{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2019/1330 <br>KARAR NO: 2021/1692<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/01/2019<br>NUMARASI: 2015/503 Esas - 2019/6 Karar<br>DAVA: Menfi Tespit (Gemi ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/11/2021<br>Davanın kısmen kabulüne-reddine işikin  kararın taraf vekilileri tarafından  istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili ; müvekkili ...’ nin \"...\" IMO numaralı ... Gemisi donatanı olduğunu, davacının, donatma iştirakinde bulunan ve aralarında ... gemisinin de bulunduğu gemilerin bir kısmını dava dışı ... Ltd.’ye kiraya verdiğini ve fakat kiracının kira akdine ve ticari teamüllere aykırı bir şekilde müvekkili donatanın zararına hareket ettiğinin tespiti üzerine kira akdinin feshedildiğini,  feshin başlıca nedenleri arasında kiracının başka gemileri için yaptığı harcamaları müvekkilinin donatanı olduğu ... gemisine fatura ettirdiğinin tespit edildiğini, menfi tespit davasının konusunu oluşturan İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas numaralı icra dosyasında düzenlenen takip talebinin acentesi olmayan ...'ye tebliğ edilerek  muvazaalı olarak takibin kesinleşmesine sebebiyet verildiğini,ödeme emrinde borçlu olarak \"... gemisi donatanı ...'ye izafeten ... Tic. Ltd. Şti.\"nin gösterildiğini ve sözde işyeri daimi çalışanına 01.09.2015 tarihinde tebliğ edildiğini,ödeme emri ve borca ilişkin olarak davacının bilgilendirilmeyerek takibin kesinleşmesinin sağlandığını ve hitamında gemi üzerinde haciz ve seferden men kararı aldırıldığını,faturaların tamamının \"... Tic. Ltd. Şti.\" adına düzenlendiğini,bu şirketin ... gemisinin acentesi olduğuna dair bilgi bulunmadığını, Samsun Limanında bulunan gemi için İstanbul'dan acentelik hizmeti verilmesinin söz konusu olmadığını, 2013 yılı içerisinde verildiği iddia edilen mal ve hizmetlere ilişkin olarak 2015 yılında icra takibi başlatılmasının ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tesbitine ve karşı yanın kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine  karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP : Davalı vekili; dava dışı ... Tic. Ltd. Şti.'nin ... isimli geminin ve diğer gemilerin acentesi olduğunu, ... Ltd.'nin gemilerin kiracısı olduğunu, acentenin icra takibinde borçlunun temsilcisi sıfatı ile bulunduğunu,elektrik malzemelerinin tamamının borçlunun maliki ve donatanı bulunduğu gemilere verildiğini, sevk irsaliyelerinde malın teslim edildiği geminin kaşesi ve yetkilisinin imzasının bulunduğunu,fiyat tekliflerinin acente tarafından kabul edildiğini, davacının, alacağın muvazaalı olduğu yolundaki iddiasının dayanaksız ve yersiz olduğunu, ... gemisinin borçlunun Türkiye'de bulunan tek gemisi olduğunu, alacaklı oldukları Mahkemenin 2015/502, 504, 505, 516 ve 517 Esas sayılı dosyalarında görülen menfi tespit davalarında alacakların ... gemisi üzerine konulan seferden men kararlarıyla güvence altına alınabildiğini, davacı  dilekçesinde  ... Tic. Ltd. Şti.'ni acente olup olmadığı hususunda çelişik beyanlarda bulunduğunu, asıl mağduriyeti borçlunun gemilerine mal ve hizmet temin eden alacaklıların yaşadığını,hizmet tarihleri itibari ile ... gemisi dahil olmak üzere tüm gemilerin İstanbul Liman Sahası içinde olduklarını, faturalarda, gemi ismi belirtilerek acentenin gösterilmiş olmasının; alacağı, deniz alacağı olmaktan çıkarmayacağı gibi, gemi donatanına karşı kesinleşen icra takibi nedeniyle görülen menfi tespit davasında, alacağın varlığı bakımından faturalara ve onların kaydedildiği ticari defterlere