı Rönesans tarafından dava dışı ... ve Reasürans Brokerliği’ne hitaben yazılan yazıda, dava konusu yükün sahaya ulaşma tarihi 16/12/2016 olarak belirtilmiştir. Dava dışı sigortalı Rönesans tarafından düzenlenen Eksik-Fazla-Hasarlı Malzeme Tutanağı’nda da emtiaların nihai teslim tarihi aynı şekilde 16/12/2016 olarak gösterilmiştir. Buna göre emtianın, gönderilene teslim tarihinin 16/12/2016 olduğu, bir yıllık hak düşürücü sürenin HMK 92/2 maddesi gereği 16/12/2017 sona erdiği,  2018/241 E. sayılı icra takip dosyasında 04/01/2018 tarihinde icra takibine başlandığı, Beykoz İcra Dairesi’nin ... E. sayılı icra takip dosyasında ise 10/05/2018 tarihinde icra takibine başlandığı anlaşılmakla, davacının davasının hak düşürücü süre nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiş, davacı tarafından icra takibinin kötüniyetli yapıldığı ispatlanamadığından şartları oluşmayan kötüniyet tazminatının da reddine \" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, dava konusunun Taşıma deniz ve kara taşımalarından oluşan karma (Türk Ticaret Kanunu Değişik Tür Araçlar İle Taşıma olarak tanımlamaktadır.) bir taşıma olduğunu, davalı tarafın cevap dilekçesinde taşımanın karma bir taşıma olduğunu  kabul ettiğini, aynı hususu dosyada bulunan Bilirkişi kurulu'da tespit etmekte olup delilleri içinde bu iddiayı ispatlayan, navlun faturası, deniz konişmentosu ve CMR belgesi bulunduğunu, o halde bu taşımaya TTK 902. md hükümlerinin uygulanması gerektiğini ve zamanaşımı-ihbar sürelerinin ilgili kanun hükümlerine göre değerlendirilerek karar oluşturulması gerekirken, bu incelemeyi yapmadan hüküm oluşturulduğunu, sunulan içtihatlara göre uyuşmazlıkta Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğunu bu yönde itiraz ve beyanları bulunmakla birlikte, bir an için istinaf konusu kararı veren Deniz Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğu düşünülecek olsa dahi, mahkemece  TTK. 902.md'nin göndermesi ile, TTK taşıma işleri kitabının madde  856-893 (birinci ve ikinci kısım) gereğince hüküm kurulması gerektiğini, TTK'nın gerekçe kısmında da çok ifade edildiği gibi, madde 902-904 düzenlemesinin tamamen karma taşımlar için yapılan bir düzenleme olduğunu, davalının belgelerin niteliğine, imzasına, tebliğine ilişkin hiç bir itirazı bulunmadığını, bu taşıma için, mahkemece TTK 902. maddenin göndermesine uygun olarak TTK Taşıma işleri (4.Kitap) hükümlerine göre hüküm kurması gerektiğini, bu sebeple önce görev yönünden daha sonra esas yönünden itirazlarının bulunduğunu, mahkemenin taşımanın Karma Taşıma olduğunu bu sebeple TTK 902.md ve bu maddede belirlenen Taşıma işleri kitabının, ikinci ve üçüncü kısmı (TTK Mad. 856-893 ve devam eden hükümleri) gereğince incelemenin yapılması gerektiğini belirten dilekçeyi göz önünde tutmadığını, oysaki TTK 902. maddenin gerekçesi ve bu gerekçede verilen olayın dava konusu olay ile paralellik arz ettiğini, TTK 902'den 904. maddeye kadar devam eden, dördüncü kısımda değişik tür araçlarla (karma) taşıma ve çıkabilecek uyuşmazlıklara ilişkin düzenlemeler getirildiğini, bu konuda uygulanması gereken, TTK 904. Madde Bildirim ve zamanaşımı yönünden düzenleme getirmiş olup ilgili maddedeki düzenlemelerin, yerel mahkemenin kararına dayanarak yaptığı TTK 1188 maddeden farklı düzenlemeler içermekte olup, davanın esasının, bildirim ve zamanaşımını düzenleyen, TTK  md 904 hükümlerinin, gönderme yaptığı TTK mad. 889 ve 855 hükümleri çerçevesinde incelenmesi gerektiğini, 08.03.2017 tarihli hasar ihbar mektubunun mahkemece göz önünde tutulmadığını, talebinin zamanaşımına uğramadığını, 09.03.2017 tarihi itibarı ile  işleyen zamanaşımının durduğunu, bu konuda yeterli inceleme yapmış olsa idi, yerel mahkeme tarafımızdan sunulan hasar ihbar mektubunun, zamanaşımını durdurdurduğunu ve talebinin de zamanaşımına uğramadığı tespit edilebilecek olup yapılan ihbar ve hasarın varlığı konusunda davalı tarafın bir itirazı olmadığını ve bu ihbarın zamanaşımını durdurduğunu, TTK 904/2 T.K. 904/2'nin göndermesi ile TTK 855/3 maddeye göre delilleri arasında bulunan