{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2019/1352 <br>KARAR NO: 2021/1317<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 19/02/2019<br>NUMARASI: 2018/158 E. - 2019/78 K.<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)<br>Taraflar arasında görülen itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen hükme karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; sigortalı ... San. ve Tic. A.Ş.'nin Aşkabat/Türkmenistan'da yerleşik Türkmengas'a ait proje sahasında kullanılmak üzere Japonya'da yerleşik ... Ltd. Şti'den 11.11.2016 tarihli faturayla  yoğuşma filtresi ve aksesuarları emtiası satın alındığını, emtianın ahşap kasalara konularak ambalajlandığını, emtianın forwarder şirket ... Hiz. Ltd. Şti organizasyonunda yapıldığını ve taşıma için 30.12.2006 tarihinde navlun faturası düzenlendiğini, emtianın Kore'nin Masan Limanında düzenlenen konşimento ile toplam on paket olarak ... Limited'e ait ... gemisine yüklendiğini, yükmele için sörvey firması tarafından sörvey raporu düzenlendiğini, raporda iki paket emtianın ambalajının yırtık olduğunun belirlendiğini, Kore'den İran'a kadar deniz yoluyla taşımanın anılan gemi ile yapıldığını, varış limanındaki gümrük işlemlerinden sonra emtianın gemiden tahliyesinin yapılarak proje sahasına kadar olan iç nakliyesinin CMR belgesi kapsamında ... tarafından ... plaka sayılı araçla yapıldığını, emtianın 07.02.2017 tarihinde teslim yerine ulaştığını ve aynı tarihte sigortalıya teslim edildiğini,  dava konusu emtianın hasarlanması nedeniyle müvekkilinin 19.09.2017 tarihinde sigortalısına 6.120,00 USD hasar bedelini ödediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu, taşımacının TTK'nın 1248. maddesi gereğince, bizzat veya alt taşıyıcı eliyle taşıttığı emtiada meydana gelen hasardan sorumlu olduğunu, taşıyıcının borcunun emtianın alıcısına teslimi veya yasada belirlenen resmi makamlar ile üçüncü kişilere teslimine kadar devam edeceğini, TTK'nın 1178. maddesi uyarınca taşıyanın bir kısım işlemleri sözleşme ile yükleten, taşıyan veya gönderilene bırakması halinde de hasardan sorumlu olacağını, müvekkilinin ödeme ile sigortalısının haklarına halef olduğunu ileri sürerek, davalının Beykoz İcra  Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yenilik itirazının iptaline, takibin devamına, alacağın %20'sindan az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  dava konusu emtianın deniz ve kara yoluyla taşınmasının müvekkilince yapıldığını, TTK'nın 1185. maddesinde, ziya veya hasarın en geç eşyanın gönderilme teslimi sırasında; ziya veya hasar haricen belli değilse eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde gönderilmesi ve hasar ihbarnamesinde ziya veya hasarın neden ibaret olduğunun genel olarak belirtilmesi gerektiğini, bu süreler içinde bildirim yapılmamışsa taşıyanın eşyayı denizde taşıma senedinde olduğu gibi teslim ettiği ve eğer eşyada bir ziya veya hasarın meydana geldiği belirlenirse, bu zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiğinin kabul edilmiş olduğunu, somut olayda davacının sigortalısı tarafından müvekkili şirkete hiçbir hasar ihbarı yapılmadığını,  emtianın 07.02.2017 tarihinde alıcısına teslim edildiğini, müvekkili şirkete ilk olarak davacı ... tarafından 06.10.2017 tarihinde, eşyanın tesliminden sekiz ay sonra rücu ihbarının gönderilmesi nedeniyle, gönderilenin eşyayı sağlam durumda teslim aldığı karinesinin geçerli