{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/2094 <br>KARAR NO\t: 2022/1345<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 05/07/2021<br>NUMARASI\t: 2020/192 Esas - 2021/319  Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/12/2022<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı  vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Müvekkili şirketin  Dava dışı ... Tic. Ltd. Şti, ... Tic. Ltd. Şti.'nin Çin'de yerleşik .... Ltd.'den FOB esaslı satın aldığı gaz tüpü ile çalışan toplam 2155 adet şemsiye ısıtıcısı ve 331 adet ısıtıcı aparatı cinsi eşyaların Çin'den, Körfez/Türkiye Limanına taşınması işlerini organize etmeyi ve taşımayı üstlendiğini, TTK md 918 hükmünden kaynaklı yükümlülükleri kapsamında olarak, hat taşımacılığı yapan davalı ile kırkambar taşıma mahiyetinde sözleştiğini ve eşyaların davalı yanın temin ettiği 6 adet konteyner içinde davalının taşıyan olarak çalıştırdığı \"...\" isimli gemiye yüklendiğini,  yüklemeyi müteakip davalı tarafından ... sayılı non-negotiable waybill (ciro ve devir edilemez irsaliye) düzenlendiğini,  davalının ayrıca bu taşıma için GEBRÜDER'e muhatap navlun faturası düzenlediğini, ... müvekkili şirket  ile sigorta sözleşmesi akdettiğini ve taşıma konusu eşyaların deniz yolu ile taşınması sırasında uğrayabileceği rizikoların müvekkili şirket tarafından düzenlenen 17110375 numaralı \"taşıma işleri komisyoncuları ve nakliye operatörleri için sorumluluk sigorta poliçesi ile teminat altına alındığını, bu bağlamda eşyaların alıcısı ... Ltd. Şti.'ye karşı taşıma işleri organizatörü/taşımacı olarak hareket eden  sigortalı GEBRÜDER'in davalıya karşı taşıtan/gönderilen, davalının ise ... karşı akdi, ... Ltd'ye karşı fiili taşıyan konumunda olduğunu, taşımaya konu PONU715613-5 no'lu konteyner içerisindeki mallardan 80 adet şemsiye ısıtıcısının taşıma esnasında ıslanma suretiyle hasarlanmış olarak alıcıya teslim edildiğini, hasarlı ısıtıcıların içindeki ateşleme mekanizmasının (burner parts) ıslaklığa maruz kalması ve paslanması sebebiyle oluşabilecek kullanım riskleri ve arızalar gözetilerek bu parçaların yenilenmesi gerektiğini ve satıcı ... firmasından ateşleme mekanizmaları sipariş edildiği, 80 adet hasarlı emtea tespit edilmiş olmakla 80 adet ateşleme mekanizması bedelinin 4.235,29 USD karşılığının hasar tarihi itibari ile 25.776,85 TL olarak hesaplandığını,  sovtaj bedeli tenzili ile zararın 20.834,15 TL olarak tespit edilmek suretiyle sigortalı ...  (...) talep ve muvafakati ile  müvekkili şirket  tarafından malın alıcısı ... Ltd. Şti'ne 20.834,15 TL tazminat ödendiğini, ... Ltd. Şti de kendisine yapılan ödeme neticesinde zarar sorumlularına karşı olan her türlü dava ve talep hakkını BK m. 183 vd. hükümleri gereğince davacıya devir ve temlik ettiğini böylece müvekkili şirketin TTK md 1472 gereğince kanuni, BK m. 183 vd. gereğince akdi halef olduğunu, davalının ... ile olan ilişkisinde akdi taşıyan sıfatıyla TTK 1178 vd., ... ile olan ilişkisinde fiili taşıyan sıfatıyla TTK m. 1141 ve TTK m. 1191 vd hükümleri gereğince oluşan zararlardan müvekkili şirkete  karşı sorumlu olduğunu, bu nedenlerle davalı aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün  ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ancak davalının borca itiraz ettiğini ve takibin durduğunu beyanla; davalının haksız itirazının  reddine, %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Çin Halk Cumhuriyeti'nin Shangai Limanından İzmit DP World Limanına yapılan dava konusu taşımanın merkezi Kopenhag - Danimarka 'da bulunan ... in ... numaralı konişmentosu tahtında gerçekleştiğini, bilindiği üzere konişmento tahtında yapılan taşımalarda, yükleme - taşıma - boşaltma -teslim ve sair ameliyelerin nasıl ve ne şekilde yapılacağının taşıma tahtında çıkacak uyuşmazlıklar halinde uygulanacak hukuk ve uyuşmazlığın görüleceği yetkili mahkeme (yetki anlaşması) için de konişmento hükümlerinin uygulanması gerektiğini, Kırkambar taşıması olan konteyner taşımalarında esas tutulması gerekenin navlun sözleşmesi hükümleri olduğunu, kırkambar taşımalarında navlun sözleşmesinin konşimento arkasında yer alan taşıma şartları olduğunu, dava konusu uyuşmazlıkta davacının sigortalısı \"...Tic. Ltd. Şti.