{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/890 <br>KARAR NO: 2021/1289<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 22/04/2021<br>NUMARASI: 2021/63 Esas - 2021/217  Karar<br>DAVA: Gemi Sicil Memurluğu Kararına İtiraz<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/11/2021<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesiyle; müvekkilinin, milli gemi sicilinde ... nosu ile kayıtlı ... isimli geminin %50'sinin maliki olup, geminin %49 hissenin  ...'e ve  %1  hissenin de ...'a ait olduğu, müvekkilimiz kendine ait hissenin satışı adına davalı liman başkanlığına 27.01.2020 tarih, ... takip nolu elektronik başvuru yaptığı ancak bu başvurusunun davalı liman başkanlığının 18.02.2021 tarih 1129 sayılı cevabi yazısı ile reddedildiği, red gerekçesinin  satış işleminin Umurbey-Vatandaş Portalında yer alan Gemi Sicil İşlemleri İstenecek Belgeler Listesi 6.sırada yer alan belgenin sicil müdürlüğüne sunulmaması olduğunun belirtildiği, müvekkilinin gemi üzerinde bulunan hacizlere dayanak olan icra dosyalarından sadece İstanbul ... İcra dairesinin ... esas sayılı dosyasından borçlu olduğu, diğer icra dosyalarındaki borçlunun geminin %49 hissesine malik olan ... olduğu, müvekkilinin borçlu olduğu icra dosyası alacaklısının satışa muvafakatının sicile sunulduğu gibi geminin hacizli satışını engelleyen bir kanun hükmünün bulunmadığı, geminin satışı için TTK 1007. maddesindeki şartların yerine getirilmesinin yeterli olduğu, buna rağmen satış başvurusunun reddedildiğini belirterek davalının 18.02.2021 tarihli red kararının iptaline, müvekkilinin hissesi üzerindeki hatalı işlenen hacizlerin terkinine ve hissesinin satışına karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesiyle; itirazın süresi içerisinde itiraz yapılmamış olması halinde ve ilgili evrakların eksikliğini başvuru sonrası tamamlamaya çalışan davacının, şartları yerine getirilmeden talepte bulunması sebebiyle davanın usulden reddi gerektiği,  Gemi  Sicil  Nizamnamesinin  21.  maddesinde \"Bir tescilin yapılması diğer bir şahsın hakkını müteessir edecekse tescilin yapılabilmesi o şahsın muvafakatine bağlıdır. denildiği, davacının %50 hissedarı olduğu gemi sicillinde 2020 ve 2021 tarihlerinde ayrı dosyalar tahtında, ayrı alacakların tahsili zımnında konulan 6 farklı haciz bulunduğu, sistem üzerinden sicile haciz şerhi düşülürken, gemi maliklerinin pay oranları üzerine değil doğrudan gemi üzerine haciz şerhi  konulduğu, davacı tarafından icra dosyalarında tek bir borçlu dosyası olduğu ve o dosyada da alacaklıdan muvafakat aldığı belirtse de; bu muvafakatın yalnızca o alacaklı için geçerli olduğu, hacizlerin geminin payına değil tamamına konulması sebebiyle pay oranında hacizli malda satış yapılamayacak olduğundan idari kurumca verilen ret cevabının yerinde olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; geminin %50 hissesinin davacı ...'e, %49 hissesinin ...'e, %1 hissesinin de ...'a ait olduğu, Ankara ...İcra Müdürlüğünün ... E. Fatsa İcra Müdürlüğünün ... E. İstanbul ...icra Müdürlüğünün ... E. İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... E.  Ordu İcra Müdürlüğünün ... E. ve Ankara ...İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı icra takiplerinden dolayı sicil kaydına haciz şerhlerinin işlendiği, Ankara ...İcra Dairesi ile İstanbul ...İcra Dairesinin hacizlerinden dolayı ...'in hissesinin satışına muvafakat edildiğine dair yazının sicile vaaz edildiği, davacının hissesinin satışına muvafakat edilen icra dosyaları dışındaki gemi sicilinde kayıtlı olan Fatsa İcra Müdürlüğünün ... E.  İstanbul ...icra Müdürlüğünün ... E.  Ordu İcra Müdürlüğünün ... E. ve Ankara ...İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosya tamamında ... gemisinin hissedarlarından ... hakkında icra takibinin yapıldığı, ...'in  borcundan dolayı anılan icra müdürlükleri tarafından İstanbul gemi sicil müdürlüğüne haciz yazılarının gönderildiği buna rağmen davalı tarafından haciz şerhinin geminin tamamı üzerine işlendiği, belirtilen icra dosyalarının borçlusu ... olup, haciz kararları da bu kişi hakkında verilmiş olduğundan haciz şerhinin yalnızca ...'e ait olan hisse üzerine konulması gerektiği halde tüm hisseler üzerine haciz şerhi konulması nedeniyle anılan icra dosyalarından dolayı hacizlerin sadece ...'e ait olan hisse üzerine işlenmek suretiyle gemi sicil müdürlüğündeki takyidatların düzeltilmesi, bu