olduğunu, davacının bu karinenin aksini somut delilerle ispatlaması gerektiğini, ancak davacı tarafından sunulan deliler incelendiğinde teslimden yaklaşık 5 ay sonra 26.07.2017 tarihinde yapılan ve somut tespitler yerine tahmin ve yorumlar içeren ekspertiz raporunun bu karinenin aksini ispat edecek kuvvette bir delil olarak dikkate alınamayacağını, davacı tarafından dosyaya sunulan ve eşyanın tesliminden yaklaşık beş ay sonra yapılan ekspertiz incelemesine dayalı 26.07.2017 tarihli ekspertiz raporunda ıslanarak hasara uğradığı belirtilen eşya ile ilgili olarak emtianın ahşap kasalar içerisine konularak ambalajlanmış olduğu, söz konusu hasarın nakliyenin hangi aşamasında meydana gelmiş olduğunun kesin olarak belirlenememekle birlikte muhtemelen yükleme, aktarma, boşaltma operasyonları esnasında meydana gelmiş olabileceği ifadelerinin yer aldığını, rapora göre emtianın ambalajında tespit edilen hasarın, ambalajın başından itibaren hatalı ve yetersiz olduğunun göstermekte olduğunu, TTK'nın 1182/g maddesinde taşıyıcının ambalaj yetersizliğinden sorumlu olmadığının açıkça belirtildiğini, teslimden yaklaşık beş ay sonra yapılan ekspertiz raporunun kesinlikle dikkate alınamayacağını, beş ay boyunca gönderilenin deposunda kaldığı belirtilen eşyanın depoda hasara uğramış olması ihtimalinin, deniz taşıması sırasında hasara uğramış olması ihtimalinden çok daha yüksek olduğunu, beş ay sonra yapılan ekspertiz incelemesinde de kesin bulgulardan değil, sigorta şirketi lehine sübjektif yorumlardan bahsedildiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Mahkememizce yapılan yargılama ve dosya kapsamı deliller ile uyumlu olması nedeniyle içeriğine itibar edilen bilirkişi raporu birlikte incelenip değerlendirildiğinde, davacı şirket tarafından dava dışı sigortalıya, ... nolu poliçe tahtında 19.09.2017 tarihinde 6.120,00 USD ödenmiş olduğundan TTK'nun 1472. maddesi davalıya talep yöneltebileceği anlaşılmakla aktif husumet ehliyeti bulunduğu, davalı tarafından sigortalı ... Sanayi ve Tic A.Ş. adına düzenlenen 30.12.2016 tarih ve ... nolu navlun faturasına göre davalının ... numaralı konişmentoya atıfta bulunarak alım yeri Busan/ Kore olan aksesuarları ile Yoğunlaşma Filtresi emtiasının ... isimli gemiye Masan/Kore limanından yüklenerek denizyolu ile Bandar Abbas/İran limanına ve devamında buradan kamyonlara yüklenerek karayolu ile teslimat yeri olan ...'e kadar yapılan taşımaya ilişkin olarak; 'Navlun Masrafları POL işyerine kadar'  açıklamalı toplam 39.906,60 USD tutarında navlun faturası düzenlendiği, faturanın içeriğinin ... nolu konişmento kayıtları ile uyumlu olduğu, davalının bu anlamda taşıma işini organize etmesi ve navlun faturası keşide etmesi nedeniyle TTK md 917' ye göre taşıma işleri komisyoncusu olup pasif husumet ehliyetini haiz olduğu anlaşılmıştır.Dosyada mevcut CMR belgelerine göre dava konusu emtiaya ait ilk partinin 30.01.2017 tarihinde kamyona yüklenerek Türkmenistan'a hareket ettiği ve bu ilk partinin 07.02.2017 tarihinde alıcıya teslim edildiği, dava konusu taşımaya ilişkin olarak düzenlenmiş bulunan ve ... gemisi kaptanı ... namına acente tarafından imzalanan  ... nolu konişmentoda; teslim alma yeri ile nihai varış yeri belirtilmeksizin sadece yükleme limanı ile tahliye limanı gösterildiğinden söz konusu denizyolu taşımasının Limandan Limana Taşıma olduğunun anlaşıldığı, TTK m. 1178/3'e göre taşıyan eşyanın teslim alındığı andan teslim edildiği