{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2019/1487 <br>KARAR NO: 2021/1828<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 28/03/2019<br>NUMARASI: 2018/426 Esas 2019/173 Karar <br>DAVA: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/12/2021  <br>Davanın kısmen kabulüne ilişkin hükmün davalılar vekili tarafından  istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; müvekkiline ait Ataköy Marina Yat Limanına bağlanan ... isimli yatın 17.02.2017-17.02.2020 dönemine ilişkin tekne bağlama fatura bedelinin 82.778,01- TL ve liman hizmet bedeli olan 277,58 TL'nin de ödenmemesi nedeni ile genel haciz yolu ile davalılar aleyhine ilamsız takip yapıldığını,davalı borçlular vekilinin \"müvekkillerinin  bu şekilde bir borcu olmadığını, talep edilen bedelin fahiş olduğunu ileri sürerek dosya borcuna itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, takip konusu döneme kadar bağlama ücretlerinin bazen normal bazen ise icra takibi neticesinde ödendiğini,takip öncesi dönme ilişkin olarak yapılan icra takibine itiraz edildiğinden açılan dava sırasında  sulh protokolü yapılarak borcun ödendiğini, bu protokol esnasında 17.02.2017 de başlayan dönem içinde üç yıllık bağlama sözleşmesi yapılarak indirimli bir bedel belirlendiğini ,sözleşme ile belirlenen tutara göre kesilen fatura uyarınca bağlama ücreti alacağı için başlatılan takibe itiraz edildiğini,bedelin fahiş olduğu noktasında davalıların itirazın yerinde olmadığını ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, %20 inkar tazminatına hükmolunmasını talep etmiştir.\t<br>CEVAP: Davalılara usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap sunulmamış, HMK nun 128.madde  kapsamında iddia olunan vakıalar inkar edilmiş sayılmıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: Davalıya ait teknenin 29.01.2019 tarihinde bilirkişi tarafından yerinde yapılan tespitte davacı  marinasında pontona bağlı vaziyette olduğu, 09.06.2017-18.09.2017 tarihleri arasındaki tekne hesap ekstresi incelendiğinde çekme atma, bakım onarım, usta girişi ve karada park gibi işlemlerin gerçekleştiği, taraflar arasında 17.02.2013-17.02.2017 tarihleri arasındaki 150.000-TL borcun ödenmesine ilişkin 09.06.2017 tarihinde imzalanan “Taahhüt ve ödeme Protokolü” bulunması, 17.02.2017-17.02.2020 arasını kapsayan taraflar arasında 03.06.2017 tarihinde imzalanmış yat bağlama sözleşmesinin davalı ... tarafından imzalanması, davalıya ait teknenin davacı marinada uzun bir süredir hizmet dışı olarak bakımsız olarak bulunması değerlendirildiğinde,  bilirkişi tarafından rayice uygun bulunan tekne bağlama bedelinden davalıların sorumlu olduğu gerekçesi ile, itirazın kısmen iptali ile takibin 83.055,59-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasına, alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine  karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalılar vekili; müvekkiline ait tekne uzun süredir hizmet dışı olarak bakımsız durumda bulunduğunu, davacı tarafın müvekkilinden haksız olarak bir takım paralar tahsil ettiğini ancak teknenin kullanılmasına izin vermediğini,bir kullanımı olmadan para talep edilmesinin anlamsız olduğunu, tekne sahibinin ... olduğunu, bu nedenle ... Ltd. Şti. adına açılan davanın reddi gerektiğini, hiçbir hizmet almadığı bu nedenle de borçtan sorumlu tutulamayacağı müvekkilinin hiçbir hizmet almadığı tekneyi kullanmadığı ve marina dışına çıkarmasına ve kullanmasına izin verilmediği dikkate alındığında müvekkili hakkında bu şekilde bir karar verilmesinin adil olmadığını, bu savunmasını doğrular vaziyette aynı mahkemenin 2016/233Esas sayılı dosyasında bilirkişi raporunun düzenlendiğini, bu sebeplerden dolayı kararın bozulmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, tekne bağlama sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine davalıların vaki itirazlarının iptali istemine ilişkindir. Dava konusu teknenin, 15.12.2009 tarihi öncesinde  ... ismi ile davalı ..Ltd. Şti. adına kayıtlı  olduğu, 15.12.2009 tarihinde diğer davalı ...' a satılarak özel tekneye çevrildiği, isminin ...-1 olarak değiştirildiği tespit edilmiştir. Davacı ile davalı şirket  arasında ,şirket müdürü olan diğer davalı  ... tarafından imzalanan, 09.06.2017-17.02.2020 tarihlerinde geçerli, yat bağlama sözleşmesi bulunmaktadır. Davalı şirket, sözleşmenin taraf olması nedeniyle,davalı gerçek kişi de hizmeti alan tekne sahibi sıfatıyla davacıya karşı sorumludur. Yat bağlama sözleşmesinin davalı şirket adına düzenlendiği, davalı ...'in davalı şirketin müdürü olduğu belirlenmiştir.Yat bağlama hizmet  bedelinden de her iki davalının sorumlu tutulmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Somut olayda, özel teknenin davacıya ait marinada hizmet dışı bakımsız bir şekilde bulunduğu belirlenmiştir.Teknenin atıl durumda bulunması davacının sorumluluğunda olan bir husus olmayıp,davalılar vekili davacının hizmet vermeden bedel talep ettiğini ileri sürmüş ise de ,tekne hizmet dışı olsa da davacının yükümlülüğü tekneye barınma hizmeti vermek olup,bu hizmetin de verildiği teknenin halen davacıya ait marinada bağlı bulunduğu anlaşılmakla hizmet verilmeden para talep edildiğine yönelik istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Davacıdan teknenin mevcut durumunun iyi olmaması nedeniyle tekne bağlama bedelini talep etmemesi beklenemez. Açıklanan nedenlerle ; sözleşme hizmet bedelinin kadrimaruf bulunduğu ,davalıların bu bedelden sorumlu olduklarının kabulü ile davalıların itirazının kısmen iptaline dair hükümde isabetsizlik bulunmadığı ,davalılar vekili tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde olmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:  Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 5.673,52-TL harçtan peşin yatırılan 1.419-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.254,52-TL harcın davalılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından sarf edilen 93,10-TL istinaf yargı giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.09/12/2021</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4d711a082ad2f2ec","SID":"f4f6ab3753144a5a"}}