{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>ESAS NO:2021/364  <br>KARAR NO:2024/432<br>DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ:15/01/2021<br>TEVZİ TARİHİ:16/06/2021<br>KARAR TARİHİ:12/06/2024<br><br>Tarafları yukarıda belirtilen dava hakkında----- Karar sayılı görevsizlik kararının kesinleşmesi ve süresinde yapılan başvuruya bağlı olarak Mahkememizin başlıktaki esasına tevzi edilen davanın Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:<br><br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili tarafından verilen gerekçe ile ------ sayılı dosyası üzerinden yapılan takibe dayanak bonodaki imzanın davacıya ait olmadığı ileri sürülerek öncelikle ihtiyati tedbir yoluyla icra takibinin durdurulmasına karar verilmek suretiyle sonuçta söz konusu takip nedeni ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, söz konusu takibin iptaline ve %20'den az olmamak üzere tazminata mahkumiyete karar verilmesi talep ve dava edilmiş olup, -------- dosyası üzerinden verilen ve kesinleşen ------ Karar sayılı görevsizlik kararının İstinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi ve süresinde yapılan başvuruya bağlı olarak Mahkememizin başlıktaki esasına tevzi edilen davadaki tedbir talebi görevsizlik kararını veren söz konusu Mahkemece 22/01/2021 tarihli ara karar ile karara bağlanmış olup, itiraza konu olan bu ihtiyati tedbir ara kararı:<br>''...<br>1-Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin teminatsız olarak KABULÜNE, <br>a)Dava konusu olan ------- sayılı dosyasında yapılacak olan bütün işlemlerin DURDURULMASINA,<br>b)Durdurulma kararının infazı için--------İcra Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmasına,<br>c)Davalı dinlenmeksizin ihtiyati tedbir kararı verildiğinden HMK 394/2. Maddesi uyarınca ihtiyati tedbirin şartlarına ve teminata karşı, tensiple verilen kararın tebliğinden itibaren 1 haftalık yasal sürede MAHKEMEMİZE İTİRAZ YOLUNA BAŞVURULABİLECEĞİNİN DAVALIYA İHTARINA, ihtarat yerine geçmek üzere tensip zaptının TEBLİĞİNE,<br>2-İş bu ara kararın taraflara tebliğine,<br>Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 22/01/2021<br>şeklinde olup yukarıya aynen aktarılmıştır.<br>İtiraz eden-davalı vekili tarafından görevsizlik kararı veren Mahkemeye sunulan 27/01/2021 tarihli dilekçe ile davanın icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası olduğu ve İİK. Madde 72 düzenlemesinde öngörülen şartların gerçekleşmediği ileri sürülerek söz konusu tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesi itirazen talep edilmiş olup, görevsizlik kararının gerekçesinde söz konusu itirazın görevli Mahkemece değerlendirilmesine bırakıldığı açıklanmıştır.Yukarıda açıklanan safahata bağlı olarak sonuçta Mahkememizin başlıktaki esasına tevzi edilen dosya üzerinden ihtiyati tedbire itiraz üzerine duruşma tensibi yapılarak belirlenen duruşmada taraf vekillerinin beyanları alınmış olup, itiraz eden-davalı vekili itiraz dilekçesini tekrar etmiş, karşı taraf-davacı vekili ise itiraza cevap olarak duruşmada zapta geçirdiği sözlü beyanında bonodaki imzaya itiraz edilmesi nedeni ile hiçbir merci tarafından esas alınamayacak belge söz konusu olduğundan tedbir kararının yerinde olduğunu ileri sürerek itirazın reddine karar verilmesini istemiştir.Sonuç olarak celbedilip incelenen icra dosyasına, takibe dayanak bonodaki imzaya itiraz edilmiş olmasına, HMK. Madde 209 düzenlemesine ve tüm dosya kapsamına nazaran sonucu itibari ile tedbir kararının isabetli olduğu ve itirazların yerinde olmadığı anlaşıldığından 22/09/2021 tarihinde görevsizlik kararı veren Mahkemece verilmiş olan söz konusu tedbirin korunmasına ve yapılan itirazın reddine ilişkin olmak üzere ara karar verilmiştir. Davacı vekili duruşmada da dilekçesini tekrar etmiştir.Davalı vekili tarafından ibraz edilip duruşmada tekrar edilen cevap dilekçesinin gerekli-yeterli kısımları:\"... <br>KONU:Davaya cevap dilekçemizin sunulmasıdır.