ana kadar eşyaya özen göstermekle yükümlü olup, eşyanın uğradığı hasar ve ziyadan sorumludur. TTK m. 1143'e göre, aksi kararlaştırılmış: almadıkça eşyanın gemiye kadar getirilmesi taşıtanın, gemiye yüklenmesi, istiflenmesi ve varma limanında boşaltılması taşıyanın sorumluluğunda olduğu, ... firması tarafından düzenlenen ... numaralı sörvey raporuna göre 2 adet modülün dış ambalajındaki yırtığın emtia gemiye yüklenmeden önce tespit edilmiş olduğu anlaşıldığından anılan eşyanın taşıyana teslim edildiği sırada ambalajlarının yırtık olduğunun kabul edildiği, konişmentoda eşyanın hal ve durumuna ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığı, TTK m. 1239 f. 2 uyarınca taşıyan, eşyanın haricen belli olan hâlini konişmentoda beyan etmeyi ihmal ederse, konişmentoda eşyanın haricen iyi halde olduğuna dair beyanda bulunulmuş sayılacağı, eksper tarafından emtia üzerinde fiziki bir inceleme yapılmadığı ve ekspertiz  raporunun dosya üzerinden hazırlandığı, hasarın oluş şekline dairbir tespit içermediği anlaşılmıştır. TTK m. 1185/1 gereğince haricen belli olan hasarın en geç teslim anında, haricen belli olmayan hasarların ise teslimden itibaren 3 gün İçinde taşıyana yazılı olarak bildirilmesi gerektiği,  teslimden bir ay sonra hasarın tespit edilmesi ve teslimden iki ay sonra bildirilmesi halinde hasar bildiriminin süresinde yapılmadığının anlaşıldığı, taşıyana süresinde veya hiç hasar bildiriminde bulunulmaması halinde TTK m. 1185/4 gereğince, taşıyanın eşyayı konişmentoda yazılı olduğu gibi teslim ettiği ve eşyada bir hasar veya zıya söz konusu ise bu zararın  taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten kaynaklandığının kabul edilebileceği, dosya kapsamında sunulan deliller ile davacının meydana gelen hasarın deniz taşıması sırasında meydana geldiğini ispatlayamadığı anlaılmıştır.Dosyaya sunulan CMR hamule senetlerinden taşımanın kara taşıması kısmının CMR hükümlerine tabi olarak gerçekleştirildiğinin anlaşıldığı, CMR m. 30 uyarınca, eşya alıcı tarafından taşıyıcı ile birlikte kontrol edilmeksizin teslim alınır veya açıkça görülebilen hasarlardan derhal, açıkça görülmeyen hasarlarda teslimden itibaren yedi gün içinde hasar bildiriminde bulunulmazsa eşyanın hamule senedinde yazılı olduğu gibi, yani olay bakımından tam ve sağlam olarak teslim edilmiş olduğunun kabul olunacağı, ... No'lu tutanaktan hasarın ilk olarak teslimden bir ay sonra tespit edildiği ve iki ay sonra hasar ihbarında bulunulduğu anlaşıldığından, eşyanın gönderilene hamule senedinde yazılı olduğu gibi tam ve sağlam olarak teslim edildiğinin kabul edilmesi gerekeceği, bu durumda davacının dosyaya sunmuş olduğu belgelerden hasarın kara taşıması sırasında  gerçekleştiğini ispatlamış olması gerekeceği,  dosyadaki ... tarafından hazırlanan yükleme öncesi sörvey raporunda  belirtilen yükün ambalajında yırtık olduğunun ifade olunduğu, dava konusu talebin ilgili olduğu eşyanın ... nolu sevkiyata ilişkin ... nolu CMR hamule senedi ile gerçekleştirildiği, ...'nin sürücü olduğu kara taşıması sırasında hasara uğradığının iddia edildiği, hasara ilişkin Nakliyat Hasarı Ekspertiz Raporunda dava konusu hasarın nakliyenin hangi aşamasında gerçekleşmiş olduğu tespit edilememiş olduğundan hasarın sebebinin de ortaya konulamadığı, davacının talebini emtianın ambalajının yırtık ve plastik plakalarının hasarlanmış olmasına dayandırdığı, bununla birlikte ambalajdaki yırtıkların taşıma