{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1463 <br>KARAR NO: 2021/1963<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 17/03/2021<br>NUMARASI: 2020/101 Esas 2021/141 Karar <br>DAVA: İtirazın İptali <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/12/2021  <br>Milletlerarası yetki itirazının kabulüne ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA:Davacı vekili; davalının sorumluluk sigortacısı olduğu ... gemisinin 14/09/2007 tarihinde Trabzon-Soçi seferini yaparken battığını, gemide bulunan müvekkiline ait çekici ve dorselerin üzerindeki mallarla birlikte tam zayi olduğunu,hasarın tazmini için yapılan görüşmelerin neticesiz kaldığını,zararın tahsili amacıyla  İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ilegemi donatanı/ taşıyanı/ işleteni/ acentesi ve ... firması aleyhine icra takibi başlatıldığını,sigorta sözleşmesine tazminat görüşmelerine aracılık/acentelik etmesi nedeniyle davalı şirkete izafeten ... Sigortacılığa tebligat gönderildiğini,tebligatın alındığını ve husumet itirazında da bulunulmadığını, icra işlemine devam edildiğini, ancak davalının Türkiye’de mal varlığının olmaması nedeniyle bir neticeye varılamadığını, ... S.A. ... Co. S.A şirketinin ... S.A şirketi tarafından devralındığını, ...  A.Ş. ye haciz ihbarnamesi gönderildiğini, davalı şirketin icra müdürlüğüne itirazda bulunduğunu, itirazın süresinde olmadığından takibin devamına karar verildiğini, davalı şirket tarafından icra mahkemesine usulsüz tebligatın tespiti için dava açıldığını,davanın kabulüne karar verildiğini, malların zayi olmasında sorumluluk sigortacısı olan davalı şirketin müteselsilen sorumlu olduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili; müvekkilinin Romanya’da mukim bir sigorta şirketi olduğunu, yetkili mahkemenin Romanya/Bükreş Mahkemeleri olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluk sigortacısı olduğunu, üçüncü kişilerin kendisine doğrudan talep hakkının bulunmadığını, davacının talebini öncelikle donatana karşı yöneltmediğini ve zamanaşımının geçtiğini, davacı tarafın geminin batması olayında taleplerini ilk olarak gemi maliki ve donatana yöneltmekle yükümlü olduğunu, ... gemisinin karine olarak denize, yola ve yüke elverişli olduğunu, seferi gerçekleştiren geminin birçok limana giriş çıkış yaptığını, gerçekleştirdiği seferlerde geminin sıhhati ve belgeler açısından hiçbir sorunla karşılaşmadığını,  davacının iddia ettiği hasar tutarının  fahiş olduğunu, taşıyanın sorumluluğunun sınırlı olduğunu, belirterek yetkisiz mahkemede açılmış bulunan davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.   <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece,  ... gemisinin Panama bayraklı olduğu, geminin klüp sigortacısı olan davalı şirketin de Romanya'da faliyet gösterdiği uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı, davalı hakkında başlatılan icra takibi ile davanın sigorta poliçesine dayandırıldığı, ... gemisinin sorumluluk sigortacısının başlangıçta ... S.A. ... S.A iken devam eden süreçte bu şirketin davalı ...  