\" firmasının dava konusu konşimentoya göre yük alıcısı gönderilen sıfatına haiz olup aynı zamanda konşimentodaki \"... \" yani \"Navlun Alıcı Tarafından Ödemeli\" kaydına göre TTK m.1200 uyarınca \"Taşıtan\" sıfatını haiz olduğunu, sigortalının bu sıfatlarına göre sigortalı taşımaya ilişkin konşimentoya hamil olmakla yükleri de fiilen teslim aldığını, dava konusu taşımaya ilişkin olan ... numaralı konişmentonun navlun sözleşmesi hükmünde olan taşıma şartlarını içeren arka yüzü madde 26 da yetki anlaşması bulunduğunu, anılan 26. Madde \"İşbu konişmento İngiliz Yasalarına tabidir ve buna göre yorumlanacak ve bunun altında meydana gelen bütün ihtilaflar Londra' daki İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi tarafından, herhangi başka bir ülke mahkemelerinin yargı yetkisi hariç olmak suretiyle karara bağlanacaktır.\" denmek kaydıyla konşimento tahtındaki taşımalardan kaynaklanacak tüm uyuşmazlıklarda uygulanması gereken yasaların İngiliz Yasaları olduğunu ve yetkili mahkemenin ise Londra' daki İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi olduğunun taraflarca kabul edildiğini ve diğer tüm mahkemelerin yetkisinin ortadan kaldırıldığını, yabancılık unsuru taşıyan taşımalarda, konşimentolarda yer alan yetki sözleşmelerinin MÖHUK gereğince de taraflar için kesin surette bağlayıcı olduğunu, dava konusu uyuşmazlıkta taşımayı üstlenenin ...  olduğunu, ... firmasının merkezinin Danimarka'da bulunan yabancı bir şirket olduğunu, dava konusu uyuşmazlıkta taşımanın yapıldığı geminin yabancı bayraklı olduğunu, dolayısı ile dava konusu taşımada yabancılık unsurunun mevcut olduğunu, bu nedenle 5718 s. MÖHUK gereğince yabancılık unsuru taşıyan taşımada, konişmento hükümlerinde yer alan yetki anlaşmasının uygulanması gerektiğini, davacının sigortalısı ... şirketinin dava konusu taşımaya ilişkin şemsiye tipi ısıtıcının ne alıcısı ne de satıcısı konumunda olduğunu,  dava konusu emteanın satıcısı Çin Halk Cumhuriyeti 'nde mukim ... Ltd. şirketi, alıcısının ise ... Tic. Ltd. Şti.' olduğunu,  dava dilekçesinde de izah edildiği üzere sigortalı Gebrüder şirketinin \"taşıma işleri komisyoncusu\" sıfatı ile kendi nam ve hesabına yük alıcısı ... şirketi ile navlun sözleşmesi yaptığını, ... şirketinden navlun ücreti tahsil ettiğini, bunun dışında Gebrüder şirketinin dava konusu emtea ile herhangi bir ilişkisi bulunmadığını, dava konusu emtea bedelinin ... şirketi tarafından satıcıya ödendiğini ve hasarlı olduğu iddia edilen emteaların da aynı şekilde .... şirketine ait olduğunu, söz konusu emtea bakımından sigortalının sigorta edilebilir bir menfaati bulunmamakla birlikte iddia olunan hasar sebebiyle sigortalının mamelekinde herhangi bir zarar da meydana gelmediğini, emtea üzerinde yapılan incelemede de iddia olunan ıslaklık sebebiyle emteanın uğramış olduğu somut ve sabit bir hasar tespit edilmediğini, dava konusu uyuşmazlıkta şemsiye ısıtıcısı emteasında hasar olduğuna ilişkin herhangi bir iddia da olmadığını, yani emteaların sağlam olduğunu, dava konusu taşımanın A.B.D.'de değil Çin Halk Cumhuriyeti 'nde başladığını, dava konusu emteaların Çin Halk Cumhuriyeti 'nin Shangai limanında gemiye yüklendiğini ve İzmit DP World limanında tahliye edildiğini, bu itibarla