dayanmalarına engel olmadığını, belirterek davanın reddini,davacının kötüniyet tazminatı ile mahkum edilmesine  karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Dayanak faturaların toplamının 30.302,74- TL olduğu,faturaların ... adına düzenlendiği, ancak gemi adının yazılı olmadığı, takip açıklamasında ise konu faturaların ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... isimli gemiler için düzenlendiğinin belirtildiği, takibin 30.301,86- TL asıl alacak üzerinden başlatıldığı,  takibin borçlusu olarak ise yalnızca ... gemisi donatanı olarak gösterilmesi karşısında yalnızca ... gemisi için yapılan masraflar bakımından yapılan değerlendirmede, dava ve takip konusu  faturalar acenteye hitaben düzenlenmiş ise de, fatura konusu işlerin gemilerin denize ve yola elverişliliği için yapıldığı, bu durumda takip alacaklısı davalı lehine gemi alacağı hakkı oluşturduğu, bundan dolayı da yapılan iş ile iş bedellerinden dolayı donatanın da sorumlu olduğu, iş teslim belgelerinde  yer alan kaşe ve imzaların söz konusu hizmetlerin alındığını gösterdiği, davacı tarafça hizmeti alan tarafın davacı olmadığı, hizmetin ... firmasına verildiği, fatura muhatabının ... firması olduğu, somut olayda ...'nin acente sıfatının sabit olmadığını ileri sürmüş ise de, faturalarda hizmetin verildiği gemi adlarının yer aldığı iş teslim belgelerindeki kaşe ve imzalar ile hizmetin verildiğinin teyit edildiği, gemilerin denize ve yola elverişliliği için yapılan hizmetleri kiracı Kent firması almış olmakla birlikte söz konusu işlerin tamir - bakım nitelikli olması nedeniyle söz konusu işlerin gemilerin denize ve yola elverişliliği için yapıldığından bu işler için düzenlenen  fatura bedelinden kiracı ile birlikte donatanın da müteselsilen sorumlu olduğu gerekçesi ile dava konusu “...” isimli gemiye ait, irsaliye üzerinde gemi kaptanının kaşe ve imzasının yer aldığı faturalar toplamı  2.863,50 -TL olmakla 30.301,86 - 2.863,50 = 27.438,36 -TL açısından davanın kısmen kabulüne, davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine, reddedilen kısım yönünden hesaplanan 572,7- TL kötüniyet  tazminatının ihtiyati tedbir nedeniyle yatırılan teminattan tahsil edilerek davalıya ödenmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: 1-Davacı vekili; müvekkili şirketin takibin iptal edilmeyen faturalarının da borçlusu olmadığını, müvekkil şirketin takip konusu borcun tamamından sorumlu tutulmaması gerektiğini, şirketin hizmet talebinde bulunmadığını, acentesinin ... olmadığını, takibin 2.863,50-TL'lik kısmı yönünden de davacı ... Şirketi'nin borçlu olmadığının tespitine, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası tahtında başlatılan takibin iptaline, davalının, %40' ından az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir. 2-Davalı vekili;  Mahkemece davacının maliki ve  donatanı bulunduğu gemilerden sadece ... gemisine verilen mal ve hizmetler toplamı hakkında açılan davanın reddedildiğini, icra takip talebi alacağın sebebi kısmı incelendiğinde; talep edilen toplam alacağın ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... isimli gemilere verilen mal ve hizmetlerden doğduğunu, her gemi için ayrı ayrı takip başlatılmadığı toplam alacağın bir icra takibine konu edildiğini, bunun nedeninin, tüm gemilerin davacının malvarlığında bulunduğunu,tüm gemilerin malikinin davacı olduğunu, takip talebinin borçlusu ... olduğunu, sadece ... gemisine verilen mal ve hizmetler nedeni ile davanın kısmen reddedilmesinin hatalı olduğunu, ... gemisine verilen mal ve hizmetlerden doğan alacağın varlığını