sırasında mı meydana geldiği veya Sörvey Raporundaki yırtıklardan mı bahsedildiğinin anlaşılmadığı, emtianın yükleme limanında ahşap kutular içinde teslim edildiği hususunda uyuşmazlık bulunmadığı,  emtianın yükleme limanında harici durumu itibariyle iyi durumda olduğu kabul edilmesine rağmen ahşap kutuların içindeki emtianın durumunun bilinemediği, bu durumda CMR hükümlerine göre süresinde hasar ihbarında bulunulmaması sonucu eşyanın hamule senedinde yazılı olduğu gibi teslim edildiği kabul edilmiş olacağından ve dosyaya sunulan ekspertiz raporunda hasarın sebebi belirlenememiş olduğundan davacının eşyanın taşıyıcının sorumlu olduğu bir sebeple hasara uğramış olduğunu ispatlayamadığı...\" gerekçesiyle, davanın reddine,  karar verilmiştir.Bu karara karşı, davacı vekili tarafından  istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı  vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Mahkemece hükme esas alınan raporun tamamen hukuki dayanaktan yoksun ve afaki varsayımlara dayanılarak hazırlanmış olması nedeniyle raporda yer alan tespitlere itibar edilemeyeceğini, bilirkişilerin davalının hasarın meydana geldiği taşıma esnasındaki statüsünü, kusur oranını ve  taşıma hukuku açısından taşıyanların müteselsilen sorumluluğu yönünden inceleme yapmadıklarını, raporda hasar ihbarının davalı tarafa iki ay sonra yapıldığının kabul edildiğini, oysa  emtianın 12.01.2017 tarihinde sigortalıya teslim edilmesinden sonra malların hasarlı olduğunun fark edilir edilmez tutanak tutularak taşıyana hasar ihbarı yapıldığını, ardından da hasarın sigortacı olan müvekkiline bildirildiğini; ekspertiz raporunda da ekspertiz talebinin16.01.2017 tarihinde yapıldığı ve ekspertizin de  06.02.2017 tarihinde yapıldığının belirlendiğini, eksperin bizzat Türkmenistan'a giderek çalışmalarına başladığının da raporda belirtildiğini, davalının ise daha önce kendilerine bildirim yapılmadığını, ilk olarak sigorta şirketince 14.11.2017 tarihinde rücu ihbarı yapıldığını  iddia iddia ettiğini ve mahkemece bu beyanın esas alındığını, oysa ilk olarak sigortalı tarafından 12.01.2017 tarihinde hasar tespit tutanağı düzenlenerek derhal davalıya gönderildiğini, gönderilen hasar ihbar evrakının altına davalı şirket tarafından ihtarnameyi aldıklarına ilişkin teyit kaşesi basılması karşısında bilirkişi raporunun bu yönüyle eksik olduğunu, Yargıtay kararlarına göre hasarı öğrenen taşıyıcının sonradan ihbarın süresinde yapılmadığını savunmasının iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu; mahkemece CMR hükümlerine göre ihbarın zamanında yapılmadığı kabul edilerek hüküm kurulduğunu, ancak bu karinenin aksinin her zaman ispat edilebileceğini, hasar dosyasındaki ekspertiz raporu ve bilirkişi raporuna göre hasarın varlığınını sabit olduğunu; bilirkişiler tarafından mahkeme ara kararının aksine taşıyanın sorumluluğu yönünden eksik inceleme yapıldığını, raporun 4 ve 5. maddelerinin son paragrafında ''Ekspertiz Raporunda hasarın sebebi belirlenememiş olduğundan davacının eşyanın taşıyıcının sorumlu olduğu bir sebeple hasara uğradığı ispatlanamadığı kabul edilmelidir.'' denildiğini, yine raporda dosyada mevcut bulunan Sörvey Raporunda \"Bu yükleme için bir World – Wide Sörvey gözetim firması tarafından ekli ... numaralı sörvey raporu (Yükleme öncesi – istif – sabitlemeyi içeren) düzenlenmiştir. Bu gözetim raporuna göre 2 paket emtianın ambalajının yırtık olduğu anlaşılmaktadır.