S.A.  tarafından devir alındığı, 5718 sayılı MÖHUK 46.maddesine göre bir davada ileri sürülen alacak talebinin sigorta sözleşmesinden kaynaklanması halinde davaya bakmaya yetkili mahkemenin sigortacının esas iş yeri veya sigorta sözleşmesini yapan şubenin yada acentesinin Türkiye'de bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğu, davacı davalıya karşı ileri sürdüğü tazminat talebini davalı ile donatan arasındaki sorumluluk sigortasına dayandırdığı, sigorta poliçesini düzenleyen ve devralan şirketlerin yurt dışında mukim oldukları, sigorta poliçesinin sigortacının Türkiye'de bulunan bir şubesi ya da acentesi tarafından düzenlenmediği, iş bu dava yönünden mahkemenin yetkisiz olduğu, gerekçesiyle davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazının kabulü ile mahkemenin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili ; TTKnun 1478 maddesi gereğince davacı  şirketin uğradığı zararı doğrudan davalı sigorta şirketinden isteme hakkının mevcut olduğunu, 5718 sayılı kanunun  5. maddesinde ise \"Yetkili yabancı hukukun belirli bir olaya uygulanan hükmünün Türk kamu düzenine açıkça aykırı olması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz; ..., Türk hukuku uygulanır.\" denildiğini,  bu şekilde kanunun koruduğu menfaati ihlal eden sözleşme hükümlerini geçerli sayan İngiliz Hukuku'nun, Türk Kamu Düzenine aykırı olduğunu, yasal hakların doğrudan ... Klüplere karşı kullanılmasına olanak sağlayan “TTK’nın 1478. maddesinin” müdahaleci norm olduğunu, bu nedenle ...sigorta sözleşmesine uygulanacak devletin hukuku izin vermese bile, üçüncü şahsın doğrudan sigortacıya karşı dava açabileceğini, 1478. maddenin müdahaleci norm niteliğinde olması sebebiyle davalı şirkete doğrudan ve Türkiye'de dava açılabileceğini, diğer yandan davalı sigorta şirketi ile gemi donatanı/işletmecisi arasındaki sigorta sözleşmesinin müvekkili şirket açısından üçüncü kişi yararına kurulmuş bir sözleşme olduğunu,taşıma sözleşmesi gereği ifa yeri Türkiye olduğu gibi batma hadisesinin de Türk karasularında meydana geldiğini, bu nedenlerle uygulanması gereken hukukun Türk Hukuku olduğu, Brüksel I Bıs tüzüğünün, zarar görene zararın meydana geldiği yerde dava açma hakkını tanıdığını,\tsigorta poliçesinin düzenlenmesinde hem da taraflar arasında tazminata ilişkin yapılan görüşmelerde dava dışı ... Hiz. A.Ş.'nin aracılık ettiğini, acentenin hasar sonrası tüm görüşmelerde yer aldığını, ... Sig.Aracılık Hiz. A.Ş.'nin, davacının acentesi gibi hareket ettiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava; gemi ile taşınan yükün zayii olmasından dolayı meydana gelen zararın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. Taşımada kullanılan ... gemisinin Panama bayraklı olması, geminin klüp sigortacısı olan davalı şirketinde Romanya'da faliyet göstermesi nedeniyle uyuşmazlık yabancılık unsuru taşıdığından yetki itirazının 5718 sayılı MÖHUK'a göre tespit edilmelidir. Türk Mahkemelerinin yabancı unsurlu davalarda ne zaman yetkili  ne zaman yetkisiz olacağı meselesi MÖHUK'da düzenlenmiştir. Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisine ilişkin MÖHUK kurallarının düzenleniş biçimi itibariyle, yabancılık unsuru taşıyan bir uyuşmazlıkta milletlerarası yetkiye sahip bir Türk mahkemesi bulunup bulunmadığının belirlenmesinde, öncelikle milletlerarası yetkiye ilişkin özel kurallara (41 ila 46. maddeler) bakılması gerekir. Söz konusu yabancılık unsuru içeren uyuşmazlığın, MÖHUK'da yer alan milletlerarası yetkiye ilişkin \"özel kuralların\" kapsamına girmesi halinde, bu uyuşmazlık bakımından yetkili bir Türk mahkemesinin bulunup bulunmadığı, münhasıran ilgili özel yetki kuralı çerçevesinde belirlenir. Şu halde MÖHUK'taki özel yetki kurallarının kapsamına giren bir uyuşmazlıkta, ilgili özel yetki kuralı uyarınca yetkili bir Türk mahkemesinin