kabul edildiğini, davacının diğer gemilerine verilen mal ve hizmetlerden doğan alacağın varlığını kabul etmediklerini, bilirkişilerin hatalı olarak, takibin ... gemisine karşı başlatıldığını düşündüklerini, takip borçlusu ... ve diğer gemilerin maliki ... olduğunu, davacının maliki ve donatanı bulunan gemilerden sadece ... gemisine verilen mal ve hizmetler karşılığı tutar bakımından davanın reddedilmesi, diğer gemilere verilen mal ve hizmetler nedeniyle doğmuş alacaklar bakımından davanın kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerden dolayı kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, gemi malikine karşı gemiye verilen elektrik malzemeleri satışı  nedeniyle kesinleşen takip nedeniyle boçlu olmadığının tesbitine ilişkindir. Davacı tarafça. ... ve diğer gemilerini dava dışı ...'e çıplak kira sözleşmesiyle  kiraladığı sözleşmeye aykırılık nedeniyle kira sözleşmesinin feshedildiği, kiracının kendi gemileri için temin ettiği akaryakıt, ikmal, yedek parça ve tamirat işlemleri için yapmış olduğu mal ve hizmetlere ilişkin harcamaların davacının kiraya verdiği ... gemisine fatura ettirdiğinin tespit edildiği ileri sürülmüştür. İstanbul ...İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasında; davalı alacaklı tarafından, 31.08.2015 tarihinde ... İMO numaralı ... gemisi donatanı ...'ye izafeten ... Tic. Ltd. Şti. aleyhine;  davacı- borçlunun maliki ve donatanı bulunduğu; ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... gemilerine  verilen malzeme için düzenlenen faturalar nedeniyle deniz alacağı doğduğu ; 30.301,86 TL asıl alacak, 5.655,08-TL geçmiş gün faizi olmak üzere toplam  35.956,94- TL toplam alacağın davacıdan  tahsili talep edilmiş, süresinde itiraz edilmemesi nedeniyle takip kesinleşmiştir. 29/11/2011 tarihli ''...'' kodlu gemi kiralama sözleşmesi ile ... isimli kuru yük gemisinin maliki ... tarafından ... Ltd. (...) şirketine  kiraya verildiği , 6 aylık dönemlere binaen 4 defa uzatıldığı, dolayısıyla 29/11/2011- 29/05/2012, 29/05/2012- 29/11/2012, 29/11/2012- 29/05/2013, 29/05/2013- 29/11/2013 tarihleri arasında olmak üzere kiralandığı belirlenmektedir. TTK.nın 1061(1) .maddesinde;Donatan gemisini menfaat sağlamak amacıyla  suda kullanan gemi malikine denir.(2)Kendisinin olmayan bir gemiyi menfaat sağlamak amacıyla suda kendi adına bizzat veya kaptan aracılığıyla kullanan kişi üçüncü şahıslarla olan ilişkilerinde donatan sayılır.Malik,geminin işletilmesinden dolayı gemi alacaklısı sıfatıyla bir istemde bulunan kişiyi ,bu işletilme malike karşı haksız ve alacaklı da kötüniyet sahibi olmadıkça ,hakkını istemekten engelleyemeyeceği \"düzenlenmiştir. Yine TTK nun 1122(1)maddesinde ,\"Kiracı üçüncü kişilerin geminin işletilmesinden dolayı kiraya verene karşı yöneltecekleri tüm istemleri karşılamak yükümlülüğü altındadır. \"denilmektedir. Somut olayda ;davalı alacaklı tarafından,davacı hakkında ilamsız takip(genel haciz yoluyla) takip başlatılmış ,takipde taraf olarak davacı gösterilmekle birlikte davacıya izafeten  acentesi  sıfatıyla ... Tic.Ltd.