<br>AÇIKLAMALAR:<br>Davacı borçlu hakkında -------- sayılı  dosyası ile  Kambiyo Senetlerine Mahsus Haciz Yolu ile  icra takibi yapılmış ve ödeme emri 07.08.2020  tarihinde tebliğ edilmiştir.( Borçlunun Öğrenme Tarihi 06.08.2020 dir) Davacı borçlu 06.08.2020 tarihinde  itirazını icra dosyasına yapmıştır.Borçlu hakkında Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz yolu ile takip başlatıldığı itirazın mahkemeye yapılması gerektiğinden icra dairesi  takibin devamına karar vermiştir.Davacı borçlu Takip kesinleşip haciz işlemleri yapıldıktan sonra  19.08.2020 tarihinde itirazı ---- yapmıştır. ----Karar sayısı ile  Borçlu itirazlarının süre yönünden Reddine  karar vermiş ve bu karar kesinleşmiştir.Davacı borçlu 15.01.2021 tarihinde de huzurdaki bu menfi tespit davasını açmıştır. Mahkemenizce 22/01/2021 tarihli ara kararla  ihtiyati tedbir talebinin teminatsız olarak KABULÜNE, Dava konusu olan-------- sayılı dosyasında yapılacak olan bütün işlemlerin DURDURULMASINA karar verilmiştir. Ara karara karşı itirazlarımızı 27.01.2021 tarihinde Mahkemenize sunduk ancak bugüne kadar itirazımızla ilgili herhangi bir karar verilmemiştir.Davacı borçlunun açmış olduğu söz konusu bu dava icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır.İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarında  öncelikle icra takibine konu borcun tüm ferileri ile birlikte tamamen ödenmesi  sonrasında %15 teminat ile ödenen bu paranın alacaklıya dava sonuna kadar ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilebilir.Dava sonucunda borçlu davayı kazanırsa icra dosyasında yatırdığı parayı ve teminatını geri alabilecektir.Borçlu davacı takibi  durdurmak isterse ancak icra dosyasının tamamını depo ederek ve ayrıca mahkeme veznesine gerekli % 15 teminatı depo ederek takip işlemlerini durdurabilir.Davacı borçlu, dava dilekçesinde  özel Bilirkişiye başvurularak takip dayanağı bono üzerindeki imzanın müvekkile ait olup olmadığı konusunda uzman bilirkişi incelemesi yaptırıldığını, inceleme neticesinde takip dayanağı bono üzerindeki imzanın müvekkilin eli mahsulü olmadığının belirtilmiş olduğunu beyan etmiştir. Bu rapora dayanılarak ihtiyati tedbir talebinin teminatsız olarak kabulüne  ve takip dosyasında yapılacak  olan bütün işlemlerin durdurulmasına karar verilemez. Dosyaya sunulan  Bilirkişi raporunda, hangi ortamda ne tür teknik cihazlar kullanılarak inceleme yapılıp sonuca varıldığı açıklanmamış  sadece, grafolojik ve grafometrik metotların uygulandığının belirtilmesiyle yetinilmiş, ulaşılan sonucun maddi dayanakları denetime elverişli şekilde ortaya konulmamıştır.Herhangi bir belgedeki imza veya yazının, atfedildiği kişiye ait olup olmadığı hususunda yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak; grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması; bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve Yargıtay'ın denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması; gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesi şarttır. ------<br><br>SONUÇ ve İSTEM : Yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle 22/01/2021 tarihli ara kararla verilen ihtiyati tedbir talebinin reddine, takibin devamına karar verilmesine ,müvekkilin alacağını sürüncemede bırakmak için açılmış olan davanın reddine ,davacının kötüniyetli olması nedeniyle alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline,<br>...