sigorta poliçesinin dava konusu taşımayı kapsamadığının açık olduğunu, Buna rağmen eğer davacı ... şirketi sigortalısına bir ödeme yapmış ise, bu ödemenin ancak Ex-Gratia yani Kuvertür Dışı Hatır Ödemesi olarak adlandırılabildiğini, Ex-Gratia ödemelerin rücusunun hukuken mümkün olmadığını, sigorta ekspertiz raporunda emtea üzerinde deniz suyu tespit edilemediğinin ifade edildiğini,  buna göre tatlı sudan (yağmur suyu) ileri gelen zararların sigorta kapsamı dışında olduğunu, taşımaya konu emtia konşimentoda \"Shipper\" yani \"Yükleten\" olarak yer alan dava dışı firma tarafından kendi tesislerinde konteynerler içine yüklendiğini,  iç istifi yapıldığını, tartıldığını, sayıldığını, akabinde her konteynerın \"Shipper\" yani \"Yükleten\" sıfatını havi bu firma tarafından mühürlendikten sonra konteynerlerın taşıyan ... 'e yükleme limanında mühürlü ve kapalı olarak teslim edildiğini, taşımayı üstlenen ... nin kapalı ve mühürlü olarak teslim aldığı konteynerleri aynı şekilde kapalı ve mühürlü olarak taşıdıktan sonra tahliye limanında alıcı konumundaki sigortalıya da kapalı ve mühürlü olarak teslim ederek taşımayı tamamladığını,  taşıyan ... nin yüklerin konteyner içine nasıl, ne şekilde ve hangi vaziyette yüklendiğinin bilmediğini,  zira dava konusu yüklerin \"Shipper\" yani \"Yükleten\" sıfatını haiz dava dışı firma tarafından kendi tesislerinde konteyner içine hasarlı şekilde yüklenmiş olduğunun da ihtimal dahilinde olduğunu, hal böyle olunca, davacının ilk önce \"Yükleme Sertifikası\" ile yüklerin konteyner içine sağlam yüklendiğini ispat etmesinin gerektiğini, birim fiyati 85 usd olan şemsiye tipi açık alan ısıtıcısının sadece ateşleme mekanizmasının 52.94 USD olmasının ticaretin olağan akışına aykırı olduğunu beyanla; taşımaya ilişkin konşimentoda bulunan yetki şartı gereğince davanın Milletlerarası yetki yönünden reddine, Davacı sigortanın halef sıfatını haiz olmamasından ve eğer var ise ilgili ödemelerin Ex-Gratia kapsamında olması neticesinden davanın halefiyet yokluğu ve aktif husumet yönünden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"MÖHUK 47. madde hükmüne göre yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde, taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşmaları mümkündür. Yetki şartı taraflar arasındaki ilişkiyi düzenleyen sözleşmeye ayrı bir madde olarak konabileceği gibi ayrı bir sözleşme olarak da düzenlenebilir. MÖHUK 47. madde hükmüne göre yetki şartının geçerli olması için uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıması, Türk mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmemiş olması, uyuşmazlığın borç ilişkisinden doğması gerekir. Dosya kapsamından, dava dışı  .... Ltd. Şti. tarafından yurtdışından satışı yapılan emtianın davacı ... şirketi nezdinde 01/01/2018 başlangıç tarihli nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalandığı, taşımanın Çin Halk Cumhuriyeti'nin Shangai Limanından İzmit DP World Limanına \"...\" isimli gemi ile yapıldığı, taşımaya ilişkin konişmentonun Maersk Line AS adına Shanghai - Çin Halk Cumhuriyetinde düzenlendiği, konşimentonun ... adına Türkiye acentesi tarafından düzenlendiğine dair dosyada delil bulunmadığı, Maersk Line AS'nin Danimarka'da kurulu yabancı bir şirket olduğu, taşıyıcı şirket, konşimentoyu düzenleyip imzalayan acente ile geminin yabancı olması nedeniyle uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı, konişmentonun 26.maddesindeki yetki klozu ile taşıma sözleşmesinin uygulanmasından kaynaklanan uyuşmazlıklara İngiliz Hukukunun uygulanacağı, yetkili mahkemenin ise Londra'da İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi olduğunun kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Yabancı unsuru taşıyan