{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2024/1269 - 2024/1359<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2024/1269 <br>KARAR NO\t: 2024/1359<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          K A R A R <br><br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 27/06/2024<br>NUMARASI\t\t: 2024/34 E.  -  2024/34 K.<br><br>İHTİYATİ TEDBİR <br>İSTEYEN\t:   <br>VEKİLİ\t: <br><br>KARŞI TARAF\t: Zirveryazilim.net  ve zirvyazilim.net alan adı sahipleri<br><br>DAVANIN KONUSU\t: İhtiyati Tedbir<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27/06/2024 tarih ve 2024/34 E. - 2024/34 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi talep eden tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: İhtiyati tedbir  isteyen vekili,   ...Sanayi Ticaret A.Ş. 'nin ürettiği yazılım ürünleri ile mali müşavir ve KOBİ’lere hizmet verdiğini, 2015/64743 sayılı \"...\" ibareli markanın sahibi olduğunu, “...” alan adlı bir internet sitesi üzerinden ticari faaliyetlerini sürdürdüğünü, “...” ve “...” alan adlarına sahip iki internet sitesinin müvekkilinin marka ve FSEK kapsamındaki haklarını ihlal ettiğini, müvekkilinin marka hakkına tecavüz fiilinin her geçen gün ticari itibarını zedelediğini ve erişim engelinin gecikmesi durumunda ticari itibarının zarar görmesinin söz konusu olduğunu, müvekkili tarafından internet sitesi sahiplerinin kimlik bilgilerine ulaşılamaması nedeniyle bu kişiler hakkında hukuk davası açılma imkanı bulunmadığını ileri sürerek, “...” ve “...” alan adlı internet sitelerinin erişime kapatılmasına, söz konusu internet sitelerinin erişime kapatılması için ... ne müzekkere yazılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; her şeyden önce ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için bir vakıanın varlığı veya yokluğuna yönelik delil tespiti gerekli olduğu gibi ihlalin oluştuğu konusunda da bilirkişi raporu kanaati gerekli olduğu, somut olayda ise Noterlik e tespit tutanakları (delil tespiti)  sonrası marka hakkı ihlali ve FSEK hakkı ihlali oluştuğuna kanaat uyandıran bilirkişi raporu  dosyada bulunmadığından  ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Talep eden vekili istinaf başvuru dilekçesinde;<br>marka hakkına tecavüz durumunun müvekkili Şirketin marka değerini her geçen gün azaltabilecek bir tehlike arz ettiğini, “...”markası ve   “...” alan adlı internet sitesi müvekkiline ait olmasına rağmen “...” ve “...” alan adlarına sahip iki internet sitesi tarafından taklit edilerek kullanılmasının marka haklarına tecavüz ve FSEK kapsamında hak ihlali teşkil ettiğini, bilirkişi raporunun bulunmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporunun mahkemece alınmasının gerektiğini ileri sürerek, istinaf incelemesi yapılarak yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br><br>GEREKÇE\t: Talep, ihtiyati tedbir  istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı,  ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talep eden tarafın, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesinin gerektiği, somut olayda, dosya kapsamındaki delillerle yaklaşık ispat koşulunun sağlandığının söylenemeyeceği, delil durumunun değişmesi ve koşullarının oluşması halinde her zaman ihtiyati tedbir istenebileceği anlaşılmakla, ihtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-İhtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca ihtiyati tedbir isteyenden alınması gereken istinaf karar  ve ilam harcı peşin olarak alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,<br>\t3-İstinaf aşamasında  ihtiyati tedbir isteyen tarafından yapılan yargılama giderlerinin  ihtiyati tedbir isteyenin uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile  19/07/2024 tarihinde HMK 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/07/2024<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br> <br><br>Üye<br> <br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b29be25c5a3ba3f4","SID":"de18775876cc7612"}}