belgeler ile;  alıcının hasar ihbarının, 08.03.2017 olduğunu, sigorta  ödemesinin 17.10 2017, 27.02.2018 ve 29.03.2018 tarihinde üç ayrı zamanda yapıldığının ispatlanabildiğini, TTK genel gerekçesinde CMR kuralları egemen kılındığını, çeşitli taşıma türleri için özel hükümler getirildiğini ve CMR’ye ilişkin hükümlerin aynen alındığını belirten ilgili madde gerekçesini dosyaya sunmakla bu uyuşmazlıkta da CMR Konvansiyonu uygulamaları ve yerleşik içtihatların emsal alınabileceğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE :Dava, değişik tür araçlar(multimodal) ile taşıma sözleşmesine konu emtianın hasarlanması nedeniyle sigortalıya ödenen bedelin rücuen tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkeme, uyuşmazlığa uygulanacak kanuni düzenlemeler ve davanın hak düşürücü süreye tabi olup olmadığı, noktasındadır. Dava konusu taşımaya ilişkin ... ve ... nolu Konşimentolar, 16/11/2016 tarihinde, davacının sigortalısı ... Tic. A.Ş.'nin ... firmasından ithal ettiği ürünlerin Salerno/İtalya limanından Mersin/İstanbul limanına ... gemisi ile taşınmasına ilişkin olarak, taşıyıcı sıfatıyla Ignazio... tarafından düzenlenmiş ve bu konşimentoda davalı ... A.Ş. Alıcı olarak gösterilmiştir.Dava konusu taşımaya ilişkin iki adet CMR Hamule Senedi, 29/11/2016 tarihinde davalı ... A.Ş. Tarafından düzenlenmiş olup, bu taşıma senedinde haber verilecek kişi ... Tic. A.Ş. gösterilmiştir. Davalı tarafından deniz taşımasının bilgileri de ihtiva eder şekilde navlun faturası düzenlenmiştir.Hasar ihbarında bulunulması üzerine, davacı sigorta şirketi tarafından ekspertiz raporu alınmış ve tespit edilen hasar bedeli sigortalıya ödenmiştir. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, Beykoz İcra Müdürlüğü'nün ... ve ... Esas sayılı takip dosyalarında, taşıyıcı sorumluluğunda gerçekleşen ve sigortalıya ödenen hasar bedeli ile ek tazminat bedelinin rücusu sebebine dayalı olarak asıl alacak ve işlemiş faizinin tahsili istemiyle 03/01/2018 ve 09/05/2018 tarihli takip talepleri ile ayrı ayrı ilamsız icra takibi başlatılmış, itirazlar üzerine takipler durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca her iki takip yönünden itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Davacının sigortalısı ... Tic. AŞ.'nin alıcısı olduğu, 'elektrik pano ve ekipmanları' cinsi emtiaların ... gemisi ile denizyoluyla İtalya'dan Mersin- Türkiye'ye, akabinde ... ve ... Plakalı 2 farklı Tır'a yüklenmek suretiyle Velayat- Türkmenistan'a nakliyesinin davalı İbrakom tarafından üstlenildiği ve taşımanın multimodal taşıma olduğu ihtilaf konusu değildir. Dava, değişik araçlarla yapılan (multimodal) uluslararası taşıma sırasında  meydana gelen kaza sebebiyle emtiada oluşan hasar bedelinin davalı taşıyıcıdan rücuen  tahsili istemine ilişkindir.<br>Değişik araçlarla taşımaya ilişkin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 902. maddesi \"Bu Kitabın Birinci ve İkinci Kısım hükümleri, aşağıdaki şartların tamamının bir arada varlığı hâlinde, değişik tür araçlar ile taşıma sözleşmelerine de uygulanır: Eşyanın taşınması bütünlük gösteren bir taşıma sözleşmesine dayanıyorsa, bu sözleşme bağlamında taşıma değişik türde araçlarla yapılacaksa, taraflar, her bir türdeki araç için ayrı sözleşme yapmış olsalardı, söz konusu sözleşmelerin en az ikisi farklı hükümlere bağlı tutulacak idiyse, aşağıdaki hükümlerle, uygulanması gerekli milletlerarası sözleşmelerde aksi yolda bir düzenleme yoksa.\" hükmünü haiz olup, (d) bendinde belirtildiği ve madde gerekçesinde de açıklandığı üzere, somut uyuşmazlıkta uygulanması gereken milletlerarası sözleşme yoksa TTK’nın 850 ve devamı maddeleri uygulanır.Kural böyle olmakla birlikte, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin taraf olduğu CMR Konvansiyonu’nun 2. maddesinde aksine hüküm bulunmaktadır. Anılan maddede \"Mal yüklü taşıt, 14 üncü madde hükümlerinin uygulandığı haller dışında yolun bir kısmında deniz, demiryolu, nehir, kanal veya havayoluyla yük boşaltılmadan taşındığı hallerde bu Sözleşme taşımanın tümü için uygulanır. Ancak