uyuşmazlıkların çözümünde yetkili kanunun tayininden önce çözümü gereken sorun açılan davada mahkemenin milletlerarası yetkisinin bulunup bulunmadığı hususuna ilişkin olduğundan (Aysel Çeliker/Bahadır Erdem, Milletlerarası Özel Hukuk, Sayfa 19) uygulanacak hukuktan önce yetki konusunun karara bağlanması gerekmektedir. MÖHUK 47.maddesinde yer itibari ile yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşma yapılması mümkündür. Yetki şartı taraflar arasındaki ilişkiyi düzenleyen sözleşmeye ayrı bir madde olarak konulabileceği gibi ayrı bir sözleşme olarak da düzenlenebilecektir. Anılan hükme göre yetki şartının geçerli olması için uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıması, Türk Mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmemiş olması ile uyuşmazlığın borç ilişkisinden doğması gerekmektedir.  Eldeki dosyada somut uyuşmazlığın, Maersk Line AS'nin Danimarka'da kurulu yabancı bir şirket olması, taşıyıcı şirket ile geminin yabancı olması, konşimentoyu düzenleyen acentenin Maersk Line AS'nin Türkiye acentesi olduğuna dair dosyada delil bulunmaması  nedeniyle yabancılık unsuru taşıdığı, dava konusunun Türk mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmayıp deniz taşımasından yani akdi ilişkinden kaynaklandığı, konişmentonun 26.maddesinde düzenlenen yetki klozunun halefiyet hükümlerine göre davacı ... şirketini bağladığı, konişmentodaki yetki şartına göre somut uyuşmazlık yönünden Londra'da bulunan İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesinin yetkili olduğu kanaatine varıldığından, davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazının kabulü ile davanın yetkisizlik nedeniyle reddine \" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dava konusunun taşımaya ilişkin olduğunu, gerekçeli kararda dayanılan konişmentonun T.C. Ticaret Bakanlığı Doğu Marmara Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü Derince Gümrük Müdürlüğü tarafından gönderilen müzekkere cevabı ekinde dosyaya sunulduğunu, konişmento incelendiğinde, konişmentonun taşıyan ... adına Türkiye’de yerleşik ... A.Ş. (... Mah. ... Cad. ... Ofis Park 2. Blok No:17 Ümraniye / İstanbul) tarafından imzalandığı kolaylıkla tespit edilmek olup dolayısı ile gerekçeli karardaki konişmentonun ... adına Türkiye acentesi tarafından düzenlendiğine dair dosyada delil bulunmadığı yönündeki tespitin hatalı olduğunu, dava konusu mallara ilişkin olarak davalı tarafından düzenlenen konişmento taşıyan ... adına Türkiye’de yerleşik ... A.Ş. tarafından imzalanmış olup çıplak gözle okunabilmesi mümkün olmayan bir belgeye dayanılarak yetki itirazının kabulünün hatalı olduğunu, söz konusu belgeyi ekte sunduklarını, davalının dilekçesinin ekinde sunduğu belgenin düz beyaz kağıda yazılmış hiçbir imza kaşe içermeyen delil vasfı olmayan bir yazı olup 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 4 hükmünde, sözleşmelerin 12 punto şeklinde yazılması gerektiğinin düzenlendiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu taşımaya ilişkin konişmentonun yurt dışında, Çin Halk Cumhuriyeti 'nin Şanghay kentinde yabancı taşıyan ... 'in Çin Halk Cumhuriyeti 'ndeki temsilcisi tarafından düzenlenip imzalandığını, burada yer alan imza ve kaşe, yabancı taşıyan ... 'in Çin Halk Cumhuriyeti 'ndeki temsilcisine ait olup, ... A.Ş. Firması yabancı taşıyan ... 'in Türkiye acentesi olup yetki ve sorumluluğu Türkiye ile sınırlı olduğunu, Buna göre Çin Halk Cumhuriyeti 'nin Şanghay kentinde düzenlenen bir konişmentonun yabancı taşıyanın Türkiye acentesi tarafından düzenlenip imzalanması mümkün olmayıp, acente olan ... A.