bulunmaması, o uyuşmazlık bakımından Türk mahkemelerinin yetkisinin mevcut olmadığı anlamına gelecektir. MÖHUK'daki özel yetki kurallarının kapsamına girmeyen uyuşmazlıklar bakımından, MÖHUK m.40'da yer alan genel kural gereğince \"iç hukukun yer itibariyle yetki kuralları\" devreye giderecektir. (Şanlı / Emre / Figanmeşe, Milletlerarası Özel Hukuk, s.457-461) 5718 sayılı kanunun  46.maddesinde bir davada ileri sürülen alacak talebinin sigorta sözleşmesinden kaynaklanması halinde davaya bakmaya yetkili olan mahkemenin; sigortacının esas işyeri veya sigorta sözleşmesini yapan şubesinin veya acentasının Türkiye'de bulunduğu yer mahkemesi olduğu düzenlenmiş; hükmün devamında ise sigorta ettirene, sigortalıya veya lehdara karşı açılacak davalarda, onların Türkiye'deki yerleşim yeri veya mutad meskeni mahkemesine yetki tanınmıştır. Davaya konu icra takibinin davalıya izafeten  ... Sig. ... Hiz..AŞ.' ye yönelik başlatıldığı ve ödeme emrinin ... Hiz..A.Ş.' ye tebliğ edildiği tesbit edilmiştir. Dosya arasında bulunan İstanbul 10 İcra Hukuk Mahkemesinin 30/05/2017 tarih ve 2016/442 Esas-2017/564 Karar sayılı kesinleşme şerhli karar sureti incelendiğinde; eldeki dava dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibinde...AŞ nin davalının acentesi olduğuna dair  delil bulunmadığı,ödeme emrinin davalıya usulsüz tebliğ edildiği gerekçesiyle ödeme emrinin iptaline karar verildiği anlaşılmıştır.  Davalı hakkında başlatılan icra takibi ile işbu dava sigorta poliçesine dayandırılmış olup,davalının sorumluluk sigortacısı olduğu anlaşılmaktadır. Dosyaya sunulan sigorta poliçesi ile tercümesinden ... gemisinin ... S.A..... S.A tarafından sigortalandığı,sigorta poliçesininde yurt dışında düzenlendiği tesbit edilmiştir. Davacı taraf davalıya karşı ileri sürdüğü tazminat talebini davalı ile donatan arasındaki sorumluluk sigortasına dayandırdığından yetkili mahkeme MÖHUK 46.maddesine göre belirlenmelidir.Sigorta poliçesini düzenleyen ... S.A.... S.A ile bu şirketi devralan davalı ... yurt dışında mukim olduklarından dava konusu uyuşmazlık açısından mahkemenin yetkili hale gelmesi sigorta poliçesinin sigortacının Türkiye'de bulunan bir şubesi ya da acentesi tarafından düzenlenmiş olması koşuluna bağlıdır. ... gemisinin sorumluluk sigortacısı olan davalı  Romanya/Bükreşte bulunmakta olup sigorta poliçesininde yurt dışında düzenlendiği dosya kapsamı ile sabit olup, ... Sig.Aracılık Hiz. A.Ş.'nin sigorta poliçesinin düzenlenmesine aracılık ettiği ve davalı şirketin Türkiye acentesi olduğu davacı tarafça ispatlanamadığından MÖHUK 46.maddesine göre davanın yetkisizlik nedeni ile  usulden reddine karar verilmesi dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir (Emsal nitelikte Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2015/11168 E. 2016/6547 K.; 2017/646 E., 2018/7058 K. Sayılı içtihatları). Öte yandan, TTK'nın 1478. Maddesi gereğince davacının sigorta şirketinden doğrudan talep hakkının bulunması, davacının hakkını yetkili mahkemede açacağı davada ileri sürmesine ilişkin olup, somut olayda Türk mahkemelerini yetkili hale getirmeyeceğinden davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:  Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,  Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,  HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.30/12/2021 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d0de48415477877f","SID":"d91705c52cee42b7"}}