\" denildiğini, bu nedenle taşıyıcının sağlam bir şekilde teslim aldığı emtiayı hasarlı olarak teslim etmesi nedeniyle oluşan zarardan sorumlu olduğunu, zira emtianın teslim alınması sırasında hasarlı olması halinde taşıyıcının da nezaret, denetleme ve ihtirazı kayıt koyma yükümlülükleri çerçevesinde emtianın hasarlı olduğunu veya ambalajında yırtık olduğunu gönderene bildirmesi gerektiğini, bu yükümlülükleri yerine getirilmemesi nedeniyle teslim anında emtiada herhangi bir hasar bulunmadan teslim alındığının kabul edildiğini, taşıyıcının hasarlı emtiayı teslim almaması veya ihtirazi kayıt koyması gerektiğini, taşıyıcının bir çok mahkeme kararında belirlendiği gibi  basiretli bir tacir gibi davranıp yüklemeye nezaret etme, denetleme ve ihtirazi kayıt koyma yükümlülüklerini yerine getirmediğini,  taşıyıcının TTK'nın 784. maddesi uyarınca ara taşıyıcıların fiillerinden de sorumlu olduğunu, Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere taşıyan ve fiili taşıyıcıların malı teslim aldığı andan, teslim edecekleri ana kadar geçen süredeki tüm hasarlardan sorumlu olduklarını, asıl ve alt taşıyıcılar arasında malın aktarımı olmuş ise teslim alan tarafın hasarı taşıma senedine şerh düşmesi gerektiğini, raporda ise sadece hasarın geç ihbar edilmesi nedeniyle taşıyıcıların sorumluluğunun tamamen ortadan kaldırıldığını, emtianın taşıma için teslim alındığı anda, hasar var ise bunun taşıyıcı tarafından bildirilmemesinin hatalı olduğunu, hasarsız teslim alınan emtianın hasarlı olarak teslimi halinde bu hasarın deniz veya kara taşıması sırasında olduğunun kabulü gerektiğini ve bu hasardan tüm taşıyıcıların müteselsilen sorumlu olduğunu, hasarın davalıya ihbarına ilişkin evrakların sunulmasına rağmen bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının haksız şekilde reddedilerek eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve  davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, davacı tarafından nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalanan ve hasarlanan emtialar nedeniyle dava dışı sigortalıya ödenen tutarın, halefiyet ilkesi gereğince davalı taşıyıcıdan tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali ve icra inkar tazminatının tahsili istemine ilişkindir. <br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili tarafından, yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davaya konu taşıma ilişkisinde, sigortalıya ait emtia önce deniz yoluyla Kore'den İran'ın Bandar Abbas Limanı'na, buradan da kara yoluyla Türkmenistan'a taşınmasının taşıyıcı tarafından üstlenildiği, 07.02.2017 tarihinde emtianın alıcıya teslim edildiği ve emtiada hasar bulunduğu iddia edilmesine ve hasarın kara yoluyla taşınma sırasında oluştuğu ileri sürülmesine kombine taşıma ilişkisinde Karayoluyla Eşya Taşınmasına İlişkin Uluslararası (CMR) Sözleşmenin  hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Dosyada bulunan konşimentoya göre emtianın deniz yoluyla taşınmasının davalı tarafından yapıldığı, emtianın 13.12.2016 tarihinde yüklendiği, taşıyıcının sorumluluğunu emtianın varış limanından teslimine kadar devam edeceği, varış limanındaki teslimden yükün, Türkmenistan'a kadar taşınmasında deniz taşıyıcısının sorumlu olmadığı anlaşılmıştır. Taşımaya ilişkin navlun bedeli Kore'den Türkmenistan'a yapılacak tüm taşıma için davalı tarafından tahsil edilmekle, davalının akdi taşıyıcı olarak tüm taşıma sürecini üstlendiği, dolayısıyla