Şti ye ödeme emri tebliğ edilmiştir. Esasen başlatılan  takip de, ... gemisi yanında diğer gemilere satılan malzemenin de davalıdan tahsili talep edilmekte ise de ; davacı gemi malikinin borçtan sorumlu olması halinde diğer gemilere satılan malzemelerin  bedelinin de  davacıdan talebi mümkündür.Ancak, davacının sorumlu tutulabilmesi için doğal olarak malzemelerin davacıya satımı ,davacının satım akdinin  tarafı olması halinde mümkündür. İlk derece mahkemesinin aksi yöndeki gerekçesi de yerinde değildir.Yargılama sürecinde ...'nin davacının  acentesi olduğu ispatlanamamıştır.Kiracı ... ve acentenin aynı adresde faaliyette bulundukları ,davalının faturaları ... adına düzenlediği ve akdi ilişkiye de ... ile girdiği satım akdinin diğer tarafının ... olduğu anlaşılmaktadır.Faturaların düzenlendiği dönemlerde  gemilerin davacı tarafından  işletilmediği sabit olmakla davacı gemi malikinin donatan sıfatı bulunmadığı halde borçtan sorumlu tutulması sözleşmelerin nispiliği ilkesine aykırı olmuştur. İlk derece mahkemesince  gerekçe de yapılan masrafların  gemi alacaklısı hakkı verdiğine ilişkin bir ibareye yer verilmiştir.Takip konusu faturalar içeriği itibariyle ampul,bant,şalter vs.gibi elektrik malzemelerine ilişkin olduğu anlaşılmakla  TTK nun 1352(ı)maddesi uyarınca   deniz alacağı niteliğindedir.Ancak,bir alacağın deniz alacağı niteliğinde olması sadece ,takip kesinleşmeden evvel ihtiyati haciz aşamasında gözönünde  bulundurulacak bir hususdur.TTK 1320 maddesinde gemi alacaklısı hakkı veren alacaklar sayılmış olup,malzeme satışı  gemi alacaklısı hakkı vermemektedir. Gemi malikinin ,geminin işletilmesi nedeniyle doğan alacaklardan ancak gemi alacaklısı hakkı veren alacaklar nedeniyle ayni yükümlülüğü bulunmaktadır.Malik bu alacaklar nedeniyle gemisine el atılmasına katlanmak zorundadır.Geriye kalan ,gemi işletme müteahhi dine satıldığı anlaşılan sarf malzemelerinden ise borcun -şahsi-sorumlusu olmadığı açıktır.Davalı ,alacağını satım akdini yaptığı borçlusundan isteyecek iken gemiye satıldığından bahisle takibin gemi malikine yönlendirilerek acente sıfatını haiz olmayan şirket aracılığıyla tebligat tamamlanarak takibin kesinleştirildiği anlaşılmakla davacının davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; davacı takip konusu borçtan sorumlu olmadığını ispat etmiş olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm verilmesine, davanın kabulüne, dosya kapsamına göre davalı haksız ise de kötü niyeti  ispatlanamadığından kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE;  İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/01/2019 Tarih 2015/503 Esas  2019/6 Karar sayılı kararın HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; yeniden hüküm verilmesine, \"Davanın kabulüne, İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası kapsamında davacının davalıya İİK  m. 72 hükmü gereğince borçlu olmadığının tespitine, Davacının yasal şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine, İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak; \"Alınması gereken 2.459,16-TL karar  harcından,614,79-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.844,37‬-TL'nin davalıdan alınarak hazineye ödenmesine, Davacı tarafından yatırılan 642,49-TL peşin harçların davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 2.250-TL bilirkişi ücreti, 97,30-TL posta gideri olmak üzere toplam 2.347,30-TL yargı giderinin  davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı vekili için takdir olunan 5.400-TL nispi  vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,\" Davalıdan alınması gereken 1.874,31-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 469-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.405,31-TL harcın davalıdan alınarak hazineye  ödenmesine, Davacı tarafından yatırılan 44,40-TL istinaf karar harcının talebi halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan 51-TL istinaf  yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/11/2021</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ad01ddaac744345f","SID":"b919c26f83745483"}}