işlemden sonrada davacının satış için yaptığı başvurunun değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle bu aşamada erken açılan davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesiyle; davanın mahkeme tarafından hatalı bir şekilde gemi sicilinin düzeltilmesi talebi olarak yorumlandığı oysa davada istenilenin gemi sicilinin düzeltilmesi değil, müvekkilinin gemideki hissesinin satışı için ilgili muvafakat belgesinin sunulmadığı takdirde gemi satışının mümkün olmadığına ilişkin müdürlük kararının kaldırılması ile satışa karar verilmesine izin verilmesi olduğu, nitekim bu durumun davalının cevap dilekçesiyle başvuru tarihinde evrak eksikliği nedeniyle başvurunun reddedildiği ve satış başvurusunun sicilin düzeltilmesi ile ilgisi olmadığının ikrar edildiği, mal varlığına dahil olan bir hak  üzerindeki tasarrufun genelge ile kısıtlanamayacağı, mevzuatta hacizli bir eşyanın satışına engel bir hükmün bulunmadığı, davanın süresinde açıldığı, mahkemenin davanın erken açıldığı gerekçesinin yasaya aykırı olduğu, satış başvurusunun bakanlığın satıcıdan istenecek belgelerle ilgili talimat gereğince reddedilmesinin Anayasanın 35. maddesinde düzenlenen mülkiyet hakkının ihlali olduğu, geminin ticari değeri nazara alındığında müvekkilinin gemideki hissesini satmak için yaptığı başvurunun reddine ilişkin kararın ticari örf ve adetlere ve hayatın olağan akışına aykırı olduğu, sicildeki takyidat listesinin yanlış tutulmasının davalının sorumluluğunda bulunduğu, icra müdürlüklerinden gelen haciz yazılarının gemi sicilindeki takyidat listesi ile uyumlu bulunmadığı, geminin %49 hissesine sahip ...'in borçlu olduğu icra dosyaları nedeniyle müvekkilinin hissesine de haciz şerhi konulduğu, müvekkilinin sadece İstanbul ...İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasından borçlu olduğu, davalı tarafından geminin taşınır olduğu belirtilerek hacizlerin paya değil, tamamına konulması gerektiği zira hacizli malın satışının yapılamayacak olması nedeniyle işlemin hatalı olmadığının belirtildiği, bu durumun TMK 688. maddesine aykırı olduğu, gemi sicil nizamnamesi 21. maddesinin somut olayda uygulama alanının bulunmadığı, anılan maddede, geminin tescil işleminin yapılabilmesinin diğer bir şahsın muvafakatine bağlandığı, bu durumun satış işlemi ile birlikte alacak hakkı kapsamında yapılan hacizlerin yeni malikin payında devam edecek olması karşısında bir öneminin bulunmadığı,  geminin taşınır veya taşınmaz olmasının da önem arzetmediği, davalının iddialarının aksine rehinli veya hacizli eşyanın satışının yapılamayacağına dair bir düzenleme olmadığı, bu itibarla hisse satış işleminin hisseler üzerinde haciz veya ipotek alacaklısının alacak hakkına bir etkisinin olmayacağı, buna göre hissesini satmak isteyen bir kişiden borçlu olduğu ve gemi siciline haciz koyulan dosyaların alacaklılarından muvafakat talep edilmesinin kabul edilemez mahiyette bulunduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulü ile gemideki % 50 oranındaki hissenin satışına izin verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, gemi sicil müdürlüğü işleminin iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçe doğrultusunda davanın usulden reddine karar verilmiş, bu karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık yönüyle re'sen yapılmıştır.Davacı Milli Gemi Sicilinde ... nosu ile kayıtlı ... isimli geminin %50'sinin maliki olup, geminin %49 hissenin ...'e, geri kalan %1  hissenin de ...'a ait olduğu, davacının gemi hissenin satışı adına davalı Liman Başkanlığına 27.01.2020 tarih, ... takip nolu elektronik başvuru yaptığı ancak bu başvurusunun davalı tarafından \"satış işleminin, bakanlık genelgesine göre gemi satıcısından istenecek belgeler  bölümünün  6.  sırasında  yer alan  takyidatın kaldırıldığına dair karar yazısı veya alacaklısının muvafakatı\"  koşulunun yerine getirilmemesi\" nedeniyle reddedildiği, gemi üzerinde altı ayrı icra dosyasından haciz bulunduğu ve haciz konulmasına esas icra dosyalarından sadece Ankara ...