\"<br>şeklinde olup yukarıya aynen aktarılmıştır. <br>Ön inceleme duruşması yapılarak engel bir dava şartı olmadığı belirlenip ihtilaf noktaları tespit edildikten sonra tahkikata geçilerek ------ üzerinden işlem gören Kamu davasının bekletici mesele yapılmasına karar verilmiş olup, söz konusu 22/06/2022 tarihli ön inceleme duruşmasının gerekli-yeterli kısımları:<br>\"... <br>Tebligatların yapıldığı, taraf teşkilinin sağlandığı anlaşıldı.Tensip tutanağında da belirtildiği gibi davada HMK’nun 118 ila 186. Maddelerinde düzenlenen yazılı yargılama usulünün uygulanması gerektiği anlaşıldı.Tensip ara kararlarının yerine geldiği anlaşıldı.HMK-119-121 maddeleri uyarınca dava dilekçesi ve ekleri incelendi, Dava dilekçesi ve eklerinde herhangi bir eksikliğe rastlanmadı.HMK-114-115 maddeleri uyarınca yapılan inceleme neticesinde dava şartlarının mevcut olduğu görüldü.HMK-116-117 maddeleri uyarınca yapılan inceleme neticesinde karara bağlanması gereken bir ilk itiraz bulunulmadığı anlaşıldı.HMK'nın 140/1.maddesi uyarınca tarafların anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlarının tespitine geçildi.Dosya incelendi.<br><br>GGD:Tarafların arasındaki uyuşmazlığın  ----sayılı icra dosyası üzerinden yapılan takibe dayanak olup ----- sayılı soruşturması kapsamında adli emanete alınan ve söz konusu soruşturma üzerine açılan------ Esas sayılı kamu davasına da konu olan:------- bedelli bonodaki keşideci imzasının davacıya ait olup olmadığı ve buna da bağlı olarak sonuçta davacının davalıya söz konusu bono nedeniyle borçlu olup olmadığı hususlarının  aydınlatılmasına  yönelik olduğuna, (HMK-140/3),Oy birliği ile karar verildi. Tefhimle açık duruşmaya devam olundu.Dosya kapsamına nazaran incelenmesi gereken herhangi bir hak düşürücü süre ve zaman aşımı itirazı olmadığı  anlaşıldı. Ön inceleme aşamasında yapılacak başka işlem kalmadığından tahkikat aşamasına geçilmesine ve tahkikatın bu tutanak esas alınmak suretiyle yürütülmesine,( HMK 140/3,143-293 )Oy birliği ile karar verildi. Tefhimle açık duruşmaya devam olundu.<br>Davacı vekilinden soruldu: önceki beyanlarımızı tekrar ediyoruz, söz konusu kamu davası karar aşamasındadır, mütalaa verildi, mahkumiyet yönünde mütalaa verildi, dedi.  Davalı vekilinden soruldu: önceki beyanlarımızı tekrar ediyoruz, imza incelemesi için dosyanın ---gönderilmesini istiyoruz, dedi. <br>Dosya incelendi.<br><br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:<br>1-HMK. Madde 147 düzenlemesi gereğince; duruşmada hazır olan taraf vekillerine tahkikat duruşmasına gelmeleri aksi halde belirlenen gün ve saatte geçerli bir özrü olmadan Mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde, duruşmaya yokluklarında devam edileceği ve yapılan işlemlere itiraz edemeyecekleri, tahkikatın sona erdiği duruşmada sözlü yargılamaya geçileceği, sözlü yargılama için duruşmanın ertelenmesi halinde taraflara ayrıca davetiye gönderilmeyeceği ve 150 nci madde hükmü saklı kalmak kaydıyla, yokluklarında hüküm verileceğinin huzuren ihtar edilmiş olduğuna, <br>2-Davanın niteliğine, kamu davası sonucu verilecek muhtemel kararın eldeki davayı etkileyici nitelikte olması ve dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek ------sayılı dosyası üzerinden işlem gören kamu davasının bekletici mesele yapılmasına, <br>3-Söz konusu -------- sayılı dosyaya müzekkere yazılarak karara çıkıp kesinleştiğinde kesinleşme şerhli karar örneğinin ve karara dayanak rapor örneğinin gönderilmesinin istenmesine, <br>-----şeklinde olup yukarıya aynen aktarılmıştır. ---- içeriği celbedilip incelenen ----- sayılı dosyası üzerinden işlem gören dava hakkında ----- Karar sayılı kararla sanık ------- resmi belgede sahtecilik suçundan ve ayrıca Kamu kurum ve kuruluşlarını araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine karar verilmek suretiyle-----sırasına kayıtlı ----- tutarında senet aslının karar kesinleştiğinde dosyada delil olarak muhafazasına karar verilmiş olduğu belirlenmiş ve kararın kesinleşmesi beklenmiş olup, söz konusu senet eldeki davaya konu olup, gerekli kısımları yukarıya aynen aktarılan ön inceleme duruşma tutanağında tespit edilen ihtilaf noktaları kısmında özgülenen bonodur.Son duruşmanın yapıldığı 12/06/2024 tarihli duruşmada bekletici mesele yapılan söz konusu mahkumiyet kararına karşı İstinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine kesin olarak karar verilmiş olduğunun belirtilmesi üzerine---- üzerinden yapılan kontrole de bağlı olarak---- çıktısı alınıp dosyaya konulan ---- Karar sayılı kararı ile----sayılı kararına karşı yapılan İstinaf başvurularının ayrı ayrı ve kesin olarak esastan reddine karar verilmiş olduğu ve buna göre söz konusu mahkumiyet kararının kesinleşmiş olduğu belirlenmiştir.Celbedilip incelenen----- dosyanın aynı takiple ilgili borca itiraz dosyası olduğu ve borçlu itirazlarının süre yönünden reddine karar verilmiş olduğu anlaşılmıştır.Celbedilip incelenen icra dosyası kapsamına göre takibe konu toplam miktarın 1.213.403,76 TL olduğu belirlenmiştir.Söz konusu ceza dosyası kapsamında temin edilmiş olan ve mahkumiyete esas alınan 19/04/2021 tarihli rapora göre borçlu-keşideci imzasının davacı olan ------- ait olmadığı kanaatinin belirtilmiş olduğu anlaşılmıştır.<br>Sonuç olarak icra dosyası, takibe, davaya ve Kamu Davasına konu bono, söz konusu bono nedeniyle davalı-sanığın mahkumiyetine ilişkin kesinleşen Ceza Mahkemesi kararı, mahkumiyete dayanak rapor ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde dava konusu bonodaki imzanın davacıya ait olmadığı, bononun sahte olarak düzenlenmiş olduğu, davacının dava konusu bono nedeniyle davalıya borçlu olmadığı kanaatine varıldığından sübut bulan davanın kabulüne ilişkin olmak üzere aşağıdaki hüküm kurulmuş olup, takip miktarı üzerinden hesaplanan %20 oranında kötü niyet tazminatına da karar verilmiştir.Son olarak belirtmek gerekir ki davanın icra takibine bağlı olarak ve takibe konu borcun olmadığının tespitine yönelik olması, davalı-sanığın mahkumiyet kararına yansıyan konumu, talep ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde kötü niyet tazminatına matrah olarak da alınan takibe konu toplam 1.213.403,76 TL aynı zamanda dava değeri olarak da gözetilerek aşağıdaki hesaplamalar buna göre yapılmıştır.<br><br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>Davanın kabulü ile ------sayılı icra takibi ve dayanak --- tanzim tarihli, ---- vade tarihli ve ---- bedelli bono nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine,<br>Takip miktarı üzerinden hesaplanan %20 kötü niyet tazminatı 242.680,75 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>Kabule konu dava değeri üzerinden hesaplanan 82.887,61 TL nispi karar harcından Mahkeme veznesine yatan peşin harcın mahsubu ile EKSİK 62.165,70 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>Davacı tarafından ödenen peşin harçlar dahil olmak üzere davacı tarafından yapılan toplam 20.883 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>Davalı tarafça yapılmış bir gider olmadığından bu konuda başkaca bir hüküm oluşturulmasına yer olmadığına,<br>Kabule konu değer üzerinden davacı vekili yararına tarife gereğince hesap ve takdir edilen 163.475 TL nispi avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>Artan avansın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,<br>İlişkin olmak üzere davacı vekilinin e-Duruşma sistemi üzerinden yüzüne karşı aleni olarak yapılan yargılama sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/06/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f06c49d53591a930","SID":"e3659b1a19fc00cf"}}