taşıma sırasında meydana gelecek tüm zarardan akdi taşıyıcı olan davalının sorumlu olduğu kabul edilmelidir. Emtianın gemiye yüklenmesi sırasında düzenlenen sörvey raporunun incelenmesinde, yükleyicinin fabrikasından kamyonlarla getirtilen emtianın gemi vinci ile uygun şekilde yükün hasar görmesini engelleyecek şekilde ambara yerleştirildiği, yükün gemi ambarında usulüne uygun şekilde bağlanarak istif edildiği, gözetim raporunda, yükleme işleminden önce veya sırasında yüklerin görünürdeki durumunun küçük boya sıyrıkları ve çizikler haricinde iyi olduğu, yükün güvenli bir şekilde taşınması için uygun şekilde yüklendiği anlaşılmıştır. Varma limanında tahliye edilen emtianın üç ayrı araçla Türkmenistan'a taşındığı hasarın oluştuğu emtianın ... nolu CMR belgesi ile 18.02.2017 tarihinde ... tarafından kullanılan araca yüklendiği, dosyada bulunan CMR belgesine göre emtianın varma yerinde teslim edildiği, CMR belgesinde hasara ilişkin her hangi bir kayıt bulunmadığı anlaşılmıştır. 27.03.2017 tarihinde düzenlenen tutanakla emtiada bulunan hasarın tespit edildiği ve hasarın 12.05.2017 tarihli yazı ile emtianın hasarlı şekilde teslim edildiğinin bildirildiği görülmüştür. Her ne kadar davacı süresinde ihbarda bulunulduğunu ve bu hususu bilirkişi raporuna itirazda ileri sürdüğünü beyan etmiş ise de 17.01.2019 tarihli bilirkişi raporuna yönelik itiraz dilekçesi ekinde her hangi bir belge bulunmadığı görülmüştür. CMR'nin 30. maddesi gereğince alıcı, taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden veya ziyan ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında veya açıkça görülmediği hallerde yedi gün içinde durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm ederse bu husus onun yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde aldığına kanıt oluşturur. Bu durumda, süresi içerisinde taşımadan kaynaklı bir hasarın bulunduğu tespit edilerek ihbar edilmemesi karşısında emtianın hasarsız şekilde alıcıya teslim edildiğinin kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Emtianın deniz yoluyla nakliyesi sırasında kural olarak gemiye kadar taşınması yükletene aittir. Yükleme sırasında düzenlenen sörvey raporunda emtiada her hangi bir hasar bulunmadığı, dış ambalajında ufak tefek çizikler bulunduğu belirlendiğinden, emtianın bu haliyle teslim edildiği ve tahliye limanında da teslim sırasında buna aykırı bir tutanak düzenlenmemesi nedeniyle deniz yoluyla taşıma sırasında emtiada her hangi bir hasar bulunmadığı, taşıyıcının TTK'nın 1185. maddesine göre emtiayı teslim aldığı şekliyle teslim ettiği anlaşılmıştır. Teslim anında emtianın çekincesiz olarak teslim alınması karşısında taşıyıcı lehine oluşan karinenin aksi davacı sigortacı tarafından usulüne uygun delillerle ispat edilmediğinden ilk derece mahkemesi kararında ve gerekçesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan bu gerekçelerle HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı  tarafından yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye irad kaydına, bakiye 14,90 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline.3-Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi  üzerlerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.04.11.2021<br>KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca, dava konusunun değerine göre  karar kesindir.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"76b3d3b0285f423b","SID":"c9946ec4e5924c73"}}