İcra dairesinin ... esas sayılı dosyasında davacının borçlu bulunduğu, diğer dosyalarda borçlunun geminin %49 hissesine malik olan dava dışı ... olup, anılan icra dairelerinden gönderilen yazılarda borçlunun ve borç miktarının açıkça belirtildiği ve davacının borçlu olduğu icra dosyasında alacaklının muvafakat yazısını davalı sicile ibraz ettiği ihtilafsızdır. Davalı taraf, sistem üzerinden sicile haciz şerhi düşülürken, gemi maliklerinin pay oranları üzerine değil doğrudan gemi üzerine haciz şerhi  konulduğu ve Gemi Sicil Nizamnamesinin 21. Maddesine göre, bir tescilin yapılması diğer bir şahsın hakkını müteessir edecekse tescilin yapılabilmesi o şahsın muvafakatine bağlı olduğu dolayısıyla tek bir icra dosyasından alacaklı muvafakati getirilmesinin yeterli olmayıp diğer icra dosyası alacaklılarının da muvafakatinin bulunması gerektiğini ileri sürmektedir.TTK 936. maddesine göre, sicile kayıtlı olup olmadıklarına bakılmaksızın bütün gemiler bu Kanunun ve diğer kanunların uygulanmasında taşınır eşyadandır. TTK 937 maddesinde \" Bu Kanunda, İcra ve İflas Kanununun taşınmazlara ilişkin hükümlerine tabi olacağı açıkça bildirilen gemiler hakkında 936 ncı madde hükmü uygulanmaz.(2) Türk Medenî Kanununun 429 uncu maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendi ile 444 üncü, 523 üncü ve 635 inci maddelerinin uygulanmasında, “taşınmaz” terimine yapı hâlinde veya tamamlanmış olan bütün gemiler ve “tapu sicili” terimine “gemi sicilleri” de dâhildir.\" hükmü bulunmaktadır.\"Mülkiyet ve Diğer Ayni Haklar\" başlığı altında düzenlenen TTK 996 maddesi uyarınca, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, bu bölüm hükümleri yalnız Türk Gemi Siciline kayıtlı bulunan gemiler hakkında uygulanır. Sicile kayıtlı gemi payı iktisabına ilişkin 1007. maddesine göre, sicile kayıtlı gemi payının mülkiyeti, malik ile iktisap edenin bu hususta anlaşmaları ile devralana geçer. Anlaşmanın yazılı şekilde yapılması ve imzaların noterce onaylanması şarttır. Bu anlaşma gemi sicil müdürlüğünde de yapılabilir.Somut olayda, gemi üzerindeki takyidatlara esas icra müdürlüğünden gelen haciz yazılarında borç miktarının ve borçlunun ... olduğunun belirtilmesine göre, davalı tarafından adı geçen borçlunun gemi üzerindeki %49 payına haciz konulması gerekirken davacının da payını kapsayacak şekilde geminin tamamının üzerine haciz konulması yasaya açıkça aykırılık teşkil etmekte olup, davalının kendi hatalı uygulamasından kaynaklanan bu yanlışlığı düzeltmesi ve sonrasında davacının talebini değerlendirmesi gerekmektedir. Dolayısıyla davacının, haczin sadece dava dışı borçlunun payı üzerine konulması ve kaydın icra dairelerinden gelen haciz yazıları ile uyumlu hale getirilmesi için davalıya ayrıca başvurmasına gerek bulunmamaktadır. Zira davalı taraf, cevap dilekçesindeki beyanıyla, sistem üzerinden haciz şerhi düşülürken borçlunun payı yerine geminin tamamı üzerine haciz konulduğunu kabul etmiş olmakla uygulamanın kendi hatalarından kaynaklanmasına göre, ilk derece mahkemesince davanın erken açıldığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi isabetli olmadığından; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılamaya gerek olmadığından davacının geminin satışı için yaptığı başvurunun reddine dair sicil kararının kaldırılmasına ilişkin aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ;istinafa konu ilk derece mahkemesinin kararının HMK 353(1)b-2 uyarınca KALDIRILMASINA; 2-Davanın KABULÜ ile İstanbul Liman Başkanlığının, İstanbul Milli Gemi Sicilinin ... sırasında kayıtlı Baba Kahraman isimli geminin satış işleminin gerçekleştirilmesi için yapılan başvurunun reddine ilişkin Ticaret Sicil Müdürlüğünün kararının iptaline, 3- Alınması gerekli karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin olarak yatırılan  harçtan mahsubuyla  yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 4-Davacı taraf vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince tayin ve takdir olunan 4.080,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan  posta masrafı 140,10 TL yargılama giderinin   davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,6- Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa  iadesine,7-İstinaf yargılama giderleri yönünden a- Davacı tarafından yatırılan  istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, b-Davacı tarafından sarf edilen 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 33,50 TL dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi'ne gidiş-dönüş masrafı olmak üzere; toplam  195,60  TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c-Artan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile  karar verildi. 04/11/2021</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9e631826671abd8f","SID":"aeeececc055cf115"}}