Ş. Taşımada kullanılan konişmentonun bir örneğine aslı gibidir şerhi anlamında kendi kaşe ve imzasını tatbik ettiğini, 07.09.2020 tarihli davaya cevap dilekçesi ekinde yer alan delil listesi (EK-2) 'de konişmentonun arka yüzü ve Türkçe tercümesi dosyaya sunulduğunu ne davacı ne de davacının sigortalısının Resmi bir makam olmayıp tüketici de olmadığını, dolayısı ile davacının atıf yapmış olduğu Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve Resmi Yazışmalarda Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik işbu ihtilafta uygulama alanı bulmadığını, dava konusu taşımada asimetrik yetki şartı bulunmadığını, Konişmentodaki yetki şartının Amerika Birleşik Devlerine ve Amerika Birleşik Devletlerinden yapılacak olan taşımalarda Amerikan Hukukunun uygulanacağı ve New York Güney Bölgesi Federal Mahkemesinin yetkili olacağı, diğer tüm durumlarda İngiliz Hukukunun uygulanacağını ve Londra 'daki İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesinin yetkili olacağını düzenlemekte olduğunu, ayrıca Avrupa La Haye (Hague/Visby) kurallarına tabi iken ABD 'de COGSA Kurallarının geçerli olduğunu, Bu ayrım içim ABD 'ye ve ABD 'den yapılan taşımalar için ayrı bir yetkili mahkeme öngörülmüş olup ne var ki bu ayrımın asimetrik yetki şartı olmadığını istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE :Dava, davacı ... şirketlerince nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalanan emtianın davalı sorumluluğunda gemi ile taşınması sırasında oluştuğu iddia edilen hasar nedeniyle sigortalısına ödenen hasar bedelinin davalıdan rücuen tahsili talebiyle başlatılan icra takiplerine vaki itirazların iptali davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, dava konusu uyuşmazlığın Türk mahkemelerinin münhasır yetkisinde kalıp kalmadığı ve konişmentodaki yetki şartının geçerli olup olmadığı noktasındadır.19/08/2018 tarih ve ... nolu ara konşimento, dava dışı .. Tic.  Ltd. Şti.'nin ... Ltd./China firmasından ithal edilen 6 kap şemsiye ısıtıcısının Shanghai/Chania limanından Körfez/Türkiye limanına  ... isimli gemiyle taşınmasına ilişkin olarak ... Limited tarafından düzenlenmiştir.20/08/2018 tarih ve ... nolu ana konşimentoda, gönderici ... Limited, alıcı dava dışı sigortalı ... Ltd. Şti. Olarak gösterilmiş ve konşimento Shanghai'de ... Ltd. tarafından düzenlenmiştir. Davacı ... A.Ş. ile ... Ltd. Şti. Arasında sigorta sözleşmesi bulunmakta olup, davaya konu hasar bedeli dava dışı ... Tic.  Ltd. Şti.'ye 28/05/2019 tarihinde 20.834,15 TL ödenmiş ve ayrıca ... tarafından alacak temlik alınmıştır.  Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında, \"taşıma sırasında oluşan hasar bedelinin rücuen tazmini\" sebebine dayalı olarak 20.834,15 TL asıl alacak ve 1.246,62 TL işlemiş faizinin tahsili istemiyle 17/09/2019 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Davalı taraf gerek icra takibinde, gerekse cevap dilekçesinde konişmentonun arka yüzünde bulunan taşıma şartlarının 26. maddesinde uyuşmazlığın çözümünde İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi'nin yetkili olduğunun düzenlendiğini ve milletlerarası yetki şartı nedeniyle davanın yetki yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.Davalı ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kaydı olmayıp, Kopehag/Danimarka merkezli bir limited şirkettir. Davalının Danimarka kanunlarına göre kurulmuş ve merkezi Danimarka'da olan bir şirket olduğu, dolayısıyla taraflar arasındaki ilişkide yabancılık unsuru bulunduğu açıktır. Türkiye Cumhuriyetinin taraf olduğu milletlerarası sözleşme hükümleri saklı olmak kaydıyla yabancılık unsuru taşıyan özel hukuka ilişkin işlem ve ilişkilerde Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun hükümlerine göre tespit edilmelidir. Bu kapsamda bir uyuşmazlıkta MÖHUK'un 47. Maddesine