diğer taşıtlarla yapılan taşımalarda ortaya çıkan kayıp, hasar veya gecikmelerin, karayolu taşımacısının bir fiil veya ihmalinden doğmayıp yüklerin diğer taşıtlarda taşınması sırasında ve nedeniyle oluşabileceği kanıtlanır ise, Karayolu taşıyıcısının sorumluluğu bu Sözleşmeye göre, eğer söz konusu diğer taşıtlar ile yükün taşınması için yasal koşullara uygun olarak o taşıt taşıyıcısı ile gönderen arasında bir mukavele yapılmış sayılır ve o mukavele konulması gelenekleşmiş hükümlere göre tayin edilir. Ancak, konulmuş bu gibi koşulların bulunmaması hallerinde, karayolu taşıyıcısının sorumluluğu bu Sözleşmeye göre tayin edilir. Eğer, karayolu taşımacısı diğer taşıtlar ile de taşıma yapıyor ise, sorumluluğu bu maddenin 1 inci paragrafına göre tayin edilir. Ancak bu durumda, karayolu ve diğer taşıtlar ile taşıma yapan kimse, iki ayrı kişi gibi işlem görür.’’ düzenlemesi yer almaktadır(Yargıtay\t11. HD.'nin 28/04/2022 Tarihi ve 2020/1615 E. -  2022/3580 K. Sayılı kararı). Zıyaa, hasara veya teslimdeki gecikmeye yol açan olayın taşımanın hangi kısmında meydana geldiğine ilişkin ispat yükü, bunu iddia eden tarafa ait olup eldeki davada hasarın taşımanın hangi kısmında meydana geldiğine ilişkin bir ispat bulunmamaktadır. Bu halde CMR'nin 2. Maddesi uyarınca, yük, denizyolu ve karayolu taşıması şeklinde taşındığından CMR Sözleşmesinin uygulanması gerekir. Bu durumda taraflar arasındaki uyuşmazlık deniz taşımasına ilişkin olmayıp, kara taşımasına ilişkin hükümlerden kaynaklanmaktadır.TTK'nın 5/2. Maddesinde, bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebileceği düzenlenmiştir. Ancak uyuşmazlık kara taşımasına ilişkin hükümlerden kaynaklandığından TTK'nın 4/1 ve 5/1. Maddeleri uyarınca eldeki davada asliye ticaret mahkemeleri görevlidir. Hal böyleyken mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır.Asliye ticaret mahkemesi ile deniz ihtisas mahkemesi arasındaki ilişki görev ilişkisi olup HMK'nın 114/1-c maddesine göre dava şartlarından olan mahkemenin görevli olması davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden(HMK m. 115/1) ve istinaf aşamasında dahi kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle resen nazara alınır. Buna göre HMK'nın 355. Maddesi uyarınca yalnızca kamu düzenine aykırılık sebebi ile sınırlı olarak bu aşamada davacı vekilinin sair istinaf sebepleri incelenmeksizin yapılan istinaf incelemesi sonunda, istinaf başvurusunun kabulü ile görevsiz mahkemece verilen kararının kaldırılmasına ve dairemizce görevsizlik kararı verilerek dava dosyasının görevli  İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>KARAR  : Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstinaf incelemesine konu ilk derece mahkemesi kararının, HMK.'nun 353(1)a-3 uyarınca usulden KALDIRILMASINA,<br>1- Kararı veren mahkemenin görevsiz olması nedeniyle HMK'nın 115/2. maddesi uyarınca davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, 2- HMK'nın 20. Maddesi uyarınca, taraflardan birinin, görevsizlik kararının tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde istinaf incelemesine konu kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli  İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, aksi takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin kararın tebliği ile İHTARINA,3- HMK.'nun 331/2 maddesi uyarınca harç ve istinaf aşaması dahil yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi ve davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde ise yargılama harç ve giderlerinin davanın açıldığı mahkemece karara bağlanmasına,4- Kararın, HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca istinaf incelemesine konu kararı veren İlk Derece Mahkemesince taraflara resen tebliğine, 5- İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf  karar harcının istem halinde  kendisine iadesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361(1)g. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 27/12/2022<br>\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2bfbfde563e2e49b","SID":"8a53d7215576beb7"}}