göre, yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hâllerde, uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda taraflarca yapılacak yazılı bir sözleşme ile inhisari olarak kararlaştırılması halinde Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi sona erecektir.Dosyada sunulu bulunan 20/08/2018 tarih ve ... numaralı konişmento ekinde bulunan taşıma şart ve koşulları'nın 26. maddesinde, konişmentonun İngiliz yasasına tabi olarak yorumlanıp buradan kaynaklanan tüm anlaşmazlıklara başka bir ülke mahkemesinin kaza dairesi hariç tutularak Londrada İngiliz Yüksek Mahkemesinin kaza yetkisine tabi olacağı düzenlenmiştir. Ancak yetki şartının bulunduğu bu düzenlemede davacı taraf sigortalısının imzası yer almadığı gibi ayrı bir navlun sözleşmesi de bulunmamaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 1237. Maddesine göre; Taşıyan ile konişmento hamili arasındaki hukuki ilişkilerde konişmento esas alınır, taşıyan ile taşıtan arasındaki hukuki ilişkiler ise  navlun sözleşmesinin hükümlerine bağlı kalır. Anılan bu düzenlemede 'taşıyan ile taşıtan arasındaki ilişkinin navlun sözleşmesi hükümlerine bağlı kalacağı' öngörülmüş olmakla birlikte navlun sözleşmesi hakkında ayrı bir belgenin düzenlenmediği hallerde, taşıyan ile taşıtan arasındaki ilişkide de konişmento esas alınır; zira konişmento bir navlun sözleşmesi yapıldığını ve şartlarını tespit eder. TTK'nın 1228 Maddesine göre; Konişmento, bir taşıma sözleşmesinin yapıldığını ispatlayan, eşyanın taşıyan tarafından teslim alındığını veya gemiye yüklendiğini gösteren ve taşıyanın eşyayı, ancak onun  ibrazı karşılığında teslimle yükümlü olduğu senettir. Bu belge bir gemi sirketinin veya onun yetkili acentesinin veya yükleme limanında acentesi yoksa gemi kaptanının malı yükletene verdigi, nama, emre ve hamile yazılı olarak düzenlenebilen ve belge konusu malların taşınmak üzere kabul edildigini gösteren kıymetli evrak niteliğinde taşıma senedidir. Yetki şartının bulunduğu düzenlemede davacı taraf sigortalısının imzası yer almadığı gibi ayrı bir navlun sözleşmesi de bulunmamakla birlikte konişmento yükletene verildiği ve konişmentoda yer alan Taşıma Şartlarına itiraz edilmemiş olması, taşıyan ile taşıtan arasındaki hukuki ilişkiler için uygulanması gereken navlun sözleşmesinin bulunmaması nedenleriyle onun yerine kaim olarak uygulanacak olup ... tarafından imzalanan konişmentoda yer alan yetki şartı dava doğrudan acentenin şahsına da açılmadığından gönderici yükleten ve onun halefi olan sigorta şirketi için de bağlayıcıdır. Davaya konu taşımaya ilişkin konişmento Maersk Line S/A adına acente olarak ... Ltd. tarafından düzenlenmiştir. Dolayısıyla konişmentonun davalının Türkiye acentesi tarafından düzenlenmediğine ve taşıma sözleşmesi yapılmasına davalının Türkiye acentesinin aracılıkta bulunduğu iddia ve ispat edilmediğine göre, acentenin aracılık ettiği sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı açılacak davalara ilişkin bir düzenleme olan TTK'nın 105. maddesinin eldeki davada uygulanma olanağı yoktur.Genel işlem koşulları, bir sözleşme yapılırken düzenleyenin, ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla, önceden, tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleridir. Buna göre bir sözleşmede genel işlem koşulları bulunması bu düzenlemeleri geçersiz kılmaz. Ancak sözleşme kapsamındaki karşı tarafın menfaatine aykırı genel işlem koşullarının geçerli olması, sözleşmenin yapılması sırasında düzenleyenin karşı tarafa, bu koşulların varlığı hakkında açıkça bilgi verip, bunların içeriğini öğrenme imkânı sağlamasına ve karşı tarafın da bu koşulları kabul etmesine bağlıdır. Sözleşmenin niteliğine ve işin özelliğine yabancı olan genel işlem koşulları da yazılmamış sayılır.6098 sayılı TBK'nın 20 vd. maddelerinde düzenlenen genel işlem koşullarına ilişkin hükümler tacirler hakkında da geçerli olmakla birlikte, genel işlem koşullarının TTK'nın 18/2. Maddesinde düzenlenen her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etme yükümlülüğü ile birlikte değerlendirilmesi gerekir. Konişmentonun arka sayfasında bulunan taşıyanın hüküm ve koşullarına ilişkin düzenlemeler ticari hayatta yaygın olarak kullanıldığından, deniz yoluyla ithalat işiyle uğraşan gönderilen/alıcının taşıyanın  \"taşıma şart ve koşullarını\" basiretli bir iş adamı gibi davranarak incelemiş olması gerekir. Yukarıda açıklandığı gibi genel işlem koşulları ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla, önceden hazırlanmış sözleşme hükümleri olup, bu özellikleri itibariyle bu sözleşmeler genellikle ilgili firmalar tarafından İnternet sitelerinde paylaşılmaktadır. Aksi yönde bir iddia ve ispat dosya kapsamında mevcut değildir. Taşıyıcı tarafından taşıma şart ve koşullarının içeriğinin öğrenilmesine imkân sağlanmadığı kabul edilemeyeceğinden ve  taşımanın bu şart ve koşullar altında davalıya yaptırılması nedeniyle bu şart ve koşullar tahtında taşıma da tamamlandığına göre genel işlem koşullarının geçersiz olduğunun kabul edilmesi mümkün değildir.Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen ve yabancılık unsuru içeren eldeki davada, konişmentonun arka sayfasında bulunan taşıyanın şart ve koşullarının 26. maddesi ile taraflarca Londra'da İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesinin inhisari yetkisinin kabul edilmesi karşısında MÖHUK 47/1 ve HMK'nın 18. Maddeleri uyarınca davaya konu uyuşmazlık ve bu uyuşmazlıkta yetkili mahkeme ismen belirlenmiş olup geçerli bir yetki sözleşmesi bulunduğuna göre, Türk mahkemelerinin yargı yetkisi bulunmamaktadır. Bu dava, ancak yabancı mahkemenin kendisini yetkisiz sayması veya Türk mahkemelerinde yetki itirazında bulunulmaması hâlinde yetkili Türk mahkemesinde görülebilir.Davalı cevap dilekçesiyle süresi içerisinde milletlerarası yetki itirazında bulunmuştur. Bu halde uyuşmazlığın Türk mahkemelerinde görülmesi mümkün değildir. Davacı taraf, Derince Gümrük Müdürlüğünden gönderilen yazı ekindeki ana konşimentonun davalı acente tarafından imzalandığını ileri sürmüş ise de, ilgili gümrük idaresi konşimento asıllarının gümrük idaresinde bulunmadığını bildirerek ilgili firmadan temin edilen ara ve ana konşimentoları göndermiştir. Görüldüğü üzere söz konusu kaşe ve imzalar düzenlemeye ilişkin olmayıp tasdik niteliğindedir. Ayrıca konşimento ekinde taşıma şartlarının okunaklı olmadığı ileri sürülmekte ise de, söz konusu taşıma şartlarının tercümesi dosyada bulunmaktadır. Bunun yanı sıra yukarıda ifade edildiği gibi ana konşimento ekinde bulunan taşıma şartları genellikle taşımayı yapan firmanın internet sitesinde yayımlanmaktadır. 6502 sayılı Kanun ile Resmi Yazışmalarda Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin somut olayda uygulanma yeri yoktur. Açıklanan bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesince milletlerarası yetki itirazı kabul edilerek davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsilik görülmemiştir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; yetki şartının geçerli olması, uyuşmazlığın Türk Mahkemelerinin münhasır yetkisine giren bir işlemden kaynaklanmaması ve kamu düzenine aykırılık bulunmaması ile deniz ticaretiyle ilgili özel hukuka ilişkin olması karşısında ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR  : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-İstinaf karar harcı davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.  06/12/2022<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5a5ef2037e90c94d","SID":"5bcc2245cd6c760c"}}